İbrahim SEDİYANİ

sediyani@gmail.com



Bookmark and Share

Kürtler Ne Oy Verdi?


25.4.2017 - Bu Yazı 2592 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Normal bir toplumda, hiçbir yazar bu başlık altında bir yazı yazmaz.

     Normal bir toplumda, hiçbir okuyucu kitlesi de bu başlık altında yazılmış bir yazıyı okumaz.

     Ama görüyorsunuz ki, ben bu başlık altında bir yazı yazdım ve sizler de şu anda bu yazıyı okumaktasınız.

     Peki neden?

     Normal bir toplum değiliz de ondan.

     * * *

     16 Nisan’daki Referandum’dan beri, koskoca siyasetçiler, gazeteciler, yazarlar, entelektüeller, akademisyenler, “Kürtler ne oy verdi?” diye soruyorlar, bunu tartışıyorlar.

     Bu soruyu, böyle bir soruyu, ciddî ciddî çıkıp sorabiliyorlar.

     “Kürtler” derken, sanki bir kitleden, bir STK ve üyelerinden, bir cemaatten, bir ideolojik gruptan, sanki bir gürûhtan bahsediyorlar.

     Sanki hepsinin birbirine benzediği, hepsinin aynı şeyin peşinden koştuğu bir gürûhtan bahseder gibi Kürtler’den bahsediyorlar.

     “Sağcılar” veya “Solcular” der gibi, “Kürtler” diyorlar.

     “Filan cemaat mensupları” yahut “Falan STK üyeleri” der gibi, “Kürtler”diyorlar.

     “Beşiktaşlılar” ya da “Galatasaraylılar” der gibi, “Kürtler” diyorlar.

     “Fenerbahçe taraftarları” ya da “Trabzonspor taraftarları” der gibi, “Kürtler”diyorlar.

     Beyler!

     “Kürt”, bir kitle ya da gürûh adı değildir, bir kavim adıdır. Tıpkı Türk, Arap ve Fars gibi. Laz ve Gürcü gibi. Alman gibi, Fransız gibi.

     Kürtler bir kitle değildir, bir millettir.

     “Millet” ne demektir, bilir misiniz?

     İçinde her çeşit insan var demektir.

     Nasıl ki Türkler’de, Araplar’da, Farslar’da her çeşit insan var; iyi insanlar da var kötü insanlar da, ahlâklılar da var ahlâksızlar da, dürüstler de var sahtekârlar da, dînciler de var dînsizler de, muhafazakârlar da var sekülerler de, sağcılar da var solcular da; aynı şey Kürter için de geçerli. Kürtler’de de bu farklı insan türlerinin hepsi var.

     Kürtler bir millet olduğu için…

     Kürtler’in içinde iyisi de var, kötüsü de…

     Tertemiz bir ahlâka sahip olanları da var, ahlâksızın teki olanı da…

     Onuruyla ve şerefiyle yaşayanı da var, şerefsizin önde gideni de…

     Hayatı boyunca ağzından haram lokma geçmemiş olanı da var, hırsız ve haramzâde olanı da…

     Sağcısı da var, solcusu da. İslamcısı da var, ateisti de. Kapitalisti de var,komünisti de.

     Dîndarı da var, laiki de. Dîncisi de var, seküleri de.

     5 vakit namaz kılanı da var, dînlerin tamamen insan ürünü olduğuna inananı da.

     Apocu’su da var, Barzanîci’si de var, Erdoğancı’sı da var, Atatürkçü’sü de var,Humeynîci’si de var, Esadcı’sı da var, Obamacı’sı da var, Trumpçu’su da…

     Erdoğan’dan nefret eden ve her ağzını açtığında O’na küfreden de var, 16 Nisan’da şahîd olduğumuz gibi Erdoğan için gözünü kırpmadan öz kardeşini ve yeğeninisilahla öldürecek kadar cani olanı da…

     Kürdistancı olanı var, Türkiyeci olanı var, İrancı olanı var, Amerikancı olanı var,İsrailci olanı var, El Kaideci olanı var, hatta IŞİD’ci olanı da…

     Bağımsız bir Kürt devleti isteyeni var, federasyon isteyeni var, özerklik isteyeni var, eşit yurttaşlık isteyeni var, hiçbir şey istemeyeni de var… (Bu sonuncusu, genelde Türkiye İslamcılığı’nın “kardeş” kabul ettikleridir.)

     Kürtlük bilinci gelişmiş, millî duyguları güçlü olanı da var, bütün medreseleri kapatılmış ve âlimleri darağacında asılmış olmasına rağmen, daha odur Kürtçe anadilde eğitim hakkı dahi olmamasına rağmen çıkıp da “Bütün dînler benim dînim – Bütün diller benim dilim” diyen angutlar da var. Hemi de “Kürt aydını”…

     “Allah hiçbir milleti diğer milletten üstün yaratmamıştır. Öyleyse onların neyi varsa bizim de olmalıdır” diyen ve kimsenin kolay kolay kandıramayacağı aklı başında insanlarımız olduğu gibi, daha odur “Nasyonal” olmamışken“Enternasyonal” olabileceğine inanan Solcu sığırlarımız da var, daha odur “Millet”olmamışken “Ümmet” olabileceğine inanan İslamcı davarlarımız da. Hemi de isimleri “Kürt partisi”, “Kürt hareketi”, “Kürt siyaseti”…

     Bitmedi…

     Müslüman’ı var, Hristiyan’ı var, Yahudî’si var, Zerdüştî’si var, Ézidî’si var, Deist’i var, Ateist’i var…

     Sünnî’si var, Şiî’si var, Alevî’si var. Sünnî Kürtler dahi kendi aralarında Şafiîler veHanefîler diye ikiye ayrılır.

     Daha daha bitmedi…

     Kurmanc’ı var, Zaza’sı var, Soran’ı var. Sınır komşusu oldukları halde Mardin’in Kurmanc’ı ile Urfa’nın Kurmanc’ı arasında dağlar kadar fark var. Sınır komşusu oldukları ve aralarında sadece küçük bir dere geçtiği halde, Bingöl’ün Zaza’sı ile Dersim’in Zaza’sı farklı dünyaların değil, farklı galaksilerin canlılarıdırlar.

     Peki bu iyi birşey mi?

     İyi mi kötü mü olacağını, tamamen siyaset ve sosyoloji belirliyor. Bir toplumdaki farklılıklar şayet dostluğa, kardeşliğe, Hucurat sûresinin 13. âyetinde belirtildiği gibi tanışmaya ve kaynaşmaya vesile kılınırsa, elbette ki farklılıklar zenginliktir ve iyidir. Velâkin bir toplumdaki farklılıklar şâyet kavga ve tefrikaya, iç karışıklığa ve çatışmaya malzeme yapılırsa, tabiî ki bu kötüdür.

     “Kürtler” dediğiniz, işte bu.

     “Sağcılar” veya “Solcular” der gibi, “Kürtler” diyorsunuz. “Beşiktaşlılar” ya da“Galatasaraylılar” der gibi, “Kürtler” diyorlar.

     Gerçi bu sadece “Türk siyaseti”nin ve “Türk aydınları”nın kabahati değil. Zirâ aynı şeyi “Kürt siyaseti” ve “Kürt aydınları” da yapıyor.

     HDP örneğin, HDP’li siyasetçiler; “Kürtler” derken kastettikleri şey kendi seçmenleridir. Dolayısıyla HDP’liler “Kürtler” derken, bilin ki bir milletten değil, bir kitleden bahsediyorlar.

     “Kürt aydınları” da öyle.

     Piyasada “Kürt aydını” sıfatıyla arz-ı endam edenlerin yazıp çizdiklerine ve söylediklerine bakın; “Kürtler” derken sadece kendi kankalarından, kendi etraflarındaki 50 – 60 kişiden bahsediyorlar.

     Örneğin İslamcı “Kürt aydınları”nın yazdıklarına ve söylediklerine baktığınızda, sanırsınız ki Kürtler bir Şeriât devletinde yaşamak için can atmakta, fakat Türk devleti laik olduğu için ve bir de Amerika ile İsrail bırakmadığı için, bu arzularını gerçekleştirememektedirler.

     İslam düşmanı “Kürt aydınları”nın yazdıklarına ve söylediklerine baktığınızda ise, sanırsınız ki Kürtler bir “Arap dîni” olan İslamiyet’ten kurtulmak için fırsat kollamakta, fakat İslam dünyasının tepkisinden ve katliâmlarından korktukları için bunu gerçekleştirememektedirler.

     TRT Şeş, Anadolu Ajansı, Star, Yeni Şafak gibi yayın organlarında çalışan ve yazan “Kürt aydınları”nın yazdıklarına ve söylediklerine baktığınızda, sanırsınız ki Kürtler TC’ye hayran kurban olmak için can atmakta, fakat PKK’nın ve arkasındaki Şiî İran’ın korkusundan dolayı bunu yapmaya çekinmektedirler. PKK’nın baskıları olmasa, Kürt halkı gönüllü olarak Türk devletine ve AK Parti’ye hayran kurban olmak için toplu halde koşacaklardır. Toplam nüfûsları 60 milyon olan Kürtler’in en büyük hayâli TC’ye hayran kurban olabilmektir, fakat PKK ve arkasındaki Şiî İran nedeniyle Kürtler bu büyük rüyâlarını gerçekleştirememektedirler.

     İrancı ve Hizbullahçı kafadaki “Kürt aydınları”nın yazdıklarına ve söylediklerine baktığınızda ise, sanırsınız ki Kürtler kendilerine Tahran’ı kıble edinmiş, İran’ı kendi devletleri olarak görmekte, oradaki sakallı ve sarıklı mollaları “rehber” olarak kabul etmiş, ama Sünnî dünyasının tepkisinden çekindikleri için kalplerindeki bu gerçeği açık açık söyleyememektedirler.

     PKK çizgisindeki gazete ve televizyonların “Kürt aydınları” ise kendi yazdıkları ve söyledikleri yalanlara bizzat kendileri bile inanmadıkları için, onları bahse değer bile bulmuyorum.

     “Kürtler ne oy verdi?”… Son bir haftadır yaşanan tartışmaya bakar mısınız?

     Sanki “Filanca dernek ne oy verdi?” der gibi, “Falanca cemaat ne oy verdi?”der gibi, “Kürtler ne oy verdi?”, bunu tartışıyoruz…

     * * *

     Ancak 16 Nisan 2017 Referandumu ile ilgili olarak, benim de çok merak ettiğim birşey var.

     Takip edebildiğim kadarıyla, daha önceki hemen hemen tüm seçimlerde olduğu gibi, bu seçimde de, iktidar ve muhalefet arasında “Ben senden daha Türkçü’yüm”,“Ben senden daha fazla Kürt düşmanıyım” yarışına tanık olduk.

     Batı’daki Türkler’den daha fazla oy alabilmek için, iki taraf da mümkün mertebe daha çok Türk millîyetçiliği yaptılar…

     Kürt düşmanlığını, Barzanî düşmanlığını, Kürdistan Federe Devleti’ne düşmanlığı,seçimde oy alabilmek için yükselttiler…

     Kerkük’e asılan Kürdistan bayrağını en sert biçimde kınayan taraf olmak için, Mesud Barzanî’yi en kabadayı biçimde tehdit eden taraf olabilmek için, iki taraf da kıyasıya yarıştılar…

     Muhalefet, EVET oylarını düşürmek için iktidara “Bunlar Kürtler’e şu şu hakları verecekler” diye yüklendi, iktidar da HAYIR oyları yükselmesin diye “Ey millet, bize iftira atıyorlar, biz Kürtler’e hiçbir hak tanımayacağız, onlara inanmayın, ajandamızda öyle birşey yok” diyerek cevap verdi…

     Muhalefet iktidara “Bunlar ırkçı değil, Kürt düşmanı değil. Bunlar insan ve erdemli” diyerek yüklendikçe, iktidar da buna karşılık “Asıl insan olan ve erdemli olan sizlersiniz, sizin gibilerdir. Biz gerçek ırkçılarız, biz Kürt düşmanlarıyız”diyerek mukabele etti.

     Merakımı mazur görünüz ama…

     Madem ki Türkler’den oy alabilmek için Kürt düşmanlığı yapmak gerekiyor…

     Madem ki hangi taraf Kürt bayrağına daha çok küfrederse ve Kürt devletini daha kabadayıca tehdit ederse Türk toplumu ona oy veriyor…

     Madem ki hangi taraf Kürtler’in Türkler’le eşit olmasına en sert biçimde karşı çıkıyorsa, Türk toplumu o tarafı destekliyor…

     Madem ki kim daha çok Türk millîyetçiliği yapıp daha fazla Kürt düşmanlığı yaparsa Türkler ona oy veriyor…

     Bir Kürt olarak benim merak ettiğim şey şu:

     Türkler ne oy verdi?

sediyani@gmail.com

     SEDİYANİ HABER

     23 NİSAN 2017

.

Facebook Yorumları

reklam
25.4.2017
Kürtler Ne Oy Verdi?
19.4.2017
Devlet % 51 – Millet % 49
18.8.2015
Tağut Ne Demek?
12.8.2015
‘Terörist’ olan Doğu Türkistan değil, işgalci Çin devletidir
2.8.2015
Millet Olmanın Erdemi ve Asıl Büyük Felâket
30.7.2015
Saray Medyası
13.7.2015
Kürt milliyetçiliğini Türk, Fars ve Arap milliyetçilikleriyle bir tutmak adil midir
24.6.2015
Amerika’nın kucağında oturup Kürtler’i ‘Amerikancılık’ ile suçlamak
2.6.2015
Cennet’e Gitmek Gittikçe Zorlaşıyor
28.5.2015
Kürdistan Tarihinin En Mübarek Yol Arkadaşlığı
16.5.2015
Zaman ve Zemin Aşımına Uğrayan Erdemli Tavırlar
1.5.2015
Türkiye, dünyanın en adaletsiz ikinci ülkesi
23.4.2015
Kürt medyası 117 yaşında
18.4.2015
Dünyayı Düzeltmenin Yolu
15.4.2015
Azadî Liderleri Cibranlı Halid Bey ve Yusuf Ziya Bey
11.4.2015
Sünnîlerin saldırdığı Kenya’nın bağımsızlık mücadelesini Şiî bir Müslüman başlatmıştı
01.03.2015
Bana Bir Mektup Yaz
28.12.2014
Barış Manço Bir Sanatçı Değil, Bir Sanat Ekolüdür
26.12.2014
Bu Yazım Kürtler ve Kürdistan Üzerine Değil
17.12.2014
Türkiye’deki Tüm İl ve İlçelerin Eski Gerçek İsimleri
14.12.2014
Analfabet Toplumda Alfabe Tartışmaları
11.12.2014
“Şeyh Said Kıyamı, hem dînî hem millî bir başkaldırıdır”
09.11.2014
Kürdistan İslam Devleti İçin Canlarını Veren Türkler, Çerkesler, Alevîler
18.08.2014
I. Dünya Savaşı Sonrası Kurulan Kürt Cemiyetleri
17.07.2014
'Her Roj Yek Dolar'
18.06.2014
Dünya Kupası’nda Avrupa ülkelerini göçmen futbolcular sırtlayacak
13.06.2014
Kürdistan’da Türkmen Sorunu
05.06.2014
64 yıl sonra aynı noktadayiz: Dünya Kupası’nda yokuz ama ‘Stratejik Derinlik’ devam ediyor
02.06.2014
Dünyanın En Mazlum Milleti: Rohingyalar
28.05.2014
İdam sehpasına yürürken ‘Yaşasın Kürdistan’ diye haykıran Türk- İslam âlimi
27.05.2014
“Herkes ‘barış olsun’ istiyor ama ‘barış’ derken aynı şeyi kastetmiyor”
21.05.2014
Kazandıklarınızla, Kaybettiklerinizi Satın Alamayacaksınız!
18.05.2014
Siz hiç acılar içinde siyaset yapar mısınız
27.04.2014
Nehirleri değil, barajları durdurun!
20.04.2014
Ermeni katliamına karşı çıkan İslam âlimleri
04.04.2014
Zayıflar farklılara, güçlüler benzerlere düşmandır
27.03.2014
Yeryüzünün İlk Kavmi Kürtler ve Konuşulan İlk Dili Kürtçe
25.03.2014
İslam Putu
04.03.2014
Nuh Tufanı ve insanlık tarihinin başladığı Kürdistan
23.02.2014
Peygamber ismi taşıyan Kürdistan şehirleri
10.02.2014
Kürt sahabeler
04.02.2014
Diyanet’in dini Diyanet’e, Kürtler’in dini Kürtler’e
27.01.2014
Elmas Ana’ya kimlik vermek için de mi rüşvet istiyorsunuz
15.01.2014
Çaldıran’ın 500. yıldönümünde Kürdistan’ın bölünmesini ve Şiî – Sünnî ihtilafını konuşmak
02.01.2014
Roboskê’de asıl konuşulması gereken
22.12.2013
Diyarbekir Tarihinin Gizlenen Katliamı: Çılsıtun
09.12.2013
1652 – 1992: Kölelikten Özgürlüğe Güney Afrika
08.12.2013
Kürt Halkının Siyahî Kardeşi: Nelson Mandela
18.11.2013
Aman Dokunmayın Dershanelerine
05.11.2013
Örtünmek ile Soyunmak Arasında Kadının Utanç Duvarı
27.10.2013
Anadil herkese ana sütü gibi haktır
26.10.2013
Kürt İslam Âliminin Dünyaya İkrâmı: Sıcak Kahve
15.10.2013
Kurban
07.10.2013
Şehir ve Köylerimizin Eski Gerçek İsimleri
03.10.2013
Bütün Yer İsimleri İade Edilmelidir
01.10.2013
Bugün Köylerimizin Bayram Günüdür
29.09.2013
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 45
24.09.2013
Kıbrıs’tan Gelen İran – Türkiye Sınır Mektubu
20.09.2013
Başbakan Erdoğan’a Açık Mektup
09.09.2013
Mısır’da “Gel Musa Gel”, Suriye’de “Gel USA Gel” Diyorlar
20.08.2013
Mim–Sad–Ra ve 4. süreç: Rabiâ
17.08.2013
Mısır İslam Devrimi
06.08.2013
Mârifet; Muhalif ya da Taraftar Olmak Değil, Erdemli Olmaktır
02.08.2013
Gezi’nin Kemalist Çevrecileri, Dut Ağaçlarını da Severler mi?
29.07.2013
Evvel The Times İçinde, Kalbur Saman İçinde...
24.07.2013
Alev Alatlı Roman Serisi
22.07.2013
'Müslümanlar'ı yeniden Kardeşler yapan Müslüman Kardeşler
20.07.2013
Üç Tarafı Kürdistan’la Çevrili Barış Süreci
24.06.2013
Yazarlarımız “Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı”nda Ne Dediler?
18.06.2013
Kürtler’in Mücadelesi Rejim Değişikliği Değil, Hürriyet ve İstiklâl Mücadelesi Olmalıdır
31.05.2013
Kürtçe Edebiyatın İlk Çizgi Çocuk Kahramanı “Guldexwîn”, Dîwan Yayınları’ndan Çıktı
26.05.2013
Yalnızlık Büyük Bir Nimettir
18.04.2013
Altan Tan: Kürt Ergenekonu açılsın, Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulsun‏
21.02.2013
1923 CHP, 2023 AK Parti: Bu Utanç Mirasını mı Paylaşamıyorsunuz?
28.12.2012
- Robozkê şehîdlerinin âzîz hatırâsına -
25.12.2012
Seyyid
24.12.2012
Arap Baharı'nın İki Sayfası
15.12.2012
Bir Yanım Su, Bir Yanım Ateş; Aç Bana Kucağını Bangladeş – 1
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı