Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


İbrahim Kahveci

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Toplumsal hareketlerin ekonomik yönü


3.1.2018 - Bu Yazı 506 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ekonomik sıkıntılar ve sokağa taşan istekler. Aslında tarihte hiç bir zaman bitmeyen bir süreç. Fransız Devriminden Rus Devrimine kadar giden ekonomik gerekçeler. Daha 6 yıl önce, 2011 yılında ABD’de sokaklar “yüzde 1 için yüzde 99 hayır” diyerek göstericilerle taşıyordu. Hemen ardından 2012 yılında Avrupa’da birçok gelişmiş ülke sokakları ekonomik isteklerle alev alev yanıyordu. Hatta bu süreç o kadar yayıldı ki, Ortadoğu ve  Kuzey Afrika’da Arap Baharı oldu... Kuzeyimizde ise Ukrayna ve Gürcistan’da renkli devrimler olarak anıldı. Elbette bu sokak hareketlerinin içinde haklı istekler olduğu gibi, yabancı ülkelerin isteklerinin de şekillendiği iddia edildi. Batı ülkelerinde sokağa taşan istekler bir süre sonra ekonomik karşılık bulurken, daha az gelişmiş ülkelerde sokak hareketleri sistem sorunları ve değişimlere yol açtı. 2012 yılında Hamburg’un nerede ise her tarafı yanarken, bugün Almanya’da tarihin en düşük işsizlik oranları konuşuluyor. Keza, ABD tarafında da artık en düşük işsizlik ve enflasyon oranları dile geliyor. Ekonomik sıkıntıların ve artan beklentilerin karşılanmaması ile son olaylar İran’da görülüyor. Anadolu Ajansının (AA) dün geçtiği “Görüş” analizinde İran Araştırma Merkezi (İRAM) iç politika koordinatörü Serhan Afacan olayı şu şekilde açıklıyor: “İran’da 2017 yılının son günlerinde Meşhed merkezli başlayan toplumsal hareketlenme, birkaç gün içerisinde ülke geneline yayıldı ve İranlılar 2018’e gergin bir atmosferde girdiler. Batık banka ve finans kuruluşlarında paralarını kaybeden mağdur mûdîler, işsizlikten şikayetçi gençler, son bütçe tasarısıyla devlet sübvansiyonlarının kesilmesinden rahatsız olan kesimler ve genel anlamda ülkedeki ekonomik sıkıntıların altında ezilenlerden oluşan kitleler sokakları doldurdular.

DIŞ GÜÇLER SENDROMU

1979 Devrimi sonrasında ise ABD ve İsrail’in hayati düşmanlar olarak ilan edilmesi de İran’da dış mihrak kaygısını artırmıştır. Yıllar içerisinde bu iki ülkenin İran’ı hedef alan hasmane açıklamaları da bu kaygıyı tetiklemiştir. Sonuçta, geride kalan yaklaşık kırk yıllık İran İslam Cumhuriyeti tarihinde meydana gelen hemen her toplumsal olayın arkasında dış mihrakların olduğu iddia edilmiştir. İran’ı yakından takip edenler açısından ise bazı dış güçlerin İran’ı istikrarsızlaştırıp ülkenin mevcut rejimini değiştirme hayalleri gütmesi kadar, ülkede her an patlamaya neden olabilecek toplumsal şikayetlerin varlığı da aşikardır.        

PROTESTOCULAR KİM?

Bazı bankaların yanı sıra yüksek faiz vaadiyle mevduat toplayan Arman, Hazar (Caspian), Saminü’l-Hucec, Saminü’l-Eimme ve benzeri bazı finans kuruluşlarının iflas etmesi İran’da son dönemlerde önemli bir sorun olmuştu. Ülkede bu türden bir kısmı lisans sahibi olmayan ve mûdîlere yüzde 25’e varan astronomik faizler vaat eden binlerce kuruluş olduğu iddia edilmekte ve bu kuruluşlardan mağdur olanlar yıllardır dönem dönem ülke gündemine gelmektedir. Son olarak, Mayıs 2017’de İran’ın Kirman, Luristan ve diğer eyaletlerinde protestolar düzenlenmiş hatta Tahran yakınlarındaki Kerec’de Arman kurumunun bir yöneticisi öldürülmüş ancak olayın nedeni açıklanmamıştı. Diğer yandan, 19 Mayıs 2017 cumhurbaşkanlığı seçim kampanya ve tartışmalarına da rakiplerin karşılıklı yolsuzluk iddiaları damga vurmuştu. Seçimlerden bir süre önce ülkede bazı yöneticilerin aldıkları iddia edilen astronomik maaşlar da kamuoyu gündemini uzun süre meşgul etmişti. Ülkedeki bazı kronik ekonomik problemlerse kamuoyunun konuya gösterdiği ilgiyi öfkeye dönüştürmüştü.        

