Sanki yazı değil bir ısırgan. Ama nedense değindiği konularda hep yakını solun bir yerini kabartmakta.
Berktay, 29/08/012'de, Taraf'taki köşesinde 'bu çığlık hakiki, bu çığlık çoğalacak' başlıklı makalesinde de bazı EDP'lileri ayağa kaldırdı. 
Berktay eskiden beri söylediklerini özetledikten sonra şöyle yazdı:
'
Kuruluşuna benim de maalesef azıcık umut bağladığım EDP, Ziya Halis’in ne olursa olsun ayrı listeyle çıkma konusundaki 
haklı ısrarı yerine (zayıf gözükmeyelim gibi ucuz gerekçelerle) "Blok”a oy vermeyi yeğledi. Bu süreçte Ziya Halis’in temsil 
ettiği olgunluk da yitirildi ve yönetim çoluk çocuğun elinde kaldı. 
Sol söylem onun için eski. 
UFUK URAS'lı ÖDP süreci hariç, uzak solun uzun süredir Berktay'ı zaten yok.
Peki Berktay'ın solu var mı? 
Tartışılır. 
Tartışılır da, tartışmada Berktay'a sol diyen soldan kaç gurup çıkar?
Peki sol demeyen o guruplar ne kadar soldur?
O da tartışılır.
Türkiye'de sol tartışmacıdır. Ama artık sol nedir, ne değildir, bu da tartışmalıdır.
O halde tartışılacak durumdaki kriterlerle varılacak sonuç tartışmalıdır. 
Bu ahvalde Berktay'ın EDP'ye ilişkin sözlerinin sonucu sola çıkmaz.
Azıcık bağlanan umudun sol bir yanı olmakla birlikte asıl yanı sol bir parti umudu değil, yüzü sola dönük kitlesel bir parti. 
O zaman sol üzerinden beklentide ısrar gereksiz. Beklenti nicel. 
Berktay, EDP alacağı oyla zayıf görüneceği gerekçesiyle o zamanki başkanın(Ziya Halis) ısrarına rağmen Blok'a oy verme kararı verdi, demekte.
Bu onun bir tesbitidir. Gerekçenin eksisi, artısı olabilir, önemsizdir. Üstelik yerinde bir tesbittir; EDP'liler Blok'a oy vermiştir. 
Parağrafın devamında, parti çoluk çocuğun eline kaldı demektedir. Der. Yine bir tesbittir. Ama bu, tartışmalıdır.
Çünkü önceki gibi sonuçları itibariyle kanıtlı değildir. Bazı formel mantık muhakeme sonuçları gibi çocukluk, EDP yönetiminin
yaşının küçüklüğü olmamalıdır. Sanırım Berktay'ın kastı da bu değildir. Zira yaş ortalaması 50 üstüdür. Olsa olsa, EDP aldığı kararlarda 
solun ortalamasının altına düşmesidir. Öyle bir karar veya icraat tesbit etmişse, böyle bir şeyi rahatlıkla söyleyebilir, bunda bir beis yoktur. 
Sayın Başkan Dç. Ergut'un bir söyleşide endoktrinasyon*la solcu olduğunu söylemesi tartışılır ama söz gelimi, EDP'nin 'ordu asli görevine dönmelidir' 
açıklaması, sol birikimin çok altındadır. Berktay'ın bu tür tesbitleri olabilir.
O halde EDP kurum olarak değilse bile önemli sayılacak kadar EDP'li neden ayağa kalkmıştır? 
Ayağa kalkan EDP'liler, masa başından üretenlere belki de esmeyen sol rüzgara rağmen bıkmadan, yılmadan, harcadıkları emeğin 
minik beklentilerini anlamak gerekir. Ancak her eleştiride olduğu gibi bunda da, Berktay'a ağız dolusu aidiyet kültürünün söylettiği
karşılık verilmeli, zaten bitik, iğrenç, çirkin vb uzlaşmaza iten sıfatlar yerine 'lütfen çocukluğu söyler misin' diyebilmek olmalıdır.
Bunu diyemedikten sonra, devam etmeye ve beklentiye gerek yotur. Zira yazının devamı politik bir duruştur, o bir ayrışmadır. 
Ayrışma derindir, derinlikse göreceli.
Deniz kıyısındaki biri için ilerisi derindir. Orada durmadan derinlik tahminidir. Yani derinlik durulan yere göredir. 
Berktay'ı tartışan sol önce kendi durduğu yere bakmalıdır.
Berktay yazdığı yazılarda orantısız kıyaslar yapmakta, solda zihinsel temizlik yapmak istemektedir, ancak onunki sadece 
istektir ve sadece istekte kalmaktadır. 
Üstelik eleştirisi silmek istediği çapağı silmemekte, söylediği doğrular, üslubundan dolayı yara almakta, bilince çıkmamaktadır.
Çünkü Berktay ayrışmıştır; bazen başka bir platformda, bazen 19. yüzyılın sorunlarının çözümlerini başka yüzyıllarda aramaktadır. 
Ama sol bilmelidir ki, artık o bir solcu değil, her konuda temellendirdiği fikirleri olan bir düşünce adamıdır. 
Ama yüzü sola dönüktür ve bu ona yetmektedir.
Kendi kendinedir; kendiyledir. 
Ez cümle solun Berktay'ı anlaması gerekmektedir.
O artık sınıf mücadelelerin başucu tarihçisi değil, başta tarih olmak üzere her konuda bir düşün adamıdır. 

* beyin yıkama.
il_demir@hotmail.com