Faiz Meselesi: Kitap İncelemesi


28.07.2019 - Bu Yazı 662 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Faiz nedir? Nereden doğmuştur? Tarihi nedir? Kutsal kitaplar faizi niçin yasaklamıştır? Yasaklanan faiz hangisidir? Riba ile bugünkü faiz arasında bir fark var mı? Bu sorular günümüzde başta İslam dünyası olmak üzere dünyada fazlasıyla kafa yorulan sorular. Kimisi faizi asla yaklaşılmaması gereken bir tabu olarak görürken kimisi de bunun basit bir ekonomik işlem olduğunu ve kiradan farkı olmadığını savunuyor.

 
Son günlerde Faiz Meselesi adlı bir kitabı okuyorum. Kitaba 19 bilim insanı yazılarıyla katkı yapmış (Kitabın künyesi şöyle: Faiz Meselesi: Tarihten Örnek Uygulamalar, Derleyenler: Murat Ustaoğlu ve Ahmet İncekara, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, Mayıs, 2019.)
 

 

Kitaptaki yazılar bir tarih ve konu silsilesi içinde yer alıyor, dolayısıyla kitap farklı yazarların elinden çıkmış ve onların birbirinden farklı görüşlerini yansıtıyor olsa da son derecede tutarlı bir bütün oluşturuyor. Yazarların bir bölümü ekonomi ve ekonomiyle ilgili alanlarda öğrenim görmüş, bir bölümü de ekonomi ve ilahiyat öğrenimini birlikte görmüş akademisyenler. Dolayısıyla hepsi konunu uzmanı ve konu üzerinde zaman harcamış kişiler.
 
Kitapta binlerce yıl önce faizin nasıl doğduğundan başlayarak günümüz bankacılık düzenlemelerine kadar gelen, olaylarla desteklenmiş analitik değerlendirmeler var. Birçok ilginç konu dikkat çekiyor. Mesela tapınakların borç alışverişinde ilk sistemli ve kayıtlı merkezler olduğunu ve bugün tefecilik faizi diye bildiğimiz çok yüksek faizlerin ilk kez tapınaklarda alındığı bilinen bir gerçek. Buna karşılık o dönemde ortaya çıkan tefecilerin, tapınaklardaki bu yüksek faizden daha düşük oranlarda faiz uyguladıkları ve bir anlamda ters tefecilik yaptıkları pek bilinen bir şey değil. Tefecilerin ortaya çıkışının gerçek tefeci konumundaki tapınakların tekelci yapısını kırmaya yönelmesi ilginç bir ironi. Yani asıl tefeciler dini temsil eden tapınak rahipleri olurken, sivil tefeciler onların tekelci konumunu kırmak için çıkıp daha düşük faizle işlem yapıyorlar.
 
Faizi bütün dinler yasaklamış görünüyor. Bu yasağın kökeni Platoncu - Aristotelesçi yaklaşımlara kadar geriye gidiyor. Hatta paradan para kazanma deyimi bile o kadar eski. Dinlerin hepsi bu yasağı oradan devralıp devam ettirmişler. Yasağın ilk kez ve en ağır biçimde yer aldığı din Yahudilik (İslamdaki ribanın karşılığı Yahudilikte ribbit.)  Buna karşılık faizi en fazla uygulayanlar ve bu yolla zengin olanlar da Yahudiler. Çünkü zaman içinde Yahudi din düşünürleri faiz yasağını yumuşatan, hatta kaldıran yorumlar getirmişler. Faiz yasağı zaman içinde Hristiyanlıkta da yumuşatılarak ortadan kalkmış bulunuyor. Yasağı günümüze taşıyan tek din İslam. Kitapta, Kur’an’da geçen riba ile bugünkü faizin karşılaştırmasını yapan değerlendirmeler var. Riba ile bugünkü faiz arasında bire bir aynılık var mı? Bu konuda belli başlı iki görüş var. İlki bu iki kavramın tamamen aynı olduğu görüşü. Dolayısıyla dün olduğu gibi bugün de riba ya da faiz yasaktır, haramdır. İkinci görüş riba ile faizin aynı şeyler olmadığı görüşü. Bu görüş çerçevesinde riba, dönemin koşullarının belirlediği bir tefeci faizidir. Oysa günümüzde faiz, devletin koyduğu kurallar çerçevesinde kurumlar (bankalar) eliyle uygulanan düzenlenmiş bir bedeldir. Kitapta bu görüşlerin tartışılmasını, çeşitli filozofların, yazarların görüşleriyle ayrıntılı olarak bulmak mümkün.
 
Osmanlı toplumunda faizsiz finans arayışlarının yaygın biçimde gündeme geldiği biliniyor. Bulunan çözümlerden birisi olan ve geri alım koşuluyla yapılan satışı ifade eden bey’ul vefa’nın geliştirilmiş hali olan bey’lil-istiğlal bugünkü faizsiz finans sisteminin temelini oluşturuyor. Kişi sattığı malı geri satın almayı taahhüt ederek sözleşme süresince kiralamış oluyor. İşin özünde bugün uygulanan faizden hiçbir farkı yok. Kişinin satışı ve geri alım işlemini karşılıklı olarak (cebir işlemindeki gibi) iptal edersek geriye paranın kirası yani adına ne dersek diyelim faiz kalıyor. 
 
Günümüzde ekonomi teorisi olarak okutulan neoklasik ekonomi yaklaşımının da temelini oluşturan Alfred Marshall ve John Maynard Keynes’in faiz konusundaki görüşlerine de değiniliyor kitapta. Marshall faizi ‘tasarruftan ve paranın tatmininden vazgeçmenin ve beklemenin ödülü’ olarak tanımlarken Keynes ‘para sahibinin parayı nakit olarak elinde bulundurmaktan (likiditeden) vazgeçmesinin bedeli’ olarak tanımlıyor. Kutsal kitapların tanımları dışına çıkıp da konuya ekonomi sistemi açısından bakıldığında bu tanımlar olayın özünü açıklıyor.   
 
Kitapta Ekim 2002’de Mısır Din İşleri Yüksek Kurulu’nun banka faizinin helâl olduğuna ilişkin yayınladığı fetva da yer alıyor. Akla uygun olan yorum da budur. Çünkü kutsal kitapların indiği dönemde faiz bir standarda sahip olmayan ve tefeci faizi konumunda olan bir uygulamaya sahipti. Günümüzde devletin (merkez bankalarının ve bağımsız bankacılık otoritelerinin) denetimi altında olan bankacılık sisteminde büyük ölçüde standardize edilmiş ve tefecilik uygulamasından çoktan çıkmış bir faiz sistemi söz konusu. Bu açıdan bakarsak faiz, kâra göre ve hatta kiraya göre çok daha fazla denetim altında, çok daha fazla standartlaşmış bir getiridir.   
 
Kitabın tümünden örnekler vermem mümkün değil ama faiz konusunda çalışma yapacak olanlara ve faizin antik dünyadan bugüne nasıl evrim geçirdiğini merak edenlere bu çok önemli kitabı okumalarını öneriyorum.
.

Facebook Yorumları

Emlak8
4.06.2020
Ekonomide bazı sorular ve yanıtlar
30.05.2020
İlk Çeyrek Büyümesi ve Kamuoyunun Bakışı
30.05.2020
Korkak Yeni Dünya
28.05.2020
Merkez Bankası'nın Altınları
20.05.2020
ABD, Son Bağımsız Kaleyi de Düşürmek Üzere
13.05.2020
Washington Uzlaşısının 30 Yılı
10.05.2020
Swap Hariç Rezervler Ekside
30.04.2020
Türkiye İçin 2020 Tahminleri
15.04.2020
Döviz Swapı İşlemi
13.04.2020
Covid - 19, Para Basımı ve IMF'nin Yeni İmkânı
6.04.2020
Yöneticiye Öğütler
27.03.2020
Ekonomik Daralmayı Minimum Düzeyde Tutabilmek İçin Öneri
25.03.2020
Çözüm Modern Para Teorisinde mi?
19.03.2020
2020 ve Ötesi
8.03.2020
Çin Giderse Herkes Gider
5.03.2020
Koronavirüs ve İdlib Etkisi
20.02.2020
Faizi Düşürmekle Enflasyon Düşmez
14.02.2020
Kitaplar Üzerine Görüşlerim
11.02.2020
Dolar kuru niçin yükseliyor?
5.02.2020
Faizi Düşürünce Ne Oldu?
6.01.2020
Türkiye Ekonomisinin Son 17 Yılı
12.12.2019
Hukukun Üstünlüğü ve Ekonomi
20.11.2019
Bir Sepet Kitap
13.11.2019
Hazine nakit açığı ve finansmanı
24.10.2019
Merkez Bankası Faizi İndirir mi?
18.10.2019
Dünya Ekonomisi ve Türkiye Ekonomisi Tahminleri
15.10.2019
Köprü ve Otoyol Geçiş Ücreti Zamları
4.10.2019
Okuduğum Kitaplardan Seçmeler
28.07.2019
Faiz Meselesi: Kitap İncelemesi
2.07.2019
Yedek Akçe, Merkez Bankası, Hazine
27.05.2019
Kapitalizmin çelişkili dünyası
20.05.2019
Bütçe ve beyaz filler
14.05.2019
Dolar TL Kurunun Yükselişi ve Düşüşü
15.3.2019
Ekonomik Krizler ve Türkiye
26.2.2019
Kural Dışına Çıkma Dürtüsü
14.2.2019
Piyasa Sisteminde Fiyatlara Müdahale
31.12.2018
2018'den 2019'a Geçerken Türkiye Ekonomisinin Görünümü
24.12.2018
Sisifos ve Tantalus'un Öykülerinden Dersler
17.12.2018
Ata kibirli binen eve yürüyerek döner
5.12.2018
Enflasyon Nasıl Düştü?
28.11.2018
Döviz Kurunun Ekonomik Kararlar Üzerindeki Etkisi
23.11.2018
Türkiye ekonomisi kırılgan beşlinin neresinde duruyor?
20.11.2018
Faizler Nasıl Düşürülür?
8.11.2018
Enflasyonla Göstermelik Mücadele
6.11.2018
Piyasalarda Son Durum ve Türkiye
30.10.2018
Sepet Dolusu Kitap
24.10.2018
Korumacılık ve Türkiye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive