İbrahim Karagül

Yeni Şafak



Bookmark and Share

İran’ı evinde avladılar: Haklı bir öfke mi, dış müdahale mi?


3.1.2018 - Bu Yazı 178 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kim ne derse desin, hangi ülke olursa olsun, temel ilke olarak “dış müdahale” istisnasız tehdittir, tehlikelidir, karşı durulması gereken bir durumdur. Çünkü dışarıdan dayatılan, zorlanan, yönetilenbütün değişim çabaları o ülkeyi imha eder, asla barışçı bir niyet taşımaz ve sonsuz istikrarsızlıklara yol açar.

Coğrafyamızda hangi ülke olursa olsun, ABD’nin, İsrail’in, İngiltere’nin elinin değdiği her ülke karışmıştır, dağılmıştır, bölünmüştür, haritaları değişmiş ya da değişmektedir. O ülkeler, uzaktan kumandalı terörün hedefi yapılmış, en doğal demokrasi ve özgürlük söylemleri ile köşeye sıkıştırılmıştır.

İran senaryosu: Durum ciddidir!

Çünkü “dış müdahalenin” ya da “dışarıdan desteğin” her zaman özel bir ajandası olmuş,  o ülkelerin zaafları bu ajanda için istismar edilmiştir.

İran’da başlayan, hızla yayılan, etnik farklılık gözetmeyen, ekonomikgerekçelerden sonra siyasal kimliğe bürünen, dünya genelinde “İran’da rejimin çökmesi” söylentilerine yol açan protestoların nereye varacağı, daha öncekiler gibi, bir süre devam edip sona erip ermeyeceği henüz bilinmiyor.

Ama durum ciddidir, özellikle de İran-Suudi Arabistan arasındaki gerilim bu ciddiyeti beslemektedir. ABD ve İsrail başta olmak üzere hemen bütün Batı dünyasının açık desteği ise, protesto gösterileri üzerinden bir “İran senaryosu” niyetine işaret etmektedir.

Muhafazakâr, Fars kimliği baskın şehirlerde başladı..

Öfkenin İran’ın muhafazakâr şehirlerinde, özellikle de Fars kimliğinin baskın olduğu şehirlerde başlaması son derece dikkat çekicidir. Araplar, Azeriler ve Kürtler gibi, etnik çevrelerin en azından bir kısmı, protestolara daha sonra katıldı. Dolayısıyla olay bir etnik mesele değil, İran halkıyla sistem/rejim arasında bir meseledir.

Ekonomik sıkıntılar, ambargolar, rejimin baskıları ile büyüyen stres bir yerde patlamıştır. İran’ın Suriye, Irak ve Yemen gibi sınır ötesi askeri müdahalelerinin yol açtığı ekonomik darboğaz, savunma harcamaları da kitleleri huzursuz etmiş, sıkıntıya sokmuş, öfkeye neden olmuştur. “Bize ne Lübnan’dan, Suriye’den” şeklinde sloganlar bunun yansımasıdır.

İran yayılma haritası: Başkasının evini yakarsan seni evinde avlarlar

Öyle görünüyor ki İran; Kızıldeniz’e kadar yayılma haritası izlerken, Yemen’den S. Arabistan’ı çevrelerken, Lübnan’da İsrail’e duvar örerken, Suriye’de bütün Sünni Arap dünyasını mutsuz ederken, Halep’te kitlesel bir yıkıma ve acıya neden olurken, “bu yayılmanın İran’ı kendi bölgesinde tecrit edeceği” uyarılarına istihza ile gülerken kendi evinde avlanmıştır.

Daha o zamanlar, “gün gelir bu bölgede İran’ın gözyaşını silecek kimse kalmaz” şeklindeki cümlelerimizi hatırlıyorum. “Sen başkalarının evine müdahale edersen senin evini de karıştırırlar, seni oradan vururlar”cümlelerini hatırlıyorum.

Çünkü hep böyle olmuştur. Tehdit içeriye yönlendirilir. Mücadele eder, içeriden savuşturursun. Tehdit çevrede, dışarıda konumlandırılır. Müdahale için çevreye, dışarıya yönelirsin. Tam o anda tehdit yeniden içeriye, ülkenin sinir sistemine yönlendirilir. Bizim coğrafya, Batı’nın bu tür taktiklerine, yöntemlerine alışkındır. On yıllar bu tür mücadelelerle geçmiştir. Hele bugünlerde söz konusu mücadele çok daha şiddetlenmiştir.

Tahran’ın ‘Güçlü Bölge’ stratejisi çöküşe geçti

İran kendi içinde bir sorun beklemiyordu. O kadar güçlüydü ki, sınırlarının çok ötelerine müdahale edebiliyordu. Bu durum Tahran yönetimine aşırı özgüven verdi. “Güçlü İran” politikası yerini “Güçlü Bölge” politikasına bıraktı. Artık İran, kendini güçlendirme dönemini tamamlamış, bölgede güçlü İran stratejisine yönelmişti. Suriye savaşından sonra Tahran’ın bu stratejik değişimi bütün bölgede kendini hissettirir olmuştu.

Özellikle de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve S. Arabistan, bu “tehlikeyi” öne sürerek İsrail ve ABD ile yeni bir eksen kurmuş, buna “İran’la mücadele ekseni” adını vermişti. Arap-İsrail ittifakı denilen yeni oluşumun temel hedefi İran’ı dizginlemekti. Ancak gelinen noktada eksenin Türkiye’yi dizginleme gibi bir ana gündemi daha olduğu son Kudüs meselesinde ortaya çıkmıştı.

İran’ın en zayıf noktası açığa çıktı

ABD ve İsrail, bu yeni eksenle birlikte İran’la mücadeleyi Yemen ve Lübnan’da başlatacağı öngörülüyordu. Açıktan İran’ı hedef alıyorlardı ama ajandanın İran içinde harekete geçeceği düşünülmüyordu. Şaşırtıcı oldu. Dışarıda ne kadar güçlense de İran’ın en zayıf noktasının içerisi olduğu bir kez daha açığa çıktı.

Türkiye, İran ve Rusya’nın Suriye savaşını bitirmek, Irak’ın bölünmesini engellemek için yürüttüğü ortaklık, S. Arabistan’ın bölgedeki gücünü zayıflatmış, ABD ve İsrail’in coğrafyadaki bütün hesaplarını alt-üst etmişti. Bir intikam alınmalıydı, bu intikam sadece İran’la sınırlı olmayacaktı.

Bir adım sonrası Türkiye olabilir mi?

Dolayısıyla bugün İran’ı hedef yapıyorlarsa bir adım sonrasında Türkiye’nin de hedef olacağı bir yere not edilmelidir.

Şu an bu üçlü yakınlaşma ile bölge dışı aktörler ve onların coğrafyadaki ortakları arasında çok ciddi bir ayrışma, oldukça tehlikeli bir restleşmeyaşanıyor. Türkiye’den Doğu’ya doğru, İran, Pakistan, hatta Endonezya’ya kadar, bir tür diriliş iklimi, dinamik bir Batı ekseninden ayrılış mücadelesi veriliyor.

ABD’nin aynı zamanda Pakistan’la kavgalarını da izlemekte fayda var. Yakında bu yakın duruşa başka ülkeler de eklenebilir, eklenmeli de. Dolayısıyla hesaplaşmanın çok daha şiddetleneceği de bilinmelidir.

Bugün İran’da devam eden isyan provaları başarılı olursa, BAE-Suudi-İsrail-ABD ekseni başarmış olacaktır. Bu eksenin Türkiye ajandası ortada. 15 Temmuz saldırıları ABD-İsrail merkezliydi ve BAE tarafından tam destek görmüştü.

ABD ve İsrail, öfkeyi yönetmeye çalışıyor

Bugün bile aynı çevrelerin Türkiye operasyonları devam ediyor. Geziolayları, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz bir çokuluslu müdahaleydi ve Türkiye içinden ortaklarla yürütüldü. İran halkının “haklı gerekçelerini” teslim etmekle beraber böyle bir tehlikenin de var olduğu dikkate alınmalıdır.

ABD’nin İran ajandası, normalde uygulanabilir değildir. Özellikle Trump’ın bakış açısıyla bölgede hiçbir değişim sağlıklı olmayacaktır, başarıya ulaşması da imkânsıza yakındır. Washington yönetiminin elinde İran’da “rejim değişikliği”ne yönelik güçlü bir proje olduğunu sanmıyorum. Onlar içerideki memnuniyetsizlik, öfke üzerinden oyun kurmaya, o öfkeyi sahiplenmeye, yönetmeye, o öfke üzerinden iş kotarmaya çalışıyorlar.

Bu durum İran halkının haklı taleplerini zehirler. Protestoları amacından saptırır hatta başarısızlığa mahkum eder. Ama buna devam edecekler. BAE’nin, Muhammed Bin Zaid’in, ulaşabildiği bütün kanallardan “İran’da isyan fonu” harekete geçirdiğine eminim. Böyle bir şey, protestolar bittiğinde Tahran’ın hışmının BAE’ye yönelmesine yol açabilir.

İran dağılırsa Türkiye ne olur?

Şüphesiz İran, etnik açıdan Türkiye’den ve bölge ülkelerinden çok daha kırılgan bir ülkedir. Buna rağmen durum etnik ya da mezhep kimliği ile tartışmak hepimizi çok yanlış sonuçlara götürecektir. Coğrafya üzerindeki güç hesaplaşması ile, Batı’nın yeni coğrafya tasarımı ile, jeopolitik kavga ile tartışmak daha sağlıklı olacaktır. Suriye savaşı “Türkiye cephesi”ni açmak için çıkartıldı. İran’ın dağılması planı ise, Türkiye’yi de dağıtacaktır. 15 Temmuz’u kimse unutmasın. O saldırı da Türkiye’yi bölme müdahalesiydi. Suriye savaşı için seferber olan duygusallığa bir kere daha yenilmemeliyiz.

Tahran’ı şok eden uyarı ve ‘Karşı Darbe’

Kermit Roosvelt’in “Karşı Darbe” kitabını öneriyorum. CIA’nın Musaddık’ı nasıl devirdiğini anlatıyor. İran Devrimi çıkmaza girdi, çöktü, bu doğru. Toplumsal motivasyon kayboldu, dışarıdaki askeri hareketliliğin İran halkını mutlu etmediği ortaya çıktı, bu da doğru. İran değişecekse kendi dinamikleriyle değişmeli.

Dışarıdan yeni bir Musaddık operasyonu İran’ı parçalayacaktır. Ancak Batı’nın zihninde bu olsa da, yerel direncin en yüksel olduğu bir dönemde bu pek muhtemel değildir.

Şüphesiz bir öfke, İran yönetimine bir uyarıdır. Yayılmacı politikalar, S. Arabistan’ı hedef almalar, aşırı özgüven, “İran evi”ni ateşe atmıştır. Tahran için şok edici olan budur.

.

Facebook Yorumları

reklam
18.1.2018
Şimdi sefer zamanı: Afrin, Münbiç ve Fırat’ın doğusu
16.1.2018
Afrin ve Münbiç’e acil müdahale şarttır: Bu bir ‘Milli Mücadele’dir
10.1.2018
‘Olağanüstülükler Çağı’na son örnek: Suudiler İran’la savaşa hazırlanıyor!
5.1.2018
İran’ı yaralamak, Türkiye’yi sarsmak: Bir coğrafya iradesi ve bir özgürlük haritası şarttır!
3.1.2018
İran’ı evinde avladılar: Haklı bir öfke mi, dış müdahale mi?
29.12.2017
Artık “Türkiye Ekseni” diye bir gerçek var: Korkmayın, biz kazanacağız!
24.12.2017
Tarihi peşinden sürükleyen adam, Kudüs ve Türkiye Ekseni!
21.12.2017
Medine müdafaası ve o günün hainleri: Yeni Hilafet projesi ve bugünün hainleri
14.12.2017
İstanbul Zirvesi bir meydan okumadır… İki lider Kudüs’ü sattı: Yeni bir cephe şarttır!
11.12.2017
Kudüs işgalle, Mekke ve Medine ‘vesayet’le.. Kudüs üzerinden yeni savunma hattı şarttır!
8.12.2017
Kudüs’ü sattılar! Mekke ve Medine’yi de satarlar Şimdi İntifada zamanı…
5.12.2017
Bir kıyamet savaşı hazırlıyor bunlar… Türkiye’ye sahip çıkın!
1.12.2017
FETÖ, İran parasına çökmek istedi. Ekrem Dumanlı Hürriyet’e o manşetleri attırdı
29.11.2017
Sen bir “ulusal güvenlik meselesi”sin Kılıçdaroğlu
27.11.2017
İslâm’ın Araplaştırılması, savaşı İslâm’ın kalbine taşıma, Mekke ve Medine’nin statüsü..
24.11.2017
Soçi’den ne çıktı? Türkiye açık saldırı altında. Peki biz ne yapmalıyız?
22.11.2017
Soçi.. Bir adım atılmalı, bu savaşa son verilmeli
20.11.2017
‘Türkiye Ekseni’nde ‘Acımasız Direniş’ hatları kurulmalı..
17.11.2017
ABD-PKK-DEAŞ ortaklığı ve Soçi’deki üçlü zirve: ABD gider, PKK ortada kalır
15.11.2017
PKK-DEAŞ ortaklığı: Muhafazakar, İslamcı kimlikli kriptolar bile var..
13.11.2017
Bizim için sadece ‘Türkiye ekseni’ vardır!
10.11.2017
Savaşı İslâm’ın kalbine taşıyorlar: Hep birlikte karşı durmak zorundayız!
7.11.2017
Riyad’da aslında ne oluyor? Herkes tetikte olsun, ABD ve İsrail bir ‘cephe’ kuruyor
5.11.2017
Afrin, Münbiç ve Kandil… Türkiye elini çabuk tutsun, gecikme intihar olacaktır…
2.11.2017
Tarih ve coğrafya bizi çağırıyor: Nüfuz casuslarının işi bitti, entelektüel seferberlik zamanı
30.10.2017
Avrupa parçalanır, Türkiye daha da büyür! İşte tarih böyle tersine döner!
26.10.2017
Çok tehlikeli bir oyun bu.. Suudiler’in “Ilımlı İslam” çıkışının arkasında ne var?
24.10.2017
Türkiye elini çabuk tutmalı: Çünkü yakında kızılca kıyamet kopacak…
19.10.2017
Nedir bu yaygara? Türkiye’yi ‘İran tehdidi’nden Barzani mi koruyordu?
16.10.2017
Kerkük’ün işgali ve İdlib’de kör edilmek: ‘Türkiye Kalkanı’ şarttır!
14.10.2017
“Şer Kuşağı”na karşı Akdeniz’den İran sınırına kadar “Türkiye Kalkanı”
12.10.2017
Bize “diz çökün” diyenler, kıtalar yönetmiş bir milletin hafızasını unutuyorlar..
10.10.2017
Bin yıllık hesaplaşma bu ve biz kazanacağız
7.10.2017
Ne yani Afrin’de değil Anadolu’da mı savaşalım? Bize bunu mu diyorsunuz?
3.10.2017
Bunların hepsi sizin başınıza da gelecek!
1.10.2017
Biz bu oyunu gördük: Bu bir Türkiye savunmasıdır!
28.9.2017
Öyleyse biz de eski defterleri açıp, kendi haritamızı masaya süreceğiz
26.9.2017
Bu yazıyı okuyup bir kenara koyun..
14.9.2017
Hayırdır, bizi kim susturdu böyle? Büyük proje Türkiye’dir, unutmayın..
11.9.2017
İçerideki PYD kriptoları, Barzani’nin istihbarat ağı ve bir gizli ajanda..
8.9.2017
Cemaatler tehdit mi? Bu tartışmayı kim yönetiyor?
28.8.2017
Malazgirt’te açılan o kapı: Bugün de karşımızda Roma var, Bizans var
24.8.2017
O koridor bir imha planıdır: Bizi aptal mı sanıyor bunlar!
21.8.2017
2019 öncesi kopacak fırtına: Kimler, neyi gizliyor, nerede duruyor?
17.8.2017
Cumhuriyet tarihinin en büyük tehdidi bu!
15.8.2017
Hatay’a da göz dikecekler mi?
11.8.2017
Acil müdahale şart: Yoksa o gün dizlerimizi döveceğiz!
7.8.2017
2019 koalisyonu…
4.8.2017
Rusya’ya yaptırım, ekonomik savaş, jeopolitik hesaplaşma..
2.8.2017
“Çokuluslu işgal”in ilk aşaması FETÖ: Peki ikinci dalganın hainleri kimler?
31.7.2017
Daha ne bekliyorsunuz? Bari Aksa için, Kabe için harekete geçin!
28.7.2017
Batılı istila, ‘iç işgalciler’ ve mücadeleyi Arap dünyasına yaymak..
26.7.2017
Emir’in ve Dahlan’ın yeni terör timleri Türkiye’yi mi sızdı?
22.7.2017
Batı geriler, Doğu yükselir, Türkiye güçlenir, kavga şiddetlenir
20.7.2017
Tuzağa dikkat! Aksa’nın öfkesi çok şiddetli olacak
18.7.2017
Emir’in suikastçileri…
15.7.2017
15 Temmuz: Bir gecede bin yıllık mücadelenin tarihidir..
11.7.2017
15 Temmuz: O gece yüzyılın rövanşını aldık. O gece biz, aslında tarihi değiştirdik!
10.7.2017
Dünyayı değiştiren üç lider.. "Kraliçe’nin adamları” Hamburg’u yakıp yıktı
5.7.2017
Darbenin siyasi ayağı yürüyor! Enkazın altında Kılıçdaroğlu kalır..
22.6.2017
‘Olağanüstülükler Çağı’na son örnek: Suudiler İran’la savaşa hazırlanıyor!
20.6.2017
Türkiye varken bölgesel savaş olamaz: O halde önce Türkiye’yi vuralım!
16.6.2017
Sisi ve Kılıçdaroğlu’na o sözleri söyleten kim? “Sıra sana da gelecek Türkiye” dedirten kim?
13.6.2017
Savaş Körfez’e taşındı: Hesap Mekke Savaşları
8.6.2017
Katar krizi, Tahran saldırısı, Mekke Savaşları’na hazırlık!
6.6.2017
Arafat’ın zehirlenmesi ve 15 Temmuz! BAE ve Dahlan! Peki ya Katar krizi?
2.6.2017
Kut-ul Amare ya da Kato dağları: Malazgirt’ten beri şehit veriyoruz biz
30.5.2017
Merkel’in sözleri ve AB’nin çöküşü: Nasıl bir fırtına yaklaşıyor?
24.5.2017
‘Eyvallah’ı olmayan, omurgalı, onurlu bir ‘adam’dı Akif Emre..
19.5.2017
Dünyayı değiştirecek ‘üç adam’ ve Erdoğan-Trump görüşmesi..
16.5.2017
Erdoğan-Trump zirvesi: Ortaklık mı, ayrışma mı?
12.5.2017
Erken uyarı: NATO güney sınırlarımızı aşındırıyor!
10.5.2017
O koridor bir ‘kuşatma planı’dır ve ‘B Planı’ toptan müdahaledir!
8.5.2017
Küresel fırtına başladı: Almanya yalnızlaşacak, Kılıçdaroğlu zorlanacak
5.5.2017
Trump, Erdoğan, Putin: ‘Büyük Tufan’dan önce dünyanın son fırsatı..
3.5.2017
‘Erdoğan’a suikast’ diyenler, ‘NATO Türkiye’ye müdahale etsin’ demeye başladı!
28.4.2017
‘Haydut dünya düzeni’ ve en acil mesele: O duvar yıkılmalı!
25.4.2017
Erdoğan, dünyanın beş merkez gücü ile masada ne konuşacak?
21.4.2017
Yeni dış müdahale alanı: Yakında ‘İslamcı faşistler’ bile diyecekler!
19.4.2017
Artık Türkiye’nin büyük oynama vakti gelmiştir…
17.4.2017
Bu büyük bir zaferdir, kimse gölge etmesin!
14.4.2017
16 Nisan’da hesapları bozulacak: Zafer içeride, hezimet dışarıda hissedilecek
11.4.2017
Haçlı Savaşları kadar önemli: Suriye dünya savaşına dönüştü
8.4.2017
Temkinli olmak…
6.4.2017
“Türkiye etkisi”, dünyayı değiştirecek, korkuları bu!
4.4.2017
Rubin, CHP’li Bozkurt ve FETÖ: Sizi yerin dibine batırır bu millet
1.4.2017
Humeyni gibi gelecekti: Artık bir dış tehdit, işgal gücü oldu
31.3.2017
O fotoğrafı onların suratlarına çarpın! Biz kolay pes etmeyiz
27.3.2017
Neden Haçlı saldırısı? Anadolu, bu son kale oyun bozacak, biliyorlar!
24.3.2017
Ne o? Avrupa bize savaş mı açacak?
22.3.2017
Bu ne küstahlık, neyin şantajı? Cevabı 16 Nisan’da alacaksınız!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı