Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


İbrahim Kahveci

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Çok üniversiteliye az iş - az maaş


21.5.2018 - Bu Yazı 91 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eski işsizlik hesabına  göre, 2006 yılında ülkemizde 20 milyon 423 bin kişi bir işte çalışıyordu. Çalışanların ise 2 milyon 695 bini üniversite mezunlarından oluşuyordu (%13,2). Böylece 2006 yılında ülke genelinde işsizlik oranı %10,2 düzeyindeyken, üniversitelilerin işsizlik oranı %9,6 seviyesindeydi.

TÜİK o işsizlik hesabını 2013 yılında sonlandırdı. O tarihe geldiğimizde çalışan sayısı yüzde 25,0 artışla 25 milyon 524 bin kişiye ulaşıyor. Üniversiteli çalışan sayısı ise yüzde 79,3 artışla 4 milyon 831 bin kişiye ulaşıyor ama işsizlik oranındaki artış engellenemiyor.

2006-2013 arasında ülke genelinde işsizlik oranı yüzde 10,2’den yüzde 9,7’ye geriliyor. Ama aynı sürede üniversite mezunu işsizlerin sayısı 285 bin kişiden 557 bin kişiye yükselirken, işsizlik oranı da %9,6’dan %10,3’e yükseliyor.

Kısaca iş gücü piyasasına o kadar çok üniversiteli geliyor ki, istihdam artışı bu hıza yetişemiyor.

Gelelim TÜİK’in 2014 ve sonrası işgücü hesaplamasına. Bundan 4 sene önce (2014) ülke genelinde 25 milyon 933 bin çalışan var. Bunların da 5 milyon 085 bini üniversite mezunlarından oluşuyor.

Aradan 3 yıl geçiyor: 2017 yılı tamamlandığında çalışan sayısı 28 milyon 189 bine çıkıyor. Çalışan sayısında yüzde 8,7 artış oluyor ama bu sayı nerede ise üniversite ve meslek lisesi mezunlarından geliyor.

Aynı dönemde işgücü piyasası da yüzde 9,9 artışla 31 milyon 643 bine ulaşıyor. İşgücündeki artılın 1 milyon 659 bini üniversite mezunlarından (%29,2 artışla) geliyor. Ama işgücü piyasasında üniversite mezunlarının  iş bulma oranı yüzde 26,3 artabiliyor ve 1 milyon 335 bin üniversiteli iş sahibi oluyor.

Böylece 2014 yılında 606 bin kişi olan üniversiteli işsiz sayısı sadece 3 yılda 930 bin kişiye ulaşıyor. İşsizlik oranı da yüzde 10,6’dan yüzde 12,7’ye yükseliyor. Oysa aynı dönemde işgücü piyasasının en büyük kütlesini oluşturan lise altı eğitimlilerin işsizlik oranı yüzde 9,4’den sadece yüzde 9,8’e yükseliyor.

18-05/20/ekran-resmi-2018-05-20-230609-1526846894.png

18-05/20/ekran-resmi-2018-05-20-230650-1526846899.png

OKUYANA HAYAT DAHA ZORLAŞIYOR

TÜİK verilerine 2006-2011 arası 5 yılda ülkemizde genel fiyat düzeyi  yüzde 47,5 artıyor. Yine aynı hesaba göre 2011-2016 arası 5 yılda da fiyatlar yüzde 47,9 artıyor. Kısaca 5 er yıllık fiyat artışları nerede ise aynı seviyede gerçekleşiyor.

Şimdi de bakalım gelirler nasıl artmış?

AK Parti ilk dönem diyebileceğimiz 2006-2011 yılları. Ülkede genel fert başına gelir yüzde 61,7 artıyor. Lakin en ciddi artış yaşanan bir kesim de yine yüzde 66,7 ile üniversite mezunları oluyor. Hatta lise ve dengi okul mezunları bu dönemde yüzde 43,1 gelir artışı ile enflasyonun bile altında kalıyorlar. Lise altı eğitimliler ise ancak ve ancak enflasyonu yakalayabiliyorlar.

Ama tablo böyle sürmüyor.