BEYİN GÖÇÜ

İran uzun süredir, resmi verilere göre yüzde 9 dolaylarında enflasyon ve yüzde 13 civarında işsizlikle karşı karşıya. Özellikle enflasyon oranı aşırı yüksek değilse de İran’da asıl sorun ülke ekonomisinde yaşanan büyük daralmadır. Ayrıca giderek derinleşen gelir uçurumu ve düşen petrol fiyatları da ülkedeki ekonomik realitenin vahametini artırmaktadır. Yoksulluk sınırının bin dolar olduğu ülkede nüfusun önemli bir bölümü bu sınırın altında yaşıyor. Yaş ortalaması 29.4 olan İran’ın 80 milyonluk nüfusunda yaşanan beyin göçü, gelecek kaygısı ve siyasete duyulan güvensizlik sorunu daha da derinleştirmektedir.”

İRAN EKONOMİSİNDE DEVLET AĞIRLIĞI

İran ekonomisine bakıldığında GSYH’nın 393 milyar dolar olduğu görülüyor. Oysa yaptırımların öncesinde, yani 2011 yılında İran’ın ekonomik büyüklüğü 592 milyar dolara kadar çıkmıştı.  Tabii ki ülkelerin ekonomik sıkıntıları sadece ekonomik büyüklük ile açıklanamıyor. Örneğin 14 trilyon dolar GSYH’sı ve kişi başına 52 bin doları aşan geliri ile ABD’de bile ekonomik sıkıntılara yönelik gösteriler yaşanmıştı. Ülkelerin ekonomik büyüklüğü yanında asıl önemli sorun o ekonominin paylaşım şeklinin ne olduğu gelmektedir. Gelir dağılımı bozukluğu, devletin yüksek vergi ve diğer  yollarla ekonomide ağırlığının artması ekonomik büyüklük dışında sorunlar oluşturabilmektedir. İran son verilere göre yüzde 9,6 enflasyon oranı ve yüzde 12,6 işsizlik oranına sahiptir. Ülkede gösterge faiz yüzde 18,0 olmasına karşılık ise özellikle bankerler aracılığı ile yüzde 25 faizle (getiri oranı) para toplanmaktadır. Devletin ekonomideki yerine gelince karşımıza daha ilginç sonuçlar çıkıyor. 2006 yılında ekonominin yüzde 80’i devlet kontrolünde bulunurken, bu oranın reform hareketleriyle yüzde 20 oranında daralığı söyleniyor.

DEVRİM MUHAFIZLARININ EKONOMİK ROLÜ

Devrim muhafızları İran’da sadece rejimin değil, ekonominin de belirleyicisi konumunda. Devrim Muhafızlarının Hatem’ul-Enbiya Yapı Karargahı işin ekonomik yapısını oluşturuyor. Yaptırımların uygulanmaya başlanması ile ülkeyi terk eden Total, Shell ve Hyundai gibi şirketlerin Basra Körfezindeki petrol sahaları Hatem’ul-Enbiya Yapı Karargahı’na devredilmişti. İran’dan yayın yapan “dana.ir” haber ajansının 7 Nisan 2015 tarihindeki haberine göre, Hatem’ul-Enbiya Yapı Karargahı Komutanı Abdullah Abdullahi, Ruhani Hükümetinin Karargah’a yaklaşık 2 milyar dolar borcunun olduğunu söylemişti. Devrim Muhafızlarına bağlı bir diğer ekonomik güç ise Astan-ı Kuds-i Rezevi. Yönetimin dini kanadının en güçlü kuruluşu olan Astan-ı Kuds-i Rezevi son bütçeden de en yüksek payı alıyor. Oysa bu kurumun halen malvarlığının 10 milyar dolardan daha yüksek olduğu  belirtiliyor. 

18-01/03/asdasd.jpg

ENTRİKACI İNGİLİZLER

Serhan Afacan, İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) iç politika koordinatörü: “Halihazırda hararetini koruyan olayların nedenlerine ve takip edeceği olası seyre değinmeden önce, olayların en az bunlar kadar önemli ve gerek ülke içinde gerekse de dışında yoğun tartışma konusu olan bir boyutuna temas etmek gerekiyor: Dış mihraklar! İranlı yazar Iraj Pezashkad’ın 1973 yılında yayımlanan ve kısa süre sonra bir TV dizisine de konu olan romanı “Napolyon Dayım” kendisini Napolyon sanan ve sürekli “entrikacı” İngilizlerin kendisi aleyhine planlar yaptığı vehmine kapılan müşkülpesent bir ihtiyarı konu alır. Başına gelen her şeyden “Onları” sorumlu tutan paranoyak Napolyon Dayım, Pezashkad’a göre İran’da meydana gelen her şeyin arkasında yabancı güçleri arayan bir toplumsal psikolojiyi yansıtmaktadır. İran’ın 19. yy’da Ruslar, 20. yy’ın başlarında Ruslar ve İngilizler ve yüzyılın devamında Amerikalılardan aldığı büyük darbeler, ülkenin siyasi hafızasına dış mihrakları, bir düşman olarak yansıtmıştır. Sonuçta, geride kalan yaklaşık kırk yıllık İran İslam Cumhuriyeti tarihinde meydana gelen hemen her toplumsal olayın arkasında dış mihrakların olduğu iddia edilmiştir. ”

YAPTIRIMLAR KALKTI AMA...

Nükleer silah sorunu ile ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya kalan İran, son iki yılda yeniden nefes almaya başlamıştı. Özellikle 2017 yılında 50 milyar dolara yakın petrol satış geliri elde ettiği tahmin edilse de, bu paranın toplum refahı yerine bölgesel güç dengeleri ile savunma harcamalarına gittiği söyleniyor. İran’ın 29 bankası Batılı bankalarla anlaşmalar imzalasa da ABD’nin tek taraflı yaptırımları uluslararası bankaların İran’a dönmesini engelliyor. Bu durumsa ülkedeki yabancı yatırımcılar için büyük engel oluşturuyor. Her ne kadar otomobil sanayisi, ulaşım, havacılık, petrol ve gaz gibi sektörlerde anlaşmalar imzalanmış olsa da; İran’ın yıllar süren yaptırımların etkisinden kurtulması uzun zaman alabilir. Benteler gibi Alman ve Fransız otomotiv devleri de İran’a dönerek ilk adımı atan şirketler arasında yer aldı. Renault ve Peugeot markalarının ürünleri artık İran’da üretilip satılıyor. Bu durum devletin de yüzde 20 seviyesinde hissedar olduğu ulusal otomobil şirketi Iran Khodro veya Saipa ve Karsan gibi firmaların gelişmesini engellemedi. Ama yaptırımların ekonomi üzerindeki etkisi henüz bitmiş değil.

.

Facebook Yorumları

Kod8
13.7.2018
Finansal hassasiyet!
12.7.2018
Hangi ürün cebimizi yaktı
11.7.2018
Pazar çalışmazsa...
6.7.2018
Tarımı bitiren ‘gizli el’
5.7.2018
Tarım-gıdada çözüm modeli yanlış
4.7.2018
Bir kur bir de kuraklık fiyatları yüzde 15.4 artırdı
26.6.2018
Ağır yük!
24.6.2018
Ya IMF kapısı Ya içe kapanma Ya da tam demokrasi
22.6.2018
Hazin bir buzdolabı hikayesi
21.6.2018
Seçimlerde 90’lara döndük seçimlerden sonra da 70’lere
20.6.2018
Süreç belli ise sonuç değişir mi!
19.6.2018
Karar sizin
18.6.2018
Sanılanın aksine ‘Faiz lobisi’ umduğunu bulamadı
17.6.2018
Türkiye ekonomisini finanse eden ‘dış güçler”
15.6.2018
Seçimi kim kazanacak?
13.6.2018
Bunları ben söylediğimde...
12.6.2018
Sürdürülemez büyüme yüzde 7.36
11.6.2018
Kıraathane vaadi ve beklenen işsizlik oranı
9.6.2018
Yönetmensiz çekilen bir ekonomi filmi
7.6.2018
Bu krizi nasıl aşarız!
5.6.2018
ATA 2 ne olacak!
4.6.2018
Seçimlerde karamsarlığın pozitif etkileri
2.6.2018
O cümlelerin sertliği nereden geliyor
31.5.2018
Aklı olan, ülkesini seven yatırımları durdurur
30.5.2018
Nasıl ödeyeceğiz bu faturayı?
29.5.2018
Yastık altına bel bağlamak
28.5.2018
İnşaatçılar asıl mevduat faizinden korkmalı
26.5.2018
Yarını bilen var mı?
24.5.2018
Ekonomik kriz seçim kazandırır mı?
23.5.2018
Şarlatanlar filminin son sahnesi
22.5.2018
Aç kalsak da!
21.5.2018
Çok üniversiteliye az iş - az maaş
19.5.2018
Çalışan fabrika bile kapanıyor
17.5.2018
Bir teorinin maliyeti
16.5.2018
Uçuyoruz!
15.5.2018
TÜSİAD Başkanı bile zorda
14.5.2018
Asıl sürprizler seçim sonrasında
12.5.2018
91’e dönüş!
10.5.2018
O şirketin üzerine nasıl beton döküldü?
9.5.2018
Dön dolaş yine betona gel
8.5.2018
İthalat bağımlılığının ahlaki sorunu
4.5.2018
Durum tam olarak nedir?
3.5.2018
Bizim emeklilik bilgilerimiz
1.5.2018
Bugün çok çok iyiyiz
27.4.2018
Rekor faiz bile yetmez oldu
25.4.2018
Bugün parlak gelen ufuktaki kara bulutlar
24.4.2018
2002’de iktidar değiştiren tablo ve 2017
23.4.2018
Hani uçacaktık!
22.4.2018
Hesaplar değişmeseydi GSYH 540 milyar dolardı
20.4.2018
Piyasa kimi destekliyor?
18.4.2018
Sonradan keşfedilen lider: Turgut Özal
16.4.2018
Kaybetme pahasına geliyorlar
14.4.2018
Yurtdışına giden yatırımlar
12.4.2018
Yerli ve millilik hikayesi?
11.4.2018
İş ciddi!
10.4.2018
Neredennn...Nereye!
9.4.2018
Devletten para kazanma dönemi
6.4.2018
Köprü fiyatları bile dolara bağlı
5.4.2018
Bir mucize gerçekleştiriyoruz
4.4.2018
Açık ekonomi!
3.4.2018
Yeni petrol: ‘Data’ O da yabancıda
31.3.2018
Faiz lobisi nerde?
29.3.2018
TL taş gibiymiş!
28.3.2018
Hesap oyunları ile nereye kadar
26.3.2018
İş bulmak için ortaokul yeterli
24.3.2018
Çözümler 10 yıl geriden...
23.3.2018
Bu modelin sonu iflastır
22.3.2018
Sanayisizleşme
20.3.2018
Bu ekonomiyi hangi dış mihrak istemez ki...
19.3.2018
Bir çuval komplo yerine biraz akıl
10.3.2018
Düşman ilan etmekle sorunlar çözülmüyor
8.3.2018
Koltukçular sorun çözmez
6.3.2018
Kuru bitti yaş verelim
5.3.2018
Dolar sorunu özel oldu
2.3.2018
Biz Suriyelileri Avrupa da Türkleri...
1.3.2018
Çok acil aranıyor!
27.2.2018
Mutluluk değil ama umutlar sürüyor
24.2.2018
Biz insanız insan!
22.2.2018
Nüfus artacak ama yaşlanmaya devam
21.2.2018
İşsiz mi kalacağız
20.2.2018
Cari açıktan bütçe açığına geçiş
19.2.2018
Dünya markası çıkarmak
14.2.2018
Neymiş...
12.2.2018
Ağır konu: Üretimin bileşenleri
8.2.2018
Ah bir şu faiz meselesini çözebilsek
6.2.2018
‘Hoşuna mı gidiyor?’
5.2.2018
Maaş devleti...
3.2.2018
Ülke olarak çok ama çok korkmalıyız
1.2.2018
Birazcık da Milleti düşünsek iyi olmaz mı?
31.1.2018
Beyin göçü ve yozlaşma tehlikesi
30.1.2018
Kişisel çıkar için susmayın
29.1.2018
Mıy mıy mıy mıy...
27.1.2018
Dolar’da şelale düşüşü olur mu?
25.1.2018
Paket üstüne paket açıklanıyor ama ne çare!
23.1.2018
Ne adaleti?
22.1.2018
Savunma sanayi ilham olsun
19.1.2018
Neden endişe etmeliyiz?
18.1.2018
Son 30 yılımız
16.1.2018
Türkiye mucizesi
15.1.2018
Büyüme mucizesinin altındaki bazı gerçekler
12.1.2018
Beyin göçü ve İzmir
11.1.2018
İstanbul & Ankara sönerken İzmir parlıyor
10.1.2018
“Zannederler ki devlet çok büyük yatırım yapıyor”
8.1.2018
Nerede bu devlet?
5.1.2018
Sattıkça fakirleşiyor ve yozlaşıyoruz
4.1.2018
Sanal gelire gerçek vergi
3.1.2018
Toplumsal hareketlerin ekonomik yönü
2.1.2018
Vergi dilimlerini kırpa kırpa
1.1.2018
Köprü zamları az!
28.12.2017
Yerli ve milli ithalat
27.12.2017
OHAL de ekonomi!
26.12.2017
Bu yükü kim ödeyecek?
25.12.2017
Yaşasın Devlet!
21.12.2017
“Milleti yaşat ki devlet yaşasın”
20.12.2017
Tersine reform dönemi!
18.12.2017
Vatanı satmak nasıl olur?
14.12.2017
Şer mi hayır mı?
12.12.2017
Büyüme formülü: Baz 6,1+Para 5,0= %11,1
11.12.2017
Ne pahasına büyüme!
8.12.2017
Herkes biliyor kimse söylemiyor
7.12.2017
Üretim sorunu ve çözüm merkezi
6.12.2017
Para yokmuş!
5.12.2017
Ticareti siyasete alet etmeyin
30.11.2017
TL'nin acziyeti
29.11.2017
İbrahim KahveciŞer güçler çalışıyor!
28.11.2017
Heyyy... Duyan var mııı?
24.11.2017
Köprüyü geçmek kolay mı?
23.11.2017
Korkmayın!
22.11.2017
Hem carimiz açık hem de milliyiz
21.11.2017
Düşman listesi
20.11.2017
Üretim mi!
17.11.2017
Umutsuz gençlik!
16.11.2017
Ayarlar 2016’da bozuldu
14.11.2017
Finansal esaret
13.11.2017
Vergiden kaçınma: Kurumlar ödemedi kişiler ödedi
9.11.2017
Bankadaki paranız yerinde mi?
7.11.2017
Hassas denge!
6.11.2017
Yüksek faizde milli dönem
3.11.2017
Asıl sorun ne?
31.10.2017
Zeynep Nazlı Kahveci’yi kim öldürdü?
30.10.2017
Bağımsızlık hareketlerinin ekonomik yönü
27.10.2017
Ekonomimizi çökertmeye çalışan kim?
26.10.2017
Şaşaalı debdebeli hatta bir de obez
24.10.2017
SPK: O maaşları alamazsınız
23.10.2017
Türk Telekom meselesi
21.10.2017
Yeni yılın büyük sorunu
20.10.2017
Vatandaşın ekonomi mesajı
18.10.2017
Onca para nereye gidiyor? -2
16.10.2017
Köprü - 1
14.10.2017
Demokrasi kaç para?
12.10.2017
Küresel vurgun pazarı
10.10.2017
Milli sorunumuz!
9.10.2017
Hazinenin bilezik beklentisi
5.10.2017
Örtülü borçlanma!
4.10.2017
Bilezikleri bile topluyorsak!
3.10.2017
Sonuna kadar borçlanma
2.10.2017
Trafodaki fiyat farkı!
1.10.2017
Yatırım nasıl yapılır?
29.9.2017
Oranlar düşüyor!
28.9.2017
Gelir sanal vergisi gerçek
27.9.2017
Borsayı nasıl bilirsiniz!
26.9.2017
Üç büyük ilimizde yaşam durumu
22.9.2017
Siyaset... Siyaset...Ya sermaye!
19.9.2017
Fakirleştiren büyüme! (Asgaride buluşan toplum)
18.9.2017
Boş tartışmalar gerçekleri örtmüş
15.9.2017
Lobi yüksek faizi keşfetti
11.9.2017
Büyük fikirlerden çılgın projelere geçiş
25.8.2017
Böyle bir büyüme mucizesi görülmedi
23.8.2017
Kim emekçi?
22.8.2017
Bu bayram millet yine ölecek!
21.8.2017
Beka sorunu ve fındık fiyatı
18.8.2017
Türkiye’nin gizli teknolojik buluşu
16.8.2017
Eylem başkaaa... söylem başka
14.8.2017
El-insaf!
11.8.2017
BOTAŞ’ın kasası Milletten önemli
8.8.2017
Bu milleti faiz ve dövize mahkum etmeyin
7.8.2017
Altı dava üstü para!
5.8.2017
Borçlanma artışı ‘seçim’ diyor
3.8.2017
Venezuela ne kadar uzağımızda!
2.8.2017
Yerden kalkmayı uçmak mı sandın?
1.8.2017
Bankaların günah-kârlığı
31.7.2017
Yeni politik denge ve iş dünyasının yaklaşım
28.7.2017
Toplum ve vergi ahlakı
26.7.2017
Bizdeki akıl Almanlarda yok
25.7.2017
Ekonomide Özal dönemi ve bugün
21.7.2017
Polise yapılan trafik işkencesi
20.7.2017
358 bin kişi kayıtlara girdi
19.7.2017
Albert Einstein bile domates formülünü çözemez
18.7.2017
Millet gerçekleri nasıl öğrenecek?
15.7.2017
Bankaya koşanlara bir de bu gözle bakın
13.7.2017
İsrail gazı hayırlı olsun
12.7.2017
Ödeme zamanı
11.7.2017
Bu saadet ne kadar sürer?
10.7.2017
Asıl sorun dolar değil
7.7.2017
Oyum Macron’a
6.7.2017
Yeni program yazamıyoruz ama İktisat bilimini yeniden yazıyoruz
5.7.2017
Bu sistemle kalkınmamız mucizeye bağlı
4.7.2017
Çift haneli hayata geri dönüş
30.6.2017
Kameralar neden kapalı?
29.6.2017
Bomba yapımında kullanılan faiz oranı
26.6.2017
Ucuzluk gelmeli
23.6.2017
Dert anlatın!
22.6.2017
Düşük faiz belası
20.6.2017
3 çocuklu maliye politikası
19.6.2017
İşsizlik ve siyaset
16.6.2017
5 Haziran’da hatırlayan, yazan, konuşan oldu mu?
13.6.2017
Aslında uçuyoruz
9.6.2017
Tekstil - giyim ne oluyor?
8.6.2017
Katar mı İsrail mi?
6.6.2017
Bereket mi, zam mı?
5.6.2017
Faizi yükseltik; şükür büyüdük
2.6.2017
Eşik değerin üzerindeyiz
31.5.2017
En doğru karar
30.5.2017
SGK da iflas ediyor
29.5.2017
Çok ilginç denge!
24.5.2017
Cevapsız sorular
23.5.2017
İsrail aşkı!
22.5.2017
Sorun ‘para’ mı; yoksa ‘güven’ mi?
17.5.2017
Bu seferberlik tarlada son buldu
16.5.2017
İyiyiz iyi...
12.5.2017
Büyük reform: İşe geldim
11.5.2017
İlk çeyrekte üretim sınırlı arttı, tüketim ise geriledi
9.5.2017
100 milyar dolar ister misiniz?
8.5.2017
Hep çiftçi suçlu!
5.5.2017
Dolar talebi ve hazinenin döviz arayışı
4.5.2017
Kafanız sakinse okuyun
2.5.2017
Asgaride buluşmak
1.5.2017
Büyüme için daha ne bekliyoruz!
27.4.2017
Faiz bile ‘örtülü’
26.4.2017
Borsada kim oynuyor?
25.4.2017
Kanun namına açıklayın
24.4.2017
İsrail ile siyaset üstü anlaşma ne durumda?
21.4.2017
Ayakta ettehiyyatü okumak
20.4.2017
IMF programı da değişecek mi?
18.4.2017
Herkes uçmayı bekliyor
17.4.2017
Parasız bağımsızlık
14.4.2017
Hazine garantileri ne kadar?
13.4.2017
Bu işte bir terslik var
10.4.2017
Köprüler ve 28 Şubat kahramanları
7.4.2017
Boğaz köprüleri çift taraflı ücretlenecek
5.4.2017
Bizi bekleyen tehlikeler
4.4.2017
Devlet idaresinin parasal maliyeti
3.4.2017
24 milyonluk ‘Haçlı Ordusu’ sınırımızı nasıl geçti?
31.3.2017
Sistem değişimi ve ekonomik büyüme
29.3.2017
Kalem hesabı ve 2023 hedefleri
28.3.2017
Bugün konuşmak...
27.3.2017
Milyonlarca kişi işini kaybetmeye hazır mı?
25.3.2017
Güneşe %102 vergi
23.3.2017
‘Çılgın’ değil akıllı proje yapalım
22.3.2017
Elektrik fiyatları neden düşmez?
21.3.2017
Elektrik de yok ucuzluk da yok
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8