İbrahim Tenekeci

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Hayret duygumuzu kaybediyoruz


10.10.2018 - Bu Yazı 185 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Şehir hayatı, dünyaya mahsus birçok güzelliği görmemizi engelliyor. Bu güzellikler, hem ruhumuzu dinlendirir, hem ibret verir. Maneviyatımız yükselir, gönlümüze neşve gelir. Bir oğlağın dünyaya dokunuşu, kendisi göremediğimiz bir kuşun uzak dallarda ötüşü, karların içinden yükselen çiğdemler, rüzgârın oynaştığı başaklar… İnceliklerin çekildiği yerleri hırs ve kabalık dolduruyor sanki. Dikkat edilirse, sürekli gerginiz. Hayret duygumuzu kaybediyoruz. Gündüz bina ormanında, gece ışık denizinde yaşamanın sonuçları.

Sonbahar geldi, gidiyor. Ne anlıyoruz? Sararan yapraklarından romantizm çıkarmak istemeyiz.

Sonbahar, dünyanın sonlu olduğunu hatırlatır. Veda vaktine hazırlık yapmamız gerektiğini tembihler. Hüzün işte buradan doğar. Zaten sonbaharın bir diğer adı da hazan değil midir?

Sonbaharın gelişiyle beraber birçok şey değişiyor. Fakat biz şehirliler, bunların ne kadarını görebiliyoruz? Gündüz ile gece arasındaki sıcaklık farkı açılıyor. Güneş daha erken batıyor. Kıyafetler kalınlaşıyor. Parklar tenhalaşıyor. Başka?

Sonbahar, insan ömrünün olgunluk dönemidir. Çocukluktan gelen saf neşe, gençlikten kaynaklanan yüksek coşku ve elbette hırs, orta yaşın verdiği kararsızlık; hepsi geride kalır. Artık nice insan için melal başlamıştır. Kederli olmak iyidir.

Sonbahar, kış hazırlığının habercisidir. Beyaz sessizliğe bürünmeden önce neler yapmalıyız? Bunu isteyen kar, dileyen kefen olarak anlayabilir.

Yaş ilerledikçe daha merhametli olduğumuz kesindir. Hırsın yerini tutku alıyor gibi. Geçmişimizle helalleşmek istiyoruz. İnsanın kendisiyle halleşmesi, hiç bilmediği kapıların açılmasına vesile olabilir.

İnsan, ölümlü olduğunu belli bir yaştan sonra anlıyor. Sonbahar, sanki buradan başlıyor. Eski ve değerli kâğıtlara merakı olanlar bilir. “Zamana bağlı sararma” diye bir ifade var. Sayfaların bir diğer adı da yapraktır. Böylece vaktin rengi ortaya çıkmış oluyor. Sarı.

Hayatın şartları ve zorlukları, kiminin rengini tamamen alır, kimine de daha güzel bir renk verir. Nur dediğimiz şey, biraz da budur.

Herkesin bildiği sırlardan biri: Dünya günlerimiz sonlu, isteklerimiz ise sonsuzdur. Mutsuz sonsuzluk yerine, mutlu sonlardan yanayız.

Yaşamak ile hayatta kalmak arasındaki farkın neye karşılık geldiğini herkes bilmeyebilir. Güvenlikli evimiz ve işimiz, hayatta kalmamızı sağlıyor. Peki, sahiden yaşıyor muyuz?

.

Facebook Yorumları

Kod8
5.12.2018
Devlet aklı
28.11.2018
Menfaat
21.11.2018
Yerel seçimler yaklaşırken
17.11.2018
Yeniden çalışmamız gereken
14.11.2018
Son günlerin dünyası
4.11.2018
Hafızamızı tazeleyelim
31.10.2018
Yeni havalimanı ve civarı
27.10.2018
Şu ittifak meselesi
24.10.2018
Aman avcı vurma beni
20.10.2018
Kitaplar arasında
17.10.2018
Siyaset ile insaniyet arasında
13.10.2018
Mecburi istikamet
10.10.2018
Hayret duygumuzu kaybediyoruz
6.10.2018
Yıllar geçer, ihtimaller azalır
3.10.2018
Allah sabredenlerle beraberdir
30.9.2018
Tekrar selâm ederim
26.9.2018
Ne anladın, anlat?
23.9.2018
Böyle mi olacaktı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8