Kürşat BUMİN



Bookmark and Share

'Ne gazetelerde ne de radyoda'


8.11.2017 - Bu Yazı 312 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “Ölüm ilanı” deyip geçmeyin, tutarı öyle böyle değil… Üşenmeyip sordum. Türkiye’nin tamamında çeyrek sayfa bir ölüm ilanının ederi 48 bin TL. Demek ki altı tam sayfa ölüm ilanının ederi kabaca 1 milyon 200 bin TL. Bu tür bir ilanın sadece bir gazeteyle sınırlı kalamayacağını da hesap edersek, önümüze çıkacak miktarı varın siz hesaplayın… Gazetelere ödenen bu kadar yüklü (ve anlamsız) parayla neler yapılmaz?

Bunca hırgür arasında sırası mı bunun?” diyeceksiniz belki ama ben yine de hatırlatacağım:

Hürriyet gazetesi okur temsilcisinin (Faruk Bildirici) köşesinin “Okurdan kısa kısa” bölümünde gazetenin haberciliğine ilişkin şöyle bir mesaj okudum: “Büyük virtüöz Tanburi Necdet Yaşar’ın ölüm haberini web’de ve gazetede göremedim. Sonra sadece gazetede cenaze töreni haberini verdiniz. Bu tavrınız ciddi bir habercilik eksiği:

Okur, Bildirici’nin cevaplamadığı (ne diyebilirdi ki?) eleştirisinde haklıydı tabii ki.

Ülkenin yakın zamana kadar Türk müziğiyle tanışık hemen herkes tarafından bilinen değerli bir müzisyeninin kaybı tek santimlik bir haber değeri bile taşımıyordu artık…

“Olabilir, bu dünyadan göçenlerin gazete haberi olduğu dönemleri çoktan geride bıraktık, şimdi gazeteler var gücüyle ‘geleceğe’ yönelik bir habercilikle meşgul” diyebilirsiniz. Ancak bu tür bir tespit doğru olmasa gerek, çünkü gazete sayfalarının (sırasında) neredeyse yarısı kaybedilen insanlara tahsis ediliyor. “Ölüm ilânları”ndan söz ediyorum tabii ki…

Sizi bilmem ama ben “medeni dünya”da yayınlanan hiçbir gazetede böyle bir uygulama ile karşılaşmadım. Bu dünyanın gazeteciliğinde sayfalarının neredeyse yarısını “parası ödenmiş” ölüm ilanlarına ayırmak akıldan bile geçmez. (Onlar bu duyurulara “avis de deces” diyorlar ve bu duyuruları –tabii ki- son derece mütevazı tutuyorlar.) Vefat ilanları verilen kişilerin sevenlerinin kalplerindeki hatıralarını incitmem istemem, ama bence bu sayfalarca tutan “ölüm ilanları” haddinden fazla abartılıdır. Doğru hatırlıyorsam, gazete (Hürriyet), yazının başında sözünü ettiğim “okur mektubu”nun yayınlandığı günkü sayısının yedi sekiz sayfasını bir işadamının vefat ilanına tahsis etmişti.

Ölüm ilanı” (hele de Hürriyet’te!) deyip geçmeyin, tutarı şöyle böyle değil… Üşenmeyip onu da sordum. Türkiye’nin tamamında çeyrek sayfa (bir fotoğraflı) bir ölüm ilanının ederi 48 bin TL. Demek ki altı tam sayfa ölüm ilanının ederi kabaca 1 milyon 200 bin TL: Bu tür bir ilanın sadece Hürriyet gazetesiyle sınırlı kalamayacağını da hesap edersek, önümüze çıkacak miktarı varın siz hesaplayın…

Gazetelere ödenen bu kadar yüklü (ve anlamsız) parayla neler yapılmaz? Vefat eden kişinin adını taşıyacak bir “burs başvuru merkezi” öğrenimine devam imkanı bulamayan kaç öğrencinin yardımına koşabilir?

Gazetelerde hemen her gün karşımıza çıkan bu abartılı ölüm ilanlarından birisini özellikle hatırlıyorum. Birkaç ay önce TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun annesi (Allah rahmet eylesin) vefat etmişti. Tahmin ettiğiniz gibi bu kayıp hemen ölüm ilanlarıyla duyuruldu. Ama ne ilan bolluğu, anlatamam. Günlerce (haftalarca?) süren bir ölüm ilanı kampanyası gibi bir şey yaşanıyordu. Bu ilgiyi gerçekten anlamlandıramamıştım; TOBB üyelerinin neredeyse tamamı merhumeyi bu derece yakından mı tanıyor ve seviyorlardı? Benim tahminim sürecin şöyle geliştiği yolundaydı: İlk başsağlığı ilanı gazetede yayımlanınca, TOBB’un diğer şubelerinin tamamı kenarda kalmamak için hemen devreye girmişlerdi. Bilmiyorum tabii ki, ama benim tahminim, iyi bir eş ve anne olarak hayatını geçirmiş olan hanımefendinin de bu derece aşırı ilan parası ile en az yüz iki yüz öğrenciye burs bağlanmasını tercih edeceği yönündeydi. Öyle bir tabloydu ki, TOBB Başkanı’nın bugün “yüzde yüz yerli otomobil” üretimi için bir araya getirmeye çalıştığı “babayiğitler” vefat ilanı için sıraya girmişlerdi.

Bitirirken “ölüm ilanları” konusunun kıyısından Turgut Uyar’ı hatırlayalım:

(…)
ne gazetelerde ne de radyoda
ölümüm kimseye dert olmamalı.
kim tanır zaten beni dünyada.

insanlar hergünkü gibi şen şakrak
tabutum Merkez Efendiye giderken
üç beş kişinin omzunda gıcırdayarak
birkaç kişi başlarını eğsinler,
sonra ardımdan bakıp acıyarak
– Bir garip ölmüş desinler…

.

Facebook Yorumları

reklam
8.11.2017
'Ne gazetelerde ne de radyoda'
31.10.2017
Bir kez daha hatırlayalım: 'Cumhuriyet alkışla olmaz
27.10.2017
Diyelim ki ‘cumhurbaşkanı' olmaya niyetlendiniz
17.10.2017
Savaşa girdik TEOG’u unuttuk
13.10.2017
Fazla 'iddialı' iddianameler
8.10.2017
Hemşehriler birer 'piyon' mudur?
3.10.2017
'Politik münavebe'siz bir demokrasi mümkün değil
29.9.2017
Şu şarkı da var: 'Kimseye etmem şikâyet…'
22.9.2017
'Çok basit bir konu'
19.9.2017
'Faşizmin fotoğrafı' desek yanlış mı olur?
15.9.2017
Sayfalarca süren bir “Yargı” resitali!
1.9.2017
Vejetaryenler hele de veganlar…
28.8.2017
Üç açıklamanın üçü de yanlış ve yersiz
7.8.2017
Söyle çocuğum (….) kime derler?
29.7.2017
Çok parçalı bir yazı
24.7.2017
'Yüzde 26': Politik hafızanın hepten dumura uğraması
17.7.2017
Kıbrıs’ta neler oluyor?
13.7.2017
Bitmeyen 'yemin krizi'nin yeni hali
10.7.2017
Türkiye 'büyük devlet' olmak istiyor
6.7.2017
'Bizim için Türkler toplumumuzun bir parçasıdır'
3.7.2017
Yakın tarih ve bugüne ilişkin notlar
26.6.2017
Yine 'gizli tanıklar' ve Ahmet Altan’ın yerinde savunması
16.6.2017
Deprem tehlikesine karşı dikkat!
12.6.2017
CHP’nin Katar’la imtihanı ve bir 'anayasa hukukçusu'
9.6.2017
Sıkıcı ve dolayısıyla öğretici olmayan bir 'Rapor'
3.6.2017
‘Komisyon'a ulaşan raporların hâl-i pür melâli
31.5.2017
Referandum arifesinde 'Doğmamış çocuğa don biçmek'
21.10.2014
MEB'de öğretmen olmak
01.09.2014
'Okul Sorunu' ve TEOG'un düşündürdükleri
01.07.2013
Ünlü 35'inci madde'
30.06.2013
Unutmayın: 'Milli İrade' minareyi yasaklamıştı
24.06.2013
Mübalağanın zirvesi: Evi 96 metrekarelik bayrakla kaplamak
23.06.2013
Değinmeler...
20.06.2013
'Yepyeni' ile karşılaşmaktan şaşkına dönmüş bir Türkiye
17.06.2013
Gerçekten 'enteresan': Kürsüde (neredeyse..) 'Üç Hilal'
16.06.2013
'Plebisit' ve 'muhatap problemi'
13.06.2013
'Gezgi' notları…
09.06.2013
İki anayasa toplantısı ve 'kötümserlik'
06.06.2013
Bunun adı 'yeni siyaset', 'masum ve samimi' değil
03.06.2013
En doğru değerlendirme Demirtaş'tan
02.06.2013
'Tertip' değil, sahici bir 'şehir hareketi'
30.05.2013
İsmail Saymaz'ın haberlerinden hareketle Kaypakkaya
26.05.2013
Yeni alkol düzenlemesi: Sokakta kafayı çekmek serbest
20.05.2013
Bu Yargıtay ve TMK ile buraya kadar (2)
19.05.2013
Bu Yargıtay ve bu TMK ile buraya kadar
12.05.2013
Ayrışma 'politika'nın geleceği açısından hayırlıdır
05.05.2013
Mevzuatın 'marjında' bir vali
21.04.2013
İfade özgürlüğünde 'büyük kitle'yi mi dikkate alacağız?
18.04.2013
'Oradaydın' ama 'orası' anlatıldığı gibi değildi!
04.03.2013
'Tutanak'taki Öcalan
13.01.2013
Başsavcılığın tebliğnamesini nasıl anlamalı?
10.01.2013
21 Ekim halkoylaması olmasaydı…
07.01.2013
'Teşekkürler Aydın Bey' (!)
06.01.2013
MİT Müsteşarı'nı 'kurtarıcı' ilan etmek
03.01.2013
Esrarengiz yorumlar
31.12.2012
Bir değerlendirmeye dair
30.12.2012
Günlerin götürdükleri (devam)
27.12.2012
Günlerin götürdükleri…
23.12.2012
'Kuvvetler ayrımı' tarihimiz
16.12.2012
II. Değişiklik'in anti-tarihsel yorumu
09.12.2012
'Gazetecilik' iyi işlere de yarıyor
03.12.2012
'Öğrenciler (…) şeffaf kıyafetler giyemez'
02.12.2012
Özrü kabahatinden büyük…
22.11.2012
Yalan değil, 'Güvenlik Konseyi' gerçekten anakronik
18.11.2012
Siyaset kamuoyu yoklamalarının esiri mi?
05.11.2012
Hükümet ne düşünüyor?
04.11.2012
Siyasi talepler 'açlık grevi' ile karşılanabilir mi?
01.10.2012
Yarışmasız- danışmasız bir meydan 'projesi'
30.09.2012
'Eskort kızlar' hikayesi nasıl sonlanacak?
27.09.2012
İnsanlığa karşı bir tebliğname
24.09.2012
Şimdi 'siyaset' zamanı!
23.09.2012
'Oslo tartışması'na dair
20.09.2012
'Yargı' mı dediniz?
17.09.2012
Belki de en iyi çözüm: 'Müslümanların kayıtsızlığı'
16.09.2012
'Kayıp Şehir' keşfedilerek nasıl 'deve yapılır'?
10.09.2012
Dokunulmazlık meselesi (devam)
09.09.2012
'Dokunulmazlık' meselesi bir kere daha gündemde
18.08.2012
Aslı Çakır ve Gamze Bulut: Sekülerleşme habercileri
15.08.2012
'Sözde'li iddianameler
14.08.2012
Meclis'i yedekte tutmak
13.08.2012
Bu iddianamenin hukuki bir anlamının olmadığı açık
12.08.2012
Ülkenin 'gazete okurları' da mağdurlar arasında
11.08.2012
'O bir demokrasi kahramanı' mı?
08.08.2012
'Siyaset de bir ibadettir' derler ama inanmayın
07.08.2012
'Susma orucu'na methiye
06.08.2012
Son iki haftanın -tabii ki- en önemli gelişmesi
25.07.2012
Ahmet Altan'ın 'yargı yetisi'ni paylaşarak
23.07.2012
Ernest Gellner 'Kemalizm'i anlatıyor
22.07.2012
Farklı konularla iki yeni 'köşe yazarı'
21.07.2012
Diyarbakır Valisi'nin açıklaması (2)
18.07.2012
Diyarbakır Valisi'nin açıklaması (1)
17.07.2012
Eyüp ve bira tartışması çerçevesinde Yeşilay
16.07.2012
Eyüp ilçesi sınırları içinde bira içilir mi?
15.07.2012
'Türk milleti' tekrarından rahatsız olmak bir 'zaaf' mıdır?
09.07.2012
Tatsız bir şaka: 'Üç yıl içinde engellilere uygun minibüsler'
08.07.2012
Üst geçitte yürüyen merdiven
04.07.2012
Özbudun'un son kitabından hareketle (3)
03.07.2012
Özbudun'un son kitabından hareketle (2)
02.07.2012
Özbudun'un yeni kitabından hareketle
01.07.2012
Yeni Anayasa'da MGK'ya yer verilecek mi?
30.06.2012
'Özel yetkililer'e veda ederken bir iddianameden notlar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.