Son 5 yıla baktığımızda adeta yeni bir gelişme karşımıza çıkıyor. Çok okumak çok kazanmak anlamını yitiriyor. Hatta terinse az okumak çok kazanmanın kapısını açıyor.

Tabloda gelişmeler net olarak görülüyor. TÜİK’in Gelir ve Yaşam Memnuniyeti çalışmasında eğitim durumuna göre fert geliri 2011’den sonra eğitimle ters orantılı gelişiyor. Birinci döneme göre gelir daha yüksek artmış olmasına rağmen üniversiteli olmanın kazancı daha da azalmış durumda.

2011-2016 arasında fert başına ortalama gelir yüzde 76,4 artıyor ama üniversite bitirenler için bu gelir artışı sadece yüzde 56,5’de kalıyor. Oysa lise altı eğitimlilerin geliri yüzde 70,1 artarken, bir okul bitirmeyenlerin geliri ise yüzde 75,7 artıyor. Hatta okur-yazar olmayanların geliri bile yüzde 79,8 artışla en üst düzeye çıkıyor.

ARTIK ÜNİVERSİTELİDE YOKSUL

Yoksul sayıları ve yoksulluk oranlarına bakıyoruz;

2006 yılında sadece ve sadece 24 bin üniversite mezunu yoksul olarak görülüyor (yüzde 0,7). Aradan 10 yıl geçiyor ve yoksul üniversite mezunu sayısı 150 bin kişiye yükseliyor (yüzde 1,7). Kısaca yoksulluk oranı ve sayısı en fazla üniversiteli kesimde artıyor. Artık okumak yoksulluktan kurtulmak için bir çare olmuyor.

Oysa aynı yılla içinde lise ve dengi okul mezunlarının yoksulluk oranı yüzde 14,3’den yüzde 6,2’ye geriliyor. Hatta bir okul bitirmeyenlerin yoksul sayısı bile 1 milyon 4 bin kişiden 929 bine geriliyor. En çok yoksul olan lise altı eğitimlilerde bile sayı 3 milyon 783 bin kişiden 3 milyon 734 bin kişiye az da olsa düşüyor.

Ama üniversiteli yoksul sayısı 6 kattan fazla artarak 24 bin kişiden 150 bin kişiye yükseliyor.

18-05/21/ekran-resmi-2018-05-20-230859.png

ORTA SINIF YOK OLUYOR

Bir ülkenin demokrasi ve hukuk/adalet sistemi orta sınıfın varlığı ile ayakta durur. Sermayenin çıkar odaklı davranışı, alt gelir grubunun boğaz derdi demokrasi ve adalet için en zayıf noktalardır. Nitekim Turgut Özal 12 Eylül askeri sistemine karşı verdiği en iyi cevaplardan bir de “Orta direk” kavramıydı. AK Parti’de birinci dönemde aynı yoldan gitti ama sonra işler tersine döndü. Artık orta sınıf ile alt sınıf birleşerek asgaride buluşan bir toplum oluşuyor.,

Zengin mi? Onlar zaten payını sürekli artıyor. Yüzde 44’den yüzde 56’yı geçtiler bile. Her dönem sermaye kazanır teorisi en sert biçimde gerçekleşiyor.

.

Facebook Yorumları

reklam
21.5.2018
Çok üniversiteliye az iş - az maaş
19.5.2018
Çalışan fabrika bile kapanıyor
17.5.2018
Bir teorinin maliyeti
16.5.2018
Uçuyoruz!
15.5.2018
TÜSİAD Başkanı bile zorda
14.5.2018
Asıl sürprizler seçim sonrasında
12.5.2018
91’e dönüş!
10.5.2018
O şirketin üzerine nasıl beton döküldü?
9.5.2018
Dön dolaş yine betona gel
8.5.2018
İthalat bağımlılığının ahlaki sorunu
4.5.2018
Durum tam olarak nedir?
3.5.2018
Bizim emeklilik bilgilerimiz
1.5.2018
Bugün çok çok iyiyiz
27.4.2018
Rekor faiz bile yetmez oldu
25.4.2018
Bugün parlak gelen ufuktaki kara bulutlar
24.4.2018
2002’de iktidar değiştiren tablo ve 2017
23.4.2018
Hani uçacaktık!
22.4.2018
Hesaplar değişmeseydi GSYH 540 milyar dolardı
20.4.2018
Piyasa kimi destekliyor?
18.4.2018
Sonradan keşfedilen lider: Turgut Özal
16.4.2018
Kaybetme pahasına geliyorlar
14.4.2018
Yurtdışına giden yatırımlar
12.4.2018
Yerli ve millilik hikayesi?
11.4.2018
İş ciddi!
10.4.2018
Neredennn...Nereye!
9.4.2018
Devletten para kazanma dönemi
6.4.2018
Köprü fiyatları bile dolara bağlı
5.4.2018
Bir mucize gerçekleştiriyoruz
4.4.2018
Açık ekonomi!
3.4.2018
Yeni petrol: ‘Data’ O da yabancıda
31.3.2018
Faiz lobisi nerde?
29.3.2018
TL taş gibiymiş!
28.3.2018
Hesap oyunları ile nereye kadar
26.3.2018
İş bulmak için ortaokul yeterli
24.3.2018
Çözümler 10 yıl geriden...
23.3.2018
Bu modelin sonu iflastır
22.3.2018
Sanayisizleşme
20.3.2018
Bu ekonomiyi hangi dış mihrak istemez ki...
19.3.2018
Bir çuval komplo yerine biraz akıl
10.3.2018
Düşman ilan etmekle sorunlar çözülmüyor
8.3.2018
Koltukçular sorun çözmez
6.3.2018
Kuru bitti yaş verelim
5.3.2018
Dolar sorunu özel oldu
2.3.2018
Biz Suriyelileri Avrupa da Türkleri...
1.3.2018
Çok acil aranıyor!
27.2.2018
Mutluluk değil ama umutlar sürüyor
24.2.2018
Biz insanız insan!
22.2.2018
Nüfus artacak ama yaşlanmaya devam
21.2.2018
İşsiz mi kalacağız
20.2.2018
Cari açıktan bütçe açığına geçiş
19.2.2018
Dünya markası çıkarmak
14.2.2018
Neymiş...
12.2.2018
Ağır konu: Üretimin bileşenleri
8.2.2018
Ah bir şu faiz meselesini çözebilsek
6.2.2018
‘Hoşuna mı gidiyor?’
5.2.2018
Maaş devleti...
3.2.2018
Ülke olarak çok ama çok korkmalıyız
1.2.2018
Birazcık da Milleti düşünsek iyi olmaz mı?
31.1.2018
Beyin göçü ve yozlaşma tehlikesi
30.1.2018
Kişisel çıkar için susmayın
29.1.2018
Mıy mıy mıy mıy...
27.1.2018
Dolar’da şelale düşüşü olur mu?
25.1.2018
Paket üstüne paket açıklanıyor ama ne çare!
23.1.2018
Ne adaleti?
22.1.2018
Savunma sanayi ilham olsun
19.1.2018
Neden endişe etmeliyiz?
18.1.2018
Son 30 yılımız
16.1.2018
Türkiye mucizesi
15.1.2018
Büyüme mucizesinin altındaki bazı gerçekler
12.1.2018
Beyin göçü ve İzmir
11.1.2018
İstanbul & Ankara sönerken İzmir parlıyor
10.1.2018
“Zannederler ki devlet çok büyük yatırım yapıyor”
8.1.2018
Nerede bu devlet?
5.1.2018
Sattıkça fakirleşiyor ve yozlaşıyoruz
4.1.2018
Sanal gelire gerçek vergi
3.1.2018
Toplumsal hareketlerin ekonomik yönü
2.1.2018
Vergi dilimlerini kırpa kırpa
1.1.2018
Köprü zamları az!
28.12.2017
Yerli ve milli ithalat
27.12.2017
OHAL de ekonomi!
26.12.2017
Bu yükü kim ödeyecek?
25.12.2017
Yaşasın Devlet!
21.12.2017
“Milleti yaşat ki devlet yaşasın”
20.12.2017
Tersine reform dönemi!
18.12.2017
Vatanı satmak nasıl olur?
14.12.2017
Şer mi hayır mı?
12.12.2017
Büyüme formülü: Baz 6,1+Para 5,0= %11,1
11.12.2017
Ne pahasına büyüme!
8.12.2017
Herkes biliyor kimse söylemiyor
7.12.2017
Üretim sorunu ve çözüm merkezi
6.12.2017
Para yokmuş!
5.12.2017
Ticareti siyasete alet etmeyin
30.11.2017
TL'nin acziyeti
29.11.2017
İbrahim KahveciŞer güçler çalışıyor!
28.11.2017
Heyyy... Duyan var mııı?
24.11.2017
Köprüyü geçmek kolay mı?
23.11.2017
Korkmayın!
22.11.2017
Hem carimiz açık hem de milliyiz
21.11.2017
Düşman listesi
20.11.2017
Üretim mi!
17.11.2017
Umutsuz gençlik!
16.11.2017
Ayarlar 2016’da bozuldu
14.11.2017
Finansal esaret
13.11.2017
Vergiden kaçınma: Kurumlar ödemedi kişiler ödedi
9.11.2017
Bankadaki paranız yerinde mi?
7.11.2017
Hassas denge!
6.11.2017
Yüksek faizde milli dönem
3.11.2017
Asıl sorun ne?
31.10.2017
Zeynep Nazlı Kahveci’yi kim öldürdü?
30.10.2017
Bağımsızlık hareketlerinin ekonomik yönü
27.10.2017
Ekonomimizi çökertmeye çalışan kim?
26.10.2017
Şaşaalı debdebeli hatta bir de obez
24.10.2017
SPK: O maaşları alamazsınız
23.10.2017
Türk Telekom meselesi
21.10.2017
Yeni yılın büyük sorunu
20.10.2017
Vatandaşın ekonomi mesajı
18.10.2017
Onca para nereye gidiyor? -2
16.10.2017
Köprü - 1
14.10.2017
Demokrasi kaç para?
12.10.2017
Küresel vurgun pazarı
10.10.2017
Milli sorunumuz!
9.10.2017
Hazinenin bilezik beklentisi
5.10.2017
Örtülü borçlanma!
4.10.2017
Bilezikleri bile topluyorsak!
3.10.2017
Sonuna kadar borçlanma
2.10.2017
Trafodaki fiyat farkı!
1.10.2017
Yatırım nasıl yapılır?
29.9.2017
Oranlar düşüyor!
28.9.2017
Gelir sanal vergisi gerçek
27.9.2017
Borsayı nasıl bilirsiniz!
26.9.2017
Üç büyük ilimizde yaşam durumu
22.9.2017
Siyaset... Siyaset...Ya sermaye!
19.9.2017
Fakirleştiren büyüme! (Asgaride buluşan toplum)
18.9.2017
Boş tartışmalar gerçekleri örtmüş
15.9.2017
Lobi yüksek faizi keşfetti
11.9.2017
Büyük fikirlerden çılgın projelere geçiş
25.8.2017
Böyle bir büyüme mucizesi görülmedi
23.8.2017
Kim emekçi?
22.8.2017
Bu bayram millet yine ölecek!
21.8.2017
Beka sorunu ve fındık fiyatı
18.8.2017
Türkiye’nin gizli teknolojik buluşu
16.8.2017
Eylem başkaaa... söylem başka
14.8.2017
El-insaf!
11.8.2017
BOTAŞ’ın kasası Milletten önemli
8.8.2017
Bu milleti faiz ve dövize mahkum etmeyin
7.8.2017
Altı dava üstü para!
5.8.2017
Borçlanma artışı ‘seçim’ diyor
3.8.2017
Venezuela ne kadar uzağımızda!
2.8.2017
Yerden kalkmayı uçmak mı sandın?
1.8.2017
Bankaların günah-kârlığı
31.7.2017
Yeni politik denge ve iş dünyasının yaklaşım
28.7.2017
Toplum ve vergi ahlakı
26.7.2017
Bizdeki akıl Almanlarda yok
25.7.2017
Ekonomide Özal dönemi ve bugün
21.7.2017
Polise yapılan trafik işkencesi
20.7.2017
358 bin kişi kayıtlara girdi
19.7.2017
Albert Einstein bile domates formülünü çözemez
18.7.2017
Millet gerçekleri nasıl öğrenecek?
15.7.2017
Bankaya koşanlara bir de bu gözle bakın
13.7.2017
İsrail gazı hayırlı olsun
12.7.2017
Ödeme zamanı
11.7.2017
Bu saadet ne kadar sürer?
10.7.2017
Asıl sorun dolar değil
7.7.2017
Oyum Macron’a
6.7.2017
Yeni program yazamıyoruz ama İktisat bilimini yeniden yazıyoruz
5.7.2017
Bu sistemle kalkınmamız mucizeye bağlı
4.7.2017
Çift haneli hayata geri dönüş
30.6.2017
Kameralar neden kapalı?
29.6.2017
Bomba yapımında kullanılan faiz oranı
26.6.2017
Ucuzluk gelmeli
23.6.2017
Dert anlatın!
22.6.2017
Düşük faiz belası
20.6.2017
3 çocuklu maliye politikası
19.6.2017
İşsizlik ve siyaset
16.6.2017
5 Haziran’da hatırlayan, yazan, konuşan oldu mu?
13.6.2017
Aslında uçuyoruz
9.6.2017
Tekstil - giyim ne oluyor?
8.6.2017
Katar mı İsrail mi?
6.6.2017
Bereket mi, zam mı?
5.6.2017
Faizi yükseltik; şükür büyüdük
2.6.2017
Eşik değerin üzerindeyiz
31.5.2017
En doğru karar
30.5.2017
SGK da iflas ediyor
29.5.2017
Çok ilginç denge!
24.5.2017
Cevapsız sorular
23.5.2017
İsrail aşkı!
22.5.2017
Sorun ‘para’ mı; yoksa ‘güven’ mi?
17.5.2017
Bu seferberlik tarlada son buldu
16.5.2017
İyiyiz iyi...
12.5.2017
Büyük reform: İşe geldim
11.5.2017
İlk çeyrekte üretim sınırlı arttı, tüketim ise geriledi
9.5.2017
100 milyar dolar ister misiniz?
8.5.2017
Hep çiftçi suçlu!
5.5.2017
Dolar talebi ve hazinenin döviz arayışı
4.5.2017
Kafanız sakinse okuyun
2.5.2017
Asgaride buluşmak
1.5.2017
Büyüme için daha ne bekliyoruz!
27.4.2017
Faiz bile ‘örtülü’
26.4.2017
Borsada kim oynuyor?
25.4.2017
Kanun namına açıklayın
24.4.2017
İsrail ile siyaset üstü anlaşma ne durumda?
21.4.2017
Ayakta ettehiyyatü okumak
20.4.2017
IMF programı da değişecek mi?
18.4.2017
Herkes uçmayı bekliyor
17.4.2017
Parasız bağımsızlık
14.4.2017
Hazine garantileri ne kadar?
13.4.2017
Bu işte bir terslik var
10.4.2017
Köprüler ve 28 Şubat kahramanları
7.4.2017
Boğaz köprüleri çift taraflı ücretlenecek
5.4.2017
Bizi bekleyen tehlikeler
4.4.2017
Devlet idaresinin parasal maliyeti
3.4.2017
24 milyonluk ‘Haçlı Ordusu’ sınırımızı nasıl geçti?
31.3.2017
Sistem değişimi ve ekonomik büyüme
29.3.2017
Kalem hesabı ve 2023 hedefleri
28.3.2017
Bugün konuşmak...
27.3.2017
Milyonlarca kişi işini kaybetmeye hazır mı?
25.3.2017
Güneşe %102 vergi
23.3.2017
‘Çılgın’ değil akıllı proje yapalım
22.3.2017
Elektrik fiyatları neden düşmez?
21.3.2017
Elektrik de yok ucuzluk da yok
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı