Ergun Babahan: Hikmetinden sual olunamayan paket

30.09.2013 - Bu Yazı 2209 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Ergun Babahan: Hikmetinden sual olunamayan paket

 Demokrasi paketinin geleceği aylar önce ilan edildi ve sonunda Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından basın mensuplarının soru sormasına izin verilmeyen bir basın toplantısıyla ilan edildi.

Toplantıya, iktidara muhalif kabul edilen gazetelerin temsilcilerinin davet edilmemesi, kendisine yakın gördüğü gazete temsilcilerinin kamera önünde soru sormasına bile izin verilmemesi, aslında demokrasinin asıl sıkıntısının göstergesiydi.

Soruya izin verilmeden ilan edilen bir paket, aslında adı konulmamış bir ‘‘ferman’’dır.

Paketin içeriği kadar sunumu da önemlidir ve bu sunum, demokratikleşmenin henüz çok uzağında olduğumuzun çok açık bir göstergesidir.

Paket elbette olumludur, ancak asıl hedef kitlesinin taleplerini karşılamaktan çok ama çok uzaktır.

Yerleşim yerlerinin ismini iade etmek önemlidir, ama o yerleşim yerlerinin yönetim biçiminin merkezi olmasında ısrar etmek, merkeziyetçi zihniyetin devam etmesinin göstergesidir.

Paketin bu haliyle bile varlığı varlığı aslında Türkiye’de toplumsal muhalefetin gücünün bir göstergesidir. AK Parti, Gezi ile yükselen toplumsal talebin karşısında duramamış, pısırık da olsa bir paket açma ihtiyacı hissetmiştir.

Bu güç, kendi başına paketin varlığından daha önemlidir, çünkü Türkiye Islahat Fermanı’ndan bu yana ilk kez, dış dünyanın açık baskısı olmadan bir reform hareketine imza atılmıştır.

Bunun anlam ve önemi büyüktür çünkü demokrasi talebinin toplumun derinlerine kök saldığını göstermektedir.

Paketin önemli eksiklerinden biri, bir takviminin olmamasıdır. 2023 hedeflerini detaylarıyla anlatan Başbakan Erdoğan, paketin hayata geçiş süreci konusunda kesin bir hedef çizmekten kaçınmıştır. Bu da paketin hayata geçmesi konusunda atılması gereken yasal adımların zamanlaması konusunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.

Paket, Alevi ve Kürtlerin temel taleplerini karşılamaktan çok uzak olduğu için, gerilimi düşürmek ve toplumsal barışı sağlamaktan uzaktır. Ameliyat gereken hastaya yara bandı yapıştırılmıştır ve bu bandın işe yarama ihtimali maalesef çok düşüktür.

Burada sıkıntı, Erdoğan’ın ‘‘tam demokrasi Türkiye’ye lüks’’ diyen askerin çizgisine yaklaşmış olmasından kaynaklanmaktadır.

Erdoğan, ülkeyi tam demokratikleştirecek adımları atmaktan uzak olduğunu konuşmasının başında açıklamıştı. Bunun uzun bir süreç olduğunu, sabır gerektirdiğini ifade etmişti.

Yani, Doğu Avrupa ülkelerinin başardığını başarmaya henüz ehil değiliz anlamına geliyor bu ki, toplumun demokratik gelişmişliğini küçümseme sonucuna varıyor: "Toplum gelişince, tam demokrat olacağız" yöntemi bu.

Aslında, devletin direksiyonunu ele geçirenlerin topluma bakışının hiç değişmediğinin göstergesi de bu.

Ne kadar demokratlaşacağız, hangi alanlarda demokratlaşacağız, liderin, önderin takdirine bağlı. O Yerel Yönetimler Avrupa Şartı’nı toplum açısından tehlikeli görüyorsa, onu yok sayıyoruz.

Zaten paketin hazırlanışı sırasında toplumun farklı kesimlerinden tek bir görüş alınmaması, eksik ve yetersiz olduğu bilinen pakete yönelecek eleştirilerin önünün ‘‘Bunlar hep böyle’’ denilerek baştan kesilmesi, bu anlayışın sonucu.

CHP ve BDP bir araya gelip gerçek bir demokrasi paketi sunamazsa, konuşup tartışacağımız tek paket de bu.

Türkiye’nin en büyük açmazı da bu, tek tip paketlere hedef olması, özgürlük açısından alternatiflerle karşılaşmaması.

Sandık kumarhane gibidir, orada hep kasa kazanır. Seçimde ise kısıtlı da olsa özgürlüğü savunan kazanır.

Facebook Yorumları

0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
...
  
...
  
...
  
...
  
Ergun Aşçı: Düzce bürokrasisinin duvarı (!)
Düzce’de bürokratlar bugün git yarın gel demiyorlar artık, yeni sloganları “BUGÜN GİT HİÇ GELME” olm...
  
Ergun Aşçı: Düzce Valisi Sayın Fidan'a açık mektup
Sayımız Valimiz, Birkaç gün öncesine kadar İl İdare Kurulu Müdürlüğü diye bir müdürlük olduğunun ...
  
Ergun Babahan: Cumhuriyet'in HDP manşeti
Selahattin Demirtaş’ın konuşmalarından zoraki bir manşet çıkarıp HDP’nin AKP azınlık hükümetini dışa...
  
Ergun Yıldırım: Muhacirlerin Dersaadet'i Anadolu
Şimdi Anadolu, Suriyeli muhacirlere kucak açıyor. Yüzbinlerce insan geliyor buraya. Bu defa İstanbu...
  
Ergun Yıldırım: AK Parti, Genel Başkan ve yenilenme
Yeni cumhurbaşkanlığı tarzıyla bütünleşecek AK Parti kadrolarının verimli,...
  
Ergun Özbudun: Milli irade kavramı tedavülden kalktı
2007 yılında, Başbakan Erdoğan’ın kendisinden bizzat talebi üzerine ekibiyle AKP için yeni bir Anaya...
  
Prof.Dr.Ergun Özbudun: Yargı bağımsızlığı feda edilemez
33. Abant Platformu toplantısının ikinci gününde 'Türkiye'nin Yönü' konuşulmaya devam etti. 2010 ref...
  
Ergun Özbudun: HSYK değişikliği AYM'den geri döner
17 Aralık’taki rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının ardından AK Parti’nin Hâkimler ve Savcılar Yüksek...
  
Ergun Babahan: Başbakan’ın komple teorisi!
Cemaat var, fazi lobisi var, Amerika var, Halk Bankası’nı batırmak isteyenler var, barış sürecini b...
  
Ergun Babahan: Komünistlerden Müslümanlara 'Kökü dışarıda' suçlaması ve gazeteci milletinin utancı
Bir iktidar kendisine yönelik bir yolsuzluk suçlamasına ‘‘Kökü dışarıda’’ iddiasıyla cevap verecek n...
  
Ergun Babahan: Başbakan hala ‘Cambaza bak’ diyor!
Arkasında Cemaat veya başka bir yapı var kısmı ayrı tartışma konusu, kimi siyasi ve bürokratların gı...
  
Ergun Babahan: Fethullah Gülen, Erdoğan ve adaletin sağlanması
Gerçek: Bazı bakanların oğulları, babalarının bilgisi dahilinde veya dışında hukuka ve ahlaka aykırı...