Cemil KOÇAK

STAR GAZETESİ



Bookmark and Share

Millî Mücadele ne zaman başladı?


22.05.2011 - Bu Yazı 4816 Kez Okundu.
Yorum : 2 - Onay Bekleyenler : 0

Sorunun kendisinin bile abes olduğunu düşünen ne kadar çok kişi olabileceğini hayal bile edemiyorum. Bizzat Atatürk Nutuk’un daha ilk cümlesinde 19 Mayıs’ın önemini ve anlamını belirttikten sonra artık bu soruyu sormanın ne anlamı olabilir ki?

AYNI soruyu Kâzım Karabekir’e soracak olsaydık, anılarında belirttiği üzere bize tam bir ay öncesini, 19 Nisan 1919 tarihini verirdi. Paşanın Trabzon’a çıktığı tarihtir bu. Elbette o dönemden kalan pek çok kişisel tarih de verilebilir. Ama biz bir başka yöntem izleyelim ve Millî Mücadele’nin politik meşruiyet kaynağı ve yürütücüsü meclise bu soruyu soralım; bakalım ne gibi bir yanıt alacağız?

Heyeti Mahsusalar

Heyeti Mahsusalar kitabımda da yazdığım üzere, Millî Mücadele’nin başlangıç ve bitiş tarihi, yasa hükmü haline geleceğinden mecliste görüşüldü ve tartışıldı. 1923 yılı sonbaharında gündeme gelen yasa tasarısı, Millî Mücadele’ye düşmanca tavır almış veya Millî Mücadele’ye katılması yönünde Ankara Hükûmeti’nden çağrı alsın almasın harekete katılmamış veya Lozan Antlaşması ile saptanan Türkiye’nin yeni sınırları dışında kalan ülkelerin “ahalisi”nden olup, söz konusu ülkelere giden ve geri dönmeyen veya aynı “ahali”den olup Ankara Hükûmeti’nce oluşturulan “millî ordu”da görev almakla birlikte artık kendi ülkelerine dönmek isteyen subaylara ilişkindi ve bu subayların yeni oluşturulacak olan ordu kadrosundan tasfiye edilmesini öngörüyordu. Tasarı, kısaca orduda tasfiyeyi hedeflemişti. Recep Peker’in ifadesiyle bin ilâ binbeşyüz kadar subay ordudan çıkarılacaktı. Millî Savunma Bakanı Kâzım Özalp ise, halen ordu kadrosunda üçbin kadar subay ile binbeşyüz kadar da askeri personelin varlığından söz ediyordu. Orduda toplam 5.000 kişilik bir kadro vardı. Ankara, Osmanlı subaylarının tamamını üzerine almıştı; fakat aslında almak istemiyor ve geniş bir tasfiyeye gitmeyi amaçlıyordu.

Meclisteki tartışmalar

Tasarıyla ilgili tartışmaların ilginç bir başka noktası da, yine Millî Mücadele ile ilgili olanıydı. Bu tartışma da Millî Mücadele’nin başlangıç tarihine ilişkindi. 1923 yılının sonbaharında ikinci mecliste yapılan görüşmeler sırasında, Millî Mücadele’nin başlangıç tarihi olarak İzmir’in işgal tarihi olan 15 Mayıs 1919’un kabul edilmesi talep ediliyordu. Recep Peker, bu konunun önemine dikkat çekiyor ve subaylar açısından savaşta geçen her yıl için çift kıdem alınmakta olduğunu belirttikten sonra, Millî Mücadele’ye katılan subaylar açısından hangi tarihten itibaren her savaş yılı için çift kıdem almaya başlayacaklarının hesabında, bu başlangıç noktasının önemini açıklıyordu. Peker, Millî Mücadele’nin başlangıç ve bitiş tarihlerinin bu bakımdan saptanması gerektiğini vurguluyor ve Millî Savunma Bakanlığı’nın subayların kıdem ve emeklilik haklarının hesabında bu nedenle güçlük içinde kaldığını gözlediğini bildiriyordu. Örneğin, mecliste İstanbul’un işgali olan 16 Mart 1920 tarihi de, bir görüşe göre, Millî Mücadele’nin başlangıç tarihi olarak söz konusu edilmişti. Peker, Millî Mücadele’nin sona eriş tarihi olarak da Mudanya Mütarekesi’nin esas alınmasını istiyordu. Mütarekenin imzasından sonra dahi Anadolu’ya gelmiş ve çift kıdem hakkından yararlanmak isteyen subaylar bulunuyordu ve bunlara bu hakkın tanınması hiçbir şekilde doğru olmazdı.

Bir milletvekili de 26 Ağustos 1922 tarihini önermişti. Bu tarihten sonra Anadolu’ya geçen subayların kıdemleri sayılmamalıydı. Bir başka görüş ise, İzmir’in işgalinden önce Erzurum Kongresi’nden evvel Erzurum’da yapılan kongrenin başlangıç sayılması yönündeydi. Bu görüşün ana fikri, kongrelerin başlangıç olması yönündeydi. Aslında kongreler meselesi de mecliste epey tartışıldı; Erzurum kongresinden önceki vilâyeti şarkiye kongresinden başlayarak, Batı Anadolu’daki müdafaai hukuk kongrelerine kadar geniş bir yerel kongre ağının başlangıç tarihi olamayacağı ifade edildi. Bir başkası ise, “bu mücadelei millîye tarihini daha evvele götürmek” istiyordu. Bir başka önergeye göre, “cidali millî”nin başlangıcı 16 Mart 1920 olarak gösterilmişti. Oysa bir başka önergede İzmir’in işgal târihi olan 15 Mayıs kabul edilmişti ki, Peker’e göre, bu gayet doğruydu. Meclis de 15 Mayıs’ı tercih ediyor gibiydi. Peker’e göre de, “İzmir’in işgal tarihi ki, hakikaten milleti heyecana getirecek, bütün milleti cidali millîye sevk ve tahrik edecek hâdisattandı.”

Millî Savunma Bakanı Kâzım Özalp, Millî Mücadele’nin başlangıç tarihi belirsiz kalmıştır şeklinde konuşuyor ve ardından soruyordu: “Acaba 23 Nisan mıdır, yoksa İzmir’in tarihi işgali midir?” Paşanın konuşmasından ilk meclisin konuyu bir komisyona havale ettiğini ve komisyonun İzmir’in işgal tarihini başlangıç ve Lozan anlaşmasının meclisçe onay tarihini de son olarak kabul ettiğini anlıyoruz.

Bu tarihler niçin önemliydi? İki nedenden dolayı. Birincisi, Millî Mücadele’ye katılan ve katılmayanların tesbiti açısından gerekliydi; ikincisi katılanların savaş kıdemlerini tayin edebilmek açısından. İster orduda kalsın, ister emekliye ayrılsın, subayların kıdemlerinin ve emekliliklerinin hesabında bu tarihler çok önemliydi. Sonunda yasada 15 Mayıs 1919 tarihi geçerli kılınacaktır. Meclis Millî Mücadele’nin sonu olarak da 26 Ağustos’u belirleyecektir. Bir diğer seçenek ise Mudanya mütarekesi idi.

Herhalde açıkça fark edilmiştir ki, mecliste hiç kimse Millî Mücadele’nin başlangıç tarihi olarak 19 Mayıs’ı ifade etmemişti! Henüz hiçbir meclis üyesi, yani Millî Mücadele’nin içinden gelenler, bu tarihin öneminin farkında değildi. Oysa ikinci meclis üyelerinin neredeyse tamamı CHP üyesiydi. Ancak 1927 yılında okunacak olan Nutuk’tan sonra 19 Mayıs zikredilecektir. Ama o da ancak uzun yıllar sonra yeniden hatırlanacaktır. Atatürk’ün ölümüne yakın bir tarihte bile 19 Mayıs yerel düzeyde ve silik hatırlanıyordu. Hatta Atatürk doğum gününü bile sembolik olarak 19 Mayıs olarak ifade ederken, yanındakilerin bu tarihi hiç hatırlamayacak olmaları manidardır.

Milli Mücadele ve subaylar

Rüştü Paşa mecliste yaptığı konuşmada böyle diyordu: “Harekâtı millîyeyi de kısımlara ayırmak lâzımdır. Birincisi mütarekenin iptidasından Erzurum-Sivas kongresine kadar olan zaman, sonra Sivas Kongresi’nden itibaren Sakarya zaferine kadar olan zaman, sonra Sakarya zaferinden son zamana kadar olan zaman... Harekâtı millîye zabitanının yaptıkları hizmetler ki, bu zamana göre taksim etmek lâzım gelir ki, derecesi anlaşılsın... Söylediğim gibi, mütarekenin bidayetinden son zamanlara kadar kolordu kumandanları, erkânı harb reisleri, hepsi bıraktılar gittiler. Erzurum’da kolordu kumandanları yoktu. Bıraktı, savuştu... Mevki kumandanı yok... Ahzı asker şube reisi yok, kalem reisleri yok... Kimse kalmadı. Kolordu kumandanları da savuştu. (“Allah selâmet versin” sesleri)... Sonra zaferler başladı. Sarıkamış, Kars alınınca, anlaşıldı ki, rütbe var, para var, bilmem ne var. Hepsi Erzurum’a doğru koşmaya başladılar. O vakitten evvel kimse gelmiyordu. Sonra kâmilen Erzurum’a gelmek istediler. Eşya var, filan var, para var... Hepsi Erzurum’a doğru gelmek istiyorlardı. Kimse garb cephesine gelmiyordu. Garb cephesinde ordu teşkil ediliyordu. Zabitana lüzum var. Şark cephesinden istiyor. Şark cephesi, cephesinden garb cephesine zabit gönderemiyordu. Sakarya zaferi olduktan sonra hepsi garb cephesine koşmak istediler. İstanbul’da bulunan ümera, erkânı harb vesaire müracaat ettiler. ‘Bana kolordu kumandanlığı veya erkânı harbiye reisliği verirseniz geleyim.’ Hepsi böyledir. Anadolu’ya gelenler hizmet için gelmedi. Bir rütbe kapayım, bir makam kapayım diye geldiler. İngiliz Muhibler[i] Cemiyeti’ne girenler, Amerika[n] mandasını isteyenler de hepsi koştu geldi. (Alkışlar)... Bunların hepsi oldular şimdi mücahit... Bir zamanlar mevkiini terk edip, rütbesini terk edip, işe iştirâk etmeyenler, şimdi bir taraftan tekaüde sevk ediliyor. (“Çok doğru” sesleri)...”

19 MAYIS BAYRAMI

19 Mayıs uzun yıllar boyunca sadece Samsun’da yerel bir gün olarak anıldı ve kutlandı. 1935 yılında kabul edilen resmî bayramlar arasında da sayılmadı. Uzun yıllardan sonra Atatürk, en yakınlarına bugünün önemini sorduğunda, arzu ettiği yanıtı alamayacaktır. Oysa Birinci Dünya Savaşı yıllarından beri kutlanan bir idman bayramı vardı. Cumhuriyetin ilânından bir süre sonra bu idman şenlikleri yeniden hatırlandı ve eskisi gibi kutlanmaya başlandı. Nevin Yurdsever Ateş’in araştırmasında, yıllar sonra 1935 yılında daha sonra üç büyükler olarak anılacak olan İstanbul’un futbol kulüplerinin öncülüğünde Mayıs ayında bir günün Atatürk spor günü olarak kutlanmasının gündeme geldiği hatırlatılmaktadır. İlk kez 24 Mayıs 1935 tarihinde Atatürk Spor Günü (bayramı) adı altında kutlama gerçekleşti. Bu tarihten itibaren kutlamalar devam etti. Bir sonraki yıl tarih değiştirildi ve 19 Mayıs’ta jimnastik bayramı adı altında kutlandı. Böylece eski bir gelenek, yeni bir öneriyle 19 Mayıs tarihini birleştirmiş oldu. 1937 senesinde nihayet Atatürk, 19 Mayıs, Samsun, gençlik ve spor bir araya gelebildi. Kutlamalar yaygınlık kazandı; ama bir yandan da jimnastik şenlikleri hala devam ediyordu. 1938 yılında dahi Atatürk’ün bizzat izlediği şenliklerin hala bayram adına kavuşamadığına dikkat edilmelidir. Bayramla ilgili yasa ancak 20 Haziran 1938’de benimsendi. Atatürk’ün ölümünden sadece birkaç ay önce; Atatürk bu bayramı hiçbir zaman göremedi. Bugünkü bayramın adını ise 12 Eylül yönetimine borçlu olduğumuzu yazarsam, bilmem bazı hatıraları canlandırabilir miyim? 

.

Serbay Interactive | Reklam Ajansı

Facebook Yorumları

reklam
14.12.2014
Falih Rıfkı Atay Otoriterliğin gereğini bize hep hatırlatmıştı
07.12.2014
Solcu Tan’ı yıkıma götüren yazılar
29.11.2014
İzmir Belediyesi’nin 1954 seçim broşürü
22.11.2014
Bir zamanlar 'eğlenceli bir ülke' vardı
15.11.2014
İsmet İnönü çiftliklerin bağışı yüzünden Atatürk’le kavga etmişti
08.11.2014
Atatürk hazineye 17 çiftlik bağışladı
01.11.2014
Cumhuriyetin ilanını basından öğrendiler
30.10.2014
avaş Orta Doğu’yu da yeniden şekillendirdi
29.10.2014
Savaş imparatorlukların da sonunu getirdi
28.10.2014
Muhteşem ve hızlı zafer fikri siperlerde eriyordu
27.10.2014
Almanya’ya sömürge lazım olunca
26.10.2014
Nutuk hep doğru mu söyler?
18.10.2014
Korgeneral Mehmet Emin Koral’ın öyküsü
12.10.2014
Cumhurbaşkanının meclis açış konuşması Meclis’te görüşülebilir mi?
04.10.2014
CHP 1931 seçimine böyle hazırlanmıştı
27.09.2014
Bay Peker ve meselesi
22.09.2014
‘Asya tipi üretim tarzı’ gündeme bomba gibi düştü
13.09.2014
6-7 Eylül'ün hatırlattıkları
06.09.2014
1936 yılında Devlet CHP’ye el koyduğunda...
30.08.2014
Tam 50 yıl önce 1964 Ağustos’unda İzmir’in başına gelenler
23.08.2014
Serbest Fırka bütün Ege’yi kasıp kavurmuştu
17.08.2014
İnönü devri harp tedbiri: Gelen ecnebi askersiz gezemez
09.08.2014
Bir seçim yenilgisinin ardından… CHP örgütünü ve kadrosunu tartışıyor
03.08.2014
1950 seçim yenilgisinin ardından… CHP’NİN LAİKLİK VE İNKILÂPÇILIK ATILIMI
27.07.2014
1950 seçim yenilgisinin ardından… CHP NASIL KURTULUR?
19.07.2014
1950 seçim yenilgisi sonrasında CHP’de reform önerisi
12.07.2014
12 Temmuz 1947 yıldönümün hatırlattıkları
05.07.2014
Bir zamanlar Meclis Cumhurbaşkanı seçerdi
29.06.2014
CHP’nin 1950’deki Ekmeleddin’i Şemsettin Günaltay
21.06.2014
Eski gazeteler arasında dolaşırken günümüzü yakalamak
14.06.2014
15-16 Haziran'da işçiler eylemdeyken; 'Marksist Teori' ne diyordu?
09.06.2014
CHP'nin kazandığı son seçim: 1977 seçimine bir bakış...
31.05.2014
27 Mayıs'ın üniversite tasfiyesi: 147'ler
24.05.2014
21 Mayıs 1963 'Harbiyeli aldanmaz'
17.05.2014
CHP’nin 1950 seçimi öncesindeki beklentileri
10.05.2014
CHP devlet karşısında hep gölgede kaldı
03.05.2014
Bir Mayıslar’ın içinden geçmiştim
27.04.2014
Gelibolu’da bir bahar sabahı
20.04.2014
Son sıkıyönetim bildirisinin ardından
12.04.2014
1954 seçimi sonrasında CHP'nin yenilgi analizi
06.04.2014
CHP seçim sonucuna 60 yıldır itiraz etmekte
29.03.2014
'Aydınlar' 1950 seçiminde kimi desteklemişti?
22.03.2014
Yine 'Kara Kalabalık'lar ortaya çıktı!
15.03.2014
12 Mart'ın gölgesi gölgede kaldı
08.03.2014
Peki, ya '9 Martçılar' kazansaydı?
01.03.2014
Hasan Rıza Soyak Recep Peker'e haksızlık mı etti
22.02.2014
Başarısız bir darbe girişimi 22 Şubat 1962'de ne oldu?
15.02.2014
Küslükler de politikanın ayrılmaz bir parçasıdır
08.02.2014
CHP kadınlar kolu kurdu mu, kurmadı mı?
01.02.2014
Biri 'DİKTATÖR' mü dedi
25.01.2014
Vehbi Koç’un gecekondu önleme projesi
18.01.2014
Celâl Nuri İleri'nin harf inkılâbı üzerine mektubu
11.01.2014
Rıza Nur’un cenaze masrafını kim ödedi?
04.01.2014
'Tarih beni beraat ettirecek'
28.12.2013
İsmet İnönü’nün ölümünün üzerinden 40 yıl geçmiş
21.12.2013
Peyami Safa 1950'de CHP'nin milletvekili adayıydı
14.12.2013
İstiklâl mahkemelerinin bazı dosyaları yandı bile
07.12.2013
‘Hâmili kart yakinim’dir; adaylığı için...
30.11.2013
‘Şu Çılgın Türkler’ Vietnam’dayken
23.11.2013
Demokratik Parti daha muhalefetteyken bölünmüştü
16.11.2013
10 Kasım töreni az kalsın 27 Mayıs’ta değişecekti
09.11.2013
ODTÜ'nün ağaçlarını kime borçluyuz?
02.11.2013
Saltanat Osmanlı devleti ile birlikte kaldırıldı
26.10.2013
Cumhuriyet başka bir şeydir; Demokrasi ise bambaşka bir şey
19.10.2013
Behice Boran'ı üniversiteden önce Hasan Ali Yücel atmıştı
12.10.2013
Peçe ve çarşaf yasağı: ‘Gizli işaretli buyruk‘
05.10.2013
Kırk yıl önce CHP yıllar sonra ilk kez seçim kazanmıştı
28.09.2013
Peçe ve çarşaf yasağına en büyük itiraz tezgâh sahiplerinden gelmişti
21.09.2013
Almanların ilk göz ağrısı EMDEN Türkiye’ye neden geldi
14.09.2013
CHP KURULUŞUNDAN HEMEN SONRA NEDEN ve NASIL BÖLÜNDÜ?
07.09.2013
Unutulmuş bir derginin sayfalarını çevirirken... Hüseyin Yalçın ve Fikir Hareketleri Dergisi
31.08.2013
Ordunun 30 Ağustos mesajları siyasi kriz çıkardı
24.08.2013
Handedan'ın aklı hep 'yurt'ta kalmıştı
17.08.2013
Celal Bayar başbakanlıktan niçin ayrılmıştı?
10.08.2013
80 yıl öncesi Tarih ders kitabıyla buraya kadar
03.08.2013
Taksim’deki SURP AGOP Ermeni mezarlığı BEYAZID-I VELİ VAKFI'NIN MIYDI?
28.07.2013
Önce sokaklar karışır, ardından ‘KURTARICILAR’ ortaya çıkar
20.07.2013
Sandık da sadece odundan ibaret değildir!
13.07.2013
27 Mayıs darbecilerinin bir operasyonuda siyasileri itibarsızlaştırmaktı
06.07.2013
27 Mayısçıların hedef tahtasındaki Adnan Menderes
29.06.2013
27 Mayıs’ın ‘kıyma’ yalanını darbeciler kitap bile yaptı
15.06.2013
27 Mayıs'ın ruhunu hala sürdürenler var
08.06.2013
II. Dünya Savaşı’nın ‘perde’deki cephesi
01.06.2013
Atatürk 80 yıl önce İnönü’ye Nusayri raporu yazdı
26.05.2013
27 Mayıs’ın İnkılâp Mahkemeleri niçin faaliyete geçmedi?
18.05.2013
3 Mayıs neden ve nasıl Türkçülük Günü oldu
11.05.2013
1 Mayıs'ı Atatürk ve İnönü de yasaklamıştı
04.05.2013
'Türkiyeli’ kimdir?
20.04.2013
İlk Meclis 90 yıl önce dağılmıştı
30.03.2013
Kılıç Ali, Ismet Inönü’ye ne yazdı
23.03.2013
Latin Amerika’yı sadece muzdan ibaret sananlar yanılır
16.03.2013
İngiliz dostluğu gerekirse Çanakkale'yi bile unutturur
09.03.2013
Öğretmen maaşları zamanında çil çil altınla ödeniyordu!
02.03.2013
Türkiye, Avrupa’daki 4’üncü tek parti diktatörlüğüydü
23.02.2013
Tek parti rejiminin kıskacından kimse kurtulamamıştı
16.02.2013
DP’nin eylülü hep karanlığı hatırlatacak
09.02.2013
Ya Sarkis Torosyan doğru söylüyorsa
02.02.2013
Efendiler... Subaylara hürmet esas vazifenizdir
26.01.2013
Musul meselesinde hiç olmazsa Almanya yanımızdaydı
19.01.2013
Tandoğan’ı intihara götüren cinayet davası
12.01.2013
Fevzi Çakmak’ın cenaze töreni 31 Mart’la kıyaslanmıştı
05.01.2013
İçişleri Bakanlığı olaylardan 3 hafta sonra Menemen raporu hazırlamıştı
29.12.2012
Türk ocakları niçin kapatıldı Nasıl yeniden açıldı?
22.12.2012
Sarkis Torosyan’ın acaip hikayesi
15.12.2012
‘Milli Tarih’le ters düşen her zaman cezasını bulurdu
08.12.2012
Hasan âli Yücel’in solcu olduğu da nereden çıktı
01.12.2012
İktidar basını SCF’lileri daha en başından mahkum etmişti
24.11.2012
Korunaklı karakol ihtiyacı 1930’larda rapor edilmisti bile
17.11.2012
Muhafız Alayı Komutanı Yarbay Ismail Hakkı Tekçe Polisi neden dövdü
10.11.2012
Atatürk'ün hastalığı ne ölçüde gizlenebildi?
03.11.2012
10.Yıl Marşı ' Recep Beyin İlahisi'
27.10.2012
CHP Devletle bir oldu mu; Yoksa devlet mi CHP'yi yuttu?
20.10.2012
M. Kemal ile Rum tehcirinde anlaşmazlığa düştük
13.10.2012
6-7 Eylül olayları sadece İstanbul’da yaşanmadı
06.10.2012
Amerikalı işadamının gözünden Gazi’nin adamları
29.09.2012
Cahit Yalçın’ın sıradışı portresi
22.09.2012
Atatürk’ün Harbiye’den hocası nasıl Milli Eğitim Bakanı oldu?
15.09.2012
İstanbul yönetiminin adamı Fevzi Çakmak Nutuk’ta nasıl milli kahraman oldu
08.09.2012
CHP 9 Eylül'de kurulmadı
01.09.2012
İngiltere ve Fransa ile müttefik ol...Almanya ile anlaşma imzala
25.08.2012
İnönü-Bayar kavgası muhabbeti hayli gerilerde kaldı sanki
18.08.2012
İnönü, Atatürk döneminin yolsuzluk iddialarının üzerine gitmişti
11.08.2012
Struma herkesin gözü önünde ölüme yollandı
04.08.2012
Serbest Fırka daha ilk kurulduğunda Mürteci damgası yemişti
28.07.2012
Nutuk'ta da 19 şifresi aradılar
21.07.2012
YÖK yasasına göre Üniversiteler Atatürk ‘milliyetçiliği’ne bağlı öğrenci yetiştirmek zorunda
14.07.2012
Recep Peker’in ırkçı ‘İnkılâp Tarihi Dersleri' devam ediyor
08.07.2012
SSCB tehdidine karşı askeri/stratejik kara yolları
30.06.2012
Muğlalı yargılanırken hiç kimseden şikayetçi olmamıştı
23.06.2012
Samsun'daki İngiliz taburu Atatürk'e teslim mi oldu
16.06.2012
Dönüm noktası olamayan eylem: 15 - 16 Haziran işçi direnişi
09.06.2012
Bandırma Vapuru’na İngiliz komplosu
02.06.2012
Vatandaş Türkçe konuş
26.05.2012
27 Mayısçılar kendi anayasalarına bile sadık kalmadılar
19.05.2012
Atatürk’ün kızkardeşine de “Vatani Hizmet Tertibi’nden aylık bağlanmıştı
12.05.2012
46 ruhunun bazı izleri de Unutulmuş partilerdir
05.05.2012
Kılıç Ali, hatıralarını aynı kitapta neden değiştirdi
28.04.2012
Neredeyse kayıp bile verilmeyen 18 Mart şehitler günüyse Gelibolu'yu nasıl tanımlayalım
21.04.2012
Latin alfabesi milliyetçi refleksle ‘Türk harflerine dönüştü
14.04.2012
'Milliyetçi Türk amelesi' Sendika ve grevi ne yapsın
07.04.2012
KÖY ENSTİTÜLERİ: Köy çocuklarından CHP’li öğretmen yaratıyordu
31.03.2012
Son silah sustu halk kahvelere koştu
24.03.2012
Kayseri'deki uçak fabrikası montaj sanayinin ürünüydü
17.03.2012
Partilerin kadrolarında 80 yıldır kadın izi var
10.03.2012
İzmir suikastinin karanlık noktaları aydınlanmayı bekliyor
03.03.2012
CHP’de Atatürkçüler Atatürkçüleri yenilgiye uğrattı
25.02.2012
CHP kurultaylarında siyasi çekişme olmaz gerilla savaşı olur
18.02.2012
Atatürk’ü kimler korumaya ihtiyaç duydu
11.02.2012
Tek parti döneminde ülkeye girişler de çıkışlar da kapalıydı
04.02.2012
Soykırım tartışmasında milli tezler yenilenmeli
28.01.2012
Ekmek yok pasta da yasak
21.01.2012
Tek parti döneminden ilk çıkış MKP ile oldu
14.01.2012
Eskiden CHP’de olanlar DP’yi kurunca 'ağa' oldular
07.01.2012
Yenisi olmazsa bile eskisini yenileyelim
31.12.2011
Atatürk Nutuk’ta kızdığı paşalarla sonradan barıştı
24.12.2011
Benim kapitalizmim sizin sosyalizminizi döver
17.12.2011
Başbakanlıktan sürgüne sürgünden Meclis’e Rauf ORBAY
10.12.2011
Tan matbaasını yakanlar bizden daha demokrat ülke yok pankartı taşıyordu
03.12.2011
Tek parti döneminde basında sadece CHP propagandası yapma özgürlüğü vardı
26.11.2011
Dersim'de katliamın öncesi ve sonrası adım adım planlandı
19.11.2011
Kendilerini sosyalist sanan milliyetçiler
13.11.2011
Genç cumhuriyetin kritik karar anı 11 Kasım 1938
05.11.2011
Türkiye 1946'ya kadar Cumhuriyet'le değil şeflikle yönetildi
29.10.2011
Cumhuriyet’ten önce ‘Cumhuriyet’ var mıydı?
22.10.2011
1924 Anayasası'nı kurucu meclis yapmadı
15.10.2011
Ergenekon neden başaramadı?
12.10.2011
Atatürk Milliyetçiliği mi dediniz? ama hangisi?
09.10.2011
Atatürk Milliyetçiliği mi dediniz? ama hangisi?
01.10.2011
CHP'nin 6 oku 74 yıl önce anayasa ilkesi olmuştu
24.09.2011
Atatürk’le İnönü’nün yolları neden ve nasıl ayrıldı?
17.09.2011
Yassıada kararları darbenin kaçınılmaz sonucudur
10.09.2011
Genelkurmay zaten Milli Savunma Bakanlığına bağlanmıştı üstelik daha 1949 yılında!
03.09.2011
Günlük yazmak tarihe kronolojik notlar düşmektir
27.08.2011
Basın o zaman da ‘serbest’ti ama... Şeriatın kestiği parmak da acımazdı
20.08.2011
Gayri Müslimler ve Türklüğe Hakaret Davaları: Ayın karanlık yüzü
14.08.2011
Okyar ‘azim’le devam edebilseydi SCF’nin tarihi farklı yazılabilirdi
07.08.2011
Abdülhamid’in mirası ne oldu?
31.07.2011
Ali Rıza Efendi’nin kayıtları Nuruosmaniye’nin mahzeninde gizli
24.07.2011
Erzurum Kongresi kararları Nutuk’ta neden ‘eksik’ anlatıldı
17.07.2011
JİTEM davasından 93 yıl SONRA Teşkilâtı Mahsusa soruşturması
13.07.2011
ATATÜRK ilk ne zaman tartışılmaya başlandı
03.07.2011
Tek parti döneminin ‘irtica merkezleri’nden biri de türbelerdi
26.06.2011
Herkesin bildiği sır 1921 Anayasası’ndaki özerklik, Atatürk ve Kürtler
19.06.2011
Hâkim parti, geldiysen ÜÇ DEFA VUR!
12.06.2011
Tarih anılarla da yazılır anılar da tarihle sınanır
05.06.2011
DP’ye giden yolda Dörtlü Önerge’nin anlamı
29.05.2011
İkinci Cumhuriyet 27 Mayıs’ta ilan edilmişti bile
22.05.2011
Millî Mücadele ne zaman başladı?
15.05.2011
14 Mayıs mitolojisi
08.05.2011
Ne zamandır şapkamızın altındayız?
01.05.2011
Che'nin çantası
25.04.2011
'23 Nisan'ı Atatürk hediye etmedi'
17.04.2011
Einstein’ın mektubu
10.04.2011
Karabekir’in anıları yakılırken
03.04.2011
Kemal Atatürk öte alemden seslenirken
27.03.2011
18 Mart’ta ne oldu NEDEN OLDU?
22.03.2011
Misâk-ı Millî sınırları efsanesi
25.02.2011
Herkesin Birbirine Titizlendiği Bir Demokrasi
2 0
Ad Soyad Giriniz... 02.12.2013 - 17:05:34
senmalmısın şaka şaka
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00
adna bal 26.11.2013 - 14:00:38
yokkki
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%55,22
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı
Bu Dünya Hepimize Yeter
Nevzat CİNGİRT
T: 0380 512 19 16 - G:0507 241 37 24
duzceyerelhaber@hotmail.com

2010 - 2013 © Tüm hakları saklıdır.



Reklam - Künye - İletişim
DüzceyerelHaber Reklam Hizmetleri
Görkem Özdemir
0543 931 11 58

Hobi sera ve Bahçe Seraları

Serbay Interactive
İnteraktif Ajans

Mini Hobi Bahçe Seraları
Yandex.Metrica