İlhami IŞIK

Süper Haber



Bookmark and Share

Çukuru nasıl kapatalım?


30.9.2017 - Bu Yazı 1028 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sizi bilmem ama ben yeni duydum, Karadeniz’de anlatılan çok hoş, çok keyif verici bir fıkra var.  Şehrin adını siz koyun, fark etmez. Adı herkesçe değişen bu şehirde, caddenin birinde büyük bir çukur açılmış. Gelip geçen arabaların hepsi bu çukura düşerek, ciddi kazalara, ölümlere ve maddi hasara neden oluyorlarmış. Gel zaman git zaman, şehrin ileri gelenleri toplanıp bu duruma bir çözüm aramaya koyulmuşlar. İşin içinden çıkamayınca da şehrin en akıllı üç akil adamına danışmaya karar vermişler. “Yahu” demişler, “Bu şehrin en akıllı insanları sizlersiniz, şu çukur belası için acil bir çözüm bulun yoksa hepimiz telef olmaya devam edeceğiz. Gelen geçen araçlar çukura çarpıyor ve meydana gelen kazalar hepimizin için acıtıyor. Ne yapalım, nasıl yapalım da bu "çukurlu" yolda kazaların önüne geçelim? Bu işe bir el atın, fikrinize zikrinize ihtiyacımız var” demişler. Bir kaç dakikalık sessizlikten sonra birinci akil adam şöyle bir öneride bulunmuş. "Bir ambulans ile işi çözebiliriz. Bir ambulans tutalım, sürekli çukurun yanında dursun, kaza anında hemen yaralıları alıp hastane taşısın, böylelikle yaralılar için ambulans beklemeye gerek kalmaz." İkinci akil adam da şöyle bir teklifte bulunmuş: "Ne münasebet, meseleyi kökten çözecek bir fikrim var. Çukurun yanına bir hastane yapalım, kaza gerçekleştiği gibi sedye ile hemencecik hastaneye taşıyalım yaralıları." Üçüncü akil adam bu iki teklife de isyan etmiş: "Uyyyy!" diye söze başlamış, "Ben de sizi akıllı sanıyordum, bu kadar masrafa ne gerek var? Şu bahsi geçen çukuru kapatalım, gidip hastanenin dibinde yeni bir tane açalım, hazır hastane de var! Daha ne istiyorsunuz? Deli misiniz, nesiniz, aklınızla zorunuz mu var? Yok, yeni bir hastane yap, yok, ambulans koy önüne.. Bunların hepsi masraf yahu masraf" demiş.

Şimdi soru şudur; çukuru başka yere mi taşıyacağız, yoksa çukurun üstünü sıcacık bir asfaltla mı kapatacağız? Çukuru başka yere taşımanın bize bir faydası yok, bilakis zararı var. Çünkü bugüne kadar siyasetimizin yegane aktörü bizzat Barzani’ydi. Irak’ın iç siyaseti için yatırım yaptığımız, başta ekonomi olmak üzere kültürel ve diplomatik ilişkiler kurduğumuz partnerimiz yine Barzani ve onun etki alanı oldu. Yani Barzani dışında bir B Planımız yok. Eğer siyasetimizi değiştirirsek oyun kurucu biz olmadığımız için hem bundan yararlanamayız, hem de oluşacak yeni sorundan en çok biz zarar görürüz.

Açıkça konuşmak lazım, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne yapılacak herhangi bir askeri müdahale, referandumla sağlanan bağımsızlık kartının masaya çabuk sürülmesini sağlayacak. Bir askeri müdahale durumunda, Barzani bağımsızlık ilan eder.

Girsek bile gerekçelerimiz ne olacak? Bütün dünyaya “bu durumdan Kürt vatandaşlarımız etkilenecek” mi diyeceğiz? Ama bütün dünya biliyor ki, Kürt vatandaşlarımız bu durumdan hiçbir zaman etkilenmediler. Geçen yazıda özce Kürt vatandaşlarımızın neden bağımsız bir Kürdistan’dan etkilenmeyeceklerini yazdım. Tekrara düşmek istemiyorum. Ancak şu kadarını söyleyeyim; ne Barzani ne de bağımsız Kürdistan kavramları Kürt vatandaşlarımız için yeni ve bilinmedik hadise değil. Dün de vardılar, bugün de.

Ama hiçbir Kürt  vatandaşımız, bunlar var diye Türkiye’de sürdürdüğü hayatından vazgeçmedi. Üstelik bunun en büyük kanıtı PKK’nin hendek çukur siyasetinde de görüldü. Bugün PKK’yi güçsüzleştiren itibarsızlaştıran en etkin aktör bizzat Kürt vatandaşlarımızdır.

Demek ki bu gerekçe pek doğru ve tutarlı bir gerekçe değil. Diğer gerekçemiz Türkmenlerin durumudur. Öncelikle şu kadarını söyleyeyim. Kerkük’te homojen bir Türkmen kitlesi yok. Kerkük’te yaşayan Türkmenler yekpare değil. Size 1991'den sonra Kurulan Türkmen partilerinin isimlerini sayayım, siz de karar verin. Türkmeneli Partisi, Türkmen Birlik Partisi, Kürdistan Demokrat Türkmen Hareketi, Bağımsız Türkmen Hareketi, Türkmen Reform Hareketi, Hizmet ve Reform Partisi, Irak Türkmen Cephesi. Zaten bu parçalanmışlık hali olmasaydı, Türkiye’nin de yardımlarıyla Türkmenler çoktan çok ciddi bir siyasi güç haline gelmiş olurlardı. Fazla uzağa gitmeye gerek yok; 1990’lı yılların başında PKK ile mücadelede Türkiye kimin kapısını çalıyordu? KDP ve YNK’nin. Neden? Çünkü o zamanlarda bile Türkmenler ciddi bir birlik ve toplumsal güç olmayı başaramamışlardı. Yanlış anlaşılmasın. Ben Türkmenler korunmasın, hakları güvence altına alınmasın demiyorum. Benim karşı çıktığım ve hiç doğru bulmadığım, Sayın Bahçeli’nin "5000 (beş bin) ülkücü Kerkük’e gitmeye hazır” türündeki talihsiz açıklamalarıdır.

Bir sonraki yazıda Kerkük özelinde ve Irak genelinde Türkmenlerin durumunu ayrıntılarıyla yazacağım. (Devam edeceğim)

.

Facebook Yorumları

Emlak8
8.06.2019
1 eylül 2019 günü Türkiye de silahlara veda günü olsun
2.05.2019
Tünelin ucunda bir ışık görünüyor galiba
16.4.2019
Kim iktidar ve gücün ihtişamı ile tanışıyorsa aynı refleksi gösteriyor
15.4.2019
Kim iktidar ve gücün ihtişamı ile tanışıyorsa aynı refleksi gösteriyor
6.2.2019
ABD’nin Irak’taki İran planı
26.1.2019
Kültür, Ahlak ve Etik
18.12.2018
Medeniyet nedir ve kimdir medeni?
3.12.2018
Dört şampiyon evlat yetiştirdi ama hala işsiz!
28.11.2018
Bir yazı yazmak istiyorum
22.11.2018
Hukuk herkes için hukuktur
20.11.2018
Var olmayan örgütü terör listesine alma komedisi!
8.11.2018
ABD’nin ödüllü PKK hamlesi
7.11.2018
Kadına şiddet ve utanılacak tavırlar
30.10.2018
Siz hiç donarak öldünüz mü?
21.10.2018
"Andımız" neden geri getirilmek isteniyor?
18.10.2018
Adalete herkesin ihtiyacı var ve hukuk herkesin ortak malıdır
11.10.2018
Rahip de serbest kalacak, af da çıkacak...
20.9.2018
Fırtına öncesi sesizlik
9.9.2018
Ben mülteciyim...
31.8.2018
7 Eylül: Suriye ve bölgenin kaderi
28.8.2018
Kıyametini bekleyen şehir: İdlib
20.8.2018
Bir Kürt devleti kurmak mümkün mü?
9.8.2018
Suriye'de kartlar yeniden dağıtılırken
30.6.2018
Bir seçim muhasebesi
6.6.2018
Nezaket, zarafet ve marifet
31.5.2018
Merhametin yuvası gözlerdir
14.5.2018
ABD’nin Kudüs kararı savaş ilanıdır (1)
9.5.2018
24 Haziran seçim sonuçlarını Kürtlerin tercihi belirleyecektir
30.4.2018
Mavi bir rüyadan arta kalanlar
21.4.2018
Bahçeli neden erken seçimde ısrar etti?
16.4.2018
ABD vurmak zorunda dedik! Ve vurdu.
12.4.2018
Birleşik Devletler'in Suriye'deki son sınavı
7.4.2018
İran ve kaybeden kim?
2.4.2018
Fransa, Suriye’de ABD’nin görevini ifa edebilir mi?
30.3.2018
Gel de sevme Kızılderilileri
28.3.2018
Bumerang
24.3.2018
Afrin’den Sonra!
22.3.2018
PKK, seni reddediyorum!
19.3.2018
PKK'nın yenilgisi mi, Kürtlerin yenilgisi mi?
15.3.2018
Ortak hayat: Erken seçim neden kaçınılmaz? (3)
13.3.2018
Ortak Hayat: Seçime Doğru (2)
9.3.2018
Ortak hayat; demokrasi ve hukuk (1)
1.3.2018
Çocuk istismarı günahların en büyüğüdür
26.2.2018
Afrin Gerçeği (10) Sonuçlar ve Olası Tehlikeler!
24.2.2018
Susun, ölüleri uyandıracaksınız!
23.2.2018
Afrin Gerçeği (9) ve Şimdi Ne Olacak?
19.2.2018
Afrin Gerçeği (8); ABD’nin Suriye Siyaseti
16.2.2018
Afrin Gerçeği (7); İdlip - Afrin denklemi
13.2.2018
Afrin gerçeği (6): Rusya ne yapmak istiyor?
11.2.2018
Afrin gerçeği (5) : İran sertleşiyor
5.2.2018
Afrin Gerçeği (4): Milliyetçi Dalga
2.2.2018
Afrin gerçeği ve göremediklerimiz (3)
30.1.2018
Afrin Gerçeği ve Uzun Bir Kış (2)
25.1.2018
Afrin Gerçeği (1)
22.1.2018
Afrin ve kurtlarla dans
15.1.2018
Bilmediğiniz şeyler var!
28.12.2017
Gri'yi öldürmek!
25.12.2017
Gendalî; Yolsuzluk ve Şiddet
24.12.2017
Kürt sorunu ve bir sosyal çözüm modeli
21.12.2017
Ne kazandık elimize ne geçti-3
18.12.2017
Ne Kazandık Elimize Ne geçti (2)
17.12.2017
Ne kazandık, elimize ne geçti?
11.12.2017
Dünya İçin Küçük Benim İçin Büyük Adım
10.12.2017
Kudüs üzerinden İran’a Operasyon!
7.12.2017
Olmayan istihbarat, öngöremeyen siyaset
4.12.2017
Yoksulluk Karanfil Gibi Kokmaz; Çocuklar Üşümesin
2.12.2017
Mevsim yas
30.11.2017
Reza Zarrab ve Türkiye’yi bekleyen tehlike-3
27.11.2017
Reza Zarrap ve Türkiye’yi Bekleyen Tehlike (2)
26.11.2017
Reza Zarrab ve Türkiye’yi bekleyen tehlike-1
23.11.2017
Ne ABD’nin uçurumu ne Avrasya bataklığı
20.11.2017
Türkiye pis bir şantajın kıskacında!
19.11.2017
Değişimin sancıları ve AK Parti-2
16.11.2017
Değişimin sancıları ve AK Parti-1
11.11.2017
Dilenci milyoner olsa da ne olur?
9.11.2017
İran’a kim güven duyabilir?
5.11.2017
Metroda mendil satan kız
30.10.2017
Hesapta Olmayan Sonuçlar (2)
29.10.2017
Referandum yanlış bir siyasi karardı-1
26.10.2017
'Ateşkes ve diyalog' çağrısı
23.10.2017
İtiraf Ediyorum; Korkuyorum.
21.10.2017
Duvar mı yumurta mı?
19.10.2017
Bir kadın, bir anne ve bir bakan
16.10.2017
Haşdi Şabi Kimdir ve Kime Hizmet Ediyor?
15.10.2017
Gelin bu işi şımarık çocukların oyuncağı olmaktan çıkaralım!
12.10.2017
Devlet makas değiştirme ihtiyacı hisseder mi?
2.10.2017
Türkmenler
30.9.2017
Çukuru nasıl kapatalım?
28.9.2017
Birbirimizi yanlış anlamalara kurban etmeyelim!
23.9.2017
Kimiz biz?
21.9.2017
Evet ve Hayır arasında sıkışan zihinsel trajedimiz!
18.9.2017
Eskilerinizi atmayın, onu bile bulamayanlar var
14.9.2017
ABD’nin Türkiye’ye yönelik A planı
11.9.2017
Bedenleri de üşümesin zihinleri de!
9.9.2017
2019 tehlikede mi?
7.9.2017
Siz olsaydınız ne yapardınız-4
4.9.2017
Siz olsaydınız ne yapardınız-3
3.9.2017
Siz olsaydınız ne yapardınız (2)
31.8.2017
Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?
28.8.2017
Bir kez daha etik, ahlak ve erdem
26.8.2017
Çocuklar üşümesin (3)
24.8.2017
Çocuklar Üşümesin (2)
21.8.2017
Batı’nın Türkiye karşıtlığı ne anlama geliyor?
19.8.2017
25 Eylül referandumu Ankara ve Erbil
17.8.2017
AK Parti değişebilir mi-3
14.8.2017
AK Parti değişebilir mi? (2)
12.8.2017
AK Parti değişebilir mi-1
10.8.2017
Bir Bakan Ahmedê Xanê’yi anlatıyor
7.8.2017
Ahlak; Yasadan Önce Ötekinin Hakkını Korumaktır
5.8.2017
Umut her zaman vardır -3
3.8.2017
Umut her zaman vardır-2
31.7.2017
Umut her zaman vardır!
29.7.2017
Kandil’in vesayetini reddetmeyen HDP itibar kazanamaz!
27.7.2017
Artık Beyaz Mendil Sallama Zamanı.
24.7.2017
FETÖ çetesi neden himaye ediliyor-2
22.7.2017
FETÖ çetesi neden himaye ediliyor?
20.7.2017
FETÖ; CIA'nın uyuyan hücresi
15.7.2017
15 Temmuz; tarihi tecrübe etmek!
13.7.2017
Kaygı çağında umut
10.7.2017
Beni Neden Öldürdünüz?
8.7.2017
Referandum, Türkiye ve KBY ilişkileri!
6.7.2017
İnfaz edilmiş kıpırtısız bedenler
3.7.2017
Sıkışmışlıktan Kurtulmanın yolu!
29.6.2017
Büyük sıkışma ve yeni denge planı
26.6.2017
Aslında ne oldu
24.6.2017
Yalan söylemek insanların çıkarınaysa bize neden doğruyu söylesinler!
22.6.2017
PKK’yi tanımak mı istiyorsunuz?
19.6.2017
Aslında ne oldu-4
17.6.2017
Aslında ne oldu-3
15.6.2017
Aslında ne oldu-2
12.6.2017
Aslında ne oldu-1
10.6.2017
Çanakkale’den, Diyarbakır’a Türk’ün yüreğinden, Kürd’ün yüreğine yolculuk
8.6.2017
Çözmek mi? Ötelemek mi?
5.6.2017
Kürtleri öldürmeye ve öldürtmeye doymayan katil akıl
3.6.2017
Öldürmeye âşık olmanın sefaleti!
1.6.2017
2019 uzak değil
29.5.2017
DEAŞ’ın sonu ve İran tekrar düşman
27.5.2017
Herkesin bildiği sır!
25.5.2017
Yeni dönem-2
22.5.2017
Yeni dönem
20.5.2017
Doğru okumak
15.5.2017
Bir bilene sordum
13.5.2017
Liselilerin makineli tüfek gibi soruları...
11.5.2017
Neler oluyor?
8.5.2017
Buzlar çözülürken
7.5.2017
Kırılma
4.5.2017
Mevsimlerin yorgun ayı
1.5.2017
Yeniden Merhamet ve Şefkat Üzerine!
29.4.2017
Mesaj alınmış(mı)dır!
27.4.2017
AKPM ne istiyor?
24.4.2017
Darbeci Karga’nın Kırık Demokrasi Şarkısı!
22.4.2017
Türkiye’de muhalefet
17.4.2017
Kürt meselesi
15.4.2017
Referanduma doğru-17: EVET
13.4.2017
Referanduma doğru-16
10.4.2017
Referanduma Doğru (15)
8.4.2017
İzmir'in çiçekleri ile İzmir'in denizi!
6.4.2017
Normal olan!
3.4.2017
Referanduma Doğru (14) Kürtlerin EVET demesi için Beş Neden!
27.3.2017
Referanduma Doğru (12); Diktatör mü, Demokrat mı?
26.3.2017
Referanduma doğru-11 Bir uyarı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive