Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Hakan TAHMAZ

http://imp-news.com



Bookmark and Share

Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M


12.5.2018 - Bu Yazı 336 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sevgili arkadaşım, mektubun ulaştı. Aklımdan geçenleri sana mektupla iletmek istedim. Ama eline geçip geçmeyeceğinden emin olamadığım.  Bu nedenle buradan sesleniyorum.

Türkiye’nin yakın siyasal tarihi, kendini devletin sahibi sanan ahmakların ve devletin bazı kurumlarına yerleşmiş “özel güçlerin” toplumu yönlendirmek maksadıyla başvurdukları komplolar ve provokasyonlar tarihi bir anlamıyla.

Ama bu günkü gibi hiç “kör gözün parmağına” olmazdı. Bu gün  alenen yurttaşlara tuzak kurulmasına şahitlik ediyoruz.  Kamu görevlilerinde, devleti yönetenlerde, iktidar sahiplerinde korkusuzluk, hukuksuzluk, kuralsızlık hâkim. Eskiden hiç olmazsa “işler” kitabına uydurularak yapılırdı.

Celalettin senin ile ilk tanışmam, 78’ler Girişimi çalışmasının ilk toplantısında olmuştu hatırlıyor musun?  Seni bilmem ama benim hafızam güçlüdür.   Daha sonra yüzlerce toplantıda birlikte olduk. En çok mesaimiz ise Barış Meclisi çalışmalarında ve daha sonra da hükümet tarafından Akil İnsanlar Heyeti üyesi olarak görevlendirilmen sonrasında oldu.

Hükümete seni PKK lideri Abdullah Öcalan’ın önerdiği herkesin malumu. Hükümet de Kürt ve 78’liler girişimi temsilcisi olarak görüşlerini ve temsil kabiliyetini  bilerek Akil İnsanlar Heyeti’nde yer almanı sağladı.

Çözüm Süreci‘nde İç Anadolu grubu olarak yaptığınız toplantılarda, Başbakan ile yapılan üç toplantıda (bu toplantıların ikisi Recep Tayyip Erdoğan ile biri de Ahmet Davutoğlu ile idi değil mi?) Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı ile  başta olmak üzere bir çok devlet yetkilisi ve bürokratıyla onlarca toplantıya katıldın,  hepsinde aynı görüşleri savunduğunu dünya âlem şahit.   Celalettin sen düşündüklerini hep eğmeden, bükmeden bazen de “kantarın topuzunu kaçırarak” söylerdin. Ben bunu çözüm sürecinde temas içinde olduğum, birçok siyasetçiden ve bürokrattan bizzat duydum.

Celalettin, senin sorunlara ve konulara başka bir perspektifle yaklaştığını ama sorunun masada çözülmesinin dışında bir yol olmadığını defalarca beyan ettiğine herkes tanıklık eder. Bir anlamda  barış için “gerçekçi olup, imkânsızı isteyen” bir anlayışla hareket ettin. Barış çalışması tam da böyle bir şey değil midir? Özcesi Celalettin sen, makulü mümkünde arayan, gerçekçi bir barış insanıydın.

Akil insanlar heyetinde yer alan, muhalif ya da değil, aklını, vicdanını kiraya vermemiş olanların, bu gerçeği dile getirmeleri gerekir. Bu bir etik sorundur. Bugün bundan imtina edenler,  yarın benzer durumda kendilerini yalnızlığa mahkûm etmiş oluyorlar.

Kısacası devlet, akil insanlar çalışmasında sana Kürt sorununun çözümü ve barışın inşası için görev ve sorumluk verdi/yükledi. Sen de yüzlerce toplantıda, televizyon programında görüşlerini açık seçik  kamuoyu ile paylaştın.

Şimdi bu görüşlerini, HDP, DTK,  HDK toplantılarında katılımcılarla paylaştın diye tutuklusun. Buna ne denir? Buyurun “özgürce konuşun hükumetin işini kolaylaştırın, toplumu ikna edin” diye görev verilen insanların bir kısmının bu  düşüncelerini “terör örgütü üyeliğine” kanıt olarak sunmaya çalışmaya ne ad verilebilir söyler misiniz?

DTK toplantısına katılmayı suç kapsamına alanlar, sözü edilen toplantılara bir zamanlar bol sayıda bugün Saray yalakacılığı yapanların katıldığını biliyor olsa gerek. Örneğin;  Cumhurbaşkanı’nın ekonomik  danışmanlarından birinin Celalettin’i dinledikleri DTK toplantısında herkesi sollayıp demokratik özerkliği hararetle, eleştirel  yaklaşanları ise suçlayarak savunduğu bilgisini polisin dinleme arşivinde bulabilirler.

Celalettin’i seni toplantısına katılmakla suçladıkları HDK’nin temsilcileriyle Meclis Çözüm Komisyonu’nun, Meclis’te görüşürken sevgili  arkadaşımı tutuklamanın ne anlama geldiğini biz çok iyi biliyoruz. Celalettin sen, bugün iktidarın duymak istemedikleri dillendirdiğin ve dik durmaya devam ettiği için Silivri’desin. Osman Kavala ve diğerleri gibi.

25 Haziran 2018 Pazartesi günü İstanbul  Çağlayan Adliyesi’nde duruşmada buluşacağız. Haberin olsun vakit geldi, bu kez tamam. 24 Haziran akşamı Abbas yolcu.

Hakan Tahmaz

(www.hakantahmaz.com)

.

Facebook Yorumları

Kod8
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8