Mehmet Ocaktan

Karar



Bookmark and Share

Hep lanetliyoruz ve anlaşmalar imzalıyoruz


20.5.2018 - Bu Yazı 138 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Filistin’de yaşananları insanlığın dayanılmaz çaresizliği ya da utancı olarak okumak geliyor içimden... O mazlum toprakların özgürlüğü için hayatlarını tereddütsüz armağan eden Filistinli sivillerin fotoğrafları bir bir geçiyor gözümün önünden. Ve Fadi Ebu Salah... Ayaklarını 2008’deki Gazze işgalinde İsrail bombalarıyla kaybetmiş. On yıldır ayakları yok, yürüyemiyor ama on yıldır işgalci faşist İsrail’e karşı direniyor, hem de ağır silahlarla donatılmış İsrail ordusunun tam önünde...

***

Tekerlekli sandalyedeki Ebu Salah’ın elinde sadece sapanı var, Filistin’in bir avuç kalmış taşıyla kan ter içinde dünyanın zalimlerine karşı direniyor ve daha da önemlisi, sahte kınamalara karşı direniyor...

O fotoğraf karesindeki Ebu Salah, birazdan işgal sınırında İsrailli bir keskin nişancının tetiği çekmesiyle hayatının son bulacağını bile bile sapanını son kez çeviriyor, çeviriyor...

Ebu Salah’ın o yarım kalmış bedeninden canını ayıran zalimlere karşı bin kere, milyon kere, milyar kere isyan ediyorum, ama bir işe yaramıyor.

Zaten başka bir şey de gelmiyor elimizden. İsrail’in her zalimliği karşısında hep birlikte lanetliyoruz, her ne kadar sivil bir tavır olmasa da devlet eliyle mitingler yapıyoruz, kitleleri coşturuyoruz, sloganlar atıyoruz. Sonra da gönül rahatlığı içinde evlerimize gidip Ebu Salah’ın dünyanın bütün mazlumları için yükselen çığlığını unutuveriyoruz.

Elbette Filistin için gerçekten samimiyetle meydanlara koşan insanların hissiyatını hafife almıyorum. Eminim ki hemen hepsi yüreklerinde Ebu Salah’ın acısını derinden hissediyordur. Ancak bugüne kadar bizzat Türkiye’nin devlet olarak yapması gerekenleri ve yaptığı hataları görmezden gelip, meydanlarda Filistin bayrağı sallamayı biraz bedavacılık olarak görüyorum.

Bu konuda aslında fazla söze gerek yok, eminim Türkiye Cumhuriyeti devletinin başından bu yana İsrail’le olan ilişkilerinin tarihine yakından baktığımızda mesele daha iyi anlaşılacaktır.

***

Yıl 1949, Türkiye İsrail’i tanıyan ilk Müslüman ülke oluyor. CHP iktidarı, Başbakan Şemsettin Günaltay, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü.”

Yıl 1958, Türkiye ile İsrail arasında Trident adı verilen gizli askeri ve istihbarat işbirliği anlaşması imzalanıyor. DP iktidarı, Başbakan Adnan Menderes.”

31 Mart 1994, Türkiye-İsrail Güvenlik Gizlilik Anlaşması imzalanıyor. DYP-SHP hükümeti, Başbakan Tansu Çiller, yardımcısı Erdal İnönü.”

23 Şubat 1996, Türkiye-İsrail arasında Askeri Eğitim ve İşbirliği Anlaşması imzalanıyor. DYP-CHP hükümeti, Başbakan Tansu Çiller, yardımcısı Deniz Baykal.”

28 Ağustos 1996, Türkiye-İsrail arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması imzalanıyor. RP-DYP hükümeti, Başbakan Necmettin Erbakan, yardımcısı Tansu Çiller.”

Yıl 2000, DSP-ANAP-MHP hükümeti, Başbakan Bülent Ecevit, yardımcıları Mesut Yılmaz, Devlet Bahçeli. MHP’li Milli Savunma Bakanı Sebahattin Çakmakoğlu: İsrail’le bugüne kadar yapılan 13 anlaşmanın tamamının gizlilik dereceli anlaşmalar olmasından dolayı TBMM’nin onayına sunulmamıştır, içeriklerini açıklayamam.”

1 Mart 2005, AK Parti hükümeti, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. İsrail’e gitti ve Şaron’la görüştü. Şaron ile Erdoğan arasında kırmızı telefon hattı kuruldu ve 60’a yakın ikili anlaşma imzalandı.”

19 Ağustos 2016, AK Parti hükümeti, Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan. Türkiye ile İsrail arasında yapılan Mavi Marmara anlaşmasıyla İsrail özür dilemedi, Gazze ablukasına devam etti, toplamda 20 milyon dolar karşılığında mağdurların dava açmasının önü kapandı ve İsrail büyük bir beladan kurtuldu.”

.

Facebook Yorumları

reklam
18.6.2018
Bence de Türkiye MHP’siz yönetilemez!
15.6.2018
Bugün merhametle ve adaletle buluşma zamanı
13.6.2018
Abesle iştigali bırakıp 25 Haziran sabahını düşünelim
11.6.2018
Sayın Bahçeli seçime gidiyoruz savaşa değil
8.6.2018
Çözülemeyen sorunların tek müsebbibi dış düşmanlar...
6.6.2018
Bu vicdani perişanlığın çaresi yok mudur?
4.6.2018
Müslümanlar neden Halifeyi otoriterleştirdi?
3.6.2018
Kapitalizmin değerleri üzerinde tepinen anarşizmin asi çocukları
1.6.2018
Reformist AK Parti özlemi ihanet değildir
30.5.2018
Dolara kafa attık olmadı, sonunda Mehmet Şimşek nöbete
28.5.2018
Yeniden IMF’nin müşterisi olmayı hiç istemeyiz
27.5.2018
Seviyesizliği meşrulaştıran zihniyet iklimi
25.5.2018
Demek ki dolar kafa tutarak düşmüyormuş...
23.5.2018
Partilerin vekil tercihleri ve değişim arzusu
21.5.2018
Cezaevlerinde isyan çıkarsa Bahçeli ne yapar?
20.5.2018
Hep lanetliyoruz ve anlaşmalar imzalıyoruz
19.5.2018
Keşke orucumuza reytingci hocalar musallat olmasa...
14.5.2018
Cehaletin sanatı da siyaseti de olmaz
13.5.2018
Temel Bey’in siyasete getirdiği üslup nezaketi
11.5.2018
Küçük adam’ ve IŞİD pazarlamacısı arkadaşları
9.5.2018
Bu seçimde ‘huzur’ vaadi’ fark yaratabilir
7.5.2018
AK Parti reformcu kimliğine geri dönebilir mi?
6.5.2018
Bugün siyaseti unutun, durun ve müziği dinleyin
4.5.2018
İttifaklar Meclis’in önemini artırabilir
2.5.2018
Parti aidiyeti uzlaşma kültürünün önünü kapatırsa...
30.4.2018
Demek ki adaylık işlerine ‘üst akıl’ bakmıyormuş...
29.4.2018
Siyasetçiler için zorunlu caz ve rock dersleri
27.4.2018
Cemaat kültürüyle demokrasi inşası mümkün olmuyor
25.4.2018
Her şeyi mutlaka gerilim hattında mı tartışmalıyız?
23.4.2018
Endişeye gerek yok Türkiye’nin ekseni değişmez
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
18.4.2018
Bahçeli’nin erken seçim telaşının şifreleri
16.4.2018
Demek ki Suriye’de tek patron Rusya değilmiş
15.4.2018
Edebiyatsız bir dünya hayal edebilir misiniz?
13.4.2018
Trump dünya ile dalga mı geçiyor?
11.4.2018
Bu manyağı durduracak bir güç yok mu?
9.4.2018
Peygamber, iktidarı hiçbir zaman mutlaklaştırmadı
8.4.2018
Her şairin ölümüyle biraz daha yalnızlaşıyoruz
6.4.2018
İslam devleti hayalinin altından IŞİD karanlığı çıkar mı?
4.4.2018
Hukuk ve ahlâk dinle dayanışma içinde olmalı
2.4.2018
Varna’nın ötesini istiyoruz
1.4.2018
Söyleyin bana nasıl bir dünya burası?
30.3.2018
Uçurumun kıyısındaki demokrasi
28.3.2018
Liberal demokrasiye kısa bir mola mı?
26.3.2018
Hz. Peygamberin ‘ümmet’ tanımını anlayabildik mi?
23.3.2018
Beyler ayağımızın altındaki toprak kayıyor!
21.3.2018
Keşke hocalarımız İmam-ı Azam’ı anlayabilse...
19.3.2018
Keyfiliğin tek çaresi hukukun üstünlüğü
16.3.2018
Nurettin Yıldız’dan özür dilemeyi çok isterdim
14.3.2018
Modernleşme maceramız ve Gökalp’in ülküsü
12.3.2018
Din değil yobaz zihniyet güncellenmeli
9.3.2018
Yapay zeka dijital diktatörler yaratır mı?
7.3.2018
Dindarların fanatizmle imtihanı
5.3.2018
Demokraside evrensel kalite çok yakındı ama...
4.3.2018
‘Tut yüreğimden anne’ diyebilmek ne güzel...
2.3.2018
28 Şubat darbesinin henüz kapanmayan defteri
28.2.2018
Herkesin kendine göre bir Abdülhamid’i var...
26.2.2018
Hukuk ve adalet tarihin en kadim arayışı...
23.2.2018
OHAL neslinin nasıl bir Türkiye hayali olur?
21.2.2018
Rusya’nın PKK-YPG’yi terörist ilan etmemesi boşuna değilmiş
19.2.2018
Batı ile normalleşme provasının anlamı
18.2.2018
Sezai Karakoç Mozart ve Mona Roza’lı bir gece...
16.2.2018
Hz. Peygamber adildi ve özgür bireyler yetiştirdi
14.2.2018
‘Yapay zeka’ ile demokrasinin de sonu gelir mi?
12.2.2018
İdeolojik nesiller yapay zekayı nasıl anlayacak?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı