Hakan TAHMAZ

http://imp-news.com



Bookmark and Share

Suriyeli mülteci utancı


5.03.2020 - Bu Yazı 132 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Aylardır korkulan oldu. 36 askerin ölüm haberi ülkeyi yasa boğdu. Suriyeli mültecilerin sınır dışı edilmesi büyük bir insanlık dramı yarattı. Öfke, acı yüreklere sığmaz oldu. Her türlü gerçeği dillendirmenin vatan hainliği ile yaftalandığı ve keyfiyetin hüküm sürdüğü bir dönem yaşanıyor.

İktidar Bloğu, Türkiye’nin Suriye politikasına ilişkin eleştiri, uyarı yapanları, karşı çıkanları susturmaya çalışıyor. Gerçekler gizlenmeye çalışıldı. Gerçek her zaman acımasızdır, beklenmedik bir anda, öngörülmeyen yol ve yöntemle kendini açık eder.

Son günlerde Suriye konusunda olup, biten tamda budur. Gerçeğin bütün çıplak haliyle görülmesine, algılanmasına, farkına varılmasına, kavranmasına ve kabul edilmesine fırsat sunuyor. Türkiye’nin Suriye politikası duvara tosladı.  Bu politikalarda ısrarın rasyonel bir yanı yoktur, sürdürmenin bir imkânı kaldı.  

Türkiye’nin politikasının esasını Kürt karşıtlığı, mezhepçilik eksenli yanlış güvenlik algısı ve bölgesel güç olma/yayılma sevdası oluşturdu. Bölgedeki gelişmeleri tek başına yönlendirmek, küresel dengeleri ve gerçekleri değiştirme vehmine kapılmak, hariciye teamüllerini ve küresel dinamikleri hafife almak, birçok evrensel ve insanı değeri araçsallaştırmak gibi davranışlar ortaya çıktı.

Ankara’nın Osmanlı özlemiyle içerde ve dışarda Kürt realitesini kavramayan Ortadoğu’da etkin güç olma ataklarının başarısızlığıdır, bugün yaşananlar. Hiç kuşkusuz Türkiye’nin Kürt politikası, Kürtlerin kaybetmesine yol açıyor ama bu politikalar halklar arasında düşmanlık yaratıyor ve Türkiye’nin de kaybetmesini getiriyor.

Bu yaklaşımla şekillendirilen politikalar, başka bir ülkenin (Suriye’nin) egemenlik alanına askeri ve siyasi müdahalenin yol açtığı sorunlar hafife alındı. Müslüman Kardeşler örgütü uzantısı, cihatçı silahlı muhalif grupları, Suriye muhalif ordusu ilan ederek meşrulaşmaya çalışmak, Suriye konusunda yalnızlaşmayı hızlandıran hamle oldu. İçerde ve dışarda sürdürülen savaş, maddi temeli ve gerçekliği olmayan “beka sorunu” ile izah etmeye çalışarak, uluslararası hukuku ve barış hakkını ilga etti.

Astana, Soçi görüşmelerinin gereklerini yerine getirmenin bu yaklaşımlar nedeniyle imkânsız olduğu açık. Nitekim muhaliflerin ağır silahlardan arındırılacağı sözü yerine getiril(e)medi. Hatta tam aksine iddialar basında yer aldı. Rusya, Türk askerini bombalamadan kısa bir önce, cihatçı muhalif silahlı güçlerin, Suriye ordusuna yönelik taciz atışları yaptığı iddiaları Ankara’da yaygın.  

Mülteciler   

Son günlerde birinci derece yetkililerin yaptığı açıklamalar dahi, Türkiye’nin sıkıştığını aleni bir biçimde gözler önüne seriyor. Hezimet yol açan Suriye politikası sonunda  mülteci karşıtlığı, ırkçılık ve Batı karşıtlığı kışkırtılarak ve siyasi gerçekler tersyüz edilerek toplum zehirleniyor.  

İdlib’de yaşananlar siyasi, ekonomik ve askeri güç ile emperyal istekler arasındaki asimetrik dengesizliğin tipik örneği olarak tarihe geçecek.   Ama bu görülmeyip hala yeni askeri operasyonlara ve siyasal güç kullanımına devam ediliyor. Bahar Kalkanı Harekâtından ısrar ediliyor.

Aslında Türkiye strateji üretme kabiliyetini yitireli çok oldu. Duygusal ve refleks veren politikalarla bir gün Rusya’ya bir gün ABD’ye doğru salınıyor. ÖSO ve HTŞ ile ilişkileri Türkiye’yi sıkıştırmaya daha çok devam edeceğe benziyor.

Savaş ve Suriyeli Mültecilerin hayatlarını siyasi şantaj aracı olarak kullanmanın utancı yaşatılıyor Türkiye’ye. Sıkışmışlığını, Avrupa ülkelerinden ekonomik destek koparmak gibi pespaye amaçlar için, insanlık trajedilerine yol açan sınır kapılarını açma tehditleriyle, siyasal şantajla aşmaya çalışıyor. 21. Yüzyılın dünyasında, insanlık onurunun ayaklar altına alındığı manzaralarla karşı karşıya kalmamıza yol açan, insanlık onurunu yok sayan uygulamalar yapılıyor.

Ankara, 4 milyona yakın Suriyeli mültecinin duygularıyla, çaresizlikleriyle, yaşamlarıyla oynayarak, Batı ülkelerini dize getirmek, yanına çekmek gibi çirkin ve kirli bir oyunun aktörü olarak hafızalara kazındı.  

Suriyeli Mülteciler Derneğinin 14 Şubat 2020 tarihinde açıkladığı son rakamlara göre Türkiye’de bulunan Suriyeli mülteci sayısı 3 milyon 585 bin 209 kişi. Bunların 1 milyon 660 bin 581 kişisi 0-18 yaş arasında. 10 yaş altı çocuk sayısı 1 milyon 372, kadın sayısı 2 milyon 521 bin 416 gibi korkunç düzeylere yükselmiş durumda.

Türkiye, Rusya ile yaşanan gerilimi düşürmek ve soruna çözüm bulmak için masada buluşmaya hazırlanırken, Suriyeli mültecileri sınır dışı ediyor. Yunanistan hükümetinin uluslararası hukuka aykırı tutumunu keyifle izliyor. Suriye savaşında siyasal şantaj olarak değerlendirilen/meze yapılan mülteciler, çaresizce yaşama tutunmaya çalışmalarından keyif alanlar kapladı ortalığı.  Kurulan can pazarının vebali altındayız. Tüccar zihniyetliler, ana sütü kokan çocukları sınır boylarında gaza boyuyorlar, gözyaşları, tazyikli su birbirine karışıyor. 

Türkiye, insanlık değerlerinden oldukça uzaklara düştü.  Osmanlı hayali için insanlıktan çıkmaya değer mi diye sormak gerek. Yaşamını yitiren 36 insanımızın ile bu mülteci trajedisinin sorumluların adresinin aynı olduğunun farkına varılmaması, savaşı durduramamamızın utancı yaşatıyor.

Son günlerde yaygınlaştıran nefret söylemi, ırkçılık, mülteci karşıtlığı çok büyük tehlikeli bir tırmanışa geçti. Toplum Türkiye’ye açılan derin kuyunun farkına varılmış değil. Bu kuyunun içine yuvarlanmak ise an meselesi. Sınır kapılarında mültecilere yaşatılanlar, Maraş’ta, Samsun’da Suriyelilere dönük ırkçı saldırılar, Ege sunaların mülteci botunu batırma girişimleri bu gidişin işaret fişeğidir. Sularda savrulan Suriyeli çocuklar, bebekler değil bizim insanlığımız. Her saat insanlıktan çıkmışların davranışlarını görsel medya izliyor yazılı medyada okuyoruz utançla. Bizim utancımızda Osmanlıya özenen birleri ise keyiften dört köşeler.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.04.2020
Korona sonrası “yeni” dünya
14.03.2020
Kadın hareketinin gösterdiği yol
9.03.2020
Suriyeli mülteci utancı
5.03.2020
Suriyeli mülteci utancı
12.02.2020
Başarısız yerel yönetimler ve AKP
3.02.2020
Muhalefet, siyasetsizlikle malul
25.12.2019
Şimdi de Libya
28.10.2019
Savaşa karşı, barış hakkı
9.10.2019
Suriye’de güvenli bölge çıkmazı
30.04.2019
Yerel seçimler ve sonrası
16.4.2019
Sayım çıkmazı ve ayrımcılık
17.2.2019
İYİ Parti’nin peşinden sürüklenmek
21.1.2019
Parlamentoyu savunmak
3.11.2018
Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam
20.10.2018
Gizli tanık yargısı
25.9.2018
Yeni sisteme muhalefet
12.9.2018
Üçlü Tahran zirvesi
2.9.2018
Galatasaray Meydanı ve siyasal İslamcılar
23.8.2018
ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive