Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Dr.Sivilay GENÇ

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Naylon çorap anayasası


03.11.2011 - Bu Yazı 1715 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Soru: Sevgili Sivilay Abla, herkesin dilinde yeni anayasa, sivil anayasa var. Cemil Çiçek bile anayasa yapmak için kolları sıvamış. Anayasa, depremi durdurabilir mi? Asker cenazelerini bitirebilir mi? Sonra anayasa yaptığımızda hayalkırıklığına uğramayalım. Acaba bir anayasadan çok şey mi bekliyoruz? (Rıdvan Özdemir)


Cevap:
 Sevgili Rıdvan, bir anayasa depremi durduramaz ama deprem olurken evleri tutabilir. Kurban Bayramı yaklaşıyor. Bahisler açıldı. Bu bayram trafik kazalarında yüz altmış kişi mi ölecek, yüz yetmiş kişi mi? tahminleri yapılıyor. Yeni bir anayasa kazaları kökünden kurutamaz ama yüz altmış sayısını on altıya düşürebilir. Terörü ‘küt’ diye bitiremez ama imkân yetersizliğinden ve zaaflardan kaynaklanan asker ölümlerini bitirebilir.

Hatta tüm bunlar için yeni bir anayasa yapmaya bile gerek yok, tek bir maddeyi kaldırmak yeterli:

Madde 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.

“Şair burada ne demek istemiş” sorularına cevap bulmakta zorlandığımız bu cümle 1961 Anayasası’nda icat edilmiş. Türkiye Cumhuriyeti rejiminin DNA dizilimi olarak, hiçbir değişikliğe uğramadan, 1982 Anayasası’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeleri arasında yerini almış.  

“Türkiye Cumhuriyeti rejimini tek cümlede ifade et” başlıklı, milyon dolar ödüllü bir yarışma düzenlesek bu kadar iyisini yazan kimse çıkmaz. 

“Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü”nden şu kastediliyor: Yetmiş dört milyon insan, devlet binaları, masalar, sandalyeler, top, tüfek, kısacası devlet envanterine kayıtlı her türlü demirbaş, hazine arazileri bir bütündür. Yekpare bir kütledir. Bu kütlenin en bol sayıda yapıtaşı da insandır. O yapıtaşından dile kolay yetmiş dört milyon adet vardır. Bunlardan yirmi dördünün karakolda, yüz altmışının bayram trafiğinde hatta beş yüz tanesinin çürük binalarda ölmesi bütünlüğe zarar vermez.

Bunu bir testle kanıtlayalım. Bilgisayarınızda yetmiş dört milyon piksellik bir kutu yapın. Sonra bu kutudan yirmi dört ya da yüz altmış piksel silin. Beş yüz tane silin. Hadi on bin tane silin. Gözle görülür bir değişiklik olmadığını göreceksiniz.

İşte devlet ya da bu kudretin şahs-ı manevisi her kimse, üçün beşin kaybını dert etmez.

Dert etmediği için de yeterince tedbir almaz. Koşulları iyileştirmek için kesenin ağzını açmaz. Öncelik sıralamasını buna göre belirlemez.

Bir kadın naylon çorabında değil yetmiş dört milyon, milyarlarca ilmek var. O gözeneklerden biri kaçtığında çorap kullanılamaz hale geliyor. Bu nedenle çorabı ayağına geçirmiş kadın, çorabını dikkatlice kullanır. Göz kaçmaması için çaba harcar, kaçtığında da dünyası başına yıkılır.

Sonuç olarak; devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütününün gözden çıkarılabilir bir minik parçası olmayı değil, naylon çorapta bir ilmek olmayı tercih edebiliriz. Ya da kendimize naylon çorap anayasası yapabiliriz.


Hayvan hakkı


Soru:
 Sevgili Sivilay Abla, ben bir hayvanseverim. Bu konuda derinleşirken hayvan hakları kavramının bile yanlış olduğuna karar verdim. Çünkü biz ontolojik olarak hayvanlardan üstün değiliz ki onlara haklarını bahşedelim. Ne dersiniz? (Züleyha Kürüm)


Cevap:
 Sevgili Züleyha, insanlarla hayvanlar arasındaki ilişkiyi ontolojik kelimelerle açıklamakta ileri gidersek yoğurdu unut. Sağılamadığı için çatlayıp ölen ineğin akrabalarına organ bağışı belgesini toynak bastırarak onaylatamazsak deri ayakkabı da hayal.

Hayvanseverlerin derinleşmeye değil genişlemeye, çoğalmaya ihtiyacı var.

-

Toplumsal Onarım ve Siyasal Rehabilitasyon

Anabilim Dalı Başkanı, Ruh ve Sivil

Hastalıkları Mütehassısı

sivilayabla@gmail.com

 

.

Serapey Bahçe, Hobi ve Mini Seraları

Facebook Yorumları

reklam
02.05.2013
Sibirya ablası
25.04.2013
Hep birlikte kaybettik
18.04.2013
Simitçinin samimiyeti
11.04.2013
Feriştah’tan Hürrem’e Bahçeli’nin dünyası
28.03.2013
Uluönder sorunu
21.03.2013
Çölde Vahşi Newvrouz
14.03.2013
Çanakkale geçilseydi
07.03.2013
Sezaryen barış
28.02.2013
İki artı iki dört müdür
21.02.2013
‘Başka şubemiz yoktur’
14.02.2013
Çizgisiz kâğıt
07.02.2013
Kıbrıs yatağı
31.01.2013
Donanma-mış
24.01.2013
Pargalı için helva
17.01.2013
İpsiz Recep’in mor taytı
10.01.2013
Çevreci aga nigi, naga nigi
03.01.2013
Liderlik sorunu
27.12.2012
Ortaya karışık yılbaşı
20.12.2012
Teselli ikramiyesi
13.12.2012
Koşu bandında röveşata
06.12.2012
Ağaçları keselim
29.11.2012
Serbest kıyafet ve saç inkılâbı
22.11.2012
Nükhet Masaj Salonu
15.11.2012
Taksiyle hipotenüs hesabı
01.11.2012
Masayı döven, dizini döver
25.10.2012
Orhan Gencebay ile bir ömür jürisi
18.10.2012
Sıkıcı köyün sıkıcı enstitüsü
11.10.2012
Şişkoluk vergisi
04.10.2012
Cahil Sizsiniz Türkiye
27.09.2012
Siyasette süper market kahraman bakkal olayı
20.09.2012
Çanta, don, vale, kâğıt havlu...
06.09.2012
Benim sansürüm
30.08.2012
Doktor Mertcan’ı okutan emekli Ahmet Amca
16.08.2012
Naim’e üzüntü testi
09.08.2012
Zevkler ve renkler tartışılmalı –Logolar (2)
02.08.2012
Logolardan yansıyan şehir
26.07.2012
Afrika menekşesi deneyi ve UNICEF
19.07.2012
Bedava köprü için kuyruk hali
12.07.2012
KPSS keşke tamamen çalınsa
05.07.2012
Engelli komşu
28.06.2012
Beta Yasa
21.06.2012
İstanbul’u boşaltanlara öneriler
07.06.2012
Charlie Chaplin Uludere’de
17.05.2012
Kov bostancı danayı
10.05.2012
Buradan sol arabesk çıkabilir
03.05.2012
Baro ve Piç
26.04.2012
Havucun mektubu
19.04.2012
Her işin başı emperyalizm
12.04.2012
Bana siyaset yapma
05.04.2012
Çöle saygı
29.03.2012
Konferans dinleyicisi köpek ve ‘sahibi’
22.03.2012
Hayvanlar
15.03.2012
Korkma! Niye korkasın ki!
08.03.2012
Domatesin kokusu
01.03.2012
Kıyafetle gelen eşitlik
23.02.2012
İstanbul’u Kadir Topbaş fethetseydi...
16.02.2012
Gerçeklik tapıcılığı
09.02.2012
Samanyolu TV günahı
02.02.2012
Çocukluğumuzda yediğimiz helvalar, bugün kulağımızı tırmalar...
26.01.2012
‘Sen mevsimler gibisin, değişirsin sevgilim’
19.01.2012
Kâğıt kokusu
05.01.2012
Zaman düşmanlığı
29.12.2011
Yılbaşı süslemesi
22.12.2011
Onlar ağlamasın da kim ağlasın
15.12.2011
Ekmek, yoğurt, çay ve statüko
08.12.2011
Fareler ve köpekbalıkları
24.11.2011
Futbola hayat öpücüğü
17.11.2011
Varoluşsal araba çıkartması
03.11.2011
Naylon çorap anayasası
27.10.2011
Bir uyuyup uyanalım
13.10.2011
Derthill Rezidans
06.10.2011
Öğretmenlik tarihe karışırken
29.09.2011
Emlak sözlüğü (2)
22.09.2011
Bekara ev yok!!
15.09.2011
Best Model
01.09.2011
Ürkek ve mahcup sivilleşme
25.08.2011
Evlilik programları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Serapey Bahçe, Hobi ve Mini Seraları


Serbay Interactive
Bu Dünya Hepimize Yeter
Nevzat CİNGİRT
T: 0380 512 19 16 - G:0507 241 37 24
duzceyerelhaber@hotmail.com

2010 - 2013 © Tüm hakları saklıdır.



Reklam - Künye - İletişim
DüzceyerelHaber Reklam Hizmetleri
Görkem Özdemir
0543 931 11 58
Serbay Interactive
İnteraktif Ajans

Mini Hobi Bahçe Seraları
Yandex.Metrica