Mehmet Ocaktan

Karar



Bookmark and Share

Cezaevlerinde isyan çıkarsa Bahçeli ne yapar?


21.5.2018 - Bu Yazı 161 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Devlet Bahçeli’nin durup dururken tuhaf bir şekilde “kader mahkumları”ın affedilmesini gündeme getirmesi şu ana kadar pek alıcı bulabilmiş değil. Zira işin muhatabı olan AK Parti iktidarı bu öneriyi anında reddetti. Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan da, gündemlerinde böyle bir konunun olmadığını en sarih bir dille ifade etti.

Ancak Bahçeli’yi durdurmak pek mümkün gözükmüyor. Her açıklamasında biraz daha vites yükselterek ‘af’ konusunun takipçisi olacaklarını ısrarla söylemeye devam ediyor.

Doğrusu MHP liderinin hızlandırılmış af önerisi konusunda kafalar biraz karışık ve de yorumlar muhtelif. Mesela en çok merak edilen ve soru şu: “Acaba Bahçeli’nin kader mahkumları tanımının içinde, halen cezaevinde bulunan mafya kırıntıları da bulunuyor mu?”

Açıkçası ben, geçmişte daha çok MHP’nin kapsama alanı içinde bulunan ve bugüne kadar da bu çevreleri partiden uzak tutmaya çalışan Bahçeli’nin böyle bir niyet içinde olduğu kanaatinde değilim. Ancak insanlar af ısrarının arkasında başka saikler aramaya devam ediyorlar. Mesela deniyor ki; Bahçeli ülkücü camianın önemli bir bölümünü kaybetti, bir başka deyişle Meral Akşener’e kaptırdı. Dolayısıyla, MHP lideri tam seçime giderken yeni bir hamle yaparak, en azından karışık işlerden cezaevine düşmüş ülkücü kökenliler üzerinden sempati oluşturmaya çalışıyor.

Doğrusu çok da mantıksız değil, ama ben Bahçeli’ye hala böyle bir durumu yakıştırmakta sıkıntı çekiyorum. Eğer MHP için böyle bir ihtiyaç hasıl olmuşsa, Bahçeli’nin işi gerçekten zor demektir.

Ancak beni esas ilgilendiren konu bu değil, AK Parti’nin kanatları altına sığınarak kendini garantiye alan Bahçeli’yi de düşünecek halimiz yok herhalde...

Soru şu; MHP lideri cezaevlerinde ‘isyan’ ihtimalini neden dillendirdi?

Devlet Bahçeli’nin şu cümlelerini dikkatle okuduğunuzda eminim sizin de zihninizde bir takım soru işaretleri oluşacaktır: “Cezaevindeki hayat, insan onuruyla pek bağdaşmayan bir hayattır. Bu zemini işledikleri takdirde Türkiye, büyük bir felakete sürüklenebilir. Gezi olaylarından çok daha korkunç ve çok daha gaddar olur. Cezaevindekiler kader kurbanı olmaktan çıkıp FETÖ’nün, PKK’nın kurbanı haline gelir, seçime 1 hafta 10 gün kala bir talimat ile isyan başlatırlar ise ne olur? Kader kurbanı olan insanları ayıklayıp dışarı çıkartın, Türkiye biraz rahatlasın, rehabilite olsun.”

MHP liderinin haklı gerekçeleri olabilir, ayrıca siyasi partilerin toplumsal sorunlar konusunda taleplerini ve çözüm önerilerini sunmalarında yadırganacak bir durum da yok. Ama eğer bir parti lideri cezaevlerinde ‘isyan’ tehlikesinden söz ediyorsa mesele ciddi demektir. İktidarın küçük ortağı olan Bahçeli, böyle bir tehlikeyi dillendirdiğine göre demek ki bir bildiği var.

Ancak anlamadığım, Bahçeli ısrarla ‘isyan’dan söz ederken, ne iktidar kanadından ne de başka kesimlerden ciddi bir tepki gelmemesidir. Eğer böyle bir durumu, faraza ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu ya da bir başka muhalefet lideri dillendirmiş olsaydı, muhtemelen ya bölücülük ya da kaos çıkarmakla suçlanırdı.

Ama MHP lideri neredeyse her gün cezaevlerinde ‘isyan’ çıkabileceğine ilişkin uyarılar yapmasına rağmen kimse çıkıp, “Bir dakika sayın Bahçeli, siz ne yapmak istiyorsunuz, bir bildiğiniz mi var?” diye sorma gereğini bile duymuyor. Galiba bu işler bizim anlayabileceğimiz bir evrende gerçekleşmiyor... Ya da sahiden Bahçeli’nin biz fanilerin aklının ermediği ve de eremeyeceği bir dokunulmazlığı var.

Ancak yine de şimdiden bir yere not düşmekte yarar var; yarın gerçekten cezaevlerinde bir isyan çıkarsa acaba Bahçeli bu durumu nasıl izah edecek? Açıkçası hiç arzu etmeyiz ama, eğer Bahçeli’nin kehaneti gerçekleşirse, bunun bir isyan teşvikçiliği olarak algılanmasından endişe ederim.

.

Facebook Yorumları

reklam
18.6.2018
Bence de Türkiye MHP’siz yönetilemez!
15.6.2018
Bugün merhametle ve adaletle buluşma zamanı
13.6.2018
Abesle iştigali bırakıp 25 Haziran sabahını düşünelim
11.6.2018
Sayın Bahçeli seçime gidiyoruz savaşa değil
8.6.2018
Çözülemeyen sorunların tek müsebbibi dış düşmanlar...
6.6.2018
Bu vicdani perişanlığın çaresi yok mudur?
4.6.2018
Müslümanlar neden Halifeyi otoriterleştirdi?
3.6.2018
Kapitalizmin değerleri üzerinde tepinen anarşizmin asi çocukları
1.6.2018
Reformist AK Parti özlemi ihanet değildir
30.5.2018
Dolara kafa attık olmadı, sonunda Mehmet Şimşek nöbete
28.5.2018
Yeniden IMF’nin müşterisi olmayı hiç istemeyiz
27.5.2018
Seviyesizliği meşrulaştıran zihniyet iklimi
25.5.2018
Demek ki dolar kafa tutarak düşmüyormuş...
23.5.2018
Partilerin vekil tercihleri ve değişim arzusu
21.5.2018
Cezaevlerinde isyan çıkarsa Bahçeli ne yapar?
20.5.2018
Hep lanetliyoruz ve anlaşmalar imzalıyoruz
19.5.2018
Keşke orucumuza reytingci hocalar musallat olmasa...
14.5.2018
Cehaletin sanatı da siyaseti de olmaz
13.5.2018
Temel Bey’in siyasete getirdiği üslup nezaketi
11.5.2018
Küçük adam’ ve IŞİD pazarlamacısı arkadaşları
9.5.2018
Bu seçimde ‘huzur’ vaadi’ fark yaratabilir
7.5.2018
AK Parti reformcu kimliğine geri dönebilir mi?
6.5.2018
Bugün siyaseti unutun, durun ve müziği dinleyin
4.5.2018
İttifaklar Meclis’in önemini artırabilir
2.5.2018
Parti aidiyeti uzlaşma kültürünün önünü kapatırsa...
30.4.2018
Demek ki adaylık işlerine ‘üst akıl’ bakmıyormuş...
29.4.2018
Siyasetçiler için zorunlu caz ve rock dersleri
27.4.2018
Cemaat kültürüyle demokrasi inşası mümkün olmuyor
25.4.2018
Her şeyi mutlaka gerilim hattında mı tartışmalıyız?
23.4.2018
Endişeye gerek yok Türkiye’nin ekseni değişmez
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
18.4.2018
Bahçeli’nin erken seçim telaşının şifreleri
16.4.2018
Demek ki Suriye’de tek patron Rusya değilmiş
15.4.2018
Edebiyatsız bir dünya hayal edebilir misiniz?
13.4.2018
Trump dünya ile dalga mı geçiyor?
11.4.2018
Bu manyağı durduracak bir güç yok mu?
9.4.2018
Peygamber, iktidarı hiçbir zaman mutlaklaştırmadı
8.4.2018
Her şairin ölümüyle biraz daha yalnızlaşıyoruz
6.4.2018
İslam devleti hayalinin altından IŞİD karanlığı çıkar mı?
4.4.2018
Hukuk ve ahlâk dinle dayanışma içinde olmalı
2.4.2018
Varna’nın ötesini istiyoruz
1.4.2018
Söyleyin bana nasıl bir dünya burası?
30.3.2018
Uçurumun kıyısındaki demokrasi
28.3.2018
Liberal demokrasiye kısa bir mola mı?
26.3.2018
Hz. Peygamberin ‘ümmet’ tanımını anlayabildik mi?
23.3.2018
Beyler ayağımızın altındaki toprak kayıyor!
21.3.2018
Keşke hocalarımız İmam-ı Azam’ı anlayabilse...
19.3.2018
Keyfiliğin tek çaresi hukukun üstünlüğü
16.3.2018
Nurettin Yıldız’dan özür dilemeyi çok isterdim
14.3.2018
Modernleşme maceramız ve Gökalp’in ülküsü
12.3.2018
Din değil yobaz zihniyet güncellenmeli
9.3.2018
Yapay zeka dijital diktatörler yaratır mı?
7.3.2018
Dindarların fanatizmle imtihanı
5.3.2018
Demokraside evrensel kalite çok yakındı ama...
4.3.2018
‘Tut yüreğimden anne’ diyebilmek ne güzel...
2.3.2018
28 Şubat darbesinin henüz kapanmayan defteri
28.2.2018
Herkesin kendine göre bir Abdülhamid’i var...
26.2.2018
Hukuk ve adalet tarihin en kadim arayışı...
23.2.2018
OHAL neslinin nasıl bir Türkiye hayali olur?
21.2.2018
Rusya’nın PKK-YPG’yi terörist ilan etmemesi boşuna değilmiş
19.2.2018
Batı ile normalleşme provasının anlamı
18.2.2018
Sezai Karakoç Mozart ve Mona Roza’lı bir gece...
16.2.2018
Hz. Peygamber adildi ve özgür bireyler yetiştirdi
14.2.2018
‘Yapay zeka’ ile demokrasinin de sonu gelir mi?
12.2.2018
İdeolojik nesiller yapay zekayı nasıl anlayacak?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.