Hasan TÜLÜCEOĞLU

htuluceoglu@hotmail.com



Bookmark and Share

İki cenahında karşıt olduğu sultan


18.12.2017 - Bu Yazı 1631 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başlıktaki sultan ifadesiyle elbette Sultan İkinci Abdülhamit’i kastediyoruz. İki cenahtan birincisi lale devriyle başlayan batılılaşma sürecinde bugünkü ifadeyle ‘radikal batılılaşmacılar’ diyebileceğimiz bazı Osmanlı aydın kesimidir.

Batı karşısında meşhur tarihi üstünlüğünü kaybetmiş Osmanlı devlet yönetimi bütün yönleriyle batılaşmadan başka çare olmadığını doğru olarak fark etmiş ve en kapsamlı batılılaşma faaliyeti de bilinçli ve planlı olarak Üçüncü Selim’le başlatılmıştı.

Ancak din tabanlı tarihi toplum dokusu, sosyolojik olarak verdiği karşıt tepkilerle batılılaşma hareketlerine aksülamel göstermiştir. Bunun sonucu çıkan toplumsal isyanlarla batılılaşma girişimleri hep akamete uğramıştır. Ama Osmanlı devletinin batı karşısında kendini bulabilmesi için batılılaşmadan başka çaresi de yoktur. Jön Türkler devamında yeni Osmanlılar olarak kendilerini ifade eden bazı aydın kesim toplumun sosyolojik olgusuna rağmen batılılaşma faaliyetlerinin öncelikle yönetim şeklinden başlayarak hızla devam ettirilmesini radikalje istemişler ve bu yolda basın yayın yolunu kullanarak etkin çalışmışlardır.

Aslında batılılaşma yolunda Sultan Abdülhamit’le aynı fikirdedirler. Sultan önceki devlet tecrübesinden hareketle toplumun sosyolojik olgusunu kışkırtmadan batılılaşmayı devam ettirme kararındadır. Bunun içinde meşrutiyetin ilanı için ilk meclisin açılışında yaptığı konuşmada batılılaşma iradesini açıklamış; ancak bunların(batılılaşma faaliyetleri) öncekiler gibi akamete uğramaması adına bir sure meclisi lağvetmiştir. Bütün gücü ve komtrolü kendi elinde tutarak ‘Osmanlı batılılaşma devlet iradesini’ gerçekleştirmek istemiştir.

Kabul edilmese de Sultan Abdülhamit otuz yıllık süreçte Osmanlı toplumunu ciddi olarak batılılaştırmış, batı kaynaklı bir çok imkan güzellik ve uygulamaları ülkeye getirmiştir. O günün ulaşım teknolojisi olan raylı sistemi, ilerisinde telgrafı, batılı posta sistemini, sanayileşme olarak bazı fabrikaları, bizce en önemlisi olan batılı eğitim sistemini Osmanlıya getirip Anadolu’ya yayan Sultan İkinci Abdülhamit olmuştur.

Heyecanlı ve radikal batıcı Jön Türkler, devlet yönetiminin değiştirilmesiyle her şeyin gül-gülistan olacağı zannıyla tam aksine meclisi kapatan Sultan’a fazlasıyla aksülamel göstermişlerdir. İşin gerçeği Sultan onlardan daha çok batılılaşmacıydı. O gün bunu gerçekleştirmenin sert yolu kontrolü güçlü bir şekilde ele almaktı. Burada elbette baskıcı rejimi tasvip etmiyoruz. O günkü zihin karışıklığında Sultan’ın kendi açısından bir sure bu yöntemi uygulaması da gerekiyordu. Ancak biraz daha doğallığa bırakabilirdi. O gün bunu göremeyen Yeni Osmanlılar Sultan’a adeta savaş açmışlardı. Sonrasında yurt dışına kaçmak zorunda kalan Yeni Osmanlılardan bazıları sonradan Sultan’ın uygulamalarını görüp anlamış ve yurda dönüp devlet yönetiminde görev almışlardır. Yinede genel çoğunluğu Abdülhamit’in batılılaşmasını kesinlikle yeterli görmemişlerdir. Aslında Sultan, toplumun sosyal tabanını (toplumun dini ve örfi yapısını) gözeterek batılılaşma faaliyetlerini gerçekleştirmektedir.

Batılı eğitim sistemini bütün ülkeye yayıp öne çıkarırken geleneksel eğitimi de devam ettirmiştir. Muhtemelen jön Türklerin padişaha karşıt olmalarının en önemli sebeplerindendi bu.

İki cenahtan ikincisi bugünkü siyasal ifadeyle ‘siyasal İslamcılar’ diyebileceğimiz dindar İslamcı kesimdir. Bahsettiğimiz toplumun din tabanlı dokusundan gelen dindar diyebileceğimiz, Osmanlı okumuş kesiminin azınlığı olan bu kesim, batının üstünlüğü karşısında uzun bir süre bocalamışlar; ancak İslam dini nasslarından kesinlikle ödün vermemişlerdir. Dindar aydınların batı karşısında ulaştıkları en son yaklaşım, ‘batılılaşalım ancak batılılaşma adına batının ahlakını, yaşam felsefesini değil bilim ve tekniğini alalım’ hedefidir. Ogün Mehmet Akiflerin temsil ettiği bu kesimden etkin bir grup, sonraları batılılaşma hedeflerini Jön Türkler benzeri tepeden yaklaşımlarla siyasal yoldan çözme yoluna girmişlerdir. Bu cenahı bugün ‘siyasal islamcılar’ olarak isimlendiriyoruz.

Sultan Abdülhamit’in uyguladığı baskı rejimini dönemin dindar aydınları kesinlikle kabul etmemişler. Buna bağlı olarak Sultan’ın onlara bekledikleri ilgiyi göstermemesi de karşıt tavır almalarına neden olmuştur. Vardıkları son hedeflerine uymayan Sultan’ın pervasızca batılılaşma faaliyet yaklaşımını da kabullenmemeleri bu karşıtlığın sebeplerindendir. Burada eğitimdeki batılılaşmayı örnek verecek olursak, elbette Sultan geleneksel eğitim sistemini kaldırmamış, ancak batılı eğitim sistemini öne çıkarması ile toplumun tarihsel din dokusuna aykırı bu eğitim sisteminde bu dokuya uygun bir uygulamaya gitmemesi gibi sebeplerden dindar aydınlarda Sultan Abdülhamit’e karşıt bir tavır almışlardır.

Abdülhamit sonrasında bazı dindar aydınlar öncekilerin karşıtlığına zıt, Sultan’ı bir evliya konumuna getirmişlerdir.

Bugün hala yerli yerine koyup bir türlü tamamlayamadığımız batılaşma faaliyetlerinin doğru ivmeye girip yerli yerine oturarak tamamlanması Tanzimatla birlikte başlayan dönemde ve özellikle Sultan Abdülhamit döneminde düğümlenmektedir. Tanzimattan bu güne batılılaşma faaliyetlerimizi çözümlememiz, siyasal olarak yine bu dönemi doğru okumamızdan geçmektedir.

Kaynak: İki cenahında karşıt olduğu sultan - Hasan TÜLÜCEOĞLU

.

Facebook Yorumları

Kod8
26.3.2018
GÜNCELLEME VE MÜCEDDİD
5.2.2018
İSLAMCILARIN ETKENSİZLİĞİ
18.12.2017
İki cenahında karşıt olduğu sultan
19.9.2017
TEKNOLOJİ VE FARKINDALIK
24.7.2017
HZ. SÜLEYMAN’INKİ BİR SEVDA MIYDI?
6.7.2017
TEKNOLOJİ VE BENLİK
15.6.2017
İLAHİ KELAM’LA SEKÜLERİ HEDEFLEMEK
30.5.2017
İslam oluştan günümüze değişen hassasiyetler
12.4.2017
‘PATRON BEBEK’TE MASUM SAKINCALAR
13.3.2017
ALLAH’IN SÖZÜNÜ İŞİTTİĞİ KADIN
1.1.2017
KARUN’A ÖYKÜNENLER
22.12.2016
DOCTOR STRANGE’DE ÖNGÖRÜLEN SPİRİTÜEL DÜNYA
26.5.2016
Batılılaşmada mündemiç din karşıtlığı
18.8.2015
Amak-ı hayal ve Osmanlı son dönemi dini yaklaşımlar
29.6.2015
Ters köşeye yatan dindarlar
15.6.2015
MERYEM’İN İŞLERİ
14.5.2015
LUCY, VARSAYILAN İNSAN POTANSİYELİ
22.4.2015
LUT'UN EN ZOR GÜNÜ
22.03.2015
SARE’NİN ÇIĞLIĞI
12.03.2015
Görselde kalan batılılaşma
16.02.2015
Batılılaşmanın ilk habercisi
28.01.2015
Çeyrek yüzyıl geciken teknoloji
30.12.2014
OSMANLICA’NIN TÜRKÇESİ
06.12.2014
İKİNCİ MAHMUT’UN ‘FES’İ
01.11.2014
Cumhuriyet tek alternatifti
23.10.2014
Dolmabahçe’de korunmak istenen ihtişam
15.09.2014
Piramitlerden rezidanslara
02.09.2014
Devletin gönlü
31.07.2014
SRAİL VE BİTMEYEN FİLİSTİN DRAMI‏
05.07.2014
‘İmtihan’ın ölümü
19.06.2014
Ayasofya’yı isterken kültür deformasyonunu görmemek
06.06.2014
FETİH, ÇANDARLI’YI NEDEN TASFİYE ETTİ?
23.05.2014
Facialar ve toplumsal sorunlarımız
09.05.2014
Geri kalmışlığımız ve devlet iradesi
21.04.2014
SULTAN II.ABDÜLHAMİT NEDEN BIRAKTI?
17.03.2014
TEKNOLOJİ VE KÜLTÜR
26.02.2014
Ferrariye binen ‘hacı’
29.01.2014
SULTAN II. ABDÜLHAMİT’İN BATI TUTKUSU
06.01.2014
ZİYA PAŞALARIN EKSİKLİĞİ
20.12.2013
‘Bin yılda’ kronometre işliyor mu?
14.12.2013
MIZRAKLARIN UCUNDAKİ DERSHANELER
01.12.2013
Mızrakların ucundaki dershaneler
12.11.2013
MARMARAYLAR YAPTIRMAK
17.10.2013
Trum trum demokratikleşmek istiyorum
04.10.2013
Demokratikleşme paketiyle başörtüsü sorunu çözülecek mi?
24.09.2013
Eğitim sistemimizi Abdülhamit’e mi borçluyuz?
30.08.2013
DİNDARLAR NEREYE?
10.08.2013
NAMIK KEMAL’İN SUÇU NEYDİ?
18.07.2013
Adeviye’den Taksim’e Mısır Türkiye’ye bakar
11.07.2013
KÜLTÜR YAPTIRIMLARI
22.06.2013
Pasif güç
04.06.2013
Alkol mü, kültür mü?
14.05.2013
“Yatçaz kalkcaz, yatçaz kalkcaz”
25.04.2013
YGS din kültürü soruları
23.04.2013
YGS din kültürü soruları
09.04.2013
BATI, OSCAR’LA İRAN’A ‘ARGO’ KONUŞTU
22.03.2013
OTOYOLDAN TREN GELMİYOR
09.03.2013
BARAJLAR TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ İÇİN MİYDİ?
19.02.2013
Tevhidin zorunlu kıldığı hicret
04.02.2013
Batılılaşmaya ilk ayak koyan Levent
18.01.2013
HOLLYWOOD’A GÖRE ABRAHAM LİNCOLN VAMPİR AVCISI
29.12.2012
Kutlama mı,Hıristiyanlaşmak mı?
24.12.2012
Zemzem Tower Kabe’ye karşı
15.12.2012
İslamcı hareketlerin iflası mümkün mü?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8