Hakan TAHMAZ

http://imp-news.com



Bookmark and Share

Sonucu algı operasyonu belirleyecek


3.4.2017 - Bu Yazı 1300 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Referanduma kısa bir süre kala çok yönlü algı operasyonu revaçta. Kamuoyu araştırmaları sonucun bıçak sırtında olduğunu gösteriyor. Bakmayın siz, rahat göründüklerine, hiç kimse rahat değil, sandık sürpriz yapabilir.  Nefesler tutuldu son hamleler yapılıyor. 

Göründüğü kadarıyla en fazla kaygı duyan iktidar partisi. 7 Haziran seçimlerine benzer bir sonucun telafisinin zorluğunun farkında. Bu nedenle, referanduma iki hafta kala bu tehlikeyi  bertaraf etmeye çalışıyor.

Hiç kuşkusuz bunun en yoğun sahnelendiği alanların başında Kürdler ve Kürd meselesi geliyor. Kamuoyu araştırmacıları, Kürdlerin tutumunun ölçülebilirliğinin çok zor olduğunu ifade ediyorlar. Bu, savaş ve OHAL koşullarından, Çözüm Süreci sonrasında yaşanan büyük kırılmadan, referanduma sunulan paketin içinde doğrudan Kürd Meselesi’nin olmamasından, Ak Parti-MHP ittifakı ile referandum kampanyasının Türklük üzerinde yürütülmesi gibi nedenlerden kaynaklanıyor.

Anlaşılan Kürdler, referandum sürecine ısınmış değil. Ana akım Kürd siyasetinin öz gücü dışındaki Kürdlerin, ne yapacağı hala büyük muamma. Sandığa giden Kürdlerin, Evet mührü basmasının zorluğu ortada. İktidar partisi, bu durumunun uzun süredir farkında. MHP ile iş birliğiyle ve Kürd karşıtlığına varan millici propagandayla Kürdleri, etrafında toparlamanın imkansızlığını görüyor. Bu nedenle, referandumda Kürdlerin Hayır’a kaymasını engelleyecek politik hat izliyor.  Evet, oyu vermeyecek Kürd seçmeni, her türlü yöntemle sandıktan uzak tutmaya uğraşıyor.

Her yolu deniyor. Ana akım Kürd siyaseti içinden farklı seslerin çıkmasını sağlamaya dönük sondaj çalışması yapmakta dahil. Yandaş medya kuruluşlarından birinin patronunun, bölgedeki sivil toplum örgütlerinden birinin yöneticisiyle ve Kürd iş adamlarıyla görüşme yaptığı, saygın bazı Kürd siyasetçilere mesajlar iletildiği ayyuka çıkmış durumda. Hatta bu nedenle Diyarbakır Newroz’unda Ahmet Türk’ün güçlü Hayır konuşması yaptığı ve  KDP lideri Mesut Barzani’yi Şengal konusunda uyardığı iddia ediliyor.

İktidar partisi, Newroz’da bu yoldan ilerlemenin de mümkün olmadığını gördü. Şimdide Kürdler arasındaki çelişkileri derinleştirmenin derdine düştü. Son günlerde Kürdlerde kafa karışıklığı yaratacak yazılara medyada sıkça rastlar olduk. Spekülasyonlar aldı başını gidiyor.

Hürriyet Gazetesi yazarı Abdurkadir Selvi’nin 28 Mart 2017 Salı günkü yazısı tam da bu hedefe dönük. Yazar, Ak Parti’nin gündeminde Çözüm Süreci’nin olmadığını, belirtikten sonra,” Öcalan’ın, sorunların çözümü konusunda her zaman potansiyelinin olduğunu söylemekle birlikte konjonktürün buna imkân vermediğinin farkında, o nedenle Newroz’da mesaj göndermek gibi bir çabanın içinde olmamış.” Selvi, bu cümlesinden de anlaşılacağı gibi yazısında Kürd seçmene birkaç farklı mesajı bir arada veriyor. “PKK ile yeniden masaya oturulmayacak, Öcalan, hala çözümden yana ama Kandil buna müsaade etmiyor. Öcalan ile devlet görüşmeye devam ediyor diyalog kesilmedi” gibi. Selvi, bütün bunların hükümetten alınan bilgilere dayandırıldığını aktarıyor. Bu söylenenlerden iki kesim etkilenebilir, 7 Haziran sonrası Çözüm Süreci’nin Kandil tarafından bitirildiğini ve Hendek savaşının doğru yönetilemediğini düşünen kızgın, kırgın Kürd seçmeni. Başka bir ifadeyle 7 Haziran’da HDP‘ye oy vermiş ancak 1 Kasım’da oy vermemiş olanlar ile hendek siyasetinin şokunu yaşayanlar.

Bu seçmen kitlesinin, bunca yıkımdan sonra Evet oyu vermesi neredeyse imkansız. Ak Parti, bunları sandıktan uzak tutmaya çalışıyor, sandığa gitmemelerine fit olan bir siyaset izliyor. Sandığa gitmenin de bedelinin ağır olduğu koşullarda bu taktiğin tutma olasılığı çokta zayıf değil. Ama bunu başarmanın da kolay olmadığı ortada. Cumhurbaşkanın 23 Mart 2017 Çarşamba akşamı iş adamlarının, sivil toplum yöneticilerinin ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla yapacağı yemeğin son anda program yoğunluğu (yeterli katılım sağlanamadığı) gerekçesiyle iptali boşuna değil.

Abdulkadri Selvi’nin yazısında meselenin referandum konusuyla sınırlı bir sorun olmadığı çok rahatlıkla görülüyor. Türkiye’nin bölgesel gelişmelere paralel bir Kürd siyaseti izlediği çok net. Bu nedenle anayasa değişikliğinde, Kürd konusunun olmaması bu kritik evrede tek başına her şeyi izah etmeye ne yazık ki yetmiyor. Konuyu bu sınırlılıkta ele alan ve son tahlilde iktidar partisinin işini kolaylaştırıcı tutum takınan ve ana akım Kürd siyasetine husumeti nedeniyle bugüne kadar oyunu Ak Parti’ye vermiş olanların, “Kürdler Evet veya Hayır ikilemine mahkûm değil” tezlerinin de ayakları yere sağlam basmadığı bir gerçek.

Anayasa değişikliği hazırlayanların da, statükocu Hayırcıların da referandumun salt bir yönetim değişikliği vakası olmadığını bangır bangır bağırdıkları bir dönemeçte, kendi mücadelesi içinde fazlasıyla politikleşmiş Kürd seçmenin algı operasyonuna “kapılmalarını” beklemek ise, fazla hayalcilik olur.

Bu “kapılmama” hali, referandumun sonuçlarını, Türkiye’de ve bölgede kısa vadedeki gelişmeleri büyük ölçüde etkileyecek. İçeride eli güçlenen Ak Parti’nin Kobanê’de ve Güney’de nasıl bir siyaset izleyeceği çok açık değil mi? Kerkük’te resmi dairelere KBY bayrağının asılmasına gösterilen tepkiler, Türk devletinin ne derece değiştiğinin ve referandum hesaplarının nereye kadar uzanabileceğinin belirtisi. Kartları buna göre karmada büyük yarar var.

.

Facebook Yorumları

Kod8
30.04.2019
Yerel seçimler ve sonrası
16.4.2019
Sayım çıkmazı ve ayrımcılık
17.2.2019
İYİ Parti’nin peşinden sürüklenmek
21.1.2019
Parlamentoyu savunmak
3.11.2018
Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam
20.10.2018
Gizli tanık yargısı
25.9.2018
Yeni sisteme muhalefet
12.9.2018
Üçlü Tahran zirvesi
2.9.2018
Galatasaray Meydanı ve siyasal İslamcılar
23.8.2018
ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8
Emlak8.Net