Kemal ÖZTÜRK

Yeni Şafak



Bookmark and Share

İslam İşbirliği Teşkilatı liderlerine mektup


13.12.2017 - Bu Yazı 147 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Saygıdeğer liderler,

Bu mektup, yönettiğiniz halkların vicdanlarından sökülüp gelen kelimelerle yazıldı.

Yoksul, mutsuz, hüzünlü Müslümanların, yüreklerinde taşıdığı acıyla yoğrulmuş kelimelerdir bunlar.

Kısılmış seslerimizle duyuramadığımız isyanımızı, size ulaştırmak için kelimelere döktük. Bugün İstanbul’da toplanırken, belki bu mektubu okur, belki yönettiğiniz halkların ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlarsınız.

Bir haftadır, İsrail’in fiilen, ABD’nin resmen Kudüs’ü işgalinin acısını atamadık yüreğimizden. Sokaklara çıktık, bağırdık, öfkelendik, isyan ettik ama 20 İsrail askerinin 14 yaşındaki Cüneyd’in gözlerini bağlayıp dövmesine, uçakların Gazze’de çocukları öldürmesine engel olamadık.

Pakistan’dan Fas’a, Türkiye’den Yemen’e, tüm ülkelerin sokaklarında aynı Kudüs öfkesi, aynı isyan vardı fark ettiniz mi? Liderlik yaptığınız halkların, işgal edilmiş Kudüs için yüreği böylesine sancıyla çarparken, sizlerin, bizim kadar öfkeli ve bizim kadar isyankar olduğunuzdan emin değiliz.

Sizlerin soğukkanlı, ülke çıkarlarını düşünen, duygusuz diplomasiyi kullanan büyük devlet adamları gibi davranmanız gerekiyor. Haklısınız.

Devletlerin jeopolitiği olur. İtiraz etmiyoruz.

Lakin iktidara gelirken ‘İslâm davası’, iktidardayken ‘jeopolitik’ demenizin çelişkisini görmediğimizi sakın sanmayın.

Yine de bizim gibi gözyaşı dökmediğiniz, çaresizlik içinde uykusuz geceler geçirmediğiniz için kınamıyoruz sizi.

Zaten bugün sizden jeopolitiğin, uluslararası ilişkilerin gereğini yapmanızı bekliyoruz. Ülkelerinizin ve halklarınızın çıkarlarını düşünmenizi istiyoruz yani. Tıpkı Amerika gibi.

Saygıdeğer liderler,

Hangi açıdan bakarsanız bakın, Kudüs’ün resmen işgali, ülkenizin ve halkınızın çıkarlarına zarar veriyor.

Zira Kudüs’ün işgaline ses çıkarmamak, İsrail ve Amerika’nın bir dahaki sefere, aranızdan herhangi birinin yönettiği ülkeyi işgal etmesine izin vermek demektir.

Siz Kudüs’e ses çıkamadığınıza göre, İsrail ve Amerika’nın Lübnan’ı, Gazze’yi, Mısır’ı, Suriye’yi, Ürdün’ü işgal etmesine hiç kimse çıkarmayacaktır. O zaman ülkenizi işgalden kim kurtaracak sizce?

Bir gün Afganistan, Irak, Libya, Suriye, Filistin gibi, ülkeleriniz yabancı devletler tarafından işgal edildiğinde, o zaman bu toplantıların bir benzeri daha yapılacak ve kınamadan öteye gitmeyen kuru bir karar daha alınacak. Sanırım o günü gözünüzde canlandırabiliyorsunuz.

Bugün kınama kararı alıp, iktidarlarınızın devam edeceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Kudüs işgaline ses çıkarmadığınız zaman, o masa etrafında toplanmış tüm liderlerin iktidarı, ülkesinin egemenliği ve halkının özgülüğü tehlike altında girecektir. Zira Kudüs bizim kalbimizdir. Kalbimizi söktüklerinde geriye bir şey kalmaz.

Bunlar sizin inandığınız jeopolitiğin gerçekleri.

Bir de inandığınız dinin gerçekleri var.

Saygıdeğer liderler,

Bu işgale ses çıkarmamak hepimizin kendini, inancını, ideallerini inkâr etmesi demektir. Bir gün inandığınız o hesap gününde, ‘bir ülkenin, bir milletin lideri olarak Kudüs’ün işgaline karşı ne yaptın?’ diye sorulduğunda, ‘Kınama kararı aldım Allah’ım’ mı diyeceksiniz?

Yönettiğiniz ülkelerin sokaklarına bakın. Halklarınızın etnik kimliğine, mezhebine, dini anlayışına aldırmadan, Kudüs için nasıl ortak bir acıyı paylaştığını görün. Biz buna ‘Müslüman kardeşliği, İslâm birliği’ diyoruz.

Sizin, 57 İslâm ülke liderlerinin asla yapamadığını biz yapıyoruz. Birlik oluyoruz, dayanışma içinde oluyoruz, kardeş oluyoruz yeniden.  Bir zamanlar barış ve huzur beldeleri olan ülkelerimizin haline bakın. Hepsinde sefalet, yoksulluk, cehalet, açlık, terör ve savaş var. Her gün kardeşlerimiz ölüyor. Ne uğruna? Ne adına? Kim yapıyor bunları?

Hepsi sizin yüzünden. Ülkelerimizi yöneten sizlerin aldığı kararlar yüzünden her gün bizler ölüyoruz, Müslüman halklar ölüyor.

Kimi zaman mezhep yüzünden, kimi zaman etnik kimlik yüzünden, kimi zaman saçma ittifaklarınız yüzünden ölenin de, öldürülenin de Müslüman olması, size hiç mi utanç verici gelmiyor?

Bugün dünya üzerinde, birbirini boğazlayan, katleden, topraklarından kardeşlerini süren ve çocukları öldüren en acımasız insanlar, Müslümanlar oldu. Farkında mısınız?

Amerika, İsrail ya da başka bir ülke istediği için değil, kendi iktidarlarımız yüzünden böyleyiz. Biz kendi ellerimizle ülkelerimizi perişan ettik, masal gibi güzel şehirlerimizi yakıp yıktık, gül gibi çocuklarımızı öldürdük. Bunun utancını, acısını, yüzümüze çaldığı kara lekeyi bir ömür boyu taşıyacağız.

Peki ne zaman buna son vereceğiz?

Neden birlik olamıyorsunuz? Neden ülkeleriniz, milletiniz tehdit altındayken bile ayrışmayı, birbirinizle çatışmayı tercih ediyorsunuz? Kim engel oluyor buna? İslâm birliğini kurmamak için mazeretiniz nedir?

Acı gerçeği itiraf edemiyorsunuz değil mi?

Biz söyleyelim: İslâm birliği önündeki en büyük engel, kendi kişisel iktidarlarınızdır.

Ancak şunu unutmayın:

Müslüman devletler birleşmezse, Müslüman milletler birleşir.

.

Facebook Yorumları

reklam
18.1.2018
Savaşta yapılacaklar listesi
17.1.2018
Suriye’de çatışmaya hazırlanmak
16.1.2018
Muhalefetin bu hali kime yarar, neye zarar?
10.1.2018
Seçim kampanyası başladı sloganı da belli
5.1.2018
Gençlerde körleşme nasıl olur?
4.1.2018
Aşkın ve nefretin arasında bir devrim
3.1.2018
Bu devrimi neden yaptınız o zaman? İran-Küba
2.1.2018
Umut…
29.12.2017
Yıl sonu muhasebesi: Kazançlar ve kayıplar
28.12.2017
Normalleşme ve OHAL Komisyonu’nda son durum
27.12.2017
AK Parti’nin OHAL krizi
26.12.2017
Allahu Ekber Dağları 1915
22.12.2017
Satılık vicdan
21.12.2017
Türkiye’nin Kudüs stratejisinde kritik nokta
20.12.2017
Devrim iyi ama komünist sistemde yaşanmaz
19.12.2017
Sömürge tarihi yeniden yazılmalı
15.12.2017
Sıra Müslüman halkların işbirliğinde
14.12.2017
"Doğu Kudüs Filistin’in başkentidir" kararı ne anlama geliyor?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı liderlerine mektup
12.12.2017
Kudüs için birleşmenin önündeki engel: Yozlaşmış rejimler
8.12.2017
Kudüs nasıl kurtulur?
7.12.2017
Kudüs sorununu başka türlü tartışmak
6.12.2017
Kaddafi’den Salih’e linç kültürü neyin göstergesi
5.12.2017
Bir davada üç mesele: Bağımsızlık, rüşvet, devlet aklı
1.12.2017
Kılıçdaroğlu’na tuzak mı kuruldu?
30.11.2017
AK Parti içindeki oligarşik yapı
29.11.2017
“İsrail baharı”
28.11.2017
Aynı İslam’a mı inanıyoruz gerçekten?
24.11.2017
Riyad’a karşı Soçi… Taze Ortadoğu ittifakları
23.11.2017
Avrasya mı, Atlantik mi? Bloklardan blok beğen
22.11.2017
Ülke saldırı altında ama bir de eksiklerimiz var
21.11.2017
Korkmalıyız… İnsanlık aklî muvazenesini kaybediyor
17.11.2017
Asi çocukların müziği
15.11.2017
Dava ve siyaset (2) Hangisi araç, hangisi amaç?
14.11.2017
Dava ve siyaset (1) Dava nedir?
10.11.2017
Tartışma programlarının perde arkası
9.11.2017
Büyük hayaller, küçük ihtiraslara kurban edilirken
8.11.2017
Atatürk’ü korumak
7.11.2017
Bir babayiğit daha aranıyor
3.11.2017
Hemen popüler olmak isteyen var mı?
2.11.2017
İstanbul’a kim başkan olacak?
1.11.2017
Avrupa’da ayrılıkçı hareketleri destekleyelim mi?
31.10.2017
Siyasette oyun sonu: Barzani örneği
27.10.2017
Gençlerin halletmesi gereken 8 konu
26.10.2017
İstifalar tehlikeli bir geleneği başlatır mı?
25.10.2017
Aşık olunan şehre ihanet etmek
24.10.2017
Bilge Krallara özlem
20.10.2017
Eski toprak insandan ne öğrenirsiniz?
19.10.2017
Referandum krizinde kim kazandı, kim kaybetti?
18.10.2017
Milliyetçilik ve mezhep arasında sıkışmış Kerkük ağıtı
17.10.2017
Yurt dışındaki misyon merkezleri
13.10.2017
Bizim kuşakla, gençler arasındaki fark
12.10.2017
Gerçek vatansever kimdir?
10.10.2017
Dış politikada sert virajlar
5.10.2017
AK Parti’de özeleştiri geleneği
4.10.2017
Müslümanların Ortadoğu vizyonu nedir?
3.10.2017
Devlet yönetiminde sivil toplum aklı
29.9.2017
Türkiye’nin Kürtleri ‘Kürdistan’ için ne der?
28.9.2017
Bizim üst aklımız Bizim oyun planımız Bizim stratejimiz
27.9.2017
Devlet aklı Milliyetçi bilinçaltı Kürt-Türk krizi
26.9.2017
Barzani neye zarar verdi?
22.9.2017
Gündemin tahribatı Zihin düzleşmesi
21.9.2017
AK Parti’nin kimliğine ne oldu?
19.9.2017
Krizleri anlama ve çözme sorunu
16.9.2017
Mezardan ölü çıkartan zihniyet
14.9.2017
OHAL komisyonundaki önemli eksiklik
13.9.2017
‘Referandum blöfünde’ çıkışı kaçırmak
12.9.2017
IŞİD zihniyetine karşı, sanat çağrısı
8.9.2017
İnsani yardım yarışı devlet ve STK ilişkisi
7.9.2017
Siyasette, medyada patron kim?
6.9.2017
Memleket derdi olan ne yapar?
5.9.2017
Tatil bitti Yoğun gündeme hazırlanın
1.9.2017
Bayramda sakın unutmayın!
30.8.2017
“Yel kayadan ne aparır” Bir güzel adam hikayesi
29.8.2017
Kötülüğün cüreti İyiliğin pasifliği
25.8.2017
Kaçkarlar yolunda hayat ve siyaset
24.8.2017
Suriye’de eksen değişikliği ve anlama sorunu
23.8.2017
Racon kesenler aranıyor
22.8.2017
İslam dünyasının özeleştiri ihtiyacı
16.8.2017
Amerikan cinnetinde son durum
15.8.2017
AK Parti’de değişim talebi
11.8.2017
İlk taşı günahsız olanınız atsın
10.8.2017
Hoşafınızın yağı kesildi yoldaşlar
9.8.2017
“Davası olmayan AK Parti’de yöneticilik yapamaz”
8.8.2017
AK Parti adına konuşanlar
4.8.2017
Gıpta ettiğim insanlar
3.8.2017
Ordunun imajı
2.8.2017
Görmez Hoca’nın hüsnü hatları
1.8.2017
Ne çok ölüm, ne çok hüzün bastı her yanı
28.7.2017
Camdan evler kale gibi ülkeler
27.7.2017
FETÖ ile mücadelede iki önemli gelişme
26.7.2017
Kudüs’ün hakikati
25.7.2017
Basın Bayramı'nın yayınlanmamış notları
21.7.2017
Kaht-ı rical... Devletin insan kaynağı tükendi mi?
20.7.2017
Bakanlar Kurulu değişikliğinin perde arkası
19.7.2017
FETÖ ile mücadelede kritik kurum
14.7.2017
O gün ağlayamayanlar
13.7.2017
FETÖ ile mücadelede yeni yöntem ihtiyacı
12.7.2017
FETÖ neden tam olarak çözülmüyor?
11.7.2017
Kılıçdaroğlu konuşmasının istatistiği
7.7.2017
Adalet sorununun faturası kime kesilmeli?
6.7.2017
Göç Bakanlığı Göç politikası Göçmen kuşlar
5.7.2017
Silivri’den CHP ve AK Parti için notlar
4.7.2017
Bir kanuna ihtiyacımız var
30.6.2017
Bireysellikten, dijital yalnızlığa düşüş
29.6.2017
Başkentte ne oluyor?
23.6.2017
Bayram için öneriler
22.6.2017
Bıyık meselesi nasıl başladı?
21.6.2017
Jim Rogers: Batı medeniyeti çökecek
20.6.2017
Medya iftarından görünmeyen notlar
16.6.2017
‘Gandi’ yürüyüşünün teknik tarafı
15.6.2017
Global ve özgür medya fırsatı
14.6.2017
Katar krizinde derdi olan bir adam
13.6.2017
Eleştiri hakkı Savuma hakkı Kul hakkı
9.6.2017
Karia Yolu… Dökülenler ve direnenler
8.6.2017
R4BIA… Doğuşu, anlamı ve etkisi
7.6.2017
Katar krizinin asıl sebebi nedir?
6.6.2017
İki gözyaşının verdiği umut
2.6.2017
Darbeyi ne tarafa çekelim?
1.6.2017
Silivri’de neler oluyor?
31.5.2017
Siyasete giden yol değişti
30.5.2017
Popülist ve idealistler
26.5.2017
Sputnik krizi ve fen liseleri
25.5.2017
Geride kalan Akifler
24.5.2017
Eski güzel günlerin ölümü gibi: Akif Ağabeyim
23.5.2017
AK Parti’den beklentiler
19.5.2017
AK Parti’nin sloganları ve hayalleri
18.5.2017
ABD ziyaretini bir de böyle okuyun
17.5.2017
Alternatif gerçeklik Sanal siyaset
16.5.2017
Savaş kabinesiyle yüzleşmek
12.5.2017
Sahayı ve gidişatı okumak
11.5.2017
AB içindeki kavga ve ABD’nin yeni güç merkezi
10.5.2017
Avrupa’da 2. Endülüs’e doğru
9.5.2017
Şam Kapısı ayrılığın acısı
5.5.2017
Yalnız Kudüs
3.5.2017
Siyasetin dört devrimci lideri
2.5.2017
Erdoğan’ı beklerken…
28.4.2017
Kimler, neden ‘İslamcı’ diyor?
27.4.2017
Bir fikrin mayalanması kötülüğün beslenmesi
26.4.2017
Devletin kurumlarını nasıl değiştireceğiz?
25.4.2017
Türkiye’nin asıl gündemi nedir?
21.4.2017
AK Parti’ye nasıl zarar verilir?
20.4.2017
Seçim sonucu açıklamak bu kadar mı zor?
19.4.2017
Referandumun galibi Kürtler
18.4.2017
Buruk galibiyetin mesajları
15.4.2017
Konya “denize dökmeye” cevap peşinde
14.4.2017
17 Nisan sabahı AK Parti ne diyecek?
13.4.2017
Derdi vatan olanın, hali belli olur
12.4.2017
Son hafta CHP’ye müdahale mi edildi?
11.4.2017
Sandıktan ‘hayır’ çıkarsa
7.4.2017
Çocukların ve kelimelerin boğulduğu yer
6.4.2017
17 Nisan sabahı siyaset
5.4.2017
Türkiye’de muhalefetin iflası
4.4.2017
Bitmeyen Kürt kartı: Diyarbakır, Kerkük, Münbiç
31.3.2017
Şeytan işi bir hile ve adaletin tecellisi
29.3.2017
Kutsal Roma’nın sancıları
28.3.2017
Şahit ailelerinin bilmediğimiz yönleri
25.3.2017
Bir insan hakları hikayesi MAZLUMDER
23.3.2017
Bu hayat Kürtlere reva mı?
22.3.2017
Dosttan, düşman yaratmak
21.3.2017
Kültürün sanayileşmesi
17.3.2017
Kürtlerin devleti
16.3.2017
Avrupa ile kavgada devlet aklı
15.3.2017
İslam Batı medeniyetine alternatif olabilir mi?
14.3.2017
Batı'nın utanç günlükleri
10.3.2017
Arınma yolunda Elizabeth ve ötekiler
9.3.2017
Lanet
8.3.2017
Avrupa’yla kavganın anatomisi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı