Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Mehmet Acet

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Emeklilikte yaşa takılan genç adamın dramı


17.10.2018 - Bu Yazı 108 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Vehbi Dinçerler, rahmetli Turgut Özal’la yakın teşrik-i mesaide bulunmuş, Milli Eğitim Bakanlığı yapmış, ilerleyen yaşına rağmen Türkiye’nin dertleri için kafa yormaya devam eden bir isimdir.

Yıllar önce kendisiyle Özal’ın ölüm nedeni üzerine konuşuyorduk.

Sözün bir yerinde şöyle dedi:

“Herkesin bir tezi var. Bana göre Özal, kahrından öldü.”

Öyle miydi başka bir gerekçe mi vardı bilmiyoruz ama Dinçerler’in tezi üzerinden ilerleyecek olursak, 90’lı yılların başında Turgut beyin ‘kahırlı’ olmasını gerektirebilecek birçok hadise yaşandı.

Kahredici konular içinde ekonomiye bir yer ayıracaksak eğer, en başa 1992’de temelleri atılıp devamında sosyal güvenlik sistemini iflasa sürükleyen dönemi koyabiliriz.

Lise öğrencisi olduğum döneme denk gelen 1991 seçimleri öncesi yürütülen kampanyanın en hızlı ismi, Süleyman Demirel’di.

“Kim ne diyorsa ben 5 fazlasını vereceğim” diyor, rüşvet dağıtır gibi seçmene vaatlerde bulunuyordu.

Bu vaatler içerisinde en dikkat çekici olanı, faturası 7 yıl sonra çok acı bir şekilde karşımıza çıkacak olan ‘erken emeklilik’ sözü olmuştu.

35 YAŞINDA EMEKLİ OLANLAR…

Demirel iş başına geldikten sonra sözünü tuttu.

1992 yılında yaptığı değişiklik ile kadınlarda 20, erkeklerde ise 25 yılını dolduran bütün çalışanların, yaş şartı aranmaksızın emekli olmalarının önünü açtı.

Yüzbinlerce kişi, 35-36 yaşından itibaren emeklilik maaşını hak etmeye başladı.

Devamında, iki yıl önce ‘fazla’ veren sosyal güvenlik sistemi o düzenlemeden sonra artık dikiş tutmaz oldu.

1999 yılına gelindiğinde sosyal güvenlik sistemi çökme noktasındaydı.

Öyle ki, devlet emeklilerinin maaşlarını ödeyemeyecek duruma düşmüştü.

Bunun üzerine, bu satırların yazarının da dahil olduğu milyonlarca kişinin ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ sorununu beraberinde getiren kademeli emeklilik sistemine geçildi.

Tabi yeni düzenlemenin yapıldığı Eylül 1999 şartlarında trafik kazası henüz yaşandığı için, daha sonraki yıllarda acısı güçlenerek hissedilecek olan yaralarla ilgili Demirel’e kabahatini hatırlatacak güçlü bir ses de çıkmamıştı.

Demirel’in kendisi ise o dönemde, bir yıl sonra süresi dolacak olan Cumhurbaşkanlığı koltuğuna yeniden oturabilmenin imkansız şartlarını zorlamaya hazırlanıyordu.

DEVLET BÜTÇELERİ AİLE BÜTÇELERİ GİBİDİR

Aile velisi sorumlu olduğu bireyler için bütçe sorumluluğunu nasıl üzerinde taşıyorsa, aynı durum devlet yönetimi için de geçerlidir.

Ayağını yorgana göre uzatmayan aile velisi gibi aynı şekilde hareket eden devlet de günün birinde batabilir.

1992’de popülizmin zirvesine çıktıktan 7 yıl sonra bataklıktan imdat çığlıkları atmanın mantığını da aynı yere oturtabiliriz.

Bugün için emeklilikte yaşa takılanlar meselesinde durum tam olarak şöyle bir şeye tekabül ediyor:

1992 yılından itibaren erken yaşta emekli olanların elde ettikleri nimetlerin külfetlerini, 1999 yılından itibaren emeklilik bekleyen bütün vatan evlatları yüklenmiş durumda.

Durum bu kadar nettir.

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİ BOZMAK ÇOCUKLARDAN İNTİKAM ALMAK GİBİDİR

Bu işlerin bir matematiği de var elbet.

Normal şartlarda sosyal güvenlik sisteminin açık vermediği, sağlıklı şekilde işlemeye devam ettiği ülkelerde prim ödeyen 4 çalışana, devletten maaş alan bir emekli düşüyor.

Türkiye’de ise bu oran 2’ye 1 seviyesine bile ulaşamamış durumda.

12 milyon civarındaki emeklilerimiz için bir puan zam yapmanın, toplamda milyar liradan başladığı bir ortamda, emeklilikte yaşa takılan milyonlar için neler yapılabileceğine bir de buradan bakmak faydalı olabilir.

Üzerinde durduğumuz mesele, dün Meclis grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da gündemindeydi.

Erdoğan, önüne konan maliyet hesaplarını paylaşarak bu konuda adım atmanın güçlüğüne vurgu yaptı.

“Bugün ülkemizde ortalama emeklilik yaşı 52’dir. 20 yıl çalışıp 38 yaşında emekli olan biri 40 sene devletten maaş alacak. Böyle bir uygulama olamaz. Bu teklifin maliyeti 750 milyar liraya ulaşıyor. Böyle bir yükü ülkenin sırtına bindiremeyiz” dedi.

Ben bu sözleri, birkaç seçimdir Ak Parti’yi de etkilemeye başladığını gördüğümüz ‘popülizm’ tehdidine karşı bir silkeleme niyeti olarak okudum.

İki soru soralım:

Siyasetçi, seçim dönemlerini fırsat dönemleri olarak görüp “İşimi görmezsen oy moy yok” diyen gruplaşmalara göre mi hareket etmeli?

Yoksa, popülizmin sonunun bataklık olduğunu anlatınca kavrayabilen rasyonel seçmene göre mi?

Bendeniz her durumda ikinciye göre hareket etmenin daha fazla oy getireceği görüşünü savunanlardan oldum.

.

Facebook Yorumları

Kod8
12.11.2018
İkinci perde nasıl açılacak?
8.11.2018
Enişte bizi niye öptü?
5.11.2018
İsteyen için zor diye bir şey yoktur
1.11.2018
MHP kaynakları ne yapmaya çalışıyor?
31.10.2018
Sırada Tel Abyad mı var?
24.10.2018
AK Parti-MHP işbirliği dönemi kapanıyor mu?
22.10.2018
Bölünme değil bölüşme
18.10.2018
4 Kasım’da ne olacak? ABD ile yeni bir gerilim yaşanır mı?
17.10.2018
Emeklilikte yaşa takılan genç adamın dramı
15.10.2018
Trump ile nereye kadar neler yapılabilir?
11.10.2018
Kaşıkçı olayını ses kayıtları mı çözecek?
10.10.2018
Cemal Kaşıkçı’nın başına neler geldi?
8.10.2018
S-400 füzeleri F-35’lerin sırlarını ifşa mı edecek?
4.10.2018
Suriye’den bir iyi bir kötü haber
1.10.2018
Ekonomi yerel seçimleri nasıl etkileyecek?
28.9.2018
Cumhur İttifakı’nın akıbeti yerel seçimlere mi endekslendi?
26.9.2018
Fırat’ın doğusuna nasıl bir operasyon yapılabilir?
24.9.2018
AK Parti-MHP ittifakı zora mı girdi?
20.9.2018
İdlib zaferinin bilinmeyenleri
19.9.2018
Türkiye’nin İdlib zaferi
17.9.2018
Erdoğan: İsraftan tasarruf yapacağız
13.9.2018
MİT’ten nefes kesen operasyonlar
12.9.2018
Merkez Bankası ne yapacak?
10.9.2018
Tahran zirvesinden çıkan sonuç: İhtiyatlı iyimserlik
6.9.2018
İdlib sancısı
5.9.2018
Bu iş çözülecekse yine Trump ile çözülecek
3.9.2018
Eylül ekonomi için fırsat ayı olabilir mi?
30.8.2018
Türkiye İdlib konusunda Rusya ile gizlice anlaştı mı?
29.8.2018
Kovboy filmi gibi
27.8.2018
Ruslar İdlib saldırısına yeşil ışık yakar mı?
23.8.2018
Sırada hangisi var?
20.8.2018
Adeta gölge kabine…
16.8.2018
Kur saldırısından dersler çıkarmak
15.8.2018
Ekonomik saldırıya nasıl bir cevap verilebilir?
13.8.2018
Olduğunuz yerde çökün!
9.8.2018
ABD ile gerilim neden yumuşamıyor?
8.8.2018
Türkiye’yi döviz kuruyla terbiye etmek
2.8.2018
Yine Suriye üzerinden mi geliyorlar?
1.8.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı -2
30.7.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı?
26.7.2018
Hep onun yüzünden oldu
25.7.2018
Adım Mesut, göbek adım Bahtiyar
23.7.2018
Azerbaycan diyarından size selâm getirmişem
18.7.2018
OHAL kalıcı hale mi geliyor?
16.7.2018
Genelkurmay Savunma Bakanlığı’na bağlandı, şimdi ne olacak?
12.7.2018
Yeni dönemde ABD ile ilişkiler düzelecek mi?
11.7.2018
Başkanlık döneminin şifreleri
9.7.2018
Erdoğan kabineye kimleri alacak?
5.7.2018
ABD ile Münbiç anlaşması yürüyor mu?
4.7.2018
Yeni kabinede kimler olacak?
28.6.2018
10 soruda yeni dönemin kodları
27.6.2018
Hükümet topal ördek durumuna mı düştü?
26.6.2018
Seçimlerin satır arası mesajları
21.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı belirleyebilir
20.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı mı belirleyecek?
18.6.2018
Son hafta rüzgârını kim estirecek?
14.6.2018
Bir yıl sonra yeni bir seçim mi var?
13.6.2018
O mu? Bu mu? Hangisi gerçek Muharrem İnce?
11.6.2018
24 Haziran’ın sürprizini kim yapacak?
6.6.2018
Muhalefet blokunda İnce/Akşener krizi
4.6.2018
“Memleketi 16 yılda borç batağına soktular”
31.5.2018
Washington’da kritik randevu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8