Kemal ÖZTÜRK

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Genç yöneticilere öneriler


16.2.2018 - Bu Yazı 190 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Emre Yaylalı, 30 yaşında, pratik zekalı, London of Ekonomik School’da yüksek lisans eğitimi almış, memleket derdi olan, biraz tombik ama çok sevimli bir genç yönetici. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Emre’yi belediyenin % 30 kısmını yöneteceği Kültür A.Ş Genel Müdürü görevine getirdi. Daha önemlisi, güçlü bir ‘siyasi kredi’ ile destekledi.

Geçtiğimiz hafta Emre beni Erzurum’a davet etti ve ekibiyle tanıştırdı. Hepsi çok genç, hatta bir kısmı hala öğrenci olan bir gruptu. Biraz da şaşırdım. Ama yine de ilgi çekici buldum.

Erzurum türküleri söyleyen Celil Kalkan ve saz arkadaşları oturumun en önemli kişileriydi. Daha sonra üniversite rektörü, milletvekili ve başka yöneticiler de aramıza katıldı.

Toplantının ana konusu yöneticilik, planlama, strateji ve gelecek vizyonu konularıydı. Genç yöneticilerin sorularına cevap verirken ve hep beraber tartışırken, bunları okurlarımla, bu vesileyle genç yöneticilerle paylaşmanın faydalı olacağını düşündüm. Emre onun hakkında yazmamam için epey ‘yalvarsa da’ konunun Emre olmadığını anlamış olacak bu yazıyla. Her bürokrat gibi o da kem gözlerden korkuyor!

GENÇ YÖNETİCİLERE TAVSİYELER

1. İlk yapacağınız şey bir hayal kurmaktır. Sonradan hikayesini çocuklarınıza anlatacağınız kadar büyük ve güçlü bir hayal kurmalısınız.

2. Bu hayalinizi hayata geçirecek şekilde planlamaya başlamalı ve kurumunuz için bir hedef belirlemelisiniz.

3. Kurumu ulaştırmanız gereken hedef, kesinlikle çok büyük olmalıdır. Tüm kurum çalışanlarının inanacağı, dört elle sarılacağı, heyecan verici bir hedef seçmelisiniz.

4. Kendinize bir rakip bulmalısınız. Bu rakip kesinlikle uluslararası düzeyde olmalıdır. Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Ankara değil, Toronto Belediyesi ile yarışa girmelidir. Hedefi onu yakalamak ve sonra da geçmek olmalıdır. Toronto’yu yakaladığı anda zaten Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni geçmiş olacaktır.

5. Seçilen hedefe ulaşmak için stratejiler, planlamalar, bilimsel araştırmalar, iş bölümleri ve zaman planlamaları yapılmalı. Hayalinize ulaşmak ancak böyle mümkün olur.

6. Çaycı ve şoförden başlayarak, genel müdüre kadar kurum çalışanlarının tamamı, bu hayale, bu hedefe, bu planlamaya inandırılmalı ve çok güçlü motive edilmelidir.

7. Bir şoför veya çaycı, kurumun hedeflerine ulaşması için, yaptığı işin çok önemli olduğunu hissettiği anda, istenilen motivasyon yakalanmış demektir.

8. Kurum çalışanları arasında ilk gerçekleştirilecek şey, insanları çok çalıştırmak değildir. Bir yöneticinin ilk hedefi, kurum çalışanının işinde mutlu olmasını sağlamaktır. Aldığı maaştan çalıştığı pozisyona kadar, bir kişi çalıştığı kurumda mutluysa, en yüksek performansla çalışır zaten.

9. Bir kişinin mutsuzluğunun sorumlusu, onun amiridir. Sorunu da o çözmelidir.

10. Kurumun ulaşması gereken hedef, kurumda her birime ve her çalışana paylaştırılmalıdır. Herkes neyi, ne zaman ve nasıl yapacağını bilemeli ve bir yarış içinde hissetmelidir kendini.

11. Denetleme bir kurum için hayati önem taşır. Denetimin sağlıklı, adil ve bilimsel olması şarttır. Her birim ve kişi, kendisine verilen hedefin sonradan denetleneceğini bilmelidir.

12. Denetleme ödül ve cezayı da beraberinde getirmelidir. Çok çalışanı ödüllendirmek, işini yapmayanı cezalandırmak, gayreti düşük olanı da motive etmek, performansı arttırır.

13. Bir kurumda ortak bir hayalin ve hedefin peşinden koşarken, düzeni sağlayan ve insanları en çok motive eden şey, işyerinde adil bir yönetim olduğunun bilinmesidir. Liyakat ve ehliyetin yükselmek için en önemli kriter olduğunu bilen her bireyin çalışma motivasyonu artar.

14. Bir kurum çalışanın en büyük dayanağı ve gücü, ona sahip çıkan adil bir yöneticinin varlığıdır. Çalışanına sahip çıkan bir yönetici, karşılığını emek, sadakat, mutluluk, verimli üretim olarak alır.

15. İnsanların çok çalışmasıyla, verimli çalışması karıştırılmamalı. Bir kişi geceler boyunca çok çalıştığı halde, verimli çalışmamış olabilir. Verimli çalışmak için kişinin harcadığı saate değil, ürettiği değere bakmalısınız.

16. Bir kurum çalışanı ailesine, kendisine, sevdiklerine vakit ayırmıyor ve hep çalışıyorsa onu işte çıkarmak gerekir. Böyle bir kişiden verim alınmaz.

17. Bir kurum çalışanı 8 saatten fazla çalışmamalı. Sonra ailesine, çocuklarına, kendisine, sevdiklerine vakit ayırmalı. Bu, onun stresini atmasına, mutlu olmasına, enerji depolamasına, böylece daha verimli çalışmasına neden olacaktır. Bu, kurumun hedeflerine ulaşması için hayati önem taşır.

18. Kurum çalışanları spor, doğa, kültür, sanat, hobi gibi alanlarla uğraşması için muhakkak teşvik edilmeli. Sağlıklı beden ve ruha sahip olmayan kişiden verim alınmaz.

Hadi bakalım kolay gelsin gençler…

.

Facebook Yorumları

reklam
16.2.2018
Genç yöneticilere öneriler
15.2.2018
Teşekkürler Amerika!
14.2.2018
Akıl tam da bu zamanlar lazım
13.2.2018
Bir şehidin silah arkadaşı olmak
9.2.2018
Özgür tartışma, üslup, nezaket
8.2.2018
İyi insanlar ülkesi
7.2.2018
Sol elle yemek ahkam mı, adap mı?
6.2.2018
Kudüs stratejisi değişmek zorunda. Vatikan ve AB devreye girer mi?
2.2.2018
Gençler için Zeytin Dalı rehberi
1.2.2018
Cevap bekleyen sorular
31.1.2018
Bir insan neden ülkesine ihanet eder?
30.1.2018
Ayarlarınızı değiştirin: Diplomasi, ABD, Suriye, ÖSO; CHP
25.1.2018
Afrin’de iletişim savaşı ne durumda?
23.1.2018
Arakan’dan Afrin’e Türkiye yansımaları
18.1.2018
Savaşta yapılacaklar listesi
17.1.2018
Suriye’de çatışmaya hazırlanmak
16.1.2018
Muhalefetin bu hali kime yarar, neye zarar?
10.1.2018
Seçim kampanyası başladı sloganı da belli
5.1.2018
Gençlerde körleşme nasıl olur?
4.1.2018
Aşkın ve nefretin arasında bir devrim
3.1.2018
Bu devrimi neden yaptınız o zaman? İran-Küba
2.1.2018
Umut…
29.12.2017
Yıl sonu muhasebesi: Kazançlar ve kayıplar
28.12.2017
Normalleşme ve OHAL Komisyonu’nda son durum
27.12.2017
AK Parti’nin OHAL krizi
26.12.2017
Allahu Ekber Dağları 1915
22.12.2017
Satılık vicdan
21.12.2017
Türkiye’nin Kudüs stratejisinde kritik nokta
20.12.2017
Devrim iyi ama komünist sistemde yaşanmaz
19.12.2017
Sömürge tarihi yeniden yazılmalı
15.12.2017
Sıra Müslüman halkların işbirliğinde
14.12.2017
"Doğu Kudüs Filistin’in başkentidir" kararı ne anlama geliyor?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı liderlerine mektup
12.12.2017
Kudüs için birleşmenin önündeki engel: Yozlaşmış rejimler
8.12.2017
Kudüs nasıl kurtulur?
7.12.2017
Kudüs sorununu başka türlü tartışmak
6.12.2017
Kaddafi’den Salih’e linç kültürü neyin göstergesi
5.12.2017
Bir davada üç mesele: Bağımsızlık, rüşvet, devlet aklı
1.12.2017
Kılıçdaroğlu’na tuzak mı kuruldu?
30.11.2017
AK Parti içindeki oligarşik yapı
29.11.2017
“İsrail baharı”
28.11.2017
Aynı İslam’a mı inanıyoruz gerçekten?
24.11.2017
Riyad’a karşı Soçi… Taze Ortadoğu ittifakları
23.11.2017
Avrasya mı, Atlantik mi? Bloklardan blok beğen
22.11.2017
Ülke saldırı altında ama bir de eksiklerimiz var
21.11.2017
Korkmalıyız… İnsanlık aklî muvazenesini kaybediyor
17.11.2017
Asi çocukların müziği
15.11.2017
Dava ve siyaset (2) Hangisi araç, hangisi amaç?
14.11.2017
Dava ve siyaset (1) Dava nedir?
10.11.2017
Tartışma programlarının perde arkası
9.11.2017
Büyük hayaller, küçük ihtiraslara kurban edilirken
8.11.2017
Atatürk’ü korumak
7.11.2017
Bir babayiğit daha aranıyor
3.11.2017
Hemen popüler olmak isteyen var mı?
2.11.2017
İstanbul’a kim başkan olacak?
1.11.2017
Avrupa’da ayrılıkçı hareketleri destekleyelim mi?
31.10.2017
Siyasette oyun sonu: Barzani örneği
27.10.2017
Gençlerin halletmesi gereken 8 konu
26.10.2017
İstifalar tehlikeli bir geleneği başlatır mı?
25.10.2017
Aşık olunan şehre ihanet etmek
24.10.2017
Bilge Krallara özlem
20.10.2017
Eski toprak insandan ne öğrenirsiniz?
19.10.2017
Referandum krizinde kim kazandı, kim kaybetti?
18.10.2017
Milliyetçilik ve mezhep arasında sıkışmış Kerkük ağıtı
17.10.2017
Yurt dışındaki misyon merkezleri
13.10.2017
Bizim kuşakla, gençler arasındaki fark
12.10.2017
Gerçek vatansever kimdir?
10.10.2017
Dış politikada sert virajlar
5.10.2017
AK Parti’de özeleştiri geleneği
4.10.2017
Müslümanların Ortadoğu vizyonu nedir?
3.10.2017
Devlet yönetiminde sivil toplum aklı
29.9.2017
Türkiye’nin Kürtleri ‘Kürdistan’ için ne der?
28.9.2017
Bizim üst aklımız Bizim oyun planımız Bizim stratejimiz
27.9.2017
Devlet aklı Milliyetçi bilinçaltı Kürt-Türk krizi
26.9.2017
Barzani neye zarar verdi?
22.9.2017
Gündemin tahribatı Zihin düzleşmesi
21.9.2017
AK Parti’nin kimliğine ne oldu?
19.9.2017
Krizleri anlama ve çözme sorunu
16.9.2017
Mezardan ölü çıkartan zihniyet
14.9.2017
OHAL komisyonundaki önemli eksiklik
13.9.2017
‘Referandum blöfünde’ çıkışı kaçırmak
12.9.2017
IŞİD zihniyetine karşı, sanat çağrısı
8.9.2017
İnsani yardım yarışı devlet ve STK ilişkisi
7.9.2017
Siyasette, medyada patron kim?
6.9.2017
Memleket derdi olan ne yapar?
5.9.2017
Tatil bitti Yoğun gündeme hazırlanın
1.9.2017
Bayramda sakın unutmayın!
30.8.2017
“Yel kayadan ne aparır” Bir güzel adam hikayesi
29.8.2017
Kötülüğün cüreti İyiliğin pasifliği
25.8.2017
Kaçkarlar yolunda hayat ve siyaset
24.8.2017
Suriye’de eksen değişikliği ve anlama sorunu
23.8.2017
Racon kesenler aranıyor
22.8.2017
İslam dünyasının özeleştiri ihtiyacı
16.8.2017
Amerikan cinnetinde son durum
15.8.2017
AK Parti’de değişim talebi
11.8.2017
İlk taşı günahsız olanınız atsın
10.8.2017
Hoşafınızın yağı kesildi yoldaşlar
9.8.2017
“Davası olmayan AK Parti’de yöneticilik yapamaz”
8.8.2017
AK Parti adına konuşanlar
4.8.2017
Gıpta ettiğim insanlar
3.8.2017
Ordunun imajı
2.8.2017
Görmez Hoca’nın hüsnü hatları
1.8.2017
Ne çok ölüm, ne çok hüzün bastı her yanı
28.7.2017
Camdan evler kale gibi ülkeler
27.7.2017
FETÖ ile mücadelede iki önemli gelişme
26.7.2017
Kudüs’ün hakikati
25.7.2017
Basın Bayramı'nın yayınlanmamış notları
21.7.2017
Kaht-ı rical... Devletin insan kaynağı tükendi mi?
20.7.2017
Bakanlar Kurulu değişikliğinin perde arkası
19.7.2017
FETÖ ile mücadelede kritik kurum
14.7.2017
O gün ağlayamayanlar
13.7.2017
FETÖ ile mücadelede yeni yöntem ihtiyacı
12.7.2017
FETÖ neden tam olarak çözülmüyor?
11.7.2017
Kılıçdaroğlu konuşmasının istatistiği
7.7.2017
Adalet sorununun faturası kime kesilmeli?
6.7.2017
Göç Bakanlığı Göç politikası Göçmen kuşlar
5.7.2017
Silivri’den CHP ve AK Parti için notlar
4.7.2017
Bir kanuna ihtiyacımız var
30.6.2017
Bireysellikten, dijital yalnızlığa düşüş
29.6.2017
Başkentte ne oluyor?
23.6.2017
Bayram için öneriler
22.6.2017
Bıyık meselesi nasıl başladı?
21.6.2017
Jim Rogers: Batı medeniyeti çökecek
20.6.2017
Medya iftarından görünmeyen notlar
16.6.2017
‘Gandi’ yürüyüşünün teknik tarafı
15.6.2017
Global ve özgür medya fırsatı
14.6.2017
Katar krizinde derdi olan bir adam
13.6.2017
Eleştiri hakkı Savuma hakkı Kul hakkı
9.6.2017
Karia Yolu… Dökülenler ve direnenler
8.6.2017
R4BIA… Doğuşu, anlamı ve etkisi
7.6.2017
Katar krizinin asıl sebebi nedir?
6.6.2017
İki gözyaşının verdiği umut
2.6.2017
Darbeyi ne tarafa çekelim?
1.6.2017
Silivri’de neler oluyor?
31.5.2017
Siyasete giden yol değişti
30.5.2017
Popülist ve idealistler
26.5.2017
Sputnik krizi ve fen liseleri
25.5.2017
Geride kalan Akifler
24.5.2017
Eski güzel günlerin ölümü gibi: Akif Ağabeyim
23.5.2017
AK Parti’den beklentiler
19.5.2017
AK Parti’nin sloganları ve hayalleri
18.5.2017
ABD ziyaretini bir de böyle okuyun
17.5.2017
Alternatif gerçeklik Sanal siyaset
16.5.2017
Savaş kabinesiyle yüzleşmek
12.5.2017
Sahayı ve gidişatı okumak
11.5.2017
AB içindeki kavga ve ABD’nin yeni güç merkezi
10.5.2017
Avrupa’da 2. Endülüs’e doğru
9.5.2017
Şam Kapısı ayrılığın acısı
5.5.2017
Yalnız Kudüs
3.5.2017
Siyasetin dört devrimci lideri
2.5.2017
Erdoğan’ı beklerken…
28.4.2017
Kimler, neden ‘İslamcı’ diyor?
27.4.2017
Bir fikrin mayalanması kötülüğün beslenmesi
26.4.2017
Devletin kurumlarını nasıl değiştireceğiz?
25.4.2017
Türkiye’nin asıl gündemi nedir?
21.4.2017
AK Parti’ye nasıl zarar verilir?
20.4.2017
Seçim sonucu açıklamak bu kadar mı zor?
19.4.2017
Referandumun galibi Kürtler
18.4.2017
Buruk galibiyetin mesajları
15.4.2017
Konya “denize dökmeye” cevap peşinde
14.4.2017
17 Nisan sabahı AK Parti ne diyecek?
13.4.2017
Derdi vatan olanın, hali belli olur
12.4.2017
Son hafta CHP’ye müdahale mi edildi?
11.4.2017
Sandıktan ‘hayır’ çıkarsa
7.4.2017
Çocukların ve kelimelerin boğulduğu yer
6.4.2017
17 Nisan sabahı siyaset
5.4.2017
Türkiye’de muhalefetin iflası
4.4.2017
Bitmeyen Kürt kartı: Diyarbakır, Kerkük, Münbiç
31.3.2017
Şeytan işi bir hile ve adaletin tecellisi
29.3.2017
Kutsal Roma’nın sancıları
28.3.2017
Şahit ailelerinin bilmediğimiz yönleri
25.3.2017
Bir insan hakları hikayesi MAZLUMDER
23.3.2017
Bu hayat Kürtlere reva mı?
22.3.2017
Dosttan, düşman yaratmak
21.3.2017
Kültürün sanayileşmesi
17.3.2017
Kürtlerin devleti
16.3.2017
Avrupa ile kavgada devlet aklı
15.3.2017
İslam Batı medeniyetine alternatif olabilir mi?
14.3.2017
Batı'nın utanç günlükleri
10.3.2017
Arınma yolunda Elizabeth ve ötekiler
9.3.2017
Lanet
8.3.2017
Avrupa’yla kavganın anatomisi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı