Kemal BURKAY



Bookmark and Share

Mam Celal'in ardından


10.10.2017 - Bu Yazı 576 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kürt halkı seçkin bir evladını, bir lideri kaybetti. Celal Talabani, halkımızın ona taktığı adla Mam Celal, yani Celal Amca, uzunca süren bir hastalık döneminin ardından aramızdan ayrıldı.

Onun yaşam öyküsünü uzun boylu yazmam gerekmez. Siyasetle ilgilenen herkes, özellikle de her Kürt aydını ve yurtseveri bunu bilir. Benimse kendisiyle kırk yılı aşkın bir hukukum var. Onun ve benim uzun mücadele yıllarımız boyunca sık sık yurt içinde ve dışında bir araya geldik, halkımızın özgürlüğü için ortak çabalar gösterdik. Yayınlanan anılarımda yer yer bundan söz etmişimdir. Yayınlanacak olan iki ciltte ise Mam Celal’le ilgili çok dahası var.

Onu daha 1960’lı yıllardan itibaren izliyordum. Güney Kürdistan’da Mustafa Barzani liderliğinde ve KDP öncülüğünde yürütülen ulusal kurtuluş mücadelesinin içinde idi, özellikle diplomasi alanında adı geçiyordu. Ama 1966 yılında KDP liderliği ile yolları ayrıldı.

Onunla yolumuz ilk kez 1972 yılında Lübnan’da kesişti. Benim yurt dışına ilk çıkışımdı. Beyrut’ta olduğumu duyunca görüşmek istemişti. Ama görüşeceğimiz gün işi çıkmış ve Beyrut’tan ayrılmak zorunda kalmıştı.

Güney Kürdistan’daki partizan savaşına o dönemde İran ve ABD destek veriyordu. Ama Irak ve İran’ın 1975 yılında vardıkları Cezayir Anlaşması’nın ardından desteksiz kalan partizan savaşı bir süre durdu. Mustafa Barzani, savaşçılar ve bir bölüm sivil halkla İran’a geçti, oradan da ABD’ye gitti.

Bunu izleyen aylarda KDP İdris ve Mesud Barzanilerin liderliğinde yeniden toparlanırken Şam’da, Celal Talabani’nin liderliğinde bir araya gelen üç örgüt de Kürdistan Yurtsever Birliği’ni (KYB) oluşturdu. Programları temel ilkeler bakımından bizim 1975 başında kurduğumuz Kürdistan Sosyalist Partisi’nin programına yakındı. KYB’nin kuruluşunu o dönem yayın hayatına başlattığımız Özgürlük Yolu Dergisi’nde yansıttık.

KYB kuruluşundan kısa süre sonra Güney Kürdistan’da yeniden partizan savaşı başlattı. Talabani ile yüz yüze tanışmamız da bundan bir süre sonra 1976 yazında oldu. Birkaç arkadaşıyla birlikte Ankara’ya gelmişti. Daha ilk tanışmamızda üzerimde neşeli, hayat dolu bir insan izlenimi bıraktı.

Benim 1980 yılında yurt dışına çıkışımın ardından ise Şam’da, Avrupa’da ve Kürdistan’da sık sık bir araya geldik. İran KDP lideri Kasımlo’nun. Suriye Kürtleri İlerici Demokrat Partisi lideri Hemit Devrêş’in, Irak Komünist Partisi lideri Aziz Muhammed’in, Suriye KP’nin ve daha sonra Irak KDP lideri Mesud Barzani’nin de katıldığı toplantılarda dört parçadan Kürt yurtsever güçlerinin birlik ve dayanışması ve bir ulusal kongre toplanması için çalışmalar yaptık.

1990 yılının başında Londra’da yaptığımız toplantıya Mam Celal Irak Kürdistanı Cephesi adına katılmıştı, bense Murat Cıvan’la Birlikte TEVGER adına katılmıştım. İran KDP’nin de katıldığı bu toplantıda ulusal kongrenin toplanması kararı alındı. Ancak kısa süre sonra başlayan ve Saddam rejiminin yenilgisiyle sonuçlanan 1. Körfez Savaşı nedeniyle durum değişti ve bu çalışma durdu. Güneyli Kürtler önce otonomiyi hayata geçirdiler, ardından 1992 yılında tek yanlı federalizm ilan ettiler. Böylece Mam Celal ve tüm öteki Kürt liderler, dağı ve göçmenliği bırakarak Kürdistan’ın özgürleşen bu parçasını yönetir  oldular.

Ne yazık ki bu tarihi değişimi ve olumlu fırsatı KDP ve YNK arasında çıkan iç savaşla PKK’nin bu parçaya yönelik saldırıları baltaladı.

1993 yılında Özal’ın talebiyle Mam Celal PKK’nin tek yanlı ateşkes yapmasını sağladı. Ardından yine onun girişimiyle Şam’da Abdullah Öcalan’la bir araya geldik ve bir protokol imzaladık.

2. Körfez Savaşı’nın ardından Saddam rejimi yıkıldı ve 2005 yılında yeni Irak Anayasası benimsendi. Mesud Barzani Kürdistan Federal Bölgesi’nin Başkanı olurken Celal Talabani de Irak Cumhurbaşkanlığı’na seçildi.

Yukarıda, Mam Celal’in yaşamından bazı çok belirgin kesitleri verdim. Özetle şunu diyebilirim: Mam Celal’in hayat serüveni, iniş-çıkışlarla dolu ve çok yoğun geçmiştir. Bu enerji dolu adam seksen yılı aşkın ömrüne çok şeyi sığdırabilmiştir. O, Kürdistan ve Ortadoğu politikasında usta bir siyaset adamı olarak öne çıktı. Yeri geldiğinde kavga etmesini de bildi, uzlaşmasını da. Hem iyi bir örgüt lideri, partizan savaşında güçlerini yöneten bir komutan, hem de başarılı bir diplomat ve devlet adamıydı. Kin tutmayan insanlardandı. Bunun içindir ki uzunca bir dönem karşı karşıya geldiği, hatta savaştığı Mesud Barzani ile ülkenin ve halkın güvenliği ve geleceği için el sıkışmasını ve dostluk kurmasını bildi. Bazı konularda gönlüne göre davranmadığım için bana küstüğü zamanlar oldu; ama daha sonra yine dostça el sıkıştık.

Son yıllardaki onu sandalyeye bağlayan rahatsızlığı Kürt ulusal hareketi ve özel olarak Güney Kürdistan bakımından bir talihsizlik oldu. Bu nedenle son gelişmelerde rolünü gereği gibi oynayamadı. Sağlıklı olsaydı, kuşku yok, Güney’deki gelişmeler daha farklı olurdu. Örneğin KYB bugün içine düştüğü dağınıklığı, çok başlılığı yaşamaz ve bağımsızlık yönündeki gelişmeye çok daha kararlı bir destek verirdi.

Evet, Celal Talabani, Kürdistan’ın yakın tarihinde önemli roller oynayan bu tarihi kişilik, artık aramızda değil. O da doğanın yasalarına uygun olarak göç edip gitti. Ama yaptıkları daha şimdiden Kürdistan tarihine yazılmıştır. Adı unutulmayacak ve saygıyla anılacaktır.

Emekleri ise boşa gitmedi. Kürdistan’ın güney parçasının özgürleşmesinde ve orada yeni bir hayat kurulmasında onun da değerli bir payı var. Yoldaşları, dostları, Kürdistan’ın oğulları kızları, onun uğrunda mücadele ettiği özgürlük ve insanca bir yaşam için çabalarını bugün de aksatmadan sürdürüyorlar. Başarıyla gerçekleşen son bağımsızlık referandumu sırasındaki coşku bunun somut örneği.

Bu nedenle Mam Celal toprağında huzur içinde uyuyabilir.

.

Facebook Yorumları

reklam
10.10.2017
Mam Celal'in ardından
9.6.2015
7 Haziran’ı geride bırakırken
7.6.2015
KOÇERO ile TİLKİ SELİM arasında…
30.5.2015
HDP Barajı geçince ne olacak?
30.4.2015
Yanlış hesap, çıkmaz sokak…
01.03.2015
Ortadoğu’da acımasız oyun
27.02.2015
TÜRBE OLAYI VE VATAN-MİLLET EDEBİYATI
17.02.2015
DÜŞÜNEN İNSAN, SÖZLERİM SANA!
10.02.2015
Başkanlık sistemi çok mu gerekli?
05.02.2015
Siyaset ve Yalan
31.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne? 2
27.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne?
17.12.2014
Özgürlük ve barış temel sorunları çözmeye bağlı
10.12.2014
Köy izlenimleri – 4. Bölüm D Ê D A R
08.12.2014
Köy izlenimleri – 3. Bölüm S A W A
07.12.2014
Köyümden izlenimler 2. Bölüm - BEYAZ ÇEŞME
30.11.2014
Stokholm, Dekart ve Marks
27.11.2014
Bir taş oluktan akan gür suyu boşuna arayıp durdum
02.11.2014
HAK-PAR Kongresi üzerine birkaç söz
26.09.2014
IŞİD’le Mücadele ve Türkiye’nin tutumu
23.07.2014
Ortadoğu’da değişim, 2. Bölüm...
16.07.2014
Ortadoğu’da değişim süreci, 1.Bölüm; Herkesin IŞİD’i başka…
13.06.2014
Hoşa giden provokasyonlar!
28.05.2014
Okmeydanı olaylarının düşündürdüğü…
20.05.2014
Soma’daki katliam ve işçi hakları üzerine
28.04.2014
Erdoğan’ın Ermeni sorununa ilişkin sözleri
20.04.2014
Doğru yolda olmak başarı için yeter mi?
16.02.2014
Devlet denen şey…
29.12.2013
Türkiye bunları neden yaşıyor?
08.12.2013
Yasin Aktay ne dedi?
11.11.2013
Nusaybin Duvarı ve öğrenci evleri
11.08.2013
Ergenekon Davası’nda kararın ardından
27.07.2013
Suriye ve Batı Kürdistan’da neler oluyor?
09.07.2013
Mısır’ı zor günler bekliyor
27.06.2013
Gerçek laiklik Alevi sorununu da çözer
19.06.2013
Bu kamplaşmadan bir devrim çıkar mı?
17.06.2013
Gezi Parkı olayları ve AK Parti’nin dünden bugüne değişen politikaları
15.05.2013
Reyhanlı olayının arkasında kim var?
11.05.2013
Doğa ve İnsan
04.05.2013
1 Mayıs ve dostça bir eleştiri
25.04.2013
Ermeni soykırımını tanımanın ve özür dilemenin zamanı gelmedi mi?
30.03.2013
Silah bırakmanın yolu, yöntemi…
20.01.2013
Ortadoğu’da siyaset
08.12.2012
Cenneti cehennem etmek
16.11.2012
Yeni Dönemde Nasıl Bir HAK-PAR
20.09.2012
Bu savaş ne için?
04.09.2012
Tuzağa düşüp düşmemek Ve Statüko Cephesinin B Planı
02.12.2011
Kürtleri yok sayma ve şiddet Kemalist rejimin başlıca yöntemi
12.09.2011
Düğüm nasıl çözülecek?
25.07.2011
Stokholm manzaraları
26.06.2011
Değişim; Kelebek mi, yoksa hamam böceği mi?
15.05.2011
Darbeden umut kesilmez!
26.04.2011
İslam dünyasında kaçınılmaz son: Demokrasi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı