Kemal BURKAY



Bookmark and Share

HAYATI CENNET YA DA CEHENNEM ETMEK ELİMİZDE…


6.05.2020 - Bu Yazı 214 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Covid-19 denen virüsün dünyamızda yarattığı salgın ve dehşet, biz insanları ister istemez hayat ve kendi durumumuz üzerinde düşünmeye itiyor.

Böyle bir salgınla karşılaşınca nerdeyse pusulayı şaşırdık, hayatımız değişti… Bundan sonra ne olacak sorusunu kendimize soruyoruz. İnsanlık önemli bir değişim mi yaşayacak, yoksa salgın hafifleyip söndükten sonra her şey eskisi gibi mi olacak?

Pandemi diye nitelenen bu tür salgınlar insanlığın hayatında yeni bir olay değil. Geçmişte veba salgını yüzbinlerce insanın ölümüne, Birinci Dünya Savaşı sırasındaki İspanyol Gribi denen grip salgını ise yüz milyondan fazla insanın ölümüne yol açmıştı.  Üstelik o dönemde nüfus bugüne göre oldukça azdı, sanırım bir milyar dolayında…

Bizim çocukluğumuzda (1940’lı yıllarda) çiçek hastalığı, kızıl, kızamık gibi salgınlar çocukları kırıp geçiriyordu. Bunlar özellikle kış ayları kendini gösterince bir tek köyde bile onlarca çocuk hayatını yitirir, çiçek hastalığı ayrıca pek çoklarını kör ederdi. Verem ise çocuk ve gençlerin yanı sıra büyükleri de erken zamanda hayattan koparırdı.

Hayvanlar bakımından da benzer salgınlar vardı. Örneğin şap hastalığı sığırları kırımdan geçirirdi.

Modern tıp bu hastalıklara çareler buldu, aşı ve tedavi yöntemleriyle bunlar artık önlenebiliyor.

Ama zamanla kuş gribi, domuz gribi yeni grip türleri ve AİDS gibi bulaşıcı hastalıklar ortaya çıktı. Eskiden beri var olan ve bir türlü çaresi bulunamayan kanser ise çevre kirlenmesi, besin maddelerinin bozulması ve diğer bir dizi nedenle çağımızın yaygın bir hastalığına dönüştü.

Şunu biliyoruz: Hayatla birlikte hastalık da var. Hem insanlar için, hem diğer canlılar; hayvanlar, bitkiler için. Tıp ne denli ilerlemiş olsa, bir bölümüne çare bulunsa bile yenileri her zaman ortaya çıkabiliyor.

Aslında hayat ebedi değil, bunu da biliyoruz. Yalnız canlılar bakımından değil, cansız varlıkların da kısa ya da uzun bir ömrü var. Bir şiirimde şöyle demiştim:

Zirveden düşen koca taş da

Ufalır, toz olur zamanla…

Bir başka şiirimde de şöyle demiştim:

Gün gelir dünya bile ölür,

Güneş duman olur.

Evet, dünyanın ve güneşin, milyarlarca yılla ölçülse bile, bir ömrü olduğunu, bir gün sona ereceğini biliyoruz. Bilim güneşin, ömrünün sonuna doğru genişleyip dünyayı için alacağını, böylece canlı hayatın tümden sona ereceğini, sonra güneşin kendisinin de soğuyup söneceğini söylüyor.

O zamana kadar insanlar başka bir güneşin kıyısındaki, hayata uygun başka bir gezegene taşınabilirler mi, ya da bu işin başka türlü çaresini bulurlar mı, onu bilemeyiz…

Tabi biz insanlar, eğer daha önce,  bir atom savaşıyla veya başka şekilde dünyada canlı hayata son vermez ya da hayatı çekilmez hale getirmezsek… Bir yazımda da, artan çevre kirliliği, ısınma ve bunun yol açtığı doğal dengenin bozulması, seller, fırtınalar vb. felaketler nedeniyle şöyle demiştim: Bu gidişle, bir atom savaşı çılgınlığına da gerek kalmayacak, hızla artan çevre kirliliği ve iklim değişikliği, dünyamızda hayatı bitirecek…

İki yıl önce yaşama veda eden ünlü İngiliz fizikçisi Stephen Hawking, bu konuda ciddi uyarı yapanlardan biriydi ve “belki de son çıkışı geçmek üzereyiz,” demişti.

Evet, desen demesen hayatın bir sonu olsa da bu bizim, sözde dünyanın tek akıllı yaratıkları olan insanların, işi oluruna bırakmamızı, olup bitenler konusunda “ne olacaksa olsun” dememizi gerektirmez. Aklımızı iyiye kullanıp hayatı güzel kılmak da elimizde, kötüye kullanıp hayatı kendimize ve başkalarına cehennem etmek de. Bu ise dünyadaki canlı hayata, çevreye ve bizzat insan ilişkilerine, sosyal hayata yönelik izleyeceğimiz politikalara bağlıdır.

Gelecek yazımda devam edeceğim.

3 Mayıs 2020

.

Facebook Yorumları

Emlak8
17.05.2020
İNSANLIK BARIŞA, EŞİTLİĞE VE ÖZGÜRLÜĞE NASIL ULAŞIR?
13.05.2020
İNSANLAR BU DURUMA NASIL GELDİ?
8.05.2020
KARNI DOYMAYANLAR - GÖZÜ DOYMAYANLAR
6.05.2020
HAYATI CENNET YA DA CEHENNEM ETMEK ELİMİZDE…
25.03.2020
DEEMEK Kİ NEYMİŞ?..
29.01.2020
Depremin düşündürdükleri SORUNLAR YENİ VE ÇAĞDAŞ BİR ANLAYIŞLA ÇÖZÜLÜR
18.10.2019
DÖRT NALA GİDEN BİR IRKÇILIK…
10.10.2019
BARIŞÇI VE ADİL BİR DÜZEN Mİ; YOKSA SAVAŞ, KİN VE DÜŞMANLIK MI?..
14.10.2018
BALIK HAFIZASI
28.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE SONUÇLARI ÜZERİNE
17.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ ÜZERİNE 2. Bölüm
15.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ 1. bölüm : KİME OY VERMELİ?
10.10.2017
Mam Celal'in ardından
9.6.2015
7 Haziran’ı geride bırakırken
7.6.2015
KOÇERO ile TİLKİ SELİM arasında…
30.5.2015
HDP Barajı geçince ne olacak?
30.4.2015
Yanlış hesap, çıkmaz sokak…
01.03.2015
Ortadoğu’da acımasız oyun
27.02.2015
TÜRBE OLAYI VE VATAN-MİLLET EDEBİYATI
17.02.2015
DÜŞÜNEN İNSAN, SÖZLERİM SANA!
10.02.2015
Başkanlık sistemi çok mu gerekli?
05.02.2015
Siyaset ve Yalan
31.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne? 2
27.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne?
17.12.2014
Özgürlük ve barış temel sorunları çözmeye bağlı
10.12.2014
Köy izlenimleri – 4. Bölüm D Ê D A R
08.12.2014
Köy izlenimleri – 3. Bölüm S A W A
07.12.2014
Köyümden izlenimler 2. Bölüm - BEYAZ ÇEŞME
30.11.2014
Stokholm, Dekart ve Marks
27.11.2014
Bir taş oluktan akan gür suyu boşuna arayıp durdum
02.11.2014
HAK-PAR Kongresi üzerine birkaç söz
26.09.2014
IŞİD’le Mücadele ve Türkiye’nin tutumu
23.07.2014
Ortadoğu’da değişim, 2. Bölüm...
16.07.2014
Ortadoğu’da değişim süreci, 1.Bölüm; Herkesin IŞİD’i başka…
13.06.2014
Hoşa giden provokasyonlar!
28.05.2014
Okmeydanı olaylarının düşündürdüğü…
20.05.2014
Soma’daki katliam ve işçi hakları üzerine
28.04.2014
Erdoğan’ın Ermeni sorununa ilişkin sözleri
20.04.2014
Doğru yolda olmak başarı için yeter mi?
16.02.2014
Devlet denen şey…
29.12.2013
Türkiye bunları neden yaşıyor?
08.12.2013
Yasin Aktay ne dedi?
11.11.2013
Nusaybin Duvarı ve öğrenci evleri
11.08.2013
Ergenekon Davası’nda kararın ardından
27.07.2013
Suriye ve Batı Kürdistan’da neler oluyor?
09.07.2013
Mısır’ı zor günler bekliyor
27.06.2013
Gerçek laiklik Alevi sorununu da çözer
19.06.2013
Bu kamplaşmadan bir devrim çıkar mı?
17.06.2013
Gezi Parkı olayları ve AK Parti’nin dünden bugüne değişen politikaları
15.05.2013
Reyhanlı olayının arkasında kim var?
11.05.2013
Doğa ve İnsan
04.05.2013
1 Mayıs ve dostça bir eleştiri
25.04.2013
Ermeni soykırımını tanımanın ve özür dilemenin zamanı gelmedi mi?
30.03.2013
Silah bırakmanın yolu, yöntemi…
20.01.2013
Ortadoğu’da siyaset
08.12.2012
Cenneti cehennem etmek
16.11.2012
Yeni Dönemde Nasıl Bir HAK-PAR
20.09.2012
Bu savaş ne için?
04.09.2012
Tuzağa düşüp düşmemek Ve Statüko Cephesinin B Planı
02.12.2011
Kürtleri yok sayma ve şiddet Kemalist rejimin başlıca yöntemi
12.09.2011
Düğüm nasıl çözülecek?
25.07.2011
Stokholm manzaraları
26.06.2011
Değişim; Kelebek mi, yoksa hamam böceği mi?
15.05.2011
Darbeden umut kesilmez!
26.04.2011
İslam dünyasında kaçınılmaz son: Demokrasi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive