Kemal ÖZTÜRK

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Eski toprak insandan ne öğrenirsiniz?


20.10.2017 - Bu Yazı 140 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Heyecanlıyım. Önemli bir görüşmem var. Gideceğim yerin bulunduğu caddenin ismine bakın: Klodfarer Caddesi. Bir önceki cadde, Babıâli Caddesi. Diğer caddelerin isimleri daha afili: Hükümet Konağı, Alay Köşkü, Divan Yolu, Yeniçeriler Caddesi… Ne muhteşem isimler. Anladınız mı nasıl bir mekânda dolaştığımı? Eski İstanbul. Sultanahmet civarı. İnsan caddelerin isimlerine baksa yeter. Tarih, edebiyat, eski toprak kokuyor her yer.

Dergah Yayınları, yıllardır Klodfarer Caddesi'ndedir. Ve Mustafa Kutlu, yıllardır diğer kurucu arkadaşları gibi, bu yayınevine gider, gelir.

Önceki gün, oğlu Murat ile haber gönderdi: “Dergah’ta buluşalım”. Fena havaya girdim.

Tarihin vesikası gibi bu sokaklarda yürürken ve cadde isimlerini hayranlıkla okurken, aklıma geldi: Dergah Yayınları'na böyle bir sokakta olmak yakışırdı. Mustafa Kutlu’ya da Dergah’ta olmak.

Yıllar var görmedim Mustafa Kutlu’yu. Heyecanım biraz da bundan. Telefonla konuştuğumdan ve hakkında yazdığım yazıdan beri (30.08.2017), buluşacağımız günü bekliyorum.

Sonunda buluşuyoruz işte.

Tarih fışkıran eski sokaklarda, eski toprak, eskimez ağabeyle buluşmak… Evet kıskanılacak bir durum sizin için!

Bir hikâyeci olmasından mıdır, yoksa böyle olduğu için mi hikâyecidir bilmem, sohbetini tatlı bir hikâye dinler gibi dinliyorsunuz. Aslında konu ekonomi ve serbest pazar. Yani hiç de hikâye edilecek bir şey yok. Ama var işte. Mustafa Kutlu anlatınca içine bir hikâye, bir masalsı anı giriyor…

“Demirel’in muhteşem bütçe konuşmaları vardı. Bizim şık giyimli, janti görünümlü bir vekil var (adı bende saklı), eski Meclis'te en önde oturuyor. İkide bir, Demirel’e laf atıyor. İlk lafında bakıyor Yasin’e ses etmiyor. İşi var. Sağa, sola gidip, geliyor Meclis’te. İkinci kere laf atıyor Yasin. Demirel duruyor önünde: ‘Yasin Bey bilirsin, atışmayı severim. Lakin bugün ekonomi için önemli gün, bütçeyi konuşuyoruz. Uğraşma benle.’

Yasin genç tabii, durur mu yerinde. Üçüncü lafı da patlatıyor. Demirel geliyor karşısına:

-Sen Çorumlusun değil mi?

-Evet

-Peki söyle bakalım Çorum’da kaç lise var?

-…

-Onu bilemedin, peki kaç ortaokul var?

-…

-Hadi onları bilemedin, peki kaç ilk okul var?

-…

-Daha memleketinde kaç okul var bilmiyorsun, bir de benle uğraşıyorsun.

Demirel yaman adamdı, tüm okul sayılarını kafasında tutardı.”

Sağlık sorununu konuşmak istemedi. Ben de öyle. Ama çok iyi gördüm. Mütebessim, canlı, muhakemesi güçlü.

Bir deryaya benzeyen heybesine elini her attığında, bazen Namık Kemal’den bir şiir, bazen de Abdullah Cevdet’ten bir misal çıkıyor hafızasından.

Sonra bugüne geliyor. Bugünün dertlerini görüyor ve yüzündeki tebessüm biraz burukluğa çalıyor.

“Ben 63’te liseden mezun oldum. 13 ders vardı. Hepsinden sözlü olurduk, birini veremedik mi sınıfı geçemezdik.  O kadar zordu. Lise mezunlarını sokakta gördüler mi, parmakla işret ederlerdi.

Sonra dediler ki, Avrupa bizi alacak, mezun sayısını arttırmamız lazım. Devlet bir öğrenciye çok masraf yapıyor, sınıfta tekrar yapmasın bahanesiyle, 8 zayıfı olan çocuğu bile mezun ettiler. Ne oldu sonra? Kalite dibe vurdu. Nicelik arttı ama nitelik mahvoldu.

İstatistiği arttırmak için eğitim sistemini mahvettiler. Bugün hala, her gelen bakan, bir sistem bulup, deneme yapıyor. Maarif meselesi kanayan yaramızdır. Oysa Abdullah Cevdet…. ”

…/…

Mustafa Kutlu ya da onun kuşağındaki başka biriyle her konuştuğumda yeni ve etkileyici şeyler öğreniyorum.  En başta nezaketi, sonra da bilginin derinliğini. Namık Kemal’den bir mısra okuyan, Abdullah Cevdet’tin maarif sistemini kurma hikayesini anlatan kaç insan var etrafınızda?

Sanırım yeni kuşak gençler, eski toprak biriyle konuşmanın ne anlama geldiğini çok hissedemiyorlar. Şöyle bir deneyle meseleyi anlayabilirler.

Bir gün, yeni kurulan ilçelerden birinin sokaklarında dolaşın. Ataşehir gibi. Cadde isimlerine, sokaklara, evlere, parklara bakın. Sonra Sultanahmet’e gidin, İstanbul Üniversitesi’ne kadar yürüyün. Caddelere, sokaklara, binalara bakın. İsimlerini inceleyin.

O zaman eski toprak insanlarla bir arada bulunmak ne demek, çok iyi anlayacaksınız.

Mustafa Kutlu’yla çay içtik, kahve içtik, birer sigara tüttürdük. Kitaplarını imzalattım. Fotoğraf çektirdik. Sonra huzur bulmuş bir ‘genç adam’ olarak, o eskimez sokaklarda yürüyüp, bu yazının başına oturdum.

Mutluyum.

.

Facebook Yorumları

reklam
17.11.2017
Asi çocukların müziği
15.11.2017
Dava ve siyaset (2) Hangisi araç, hangisi amaç?
14.11.2017
Dava ve siyaset (1) Dava nedir?
10.11.2017
Tartışma programlarının perde arkası
9.11.2017
Büyük hayaller, küçük ihtiraslara kurban edilirken
8.11.2017
Atatürk’ü korumak
7.11.2017
Bir babayiğit daha aranıyor
3.11.2017
Hemen popüler olmak isteyen var mı?
2.11.2017
İstanbul’a kim başkan olacak?
1.11.2017
Avrupa’da ayrılıkçı hareketleri destekleyelim mi?
31.10.2017
Siyasette oyun sonu: Barzani örneği
27.10.2017
Gençlerin halletmesi gereken 8 konu
26.10.2017
İstifalar tehlikeli bir geleneği başlatır mı?
25.10.2017
Aşık olunan şehre ihanet etmek
24.10.2017
Bilge Krallara özlem
20.10.2017
Eski toprak insandan ne öğrenirsiniz?
19.10.2017
Referandum krizinde kim kazandı, kim kaybetti?
18.10.2017
Milliyetçilik ve mezhep arasında sıkışmış Kerkük ağıtı
17.10.2017
Yurt dışındaki misyon merkezleri
13.10.2017
Bizim kuşakla, gençler arasındaki fark
12.10.2017
Gerçek vatansever kimdir?
10.10.2017
Dış politikada sert virajlar
5.10.2017
AK Parti’de özeleştiri geleneği
4.10.2017
Müslümanların Ortadoğu vizyonu nedir?
3.10.2017
Devlet yönetiminde sivil toplum aklı
29.9.2017
Türkiye’nin Kürtleri ‘Kürdistan’ için ne der?
28.9.2017
Bizim üst aklımız Bizim oyun planımız Bizim stratejimiz
27.9.2017
Devlet aklı Milliyetçi bilinçaltı Kürt-Türk krizi
26.9.2017
Barzani neye zarar verdi?
22.9.2017
Gündemin tahribatı Zihin düzleşmesi
21.9.2017
AK Parti’nin kimliğine ne oldu?
19.9.2017
Krizleri anlama ve çözme sorunu
16.9.2017
Mezardan ölü çıkartan zihniyet
14.9.2017
OHAL komisyonundaki önemli eksiklik
13.9.2017
‘Referandum blöfünde’ çıkışı kaçırmak
12.9.2017
IŞİD zihniyetine karşı, sanat çağrısı
8.9.2017
İnsani yardım yarışı devlet ve STK ilişkisi
7.9.2017
Siyasette, medyada patron kim?
6.9.2017
Memleket derdi olan ne yapar?
5.9.2017
Tatil bitti Yoğun gündeme hazırlanın
1.9.2017
Bayramda sakın unutmayın!
30.8.2017
“Yel kayadan ne aparır” Bir güzel adam hikayesi
29.8.2017
Kötülüğün cüreti İyiliğin pasifliği
25.8.2017
Kaçkarlar yolunda hayat ve siyaset
24.8.2017
Suriye’de eksen değişikliği ve anlama sorunu
23.8.2017
Racon kesenler aranıyor
22.8.2017
İslam dünyasının özeleştiri ihtiyacı
16.8.2017
Amerikan cinnetinde son durum
15.8.2017
AK Parti’de değişim talebi
11.8.2017
İlk taşı günahsız olanınız atsın
10.8.2017
Hoşafınızın yağı kesildi yoldaşlar
9.8.2017
“Davası olmayan AK Parti’de yöneticilik yapamaz”
8.8.2017
AK Parti adına konuşanlar
4.8.2017
Gıpta ettiğim insanlar
3.8.2017
Ordunun imajı
2.8.2017
Görmez Hoca’nın hüsnü hatları
1.8.2017
Ne çok ölüm, ne çok hüzün bastı her yanı
28.7.2017
Camdan evler kale gibi ülkeler
27.7.2017
FETÖ ile mücadelede iki önemli gelişme
26.7.2017
Kudüs’ün hakikati
25.7.2017
Basın Bayramı'nın yayınlanmamış notları
21.7.2017
Kaht-ı rical... Devletin insan kaynağı tükendi mi?
20.7.2017
Bakanlar Kurulu değişikliğinin perde arkası
19.7.2017
FETÖ ile mücadelede kritik kurum
14.7.2017
O gün ağlayamayanlar
13.7.2017
FETÖ ile mücadelede yeni yöntem ihtiyacı
12.7.2017
FETÖ neden tam olarak çözülmüyor?
11.7.2017
Kılıçdaroğlu konuşmasının istatistiği
7.7.2017
Adalet sorununun faturası kime kesilmeli?
6.7.2017
Göç Bakanlığı Göç politikası Göçmen kuşlar
5.7.2017
Silivri’den CHP ve AK Parti için notlar
4.7.2017
Bir kanuna ihtiyacımız var
30.6.2017
Bireysellikten, dijital yalnızlığa düşüş
29.6.2017
Başkentte ne oluyor?
23.6.2017
Bayram için öneriler
22.6.2017
Bıyık meselesi nasıl başladı?
21.6.2017
Jim Rogers: Batı medeniyeti çökecek
20.6.2017
Medya iftarından görünmeyen notlar
16.6.2017
‘Gandi’ yürüyüşünün teknik tarafı
15.6.2017
Global ve özgür medya fırsatı
14.6.2017
Katar krizinde derdi olan bir adam
13.6.2017
Eleştiri hakkı Savuma hakkı Kul hakkı
9.6.2017
Karia Yolu… Dökülenler ve direnenler
8.6.2017
R4BIA… Doğuşu, anlamı ve etkisi
7.6.2017
Katar krizinin asıl sebebi nedir?
6.6.2017
İki gözyaşının verdiği umut
2.6.2017
Darbeyi ne tarafa çekelim?
1.6.2017
Silivri’de neler oluyor?
31.5.2017
Siyasete giden yol değişti
30.5.2017
Popülist ve idealistler
26.5.2017
Sputnik krizi ve fen liseleri
25.5.2017
Geride kalan Akifler
24.5.2017
Eski güzel günlerin ölümü gibi: Akif Ağabeyim
23.5.2017
AK Parti’den beklentiler
19.5.2017
AK Parti’nin sloganları ve hayalleri
18.5.2017
ABD ziyaretini bir de böyle okuyun
17.5.2017
Alternatif gerçeklik Sanal siyaset
16.5.2017
Savaş kabinesiyle yüzleşmek
12.5.2017
Sahayı ve gidişatı okumak
11.5.2017
AB içindeki kavga ve ABD’nin yeni güç merkezi
10.5.2017
Avrupa’da 2. Endülüs’e doğru
9.5.2017
Şam Kapısı ayrılığın acısı
5.5.2017
Yalnız Kudüs
3.5.2017
Siyasetin dört devrimci lideri
2.5.2017
Erdoğan’ı beklerken…
28.4.2017
Kimler, neden ‘İslamcı’ diyor?
27.4.2017
Bir fikrin mayalanması kötülüğün beslenmesi
26.4.2017
Devletin kurumlarını nasıl değiştireceğiz?
25.4.2017
Türkiye’nin asıl gündemi nedir?
21.4.2017
AK Parti’ye nasıl zarar verilir?
20.4.2017
Seçim sonucu açıklamak bu kadar mı zor?
19.4.2017
Referandumun galibi Kürtler
18.4.2017
Buruk galibiyetin mesajları
15.4.2017
Konya “denize dökmeye” cevap peşinde
14.4.2017
17 Nisan sabahı AK Parti ne diyecek?
13.4.2017
Derdi vatan olanın, hali belli olur
12.4.2017
Son hafta CHP’ye müdahale mi edildi?
11.4.2017
Sandıktan ‘hayır’ çıkarsa
7.4.2017
Çocukların ve kelimelerin boğulduğu yer
6.4.2017
17 Nisan sabahı siyaset
5.4.2017
Türkiye’de muhalefetin iflası
4.4.2017
Bitmeyen Kürt kartı: Diyarbakır, Kerkük, Münbiç
31.3.2017
Şeytan işi bir hile ve adaletin tecellisi
29.3.2017
Kutsal Roma’nın sancıları
28.3.2017
Şahit ailelerinin bilmediğimiz yönleri
25.3.2017
Bir insan hakları hikayesi MAZLUMDER
23.3.2017
Bu hayat Kürtlere reva mı?
22.3.2017
Dosttan, düşman yaratmak
21.3.2017
Kültürün sanayileşmesi
17.3.2017
Kürtlerin devleti
16.3.2017
Avrupa ile kavgada devlet aklı
15.3.2017
İslam Batı medeniyetine alternatif olabilir mi?
14.3.2017
Batı'nın utanç günlükleri
10.3.2017
Arınma yolunda Elizabeth ve ötekiler
9.3.2017
Lanet
8.3.2017
Avrupa’yla kavganın anatomisi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı