İBRAHİM Ö. KABOĞLU

Birgün



Bookmark and Share

Anayasa suçu: CBHS ile “Kolektif” mi?


16.09.2019 - Bu Yazı 32 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yapılanma ve aralarındaki ilişkileri düzenleme tarzı nasıl olursa olsun, erkler ayrılığına göre yasama kural koyar, yürütme, bu kuralları uygular. Kural koyma, Anayasa değişikliğini de kapsamına alır;

2017 Anayasa değişikliği, OHAL ortam ve koşulları baskısı ve dayatması altında da olsa- TBMM tarafından yapıldı. Cumhurbaşkanı’na tanınan kararname yetkisi, açık bir biçimde çerçevelendi: Anayasa, münhasır kanun, kanunla açıkça düzenlenmiş konu ve yasa çıkarma yetkisi. TBMM’nin yasa yapım tekelinde tek sınır, “Anayasa’ya saygı.” Bunu ise AYM denetler.

Özetle, asli ve genel nitelikte kural koyma yetkisi, TBMM’nin. Yürütme ise, bu kuralları uygulamakla, daha doğrusu yürütmekle görevli ve sorumlu bir organ.

Yargı alanı da özerk: Anayasa değişikliği ile özellikle Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) yapılanması bakımından, gerileme olmuş olsa da, yargısal nitelikteki kararları, mahkemeler verir (md.138).

ERKLER FİİLEN BİRLEŞTİ Mİ?

Ne var ki, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (CBHS) adı altında bir yıllık uygulama ile başlayan tartışma ve çözüm arayışları, kuralı uygulamakla yükümlü organın kural koyma yetkisini fiilen üstlenme girişimi ile örtüşmekte. Yetki gaspı teşebbüsü, yasa ile sınırlı kalmamakta, Anayasa düzeyine çıkmakta:

CBHS onarımı veya rehabilitasyonu: Saray’da CB yardımcısı başkanlığında yapılan çalışmaya göre, Anayasa değişikliğine gerek yokmuş; ancak, TBMM’nin etkili kılınmasına yönelik ve Yürütme-Yasama ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi konusunda önlem ve çözümler öne çıkmış. Tamamen Anayasa dışı bir girişim.

Yargı reformu strateji belgesi (YRSB): Adalet Bakanlığınca hazırlanan YRSB, yargıya ilişkin ihtiyaçları saptayan belge. Yasa yapma, bütün aşamaları ile TBMM yetkisi. Ne var ki, yasa ile yapılacak düzenleme alanlarını, Adalet Bakanı belirliyor. Oysa böyle bir yetkisi yok.

Kayyum: Diyarbakır, Mardin ve Van BB Başkanlarına uygulanan “geçici görevden uzaklaştırma” yaptırımı, kamuoyuna kalıcı bir karar gibi yansıtılıyor. Belediye başkanları hakkında herhangi bir yargı kararı olmadığı halde, “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” kuralı (Any., md.37) sürekli çiğneniyor. Öyle ki, görevleri hukuken devam eden ve maaşlarını almakta olan Başkanları ile İst. BBB E. İmamoğlu’nun görüşmesi bile, CB ve İçişleri Bakanı tarafından tehdit konusu olabiliyor. Dahası, İstanbul ve Ankara BBB’ye de kayyum atama tehdidi dillendirilebiliyor.



ANAYASA DIŞI İŞLEMLER…

Toplantı ve gösterilerde “saray, kayyum” vb. sözcüklerin kullanılmasına valiler izin vermiyor; eğer kullanılırsa, toplantı ve gösteriyi yasaklıyor. Güvenlik sorununun en yoğun şekilde yaşandığı söylenen üç il valisi de, kayyum olarak görevlendiriliyor.

Emniyet müdürlüğü sağlık müdürlüğünden kürtaj yaptıran kadınlar listesi isteme cüretini gösterebiliyor…

MEB, veliyi çocuğunu imam-hatibe kayıt için zorlayabiliyor.

MESELE VATAN MI, CBHS Mİ?

Savunma hakkının temsilcisi TBB Başkanı, Saray’daki adli yıl açılış törenine katılımını “mesele vatan ise gerisi teferruattır” sözleri ile gerekçelendiriyor. Buna karşılık, en makul öneri olarak dillendirdiği HSK’ye ilişkin Anayasa değişikliğine Adalet Bakanı, CBHS adına karşı çıkabiliyor.

“DEVLET SENSİN”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “Erdoğan düşerse Devlet düşer” sözleri (S. Özışık, Türkiye gzt., 11.9.19), Erdoğan-Devlet özdeşliği kuruyor.

Hatırlayalım:

Ekim 2016: Aynı kişi, “Cumhurbaşkanı Anayasa suçu işliyor” sözleri ile Anayasa değişikliğinin itici gücü oldu.

Emim 2018: “Yeni anayasal düzen” de CB, “yürütme benim” dedi.

Eylül 2019: Bu kez aynı kişi, üç yıl önce suçlandırdığı kişiye, “Devlet sensin” diyebiliyor.

Özetle, anayasa suçunun bireyselden kolektif hale gelmesinin itici gücü CBHS değil mi?

Bu nedenle, CBHS ayracını kapatmak, “kişi devleti” yerine “Hukuk Devleti” inşası için yaşamsal.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.09.2019
Anayasa suçu: CBHS ile “Kolektif” mi?
28.08.2019
Başkanları “uzaklaştırma”, anayasaya aykırı
10.07.2019
Sistem tartışması
3.07.2019
Çifte kötüye kullanım: Anayasa değişikliği ve uygulanış tarzı
11.06.2019
YSK 31 Mayıs kararı, seçim iptalini geçersiz kıldı
16.4.2019
YSK, hukuk yoluyla demokrasi güvencesi olmalı
8.4.2019
31 Mart seçimleri: Hukuk yoluyla demokrasi
12.2.2019
Yasama yetkisi (TBMM’nin) devredilemez
15.12.2018
Anayasa dışı bir adlandırma: Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi
4.12.2018
Anayasa Mahkemesi’nin tarihsel sorumluluğu
24.11.2018
Ve yasasızlaştırma ivme kazanırken
12.11.2018
İki hekim kategorisine doğru (mu?)
3.11.2018
Cumhurbaşkanı Danıştay ve Yüce Divan
30.10.2018
Yerel seçimler, demokrasi ve hukuka dönüş umudu olabilir mi?
23.10.2018
Yerel seçimler üzerinde çapraz baskı harekâtı: CBHS meşruluğu ve kayyum sopası
6.10.2018
Meclis Hükümeti’nden Hükümet’siz Meclis’e
1.10.2018
Üçlü kimlik krizi: Ulusal/temsili ve yurttaşlık
24.9.2018
Sistem var mı ki tartışılsın?
14.9.2018
Çifte faillerin suçlu arayışı ve hukukun gücü
11.9.2018
Gemi’de adil yargı var mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive