KEMAL GÖKTAŞ

Diken



Bookmark and Share

AKP-MHP koalisyonu için geri sayım başladı


26.06.2019 - Bu Yazı 175 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimini Ekrem İmamoğlu, yaklaşık yüzde 10 oy farkla kazandı. Bu sonucun  arkasında çok sayıda faktör var.

Hezimetin nedenleri

Bunların en başında kuşkusuz toplumun İmamoğlu’na yapılan adaletsizliğe gösterdiği tepki geliyor. Sadece YSK’nın iptal kararı değil, YSK’nın bu kararı almasına giden yolda AKP-MHP koalisyonunun devlet gücünü de arkasına alarak yürüttüğü süreç de adaletsizlik duygusunu güçlendirdi. Ama seçmenin 31 Mart’ta 13 bin olan farkı 57 kat artırmasının arkasında sadece İmamoğlu’nun mağduriyetine duyulan tepkinin olduğunu söylemek yanlış olur. Sadece dar anlamda iktidara bağlı yargı sisteminin ürettiği adaletsizlikler değil, toplumsal-ekonomik hayatın her alanına hakim ilişkiler ağı da iktidarın seçim hezimetiyle yüzleşmesinin önünü açtı.

Yönetememe krizinin habercisi

Bundan sonra AKP-MHP koalisyonu için geri sayım başladı.

7 Haziran seçimlerinden bu yana gücünü ‘beka’ söylemi ve ona eşlik eden baskı, şiddet, güvenlik tehdidi yöntemleriyle sürdüren AKP-MHP bloku bir çıkmaza girdi. Topluma vaat edeceği hiçbir şey kalmayan milliyetçi-İslamcı kadrolar bir söylem krizi içinde oldukları gerçeğiyle bu seçim kampanyasında karşılaştı. Heybelerinde, 31 Mart öncesinde kendilerine büyükşehirleri kaybettiren beka söylemi yerine koyabilecekleri hiçbir şey kalmadığı görüldü.

Bu söylem krizi aynı zamanda bir siyaset ve yönetememe krizinin de habercisi. Hem MHP hem AKP açısından bu aşamadan sonra ‘cumhur ittifakı’nın devamı da ancak bu çıkmazın bir sonucu olabilir.

Tarikat-siyaset-ticaret üçgeninde işleyen ranta ve hamasete dayalı ilişkiler ağıyla yürütülen politikalarla alabilecekleri en yüksek oyu 31 Mart’ta aldıkları ve bundan sonra radikal bir değişikliğe gitmedikleri takdirde adım adım iktidarı kaybedecekleri anlaşıldı.

İmamoğlu’nun gücü

Seçim sonuçları İmamoğlu’nun AKP ve MHP tabanından en az yüzde 3-4 aralığında oy aldığını gösteriyor.

Saadet seçmeninin önemli bir bölümü, DSP ve diğer adayların oyları da İmamoğlu’na gitti. Böylece toplumun her kesiminin desteğini alan İmamoğlu, en önemlisi muhalefetin şimdiye kadar yapamadığını yaparak iktidar blokundan da hatırı sayılır oy almış oldu.

Kürt seçmen kanmadı

Kürt seçmen, son birkaç yıldır kendisine yaşatılanlar karşısında son dakikada yapılan acemice manevralardan etkilenmedi. İktidar açısından trajikomik taktikler ve insan aklıyla dalga geçercesine yapılan ‘Kürdistan’, ‘PekeKe’, ‘Öcalan’ın mektubu’ve kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkarılması gibi yöntemlerle ‘kandırılmayacağını’ da ortaya koydu.

Bu manevralar, Kürt seçmen üzerinde etkisiz kalırken AKP-MHP tabanında ciddi bir travmaya da yol açtı. 23 Haziran’da bu travmanın etkilerinin tamamının sandığa yansıdığını söylemek de doğru olmaz. İktidarın son dört yıldaki söylemini ve muhalefete yönelik suçlamalarını bir anda dayanaksız bırakan bu manevralarının daha derin etkileri de olacaktır.

HDP kendisine oy verdi

Politik bilinci en yüksek seçmen olan HDP tabanı, İmamoğlu’na oy verirken ne bir cömertlik yapıyordu ne de bir borç ödüyordu. HDP, iktidara kaybettirirken aynı zamanda bundan sonra politika yapıcıların kendilerini yok sayarak geliştireceği tutumların bir karşılığının olmadığını da göstermiş oldu.

HDP’nin siyasetteki belirleyici etkisi ve CHP-İYİ Parti tabanıyla İstanbul seçimi nedeniyle pekişen yakınlaşmasının Kürt sorununun çözümünde de önemli bir etkisi olacaktır.

AKP ne yapacak?

Bu noktadan sonra asıl belirleyeci olan AKP’nin yeni stratejisi olacak. İktidarını kaybetmemek için her yolu mübah sayan, baskıcı, otoriter anlayışa toplumun verdiği yanıt ortada iken bu yöntemlere devam etmesi iktidarının çöküşünü hızlandıracak.

Bunun aksine yumuşama veya kısmi demokratikleşme yoluyla iktidarın ömrünü uzatma gibi bir seçenek de güçlü görünmüyor. Çünkü 7 Haziran örneği, demokratik koşullarda muhalefetin gücünü hızla büyüttüğünü de göstermişti.

AKP’nin girdiği bu çıkmazda ülkeyi bir felakete götürmemesinin yolu toplumsal uzlaşıyı, bir arada yaşamının yeni kodlarını, yani demokratik bir anayasayı gündeme getirmesi olabilir. Ne yazık ki bugüne kadar yaptıkları böyle bir aklı selim çözümü tercih etmesinin neredeyse imkansız olduğunu gösteriyor. Bu durumda muhalefetin İstanbul seçimiyle yakaladığı birlikteliği ileriye taşıyarak iktidarı buna zorlaması dışında bir seçenek kalmıyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.06.2019
Anayasa Mahkemesi’nden basın özgürlüğünü tabuta koyan kararlar
26.06.2019
AKP-MHP koalisyonu için geri sayım başladı
22.06.2019
‘Sui generis’ post-FETÖ davası
12.06.2019
CHP ve Suriyeliler: Mudanya’da ne oldu? CHP ne diyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive