İlhami IŞIK

Süper Haber



Bookmark and Share

Aslında ne oldu


26.6.2017 - Bu Yazı 1202 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminin Özel Kuvvetler Komutanlığı bölümüne yönelik yazı dizimizin 4'üncü bölümünde, o gece Gaziordu Evi'nın çıkışında Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'nın kaçırılmak istendiğini, bu kaçırma eyleminin ise bizzat darbeci general Semih Terzi ve darbeci Albay Ümit Bak tarafından takip edildiğini yazmıştık.

Darbeciler tarafından kaçırma eylemini geri püskürten Aksakallı, artık ne olup bittiğinin farkına varmıştı. Oğulbey Kışlası, darbeci Ümit Bak tarafından işgal edilmiş, Genelkurmay Başkanlığı'ndan yollandığı iddia edilen "Sıkı Yönetim Direktifi" kendisine okunmuş ve Özel Kuvvetler Komutanı olarak Semih Terzi'nin atandığını öğrenen Aksakallı, ilk iş olarak dönemin Özel Kuvvetler Okul Komutanı Kurmay Albay Ömer Faruk Bozdemir'i aradı ve emirlerini verdi.

Aksakallı'dan kritik görevlendirme

Aksakallı ve Bozdemir arasında geçen bu kritik görüşme, 04 Ağustos 2016 tarihinde Bozdemir'in "TANIK" sıfatıyla vermiş olduğu ifadesine şu şekilde yansıdı.

"15 Temmuz günü mesaiden çıktıktan sonra ikametime geçtim. Saat 22.00 sıralarında tatilde olan devrem beni aradı. Orada neler oluyor dedi. Ben hemen televizyonu açtım ve durumları öğrendim. Durumu öğrendikten sonra resmi hattan okul nöbetçi subayını arayarak ivedi olarak bir araç istedim. Sonra Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'yı aradım. Onunla konuştum. Bana verdiği emirde, 'Emir komuta sende, beni derdest edip kaçırmak istiyorlar, derhal güvendiğin adamları al ve kışlanın emniyetini sağla'dedi."

Bozdemir ve Aksakallı arasında geçen bu görüşmenin ardından Bozdemir'e bir telefon daha geldi. Bu kez telefonun ucunda Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda nöbetçi olan bir subay vardı. "Araç girişlerinin yasaklandığını" söyleyen subay, Bozdemir'in kışlaya gelmek için talep ettiği aracı yollayamayacaklarını belirtti.

"Engel olamadım onu tutuklayın"

Kendisine araç yollanamayacağı bilgisini alan Ömer Faruk Bozdemir, Albay M.Yılmaz Sayar'ı aradı ve kendisini almasını istedi. Bir süre sonra Sayar ile buluşarak Özel Kuvvetler Komutanlığı kışlasına gitmek için hareket eden Bozdemir'e üçüncü bir telefon daha geldi. Bu kez telefonun diğer ucunda olan isim Semih Terzi idi. Bozdemir, Terzi ile arasında geçen o görüşmeyi şu şekilde nakletti.

"Özel Kuvvetler Komutanlığı'na gitmek için hareket ettiğimizde yolda Özel Harekat Daire Başkanlığı'nın vurulduğunu gördüm. Olayın vahametini anladım. Bu arada beni Tuğgeneral Semih Terzi aradı. Daha sonra olayın bana araç gelmemesinde Kurmay Albay Ümit Bak o gece darbeciler adına ÖKK'daki emir komutayı devraldığını ve bana araç göndermeme emrini nöbetçi amire verdiğini öğrendim. Muhtemelen Ümit Bak bu durumu Semih Terzi'ye aktardığından dolayı Semih Terzi beni aradı. 'Komutanım neredesiniz' diye sordu. Bende ÖKK'da bir şeyler olduğunu, öğrenmek için gittiğimi söyledim. Bana, 'Evinize dönün, çocuklarınızı, ailenizi emniyete alın' dedi. 'ÖKK'ya gitmeyin, ben Zekai paşa ile görüştüm emir komutayı bana verdi' dedi. Bunun üzerine kuşkulandım. Hemen Zekai Paşayı aradım. Semih Terzi'nin söylediklerinin doğru olmadığını, kendisinin darbeci olduğunu ve emir komutanın bende olduğunu teyit ettim."

Terzi'nin Bozdemir'i engelleme çabası bu şekilde atlatılırken, Bozdemir ile Aksakallı arasında gerçekleşen bu teyit konuşması sırasında bir görüşme de Terzi ile Ümit Bak arasında gerçekleşti. Bu görüşmenin içeriği Terzi'nin ele geçirilen telefonunda yapılan inceleme sonucu ortaya çıkarıldı.

Terzi, saat 23.40.38'de darbeci Albay Ümit Bak'a yolladığı mesajda şu emri verdi:

"Bozdemir'le görüştüm.Biliyor ve el koymaya geliyor. Israrla dön dedim. İçeri almayın. Ya da tutuklayın. Bizim cezaevine koyun."

Etimesgut’ta hareketli saatler

Özel Kuvvetler Etimesgut Özel Hava Alay Komutanlığı'nda da ilk hareketlilik tıpkı Oğulbey, Silopi, Diyarbakır, Çakırsöğüt vb. yerlerde olduğu gibi saat 21.30 sıralarında başladı. Çünkü, Genelkurmay Karargahından çekilen o ilk mesaj, Özel Hava Alay Komutanlığına da çekildi. Etimesgut Özel Hava Alay Komutanlığı nöbetçi amiri Binbaşı Hüseyin Çakıroğlu, ilk uçuş yasağı emrini Gölbaşı Oğulbey Kışlasında Nöbetçi Amir olarak görev yapan Yarbay Mehmet Ali Çelik'ten almasıyla birlikte, Özel Hava Alay Komutanı Albay Ümit Tatan'ı karargaha çağırılması emrini alarak Albay Ümit Tatan'ı telefonla aradı ve nizamiyeye çağırdı.

Alay komutanı derdest edildi

Saat 22.30'da Alay Nöbetçi Amiri Binbaşı Hüseyin Çakıroğlu, Alay Komutanı Albay Ümit Tatan'ı iki kez aramasına karşı ulaşamadı ve bilgi vermek amacıyla Yarbay Halit kabili aradı. Çakıroğlu, Kabil ile gerçekleştirdiği bu görüşmenin ardından sırasıyla Alay Komutan Yardımcısı Albay Ahmet Balaban'ı, Binbaşı Murat Güler'i ve Binbaşı Mehmet Gülcan'ı aradı. Binbaşı Mehmet Gülcan'a ulaşamayan Çakıroğlu, Albay Ahmet Balaban ve Binbaşı Murat Güler'den "Tamam, Alay'a geliyoruz" yanıtını aldı. Bu esnada Alay Komutanı Albay Ümit Bak, daha önce kendisini iki kez arayan fakat ulaşamayan Binbaşı Çakıroğlu'na dönüş yaparak görüşme sağlandı. Çakıroğlu tarafından komutanlığa çağırılan Alay Komutanı Albay Ümit Tatat, yaşadıklarını şu şekilde anlattı:

" Saat 23.15 civarında kışlaya girdim, nizamiyeden girer girmez talimatlar vermeye başladım ama nizamiyeden girerken bu işin içinde olmayanların şaşkın bir halde baktıklarını fark ettim,  nizamiyeden araçtan indikten sonra yürüyerek talimatlarıma devam ettiğim sırada, en önde Kara Pilot Yarbay Halit Kabil arkasında kendisine  biat eden kişilerden, Kara Pilot Binbaşı Dursun Varlı, Kara Pilot Binbaşı Hüseyin Çakıroğlu, Kara Pilot Binbaşı Mehmet  Sağlam, Kara Pilot Binbaşı Murat Güler, Kara Pilot Yüzbaşı İzzet Henek, Jandarma Pilot Yarbay Arif Bağ, Astsubay Burak Erhan ile birlikte yanıma geldiler, Halit Kabil, 'Komutanım biz her şeyi organize ettik, merak etmeyin, hem yürüyelim, hem izah edelim' dediler. Bu sırada ben diğer personele gidin silahlarınızı alın dedim, yürümeye devam ettiğimiz sırada, bu işten haberi olmayan personelden uzaklaştığımız sırada Halit Kabil bir koluma girdi, diğer koluma Murat Güler girdi. Halit Kabil, '1. Başkandan (Org.Hulusi Akar) emir aldık, şuan darbe gerçekleşiyor, zorluk çıkartmayın, sizi helikopterle Akıncı Üstüne götüreceğiz' dedi. Ben de eğer bu hiyerarşik bir darbe ise senden önce benim haberim olması lazımdı dedim. Bunun gerek olmadığını, zorluk çıkartmamam gerektiğini, zorluk çıkarttığım takdirde güç kullanacaklarını söylediler, bende Özel Kuvvetler Komutanı'nı aramak istedim, müsaade etmediler, telefonlarımı aldılar, bu sırada helikoptere doğru yürümeye başladık, bu helikopter bizim alayımızın helikopteridir. Yolda yürürken onları ikna etmeye çalışırken, zor kullanma şiddeti artmaya başladı, Mehmet Sağlam çok konuşmamam gerektiğini, ısrar etmem halinde, kelepçeleri arkadan bağlayacaklarını, ağzımı ve gözümü de kapatacaklarını söyledi, helikoptere geldik, ailemle görüşmek istedim, izin vermediler, ben de bu sefer kendilerinin amiri olduğumu, beni bir yere götüremeyeceklerini söylemem üzerine 8 kişi beni yere yatırdı, arkadan bileklerimden kelepçeledi ancak ben direnince kelepçe kırıldı, bunun üzerine zorluk çıkarmayacağımı söyledim, beni helikoptere bindirdiler."

Ve terzi Ankara’ya hareket etti

15 Temmuz akşamı saat 21.30'da Genelkurmay Karargahı'ndan çekilen mesajı alan Semih Terzi, ilk olarak emir Astsubayı Ahmet Kara'yı yanına çağırarak Diyarbakır'a göreve gideceklerini ve hazırlanmasını emretmiş, ardından Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı'nda konuşlanmış şekilde bekleyen 12. ve 16. Tabur komutanları ile Albay Altan Bora'ya Diyarbakır Havaalanına intikal etmeleri emrini vermişti. Terzi'nin bu emri üzerine timler 45 dakika içinde tüm hazırlıklarını yaparak, kendilerini Diyarbakır Havaalanına götürecek olan iki otobüse binerek saat 22.40 sularında Karargahtan çıkış yaptılar. Bu dakikaları Özel Kuvvetler 1. ve 2.Grup Komutanı Albay Altan Bora şöyle anlattı.

"Kolordudan çıkarken polis eskortu, jandarma eskortu eşliğinde çok rahat bir şekilde hava üs komutanlığına gittik. Bizi Semih Terzi ve emir astsubayı karşıladı. Terzi, tabur komutanlarıyla önden terminaldeki binanın içerisindeki bekleme odasına girdiler. Bir süre sonra Terzi, Volkan Yarbay'a git uçak pilotlarını çağır dedi. Pilotlar geldiğinde bu uçak Ankara'ya dönebilir mi dedi. Cizre'ye gitmeden döner dedi pilotlar. Fatih Şahin'e adamlarını al, taburlarını al dedi. Uçağa bindir. Biraz sonra Fatih Şahin geldi ve komutanım taburun tamamını alamıyorum, uçağın kapasitesi yetmiyor dedi. En fazla 24 kişi alıyor dedi. O zaman git 24 tane adamını al ve uçağa bin emrini verdi. Komutanım ne oluyor? Ne bitiyor? Ne yapıyoruz? diye sorduğumda Genelkurmay'ın bize ihtiyacı var Altan Albayım, siz burada kalın, gelen uçaklarla kalan taburu Ankara'ya gönderin, ondan sonra da Koray Yüzbaşıyla birlikte Silopi'ye gidin ve oradaki Tugayın emir komutasını alın dedi ve uçağa bindiler. Biz orada selamlayarak kendilerini yolcu ettik."

Altan Bora'nın da belirttiği gibi bu şekilde Terzi'nin Ankara yolculuğu da başlamış oldu. Yaklaşık 2 saat süren yolculuğun ardından Terzi, Özel Kuvvetler Etimesgut Özel Hava Alay Komutanlığına iniş yaptı. Terzi'nin Ankara'ya gelmesiyle birlikte yaşanan olayları da "Aslında ne oldu" başlıklı yazımızın 6. ve son bölümüne saklayalım.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
8.06.2019
1 eylül 2019 günü Türkiye de silahlara veda günü olsun
2.05.2019
Tünelin ucunda bir ışık görünüyor galiba
16.4.2019
Kim iktidar ve gücün ihtişamı ile tanışıyorsa aynı refleksi gösteriyor
15.4.2019
Kim iktidar ve gücün ihtişamı ile tanışıyorsa aynı refleksi gösteriyor
6.2.2019
ABD’nin Irak’taki İran planı
26.1.2019
Kültür, Ahlak ve Etik
18.12.2018
Medeniyet nedir ve kimdir medeni?
3.12.2018
Dört şampiyon evlat yetiştirdi ama hala işsiz!
28.11.2018
Bir yazı yazmak istiyorum
22.11.2018
Hukuk herkes için hukuktur
20.11.2018
Var olmayan örgütü terör listesine alma komedisi!
8.11.2018
ABD’nin ödüllü PKK hamlesi
7.11.2018
Kadına şiddet ve utanılacak tavırlar
30.10.2018
Siz hiç donarak öldünüz mü?
21.10.2018
"Andımız" neden geri getirilmek isteniyor?
18.10.2018
Adalete herkesin ihtiyacı var ve hukuk herkesin ortak malıdır
11.10.2018
Rahip de serbest kalacak, af da çıkacak...
20.9.2018
Fırtına öncesi sesizlik
9.9.2018
Ben mülteciyim...
31.8.2018
7 Eylül: Suriye ve bölgenin kaderi
28.8.2018
Kıyametini bekleyen şehir: İdlib
20.8.2018
Bir Kürt devleti kurmak mümkün mü?
9.8.2018
Suriye'de kartlar yeniden dağıtılırken
30.6.2018
Bir seçim muhasebesi
6.6.2018
Nezaket, zarafet ve marifet
31.5.2018
Merhametin yuvası gözlerdir
14.5.2018
ABD’nin Kudüs kararı savaş ilanıdır (1)
9.5.2018
24 Haziran seçim sonuçlarını Kürtlerin tercihi belirleyecektir
30.4.2018
Mavi bir rüyadan arta kalanlar
21.4.2018
Bahçeli neden erken seçimde ısrar etti?
16.4.2018
ABD vurmak zorunda dedik! Ve vurdu.
12.4.2018
Birleşik Devletler'in Suriye'deki son sınavı
7.4.2018
İran ve kaybeden kim?
2.4.2018
Fransa, Suriye’de ABD’nin görevini ifa edebilir mi?
30.3.2018
Gel de sevme Kızılderilileri
28.3.2018
Bumerang
24.3.2018
Afrin’den Sonra!
22.3.2018
PKK, seni reddediyorum!
19.3.2018
PKK'nın yenilgisi mi, Kürtlerin yenilgisi mi?
15.3.2018
Ortak hayat: Erken seçim neden kaçınılmaz? (3)
13.3.2018
Ortak Hayat: Seçime Doğru (2)
9.3.2018
Ortak hayat; demokrasi ve hukuk (1)
1.3.2018
Çocuk istismarı günahların en büyüğüdür
26.2.2018
Afrin Gerçeği (10) Sonuçlar ve Olası Tehlikeler!
24.2.2018
Susun, ölüleri uyandıracaksınız!
23.2.2018
Afrin Gerçeği (9) ve Şimdi Ne Olacak?
19.2.2018
Afrin Gerçeği (8); ABD’nin Suriye Siyaseti
16.2.2018
Afrin Gerçeği (7); İdlip - Afrin denklemi
13.2.2018
Afrin gerçeği (6): Rusya ne yapmak istiyor?
11.2.2018
Afrin gerçeği (5) : İran sertleşiyor
5.2.2018
Afrin Gerçeği (4): Milliyetçi Dalga
2.2.2018
Afrin gerçeği ve göremediklerimiz (3)
30.1.2018
Afrin Gerçeği ve Uzun Bir Kış (2)
25.1.2018
Afrin Gerçeği (1)
22.1.2018
Afrin ve kurtlarla dans
15.1.2018
Bilmediğiniz şeyler var!
28.12.2017
Gri'yi öldürmek!
25.12.2017
Gendalî; Yolsuzluk ve Şiddet
24.12.2017
Kürt sorunu ve bir sosyal çözüm modeli
21.12.2017
Ne kazandık elimize ne geçti-3
18.12.2017
Ne Kazandık Elimize Ne geçti (2)
17.12.2017
Ne kazandık, elimize ne geçti?
11.12.2017
Dünya İçin Küçük Benim İçin Büyük Adım
10.12.2017
Kudüs üzerinden İran’a Operasyon!
7.12.2017
Olmayan istihbarat, öngöremeyen siyaset
4.12.2017
Yoksulluk Karanfil Gibi Kokmaz; Çocuklar Üşümesin
2.12.2017
Mevsim yas
30.11.2017
Reza Zarrab ve Türkiye’yi bekleyen tehlike-3
27.11.2017
Reza Zarrap ve Türkiye’yi Bekleyen Tehlike (2)
26.11.2017
Reza Zarrab ve Türkiye’yi bekleyen tehlike-1
23.11.2017
Ne ABD’nin uçurumu ne Avrasya bataklığı
20.11.2017
Türkiye pis bir şantajın kıskacında!
19.11.2017
Değişimin sancıları ve AK Parti-2
16.11.2017
Değişimin sancıları ve AK Parti-1
11.11.2017
Dilenci milyoner olsa da ne olur?
9.11.2017
İran’a kim güven duyabilir?
5.11.2017
Metroda mendil satan kız
30.10.2017
Hesapta Olmayan Sonuçlar (2)
29.10.2017
Referandum yanlış bir siyasi karardı-1
26.10.2017
'Ateşkes ve diyalog' çağrısı
23.10.2017
İtiraf Ediyorum; Korkuyorum.
21.10.2017
Duvar mı yumurta mı?
19.10.2017
Bir kadın, bir anne ve bir bakan
16.10.2017
Haşdi Şabi Kimdir ve Kime Hizmet Ediyor?
15.10.2017
Gelin bu işi şımarık çocukların oyuncağı olmaktan çıkaralım!
12.10.2017
Devlet makas değiştirme ihtiyacı hisseder mi?
2.10.2017
Türkmenler
30.9.2017
Çukuru nasıl kapatalım?
28.9.2017
Birbirimizi yanlış anlamalara kurban etmeyelim!
23.9.2017
Kimiz biz?
21.9.2017
Evet ve Hayır arasında sıkışan zihinsel trajedimiz!
18.9.2017
Eskilerinizi atmayın, onu bile bulamayanlar var
14.9.2017
ABD’nin Türkiye’ye yönelik A planı
11.9.2017
Bedenleri de üşümesin zihinleri de!
9.9.2017
2019 tehlikede mi?
7.9.2017
Siz olsaydınız ne yapardınız-4
4.9.2017
Siz olsaydınız ne yapardınız-3
3.9.2017
Siz olsaydınız ne yapardınız (2)
31.8.2017
Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?
28.8.2017
Bir kez daha etik, ahlak ve erdem
26.8.2017
Çocuklar üşümesin (3)
24.8.2017
Çocuklar Üşümesin (2)
21.8.2017
Batı’nın Türkiye karşıtlığı ne anlama geliyor?
19.8.2017
25 Eylül referandumu Ankara ve Erbil
17.8.2017
AK Parti değişebilir mi-3
14.8.2017
AK Parti değişebilir mi? (2)
12.8.2017
AK Parti değişebilir mi-1
10.8.2017
Bir Bakan Ahmedê Xanê’yi anlatıyor
7.8.2017
Ahlak; Yasadan Önce Ötekinin Hakkını Korumaktır
5.8.2017
Umut her zaman vardır -3
3.8.2017
Umut her zaman vardır-2
31.7.2017
Umut her zaman vardır!
29.7.2017
Kandil’in vesayetini reddetmeyen HDP itibar kazanamaz!
27.7.2017
Artık Beyaz Mendil Sallama Zamanı.
24.7.2017
FETÖ çetesi neden himaye ediliyor-2
22.7.2017
FETÖ çetesi neden himaye ediliyor?
20.7.2017
FETÖ; CIA'nın uyuyan hücresi
15.7.2017
15 Temmuz; tarihi tecrübe etmek!
13.7.2017
Kaygı çağında umut
10.7.2017
Beni Neden Öldürdünüz?
8.7.2017
Referandum, Türkiye ve KBY ilişkileri!
6.7.2017
İnfaz edilmiş kıpırtısız bedenler
3.7.2017
Sıkışmışlıktan Kurtulmanın yolu!
29.6.2017
Büyük sıkışma ve yeni denge planı
26.6.2017
Aslında ne oldu
24.6.2017
Yalan söylemek insanların çıkarınaysa bize neden doğruyu söylesinler!
22.6.2017
PKK’yi tanımak mı istiyorsunuz?
19.6.2017
Aslında ne oldu-4
17.6.2017
Aslında ne oldu-3
15.6.2017
Aslında ne oldu-2
12.6.2017
Aslında ne oldu-1
10.6.2017
Çanakkale’den, Diyarbakır’a Türk’ün yüreğinden, Kürd’ün yüreğine yolculuk
8.6.2017
Çözmek mi? Ötelemek mi?
5.6.2017
Kürtleri öldürmeye ve öldürtmeye doymayan katil akıl
3.6.2017
Öldürmeye âşık olmanın sefaleti!
1.6.2017
2019 uzak değil
29.5.2017
DEAŞ’ın sonu ve İran tekrar düşman
27.5.2017
Herkesin bildiği sır!
25.5.2017
Yeni dönem-2
22.5.2017
Yeni dönem
20.5.2017
Doğru okumak
15.5.2017
Bir bilene sordum
13.5.2017
Liselilerin makineli tüfek gibi soruları...
11.5.2017
Neler oluyor?
8.5.2017
Buzlar çözülürken
7.5.2017
Kırılma
4.5.2017
Mevsimlerin yorgun ayı
1.5.2017
Yeniden Merhamet ve Şefkat Üzerine!
29.4.2017
Mesaj alınmış(mı)dır!
27.4.2017
AKPM ne istiyor?
24.4.2017
Darbeci Karga’nın Kırık Demokrasi Şarkısı!
22.4.2017
Türkiye’de muhalefet
17.4.2017
Kürt meselesi
15.4.2017
Referanduma doğru-17: EVET
13.4.2017
Referanduma doğru-16
10.4.2017
Referanduma Doğru (15)
8.4.2017
İzmir'in çiçekleri ile İzmir'in denizi!
6.4.2017
Normal olan!
3.4.2017
Referanduma Doğru (14) Kürtlerin EVET demesi için Beş Neden!
27.3.2017
Referanduma Doğru (12); Diktatör mü, Demokrat mı?
26.3.2017
Referanduma doğru-11 Bir uyarı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive