Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Hüseyin ÇAKIR

cakir.56@gmail.com



Bookmark and Share

'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?


26.12.2017 - Bu Yazı 533 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Şiddeti hayatın her alanında pervasızca kullanan bir kültüre sahibiz. Aynı zamanda öldürmekten övünç duyan, “milli duygularım kabardı, kendimi tutamadın” gibi toplumsal siyasal olaylara katılmış, şiddet uygulamış, öldürmenin, yaramanın, iş yeri, parti binalarını basma, yakma eylemlerini yapmış olanların yüzlerce  binlerce davalarda ifadeleri  var olduğu  bir memleketiz. Toplumda “öteki” olarak gördüklerine karşı şiddet kullanmayı devlet güvencesine alan bir Kanun Hükmünde Kararname çıkartmak en masum bakışla olsa olsa akıl tutulmasıdır.

Akıl tutulması değil de, 2019 sonrası sistem/rejim modelinin bir parçası ise bu ateşle oynamak, toplumsal ve sosyolojik ateşli, kızgın alanın üstüne elinde benzin bidonları olanları salmak olur. Ki, iktidara destek verem MHP 12 Eylül öncesi sokağa saldığı paramiliter ülkücülerin neler yaptığını, ideolojik, siyasal gerilimin nasıl siyasal şiddete, ölümlere ve Maraş, Çorum, Malatya da  toplu katliamlara yok açtığını bilir.

Bahçeli, ülkücüleri sokaktan çekmekle hep övünüyordu. Sokaktaki ülkücülerin nasıl kullanıldıkları her vesileyle açıklayan birisi olarak, bu KHK iktidarın nasıl bir tünele doğru yol aldığının farkında mı acaba.

Yoksa yeni bir gezi korkusu mu? Veya Kürtlere sivil Hamidiye Alayları, yeni JİTEM’lerin kurulması mı?

Bahçeli’nin KHK ile yaptığı açılamadan anlaşılıyor ki, bu düzenlemede parmak izi var.
Bahçeli şöyle diyor: “Türkiye'nin sosyal ve siyasal iklimini zehirlemek, birlik ve dirliğini zedelemek isteyen meşum emel ve malum karanlık hedeflerde bir gerileme, bir nedamet yahut bir ıslah hali maalesef görülmüyor, görülemiyor.

Kriz severler her fırsattan istifadenin peşindeler. Kaos ve korku tacirleri her gelişmeyi karalamanın, her durumu haşince kurcalamanın, haince kumpasa çevirmenin hevesindeler. Yetmedi mi bunalımlar? Yetmedi mi ağır ve beka düzeyindeki sorunlar?

Dün yayımlanan 696 Sayılı KHK'nin 121. Maddesi siyasi ve ideolojik provokatörler tarafından büyük ve tehlikeli bir tartışmanın odağına yerleştirilmiştir. Hep aynı simalar, hep aynı nakaratlar, hep aynı itham ve iftiralar yine sahne almıştır. Alayına yazık, hepsine yazıklar olsun!

15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü ve terör eylemleriyle bunların devamı niteliğindeki olayların bastırılması kapsamında hareket eden vatan evlatlarının 6755 Sayılı Kanunun 1'nci Fıkrası uyarınca hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluklarının doğmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Ne var bunda? CHP niye rahatsızdır? HDP niye hoplamaktadır? İP niçin huzursuz, Barolar Birliği Başkanı neden keyifsizdir? 15 Temmuz'da milli beka zillet ve zulmet dolu saatlerde bizzat millet tarafından savunulmuştur. Bundan gocunanlar FETÖ'nün kurşun askerleridir.”

Mütedeyyin, Müslümanlara da sormak gerekiyor. Elinizi vicdanınıza koyun. Yönünüzü Kıbleye dönün,  hafızanızı yoklayın… Bu gibi tehlikeli adımlar karşısında lal olmak içinize siniyor, vicdanız rahat olabiliyor mu?

İktidar ve karar vericiler, iktidar çevresi, benim gibiler “Allah bir “dese de kulak asmazlar, “yalan” derler. Siz bu iktidara oy verenler, destekleyenler, insan hakları, özgürlükler, adaletsizlikler, haksızlıklar karşısında en başta sizin sesinizi çıkarmanız gerekiyor.  Çünkü sizi sesiniz daha etkili olur.

Sessiz kaldığınız sürece, bugün sırtınızı döngünüz şeyler karşısında yarın yüzünüz kızarıp, vicdanınız sızlayacak belki.

Ama iş işten geçmiş olacak.

Elbette sesini yükselten mütedeyyin, Müslümanlar var.

Bundan dolayı AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Kararnameyi yorumlamak durumunda kaldı. Mahir Ünal, basın toplantısında Kararnamenin "15 Temmuz ve 16 Temmuz sabahına kadar olaylar için geçerli " diye açıklama yaptı.

Ünal'ın sözüne mi inanacağız yoksa kararnamede yazılı olana mı?

Ya da ilk açıklama AKP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan geldi. Yılmaz tartışma yaratan maddenin terörle mücadeleyi güçlendirmeye yönelik olduğunu söyledi. Yılmaz, "Terör bağlantısı olmayan vatandaşlar endişe etmesin" diyen mi?

KARARNAME:
696 sayılı KHK ile Olağanüstü hal uygulamalarının uygulanmasına ilişkin 8 Kasım 2016'da çıkarılan yasanın 37. maddesine ek yapıldı. Bu maddeye bir 'fıkra' ekleyerek şöyle denildi:
"Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.

DAHA ÖNCE BU MADDE ŞÖYLEYDİ
"15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz." Burada memurlar vs resmi kişiler yer alıyordu. Ek madde ile "kişiler" eklendi.
Devletin asli görevi olan "Kamu ve toplumsal güvenliği sağlama görevi" konumu, niteliği açıklanmayan "militer güç(ler) le paylaşıma mı açılıyor?
Tarihte ve yakın zaman da bunların örnekleri çokça görüldü, yaşandı...
Bu çok tehlikeli bir adım, öteki bellenenlere karşı her türlü şiddete kullanama amacında olanlara cesaret verir ve her türlü şiddete meşruiyet sağlar.

Bu memleketin çokça yumuşak ve kırılgan alanları var.

Abdullah Gül yaptığı açıklamada: “15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne karşı arkasına bakmadan sokağa çıkıp direnen kahraman vatandaşlarımızı koruma amacıyla çıkartıldığını düşündüğüm 696 sayılı KHK’nın yazımındaki hukuk diliyle bağdaşmayan muğlaklık, hukuk devleti anlayışı açısından kaygı vericidir” diyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
27.5.2018
Vaatlerinizi sözleşme olarak imzalayın…
21.5.2018
Seçmeni 'salak' yerine koyanlar hep kaybetti
13.5.2018
Demokratik sistem için HDP ile stratejik işbirliği yapılmalı
6.5.2018
'Koruma görmeyen' HDP’ye barajlı seçim
29.4.2018
“Toprak milliyetçiliği” iktidar ve muhalefet
22.4.2018
200 yıllık sistem değişikliği hikayesinde yeni durum
8.4.2018
Otoriter rejim altında muhalefet!
1.4.2018
CHP’nin Ok’undan yeni bir sistem alternatifi çıkar mı? (2)
25.3.2018
CHP’nin Ok’ları nereyi gösteriyor (1)
19.3.2018
Devletin iktidarını-iktidarın devletini kurarken…
11.3.2018
Başkanlık sistemi postmodern vesayet
5.3.2018
İttifakla güçlü lider ve güçlü iktidarın sonuna doğru
25.2.2018
Milli ve yerlinin sağı solu
11.2.2018
HDP’siz yeni sistem kurmak!
5.2.2018
Altı ok yerine Rabia ideolojisi
28.1.2018
Kürtler ve dış Kürtler etrafında dönen ‘dünya’
22.1.2018
İktidarda ve muhalefette sol popülizm
14.1.2018
Sol, sosyalist popülizm tarihi
7.1.2018
Türkiye’de sol popülizm öncesi popülizm
26.12.2017
'Gayri resmi milis'leşmeye kapı mı açılıyor?
24.12.2017
Yerli ve milli popülizm (2)
17.12.2017
Popülizm ve yükselen sağ popülizm (1)
10.12.2017
Sistem değişirken ana muhalefet hala konjönktürel muhalefet
4.12.2017
'Kamuculuk' kamusal alanı yok ediyor
26.11.2017
Milliyetçiliği / ulusalcılığı yükseltmek çok kolay
12.11.2017
Atatürkçülük ile Sistem Değişikliği Menkıbesi
5.11.2017
Ekim Devriminin 100. Yılı ve Devlet
29.10.2017
Devletin bekası sendromundan ne zaman kurtulacağız?
22.10.2017
Tek parti dönemi bazı hatırlatmalar
18.10.2017
İslamcı-Milliyetçilik veya Yeni Abdülhamitçilik
8.10.2017
Ateş çemberine girerken ve içindeyken
1.10.2017
Kürtler yok iken Dış ve İç Kürtler oluverdi!
24.9.2017
Aydınların taraflılığı ve muhalefet
11.9.2017
10 Eylül 1920 TKP’nin kuruluşu ve Dönüşler hikâyesi…
3.9.2017
Sistem değişirken! muhalefet ne yapıyor ne yapabilir?
20.8.2017
Yüzde 50 artı bir: Kurtuluş mu kâbus mu?
13.8.2017
Yoksa ikinci Cumhuriyet (!) mi kurulacak?
6.8.2017
Yurttaş mıyız Millet miyiz…?
30.7.2017
Hakikat hangisi: Davacı siyaseti mi demokratik siyaset mi? (2)
9.7.2017
Adalet Yürüyüşü sonrası her şey aynı kalabilir mi?
2.7.2017
Emir komuta içinde olan adalete karşı ADALET İçin yürünür
26.6.2017
Her şeyin devlete tabii olduğu rejim mi demokrasi?
18.6.2017
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz meselesi: Hakikaten ne oldu, neler oluyor?
11.6.2017
Kurtarıcılardan kurtulmak
4.6.2017
Bütün iktidar AKP’nin olmalı ne demek?
28.5.2017
Dijital Dönüşümve Birden Çok Kapitalizm Modeli (2)
21.5.2017
Dijital-küresel dünyada politika (1)
15.5.2017
Muhaliflik ve muhalefet sorunu!
30.4.2017
Süreçlere müdahale eden muhalefet
23.4.2017
Sorulacak çok soru aranacak çok yanıt var
16.4.2017
İkili iktidardan mutlak tek iktidara…
9.4.2017
Herkes kendi referandumunu yapıyor
3.4.2017
Hayır ve Evet’in önü arkası
27.3.2017
“Gerçekçi ol imkânsızı iste”*
19.3.2017
Yeni! Bir “Biz” ve Sistem İnşa Edilmek İsteniyor
15.3.2017
Evet diyen eski “yoldaşlar
29.5.2015
HDP toplumun vicdanına ve aklına dokunuyor
06.04.2015
Seçimler barış süreçleri için zorlu dönemlerdir
27.01.2015
Tarihsel Blok ve Kimlikler Üstünden Politika…
11.01.2015
Baskı ve şiddeti meşrulaştırma aracı olarak terör
05.01.2015
"Değişim!" yeni iktidar bloku yarattı
26.12.2014
“28 Şubat Bin Yıl Sürecek” denilmişti!: Nihayet ilk yıllarına girdik galiba
26.10.2014
Türkiye kapitalizminin değişimi ve AKP
07.10.2014
“Yeni Türkiye!”de: Askeri sanayi büyürse, sonra ne olur (1)
04.10.2014
Bizim demokrasi! hangi demokrasi
27.08.2014
Parti devleti- Devlet Partisi rejimine doğru mu?
27.07.2014
Yeni Türkiye nerede başlıyor, eski Türkiye nerede bitiyor
15.07.2014
Fiili başkanlık ve cumhurbaşkanlığı seçimi
03.07.2014
Öğrenilmiş çaresizlik
04.06.2014
Cumhurbaşkanı mı, rejim mi seçeceğiz
18.05.2014
Görünmez kaza(lar) takdiri ilahi!
30.04.2014
İki muhafazakâr(lık)
13.04.2014
Modern muhafazakârlık kazandı!
20.03.2014
Kutuplaşma sınırı aşılıyor...
08.03.2014
Vesayetin devamlılığı için filtre değiştiriliyor
27.02.2014
‘Yalan, kişiyi haddi aşmaya götürür’
17.02.2014
Olup bitenlerin ‘ötesi’nden bakmak
07.02.2014
Fikrimiz iktidarda, biz hapisteyiz’
25.01.2014
Asıl kavga ‘yeni derin devlet’le cemaat(ler) arasında
16.01.2014
Cemaat aslında derin devlet- Gladio mu
06.01.2014
‘Pasif devrim’ bitti, Ergenekon’la barış başladı!
04.01.2014
“Pasif devrim” bitti, Ergenekon’la barış başladı!
26.12.2013
Değişen Türkiye ve demokrasi yolu buraya kadar mı
07.12.2013
‘Gizlice’ hakkımızda neler yapılıyor acaba
28.11.2013
Ne olacak şimdi: Kardeşlik hukuku mu, 12 Eylül hukuku mu
21.11.2013
Diyarbakır’da doğru söyler, Bismil’de şaşar
14.11.2013
‘Başbakan’ı yıpratmayalım!’ Ama o her şeyimize karışsın!..
07.11.2013
‘Parti olmayan parti’ HDP
30.10.2013
HDP, denenmişlerden ‘yeni’ bir deneme mi
21.10.2013
Askeri sanayi ne işe yarar!
09.10.2013
Tam demokrasinin 2023’e kadar yolu mu var!
02.10.2013
Paketten yeni paketlet çıktı, demokratikleşmeye devam
30.09.2013
Bu paket son paket mi acaba
19.09.2013
Ateşi düşürüp normalleşmek
13.09.2013
İslamcı kimlik merkezli yeni ‘biz’ ve ‘onlar’
07.09.2013
Barış için savaş! Öyle mi...
29.08.2013
İnsani değerler: Biz ve onlar
22.08.2013
Sivil toplum, cemaat, sol
15.08.2013
Sivil toplum, cemaat, siyaset ve STK’lar
08.08.2013
BDP’yi Türk soluyla birleştirmek, Kürtleri ideolojik tercihe zorlar
31.07.2013
Kürtler ve BDP, reformları sırtladılar...
25.07.2013
Başbakanı eleştirmek ya da eleştirmeyenleri eleştirmek
17.07.2013
Eski devletin eski kurumları ‘kitle’ örgütleri: Ve sivil- gri alan
11.07.2013
60 yıllık iktidar-muhalefet tablosu değişir mi
03.07.2013
İslamcı- muhafazakâr blok ve muhalefet
26.06.2013
Gezi’den yeni bir siyasi hareket çıkar mı
23.06.2013
Allah affetsin ama...
20.06.2013
‘Benim Türkiye’m!’ ve iki Türkiye!
16.06.2013
Kritik 24 saat...
12.06.2013
Şimdi her şeyi yeniden düşünme zamanı...
06.06.2013
Taksim isyanının önü ve arkası
03.06.2013
Her isyan, her devrim ama... huzur getirmiyor mu?
29.05.2013
Evet, değiştik; değişmeye de devam ediyoruz...
16.05.2013
Türkiye, Suriye’nin açık hedefi mi oldu
09.05.2013
Bir gazete: Demokratlık, demokrasi ve tartışmanın özü
22.04.2013
Türkiye, Kürt sorununu çözerken kendi modelini yaratıyor
21.03.2013
Barış demeyelim! Ölümler dursun diyelim
17.03.2013
16 Mart 1978: 35. yıl
22.02.2013
CHP’ye karasevda aşkı mı, nefret mi?
11.02.2013
Parmak tetikten uzaklaşıyor
19.01.2013
“Acıyı bal eyledik”
12.01.2013
Barışı hedef alan derin cinayetler
11.01.2013
Şimdi, duygu ile aklın dengeleme zamanı
08.01.2013
Parmak tetikten uzaklaşıyor
29.11.2012
“Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi”: Farkı ne olacak?
16.10.2012
Taraf’taki tartışma: Nasıl bir Demokratlık
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8