Mehmet Ocaktan

Karar



Bookmark and Share

İslam siyaset düşüncesinde hilafet ve iktidarın kaynağı


18.7.2018 - Bu Yazı 344 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Genel olarak toplumda var olan din algısından hareket ettiğimizde, İslam’ın namaz, oruç, hac gibi bireysel ibadetleri düzenleyen ve ahiret hayatını tarif eden bir din olduğu sonucuna varırız. Hatta gerek diyanet, gerekse bireysel din anlatıcılarının fetvaları ve özellikle de çizdikleri büyülü ilahi atmosfere baktığımızda İslam’ın insanların aklının eremeyeceği, erişilmez bir din olduğu anlayışıyla karşılaşırız. Bu anlayışa göre sanki İslam, insanlığın bireysel ve toplumsal hayatını rahmetle kuşatan, yol gösteren ve bu amaçla temel ilkeler vazeden bir rehber değil, sadece ahirete ilişkin bir muamelat bütünüdür.

Oysa İslam’ın temel kaynağı Kur’an ve Hz. Peygamberin sünnetidir. Din dediğimiz olgu esas itibariyle bu kaynağın imana, ahlaka, ekonomik, sosyal ve siyasal hayata aktarılışıdır. Yani din sadece bireysel ibadetlere ilişkin düzenlemeleri içermez.

Ve en önemlisi de Kur’an değişimin var olduğu her alanda olduğu gibi siyasal alanda da kesin ve kısıtlayıcı sınırlar çizmez. Çünkü gerek toplumsal, gerekse siyasal alan sürekli bir değişim içindedir. Bu yüzden de toplumsal ve siyasal alanın tanzimi, seçme hürriyeti ile yaratılan akıl ve irade sahibi olan insana bırakılmıştır. Ancak geleneksel İslam kültüründe bu anlayış, Allah’a şirk koşmak gibi ortaya konulmuştur. Oysa dünya, insan için bir imtihan alanıdır. Eğer insan aklının ve iradesinin toplumsal ve siyasi alanda bir rolü olmayacaksa, insanın imtihana tabi tutulmasından söz edilebilir mi... Dolayısıyla böylesi bir tasavvur hem irrasyoneldir, hem de Allah’ın adaleti ile bağdaşan bir durum değildir.

***

Kaldı ki  Kur’an’da toplumsal ve siyasal alanın düzenlenmesi konusunda net bir ayet olmadığı dikkate alındığında, doğal olarak İslam siyaset düşüncesinin temel ilham kaynağı olan Kur’an ve Hz Peygamberin ilkeleri ışığında akıl, irade ve şuraya dayalı düzenleme yapılmasının önü açıktır.

Bu bağlamda Hz. Peygamberin sünneti ve uygulamaları son derece önemlidir. Hatırlamakta yarar var; peygamberlerin tümü kendilerini kutsal varlıklar, Allah’ın halifesi (Halifetullah), yani Allah’ın yeryüzündeki gölgesi olarak sunmamışlardır. Prof. Dr. Adem Çaylak, “İslam siyasi düşüncesine hakim olan genel ve temel ilkeler” makalesinde çok önemli bir tespitte bulunuyor: “İslam peygamberi Muhammed, her daim ümmetine, ‘Beni kutsallaştırmayın, ben de insanım, sizin gibi yerim, içerim ve alışverişe giderim’ demiştir. Titreyerek yanına getirilen bir bedeviye hitaben, ‘Niçin titriyorsun, ben kuru ekmek yiyen Mekkeli kara bir kadının oğluyum, ben melik/kral değilim’ biçimindeki sözleri, İslam’ın ruhaniyete ve melikliğe dayalı bir saltanat rejimi olmadığını göstermektedir.”

Bir hakikatin altını özellikle çizmek gerekiyor; peygamberin bile yetkisi ilahi vahyin tebliği ile sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla peygamber de Allah’ın vazettiği adalete ve hukuka riayet etmek durumundadır. Ayrıca hukukun ve rızanın olmadığı yerde itaat de yoktur. Çünkü herkes Allah’ın koyduğu ilkelere uymakla mükelleftir ve İslam siyaset düşüncesinde, yönetilenler yönetim sorumluluğunu elinde bulunduranlara kayıtsız şartsız itaatle yükümlü değildirler.

***

Maalesef geleneksel İslam kültüründe ‘hilafet’ kavramı kutsallaştırıldığı için halife de layüsel bir konuma oturtulmuştur. Bugün İslam toplumlarında özgürlük kavramının gelişememesinin temelinde de bu anlayış yatmaktadır. Zira halifeyi eleştirmek bir bakıma ‘fitne’ ile eş değerde tutulmuştur. Oysa hilafet siyasal bir kurumdur ve de bir kutsallığı yoktur. Prof. Çaylak’ın şu ifadeleri son derece dikkat çekicidir: “İslam’da hilafet, Allah’ın hilafeti değil, Rasülullah’ın hilafetidir. Halife otoritesini Allah’tan almaz. Çünkü İslam siyasi düşüncesi teokratik rejimi kabul etmez. Halife, otoritesini hukuk ve bey’at yoluyla siyasi toplumun rızasından alır.”

Bu çerçevede hiç zaman kaybetmeden, İslam’ın evrensel mesajı ışığında dinle hayatı barıştırmakta yarar var. Ve en önemlisi de İslam siyaset düşüncesinde siyasi otoritenin meşruiyetinin, hukuka ve adalete riayetten geçtiğini modern dünyanın diline tercüme etme zarureti bulunmaktadır.

.

Facebook Yorumları

Kod8
14.12.2018
İslam’ı doğru anlama gayreti neden fitne olsun ki?
12.12.2018
Küresel şebeke hep fazla mesai mi yapıyor?
10.12.2018
‘Akademik özgürlük’ ya da uygun adım marş...
5.12.2018
Refah toplumu ancak demokrasi ile mümkün
3.12.2018
İlahiyatçıların otoriter diliyle nasıl bir İslam tasavvuru
30.11.2018
Müslümanları dış güçler mi geri bıraktı?
29.11.2018
Demokrasi yorgunu kitlelerin yeni efendisi otoriter liderler
26.11.2018
AK Parti’nin dereleri MHP’ye akıyor
23.11.2018
Adalet konusunda Müslümanca duruş sınavı
21.11.2018
Akademisyenlerin gözaltına alınması kimin işine yarar
16.11.2018
İslamcı aydınların bize anlattığı hikaye böyle değildi
14.11.2018
Şark toplumlarının hep bir Asrı saadeti dönemi olur
12.11.2018
Siyaseti cemaatçi zihniyetle meşrulaştırmak
11.11.2018
Her akşam üzeri kim ölür Gırnata’da...
9.11.2018
Bu Türkiye algısını değiştirmek çok mu zor?
7.11.2018
Dindarların hukuka ihtiyacı yok mudur?
5.11.2018
Hukukun üstünlüğü maneviyatı kontrol mekanizması değildir
2.11.2018
Rektörün ‘Ulu’l emr’e dayalı İslam devleti ideali
31.10.2018
Bahçeli ittifakın tadını çıkarıyor
29.10.2018
İslam fıkhının bugün de söyleyecek bir sözü olmalı
28.10.2018
İnançların da özgürlüğün de teminatı hukuk
26.10.2018
İnançların da özgürlüğün de teminatı hukuk
24.10.2018
İşte insan hakları fukaralığı böyle bir şey
22.10.2018
Dini referans alan bir demokrasi mümkün mü?
19.10.2018
İslam düşüncesinde muhalefet pek makbul değildir
17.10.2018
Özgürlük fukaralığını kendimize bile itiraf edemiyoruz
15.10.2018
Brunson için yazdığımız yerli ve milli hikaye
14.10.2018
Hz. Danyal’ın öğüdü ve Ömer Dinçer’in ahlâki ekseni
12.10.2018
Demokrasiyi boşverin Suud’ta yaşayın...
10.10.2018
İslam hem din hem devlettir ama...
8.10.2018
Keşke bu kadar çok ve gereksiz üniversitemiz olmasa
7.10.2018
Aşkına ihanet ettiğimiz şehir İstanbul...
5.10.2018
Keşke McKinsey’e mecbur kalmasaydık
3.10.2018
Din, devlete dokunulmazlık zırhı giydirme aracı olamaz
2.10.2018
McKinsey’le çalışmak yerli ve milli olmaya mani mi?
28.9.2018
‘Milliyetçilik hastalığı’nın ilacı AB projesiydi...
26.9.2018
Demokrasi herkesi hizaya sokma rejimi olamaz
24.9.2018
Neden yeniden bir başarı hikayesi yazılmasın ki...
21.9.2018
Huri kapmak için demokrasiye ihtiyaç yok
19.9.2018
Kültürel kodlarımız demokrasi için uygun mu?
17.9.2018
Hür düşünce ve eleştiri olmadan bilim ve hukuk olmaz
16.9.2018
Yahya Kemal yetmezse biraz da David Bowie
14.9.2018
Gelecek nesiller bugünün dindarlarını nasıl görecek
12.9.2018
Hans ve George’un tasarrufu mu doğrudan yabancı yatırım mı?
10.9.2018
İslami ya da seküler demokrasi ayrımı olur mu?
7.9.2018
Putin-Esad el ele güzel günlere
5.9.2018
Mazoşist dindarlık’ içselleştirilmiş bir kölelik olabilir mi?
3.9.2018
Siyaset Tanrı adına mı, ümmetten alınan yetkiyle mi yapılmalı?
2.9.2018
Şimdi çok uzaklarda kalan eski resimlerdeki şiirler
31.8.2018
Türkiye’ye yeni bir başarı hikayesi lazım
29.8.2018
‘Gökler ve yer adalet üzerine duruyor’
27.8.2018
Döviz hutbesini ahali nasıl değerlendirir?
24.8.2018
Müslüman dünyanın Kur’an’ı anlama krizi
22.8.2018
Fetvalarla insan haklarını inşa edemeyiz
20.8.2018
Makul olan Trump ve Putin değil Avrupa basireti
17.8.2018
Müslüman aydınların zor sınavı
15.8.2018
Batı düşüncesindeki gelişmelere nasıl bakmalı?
13.8.2018
‘Her şeyin çözümü İslam’da var’ demek çözüm için yeterli mi?
10.8.2018
Diyelim ki ‘demokrasi masalı’nın sonu geldi...
8.8.2018
Yapay zeka çağında bile Esad kazanıyor
6.8.2018
Kolay dindarlık dinin ve ahlakın özüne galip gelirse…
3.8.2018
Eğitimdeki bu tabloyu değiştirmeliyiz
30.7.2018
Demokrasinin zaafları var, ama alternatifi...
27.7.2018
Din-hukuk-siyaset ve ahlâk arasında nasıl bir ilişki olmalı?
25.7.2018
Hayatın dışında bir ‘İslami yönetim’ olabilir mi?
23.7.2018
Demokrasi-İslam uzlaşması elzem midir?
22.7.2018
Keşke milli olmaya Türkçe’nin o derin ırmağından bakabilsek
18.7.2018
İslam siyaset düşüncesinde hilafet ve iktidarın kaynağı
16.7.2018
Batı dünyasının bakmayı hiç denemediği açı
15.7.2018
Esfeli safiline karşı sadece kalbi ile direnenler kazandı
13.7.2018
Kibrit kutusundaki din algısıyla nereye kadar
11.7.2018
Ve ben de tarihin değişimine tanıklık ettim
9.7.2018
Yeni dönemi Erdoğan’ın yeni söylemleri şekillendirecek
8.7.2018
Türk musikisiyle başka bir aleme uyanmak...
6.7.2018
Pozitif hukuk ilahi yasaya aykırı değildir
4.7.2018
Şark’ın irfanı sistemli tefekkürle buluşabilir mi?
2.7.2018
Neden İslam siyaset teorisi üretemedik?
29.6.2018
Demokrasiye ve millet iradesine küsülmez
27.6.2018
Yeni sistem sağlıklı kurulursa demokrasi kazanır
25.6.2018
Seçim bitti şimdi huzur ve istikrar zamanı
24.6.2018
Caz sizi çağırıyor eminim kalbinize iyi gelecek
22.6.2018
Siyaset için illa kavga etmek zorunda mıyız?
20.6.2018
İslam siyaset düşüncesindeki muhafazakarlık demokrasiye engel
18.6.2018
Bence de Türkiye MHP’siz yönetilemez!
15.6.2018
Bugün merhametle ve adaletle buluşma zamanı
13.6.2018
Abesle iştigali bırakıp 25 Haziran sabahını düşünelim
11.6.2018
Sayın Bahçeli seçime gidiyoruz savaşa değil
8.6.2018
Çözülemeyen sorunların tek müsebbibi dış düşmanlar...
6.6.2018
Bu vicdani perişanlığın çaresi yok mudur?
4.6.2018
Müslümanlar neden Halifeyi otoriterleştirdi?
3.6.2018
Kapitalizmin değerleri üzerinde tepinen anarşizmin asi çocukları
1.6.2018
Reformist AK Parti özlemi ihanet değildir
30.5.2018
Dolara kafa attık olmadı, sonunda Mehmet Şimşek nöbete
28.5.2018
Yeniden IMF’nin müşterisi olmayı hiç istemeyiz
27.5.2018
Seviyesizliği meşrulaştıran zihniyet iklimi
25.5.2018
Demek ki dolar kafa tutarak düşmüyormuş...
23.5.2018
Partilerin vekil tercihleri ve değişim arzusu
21.5.2018
Cezaevlerinde isyan çıkarsa Bahçeli ne yapar?
20.5.2018
Hep lanetliyoruz ve anlaşmalar imzalıyoruz
19.5.2018
Keşke orucumuza reytingci hocalar musallat olmasa...
14.5.2018
Cehaletin sanatı da siyaseti de olmaz
13.5.2018
Temel Bey’in siyasete getirdiği üslup nezaketi
11.5.2018
Küçük adam’ ve IŞİD pazarlamacısı arkadaşları
9.5.2018
Bu seçimde ‘huzur’ vaadi’ fark yaratabilir
7.5.2018
AK Parti reformcu kimliğine geri dönebilir mi?
6.5.2018
Bugün siyaseti unutun, durun ve müziği dinleyin
4.5.2018
İttifaklar Meclis’in önemini artırabilir
2.5.2018
Parti aidiyeti uzlaşma kültürünün önünü kapatırsa...
30.4.2018
Demek ki adaylık işlerine ‘üst akıl’ bakmıyormuş...
29.4.2018
Siyasetçiler için zorunlu caz ve rock dersleri
27.4.2018
Cemaat kültürüyle demokrasi inşası mümkün olmuyor
25.4.2018
Her şeyi mutlaka gerilim hattında mı tartışmalıyız?
23.4.2018
Endişeye gerek yok Türkiye’nin ekseni değişmez
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
18.4.2018
Bahçeli’nin erken seçim telaşının şifreleri
16.4.2018
Demek ki Suriye’de tek patron Rusya değilmiş
15.4.2018
Edebiyatsız bir dünya hayal edebilir misiniz?
13.4.2018
Trump dünya ile dalga mı geçiyor?
11.4.2018
Bu manyağı durduracak bir güç yok mu?
9.4.2018
Peygamber, iktidarı hiçbir zaman mutlaklaştırmadı
8.4.2018
Her şairin ölümüyle biraz daha yalnızlaşıyoruz
6.4.2018
İslam devleti hayalinin altından IŞİD karanlığı çıkar mı?
4.4.2018
Hukuk ve ahlâk dinle dayanışma içinde olmalı
2.4.2018
Varna’nın ötesini istiyoruz
1.4.2018
Söyleyin bana nasıl bir dünya burası?
30.3.2018
Uçurumun kıyısındaki demokrasi
28.3.2018
Liberal demokrasiye kısa bir mola mı?
26.3.2018
Hz. Peygamberin ‘ümmet’ tanımını anlayabildik mi?
23.3.2018
Beyler ayağımızın altındaki toprak kayıyor!
21.3.2018
Keşke hocalarımız İmam-ı Azam’ı anlayabilse...
19.3.2018
Keyfiliğin tek çaresi hukukun üstünlüğü
16.3.2018
Nurettin Yıldız’dan özür dilemeyi çok isterdim
14.3.2018
Modernleşme maceramız ve Gökalp’in ülküsü
12.3.2018
Din değil yobaz zihniyet güncellenmeli
9.3.2018
Yapay zeka dijital diktatörler yaratır mı?
7.3.2018
Dindarların fanatizmle imtihanı
5.3.2018
Demokraside evrensel kalite çok yakındı ama...
4.3.2018
‘Tut yüreğimden anne’ diyebilmek ne güzel...
2.3.2018
28 Şubat darbesinin henüz kapanmayan defteri
28.2.2018
Herkesin kendine göre bir Abdülhamid’i var...
26.2.2018
Hukuk ve adalet tarihin en kadim arayışı...
23.2.2018
OHAL neslinin nasıl bir Türkiye hayali olur?
21.2.2018
Rusya’nın PKK-YPG’yi terörist ilan etmemesi boşuna değilmiş
19.2.2018
Batı ile normalleşme provasının anlamı
18.2.2018
Sezai Karakoç Mozart ve Mona Roza’lı bir gece...
16.2.2018
Hz. Peygamber adildi ve özgür bireyler yetiştirdi
14.2.2018
‘Yapay zeka’ ile demokrasinin de sonu gelir mi?
12.2.2018
İdeolojik nesiller yapay zekayı nasıl anlayacak?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8