Mehmet Ocaktan

Karar



Bookmark and Share

Neden yeniden bir başarı hikayesi yazılmasın ki...


24.9.2018 - Bu Yazı 94 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bilindiği gibi Orta Vadeli Program geçtiğimiz hafta açıklandı. Program açıklanırken Türkiye’nin AK Parti iktidarıyla 2013 yılına kadar ekonomide, demokratikleşmede ve hukuki mevzuatında gerçekleştirdiği reformları bir film şeridi gibi zihnimde yeniden canlandırdım. Gerçekten de o yıllarda demokratikleşmede gerçekleştirilen hamlelerle Türkiye demokratik dünyada parmakla gösterilen bir ülke haline gelmiş, kalkınmada, doğrudan yabancı sermaye girişinde müthiş bir performans yakalamıştı.

Nitekim Maliye Bakanı da bu gerçeğin altını bir kez daha net bir şekilde çizdi: “Türkiye 2002-2013 yılları arası ekonomide bir tarih yazmıştır. Şimdi önümüzdeki 3 yıllık ekonomi programımızı yazarken ana motivasyon kaynağımız yeni bir başarı hikayesi yazma hedefimizdir. 2013 yılında Türkiye Mayıs ayında Türkiye, belki de tarihinin en güçlü ekonomik göstergelerine sahipti. Enflasyon tek haneye indi. Yaklaşık 7 milyon yeni istihdam oluştu. AK Parti hükümetlerinin bu başarısı, hem halkımız hem uluslararası camia tarafından alkışla karşılandı.”

***

Herhalde AK Parti iktidarlarının başarısı bundan daha net izah edilemezdi. Evet enflasyon yüzde 1’lere inmişti, çünkü ekonominin kuralları geçerliydi, mali disiplin vardı ve popülizme asla geçit yoktu. 7 milyon yeni istihdam sağlanmıştı, çünkü hem yerli yatırım canlanmış, hem de doğrudan yabancı sermaye akışı hızlanmıştı. Bu sayede de insanlara yeni aş ve iş imkanları açılmıştı.

Evet uluslararası camia, Türkiye’nin bu başarı hikayesini alkışlıyordu, çünkü bu kalkınma hamlelerinin arkasında AK Parti iktidarının sağlam demokratikleşme iradesi vardı. Yani Türkiye’yi 2013 yılına kadar dünyada yıldızlaştıran kalkınma hamlelerinin arkasında demokratik değerlerin cazibesi, hukuk reformları, güven ve istikrar bulunmaktadır.

Çünkü AK Parti 2002 yılında yola çıkarken, ortak akılla ve istişareyle öyle bir vizyon ortaya koymuştu ki, bu vizyon Türkiye’yi büyük hedeflere yöneltmişti. İşte o ilkelerden çok çarpıcı bir bölüm: “Adaletin tesisi kalkınmadan önce gelir Demokratik bir hukuk devleti anlayışını hayata geçiremeyen ve adalete güveni tesis edemeyen ülkelerin, ekonomik yönden kalkınması da mümkün değildir. Türkiye, kanunlarını hukuka, hukukunu evrensel adalet ve insan hakları esaslarına dayandırarak ve temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını sınırlayan yasakçı hukuk sistemini değiştirecek, gerçek anlamda hukuk devleti olacak ve uluslararası camiada saygın bir yer kazanacaktır.”

AK Parti 2013 yılına kadar, bu koyduğu ilkelere sadık kaldı ve Türkiye demokrasisiyle birlikte ekonomisini de hepimizi gururlandıran bir noktaya taşıdı. Ancak 2013 yılından itibaren demokrasinin kalitesinde ortaya çıkan negatif algı, doğal olarak Türkiye ekonomisinin dinamizmini olumsuz etkiledi. Elbette 15 Temmuz ihanetinin, Türk demokrasisine yaptığı kötülüğü dikkate almak zorundayız, ama bu bizim demokratik değerleri gözardı etmemizi gerektirmiyor.

Eğer 2013’e kadar bir başarı hikayesi yazmayı başardıysak yeniden bir başarı hikayesi yazabiliriz, gerek insan kaynağı, gerekse ekonomik dinamizm bu ülkede var. Bu açıdan bakıldığında Yeni Ekonomik Programın tespitler noktasında son derece cesur olduğunu söylemek mümkün. Mesela programda enflasyonun yüzde 20.8 olacağı tespiti yapılıyor. Daha da önemlisi 2018’de büyüme oranının yüzde 3.8 olacağı açıkça beyan ediliyor. Ekonomistlere göre, eğer yılın ilk yarısında yüzde 6.18 olan büyüme oranı, yılın tamamında yüzde 3.8 olacaksa, bu oran yılın ikinci yarısında 1.78 olacak demektir. Doğal olarak büyüme düşünce istihdam da azalacaktır. Yine programdaki tespite göre 2019 yılında büyüme oranı 2.3’e düşecek ve işsizlik oranı da 12.1’e yükselecek.

***

Kabul edelim ki bu tablo, küçülen bir Türkiye fotoğrafına işaret etmektedir. Yine de program uygulanabilirse bir nebze olsun rahatlama sağlanabilir. Ancak siyasi iradenin ekonominin soğumasını sağlayacak bir küçülmeye rıza göstermesi pek mümkün gözükmüyor.

Aslında Amerika’yı yeniden keşfetmek gerekmiyor, Türkiye’yi 2013’e getiren demokrasideki ve ekonomideki reformist AK Parti anlayışı yeniden hayata geçirilebilse yeni bir başarı hikayesi yazmak işten bile değildir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
19.10.2018
İslam düşüncesinde muhalefet pek makbul değildir
17.10.2018
Özgürlük fukaralığını kendimize bile itiraf edemiyoruz
15.10.2018
Brunson için yazdığımız yerli ve milli hikaye
14.10.2018
Hz. Danyal’ın öğüdü ve Ömer Dinçer’in ahlâki ekseni
12.10.2018
Demokrasiyi boşverin Suud’ta yaşayın...
10.10.2018
İslam hem din hem devlettir ama...
8.10.2018
Keşke bu kadar çok ve gereksiz üniversitemiz olmasa
7.10.2018
Aşkına ihanet ettiğimiz şehir İstanbul...
5.10.2018
Keşke McKinsey’e mecbur kalmasaydık
3.10.2018
Din, devlete dokunulmazlık zırhı giydirme aracı olamaz
2.10.2018
McKinsey’le çalışmak yerli ve milli olmaya mani mi?
28.9.2018
‘Milliyetçilik hastalığı’nın ilacı AB projesiydi...
26.9.2018
Demokrasi herkesi hizaya sokma rejimi olamaz
24.9.2018
Neden yeniden bir başarı hikayesi yazılmasın ki...
21.9.2018
Huri kapmak için demokrasiye ihtiyaç yok
19.9.2018
Kültürel kodlarımız demokrasi için uygun mu?
17.9.2018
Hür düşünce ve eleştiri olmadan bilim ve hukuk olmaz
16.9.2018
Yahya Kemal yetmezse biraz da David Bowie
14.9.2018
Gelecek nesiller bugünün dindarlarını nasıl görecek
12.9.2018
Hans ve George’un tasarrufu mu doğrudan yabancı yatırım mı?
10.9.2018
İslami ya da seküler demokrasi ayrımı olur mu?
7.9.2018
Putin-Esad el ele güzel günlere
5.9.2018
Mazoşist dindarlık’ içselleştirilmiş bir kölelik olabilir mi?
3.9.2018
Siyaset Tanrı adına mı, ümmetten alınan yetkiyle mi yapılmalı?
2.9.2018
Şimdi çok uzaklarda kalan eski resimlerdeki şiirler
31.8.2018
Türkiye’ye yeni bir başarı hikayesi lazım
29.8.2018
‘Gökler ve yer adalet üzerine duruyor’
27.8.2018
Döviz hutbesini ahali nasıl değerlendirir?
24.8.2018
Müslüman dünyanın Kur’an’ı anlama krizi
22.8.2018
Fetvalarla insan haklarını inşa edemeyiz
20.8.2018
Makul olan Trump ve Putin değil Avrupa basireti
17.8.2018
Müslüman aydınların zor sınavı
15.8.2018
Batı düşüncesindeki gelişmelere nasıl bakmalı?
13.8.2018
‘Her şeyin çözümü İslam’da var’ demek çözüm için yeterli mi?
10.8.2018
Diyelim ki ‘demokrasi masalı’nın sonu geldi...
8.8.2018
Yapay zeka çağında bile Esad kazanıyor
6.8.2018
Kolay dindarlık dinin ve ahlakın özüne galip gelirse…
3.8.2018
Eğitimdeki bu tabloyu değiştirmeliyiz
30.7.2018
Demokrasinin zaafları var, ama alternatifi...
27.7.2018
Din-hukuk-siyaset ve ahlâk arasında nasıl bir ilişki olmalı?
25.7.2018
Hayatın dışında bir ‘İslami yönetim’ olabilir mi?
23.7.2018
Demokrasi-İslam uzlaşması elzem midir?
22.7.2018
Keşke milli olmaya Türkçe’nin o derin ırmağından bakabilsek
18.7.2018
İslam siyaset düşüncesinde hilafet ve iktidarın kaynağı
16.7.2018
Batı dünyasının bakmayı hiç denemediği açı
15.7.2018
Esfeli safiline karşı sadece kalbi ile direnenler kazandı
13.7.2018
Kibrit kutusundaki din algısıyla nereye kadar
11.7.2018
Ve ben de tarihin değişimine tanıklık ettim
9.7.2018
Yeni dönemi Erdoğan’ın yeni söylemleri şekillendirecek
8.7.2018
Türk musikisiyle başka bir aleme uyanmak...
6.7.2018
Pozitif hukuk ilahi yasaya aykırı değildir
4.7.2018
Şark’ın irfanı sistemli tefekkürle buluşabilir mi?
2.7.2018
Neden İslam siyaset teorisi üretemedik?
29.6.2018
Demokrasiye ve millet iradesine küsülmez
27.6.2018
Yeni sistem sağlıklı kurulursa demokrasi kazanır
25.6.2018
Seçim bitti şimdi huzur ve istikrar zamanı
24.6.2018
Caz sizi çağırıyor eminim kalbinize iyi gelecek
22.6.2018
Siyaset için illa kavga etmek zorunda mıyız?
20.6.2018
İslam siyaset düşüncesindeki muhafazakarlık demokrasiye engel
18.6.2018
Bence de Türkiye MHP’siz yönetilemez!
15.6.2018
Bugün merhametle ve adaletle buluşma zamanı
13.6.2018
Abesle iştigali bırakıp 25 Haziran sabahını düşünelim
11.6.2018
Sayın Bahçeli seçime gidiyoruz savaşa değil
8.6.2018
Çözülemeyen sorunların tek müsebbibi dış düşmanlar...
6.6.2018
Bu vicdani perişanlığın çaresi yok mudur?
4.6.2018
Müslümanlar neden Halifeyi otoriterleştirdi?
3.6.2018
Kapitalizmin değerleri üzerinde tepinen anarşizmin asi çocukları
1.6.2018
Reformist AK Parti özlemi ihanet değildir
30.5.2018
Dolara kafa attık olmadı, sonunda Mehmet Şimşek nöbete
28.5.2018
Yeniden IMF’nin müşterisi olmayı hiç istemeyiz
27.5.2018
Seviyesizliği meşrulaştıran zihniyet iklimi
25.5.2018
Demek ki dolar kafa tutarak düşmüyormuş...
23.5.2018
Partilerin vekil tercihleri ve değişim arzusu
21.5.2018
Cezaevlerinde isyan çıkarsa Bahçeli ne yapar?
20.5.2018
Hep lanetliyoruz ve anlaşmalar imzalıyoruz
19.5.2018
Keşke orucumuza reytingci hocalar musallat olmasa...
14.5.2018
Cehaletin sanatı da siyaseti de olmaz
13.5.2018
Temel Bey’in siyasete getirdiği üslup nezaketi
11.5.2018
Küçük adam’ ve IŞİD pazarlamacısı arkadaşları
9.5.2018
Bu seçimde ‘huzur’ vaadi’ fark yaratabilir
7.5.2018
AK Parti reformcu kimliğine geri dönebilir mi?
6.5.2018
Bugün siyaseti unutun, durun ve müziği dinleyin
4.5.2018
İttifaklar Meclis’in önemini artırabilir
2.5.2018
Parti aidiyeti uzlaşma kültürünün önünü kapatırsa...
30.4.2018
Demek ki adaylık işlerine ‘üst akıl’ bakmıyormuş...
29.4.2018
Siyasetçiler için zorunlu caz ve rock dersleri
27.4.2018
Cemaat kültürüyle demokrasi inşası mümkün olmuyor
25.4.2018
Her şeyi mutlaka gerilim hattında mı tartışmalıyız?
23.4.2018
Endişeye gerek yok Türkiye’nin ekseni değişmez
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
18.4.2018
Bahçeli’nin erken seçim telaşının şifreleri
16.4.2018
Demek ki Suriye’de tek patron Rusya değilmiş
15.4.2018
Edebiyatsız bir dünya hayal edebilir misiniz?
13.4.2018
Trump dünya ile dalga mı geçiyor?
11.4.2018
Bu manyağı durduracak bir güç yok mu?
9.4.2018
Peygamber, iktidarı hiçbir zaman mutlaklaştırmadı
8.4.2018
Her şairin ölümüyle biraz daha yalnızlaşıyoruz
6.4.2018
İslam devleti hayalinin altından IŞİD karanlığı çıkar mı?
4.4.2018
Hukuk ve ahlâk dinle dayanışma içinde olmalı
2.4.2018
Varna’nın ötesini istiyoruz
1.4.2018
Söyleyin bana nasıl bir dünya burası?
30.3.2018
Uçurumun kıyısındaki demokrasi
28.3.2018
Liberal demokrasiye kısa bir mola mı?
26.3.2018
Hz. Peygamberin ‘ümmet’ tanımını anlayabildik mi?
23.3.2018
Beyler ayağımızın altındaki toprak kayıyor!
21.3.2018
Keşke hocalarımız İmam-ı Azam’ı anlayabilse...
19.3.2018
Keyfiliğin tek çaresi hukukun üstünlüğü
16.3.2018
Nurettin Yıldız’dan özür dilemeyi çok isterdim
14.3.2018
Modernleşme maceramız ve Gökalp’in ülküsü
12.3.2018
Din değil yobaz zihniyet güncellenmeli
9.3.2018
Yapay zeka dijital diktatörler yaratır mı?
7.3.2018
Dindarların fanatizmle imtihanı
5.3.2018
Demokraside evrensel kalite çok yakındı ama...
4.3.2018
‘Tut yüreğimden anne’ diyebilmek ne güzel...
2.3.2018
28 Şubat darbesinin henüz kapanmayan defteri
28.2.2018
Herkesin kendine göre bir Abdülhamid’i var...
26.2.2018
Hukuk ve adalet tarihin en kadim arayışı...
23.2.2018
OHAL neslinin nasıl bir Türkiye hayali olur?
21.2.2018
Rusya’nın PKK-YPG’yi terörist ilan etmemesi boşuna değilmiş
19.2.2018
Batı ile normalleşme provasının anlamı
18.2.2018
Sezai Karakoç Mozart ve Mona Roza’lı bir gece...
16.2.2018
Hz. Peygamber adildi ve özgür bireyler yetiştirdi
14.2.2018
‘Yapay zeka’ ile demokrasinin de sonu gelir mi?
12.2.2018
İdeolojik nesiller yapay zekayı nasıl anlayacak?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8