Mehveş EVİN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

YSK kararı: Seçim kanunu ayaklar altında


23.05.2019 - Bu Yazı 24 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, “hepimiz aynı gemideyiz” konuşmasında şöyle diyordu:

“Demokrasinin ve hukukun kuralları içinde yürüttüğümüz siyasi rekabet bu büyük birlikteliğin engeli değil, tam tersi zenginliği olmalıdır.”

Oysa ne siyasi rekabet, ne seçimin güvenilirliği, ne de herhangi bir başka konu, demokrasi ve hukukun kuralları içerisinde yürütülüyor.

En yakın ve vahim örnekleri, 31 Mart seçimleri sürecinde yaşandı:

1- KHK ile kamu görevinden ayrılanların aday olup seçildikten sonra mazbatalarının elinden alınması...

2- İstanbul seçiminin iptaline varan ağır hukuk ihlalleriyle dolu süreç.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) gerekçeli kararını nihayet açıkladı:         

754 sandıkta, sandık kurulu başkanları kanuna aykırı şekilde belirlenmiş. Bu sandıklarda oy kullanan seçmen sayısı 212.276 olduğu için seçim sonucuna etki edecek nitelikte bulunmuş.

Haliyle herkes, “demek ki AKP’nin çaldılar iddiası yalanmış” meselesine kilitlendi.

Ancak asıl vehamet, okkalı yalanlar değil. Seçim hukukunun (da) ayaklar altına altına alınması.

Kanunlara ve 58 yıllık içtihadına aykırı ‘iptal’ ve İBB seçimlerinin tekrarı kararını veren YSK, seçilenin ve seçmenin hakkının çiğnenmesine alet oldu.

Hukukçu Doç. Dr. Volkan Dülger’e göre durum şöyle özetlenebilir:

İki takım maç yapıyor. Federasyon hakemi, kuralları, sistemi belirliyor. Maça çıkıp kazanıyorsunuz. Hakemin hatalı davranışı olmamasına rağmen itiraz yapıldı ve maç iptal edildi diyelim. İyi de ben hakemi seçmedim, ne suçum var? Ama maç tekrarlanıyor... ”

7 MADDEDE YSK KARARINDA AĞIR HUKUK İHLALLERİ

Her şeyden önce YSK’nın, 31 Mart İstanbul seçimi itirazlarında aldığı karar ve uygulamaları, birden fazla AĞIR hukuka aykırılıklar içeriyor.

Ne ilginçtir ki Millet İttifakı ve demokrasi güçleri, söz konusu ağır ihallerle ilgili tek bir girişimde bulundu, o da kabul görmedi.

Neydi o? Seçimin sadece İBB değil, tüm İstanbul için tekrarı.

Muhalefet, yapılan asıl usulsüzlüğü, hukuksuzluğu ayrıntısıyla kamuoyuyla paylaşmalı ve buna göre tedbirleri almalı.

Yoksa 31 Mart’ta nasıl seçim kanunu uygulanmadıysa 23 Haziran seçimi de demokrasi ve hukuk kurallarına göre işleyemez.

YSK’nın gerekçeli kararı üzerine konuşulacak elbet. Ancak bununla kalmayıp tarihî hukuksuzluğa kayıt düşmek, unutmamak ve takip etmek gerekiyor.

Anayasa hukukçusu Doç. Dr. Didem Yılmaz’ın 21 Mayıs’ta artıTV’de SözBizim’de aktardığı kanun ve içtihada göre YSK, seçimin iptalinde bir değil, iki değil... En az yedi ağır hukuksuzluğa imza attı. Neydi bunlar?

I- SEÇİMİN İPTALİ, SÜRE BAKIMINDAN HUKUKSUZ:

1. Seçim hukukunu bilenlerin, süre bakımından itiraz etmesi gerekiyordu. Nedense bu, hiç konuşulmuyor! Oysa sandıklar açıldıktan sonra ilçeye gider. İlçeden ile gönderilir, tutanaklar birleştirilir ve seçim sonuçlanır. İtirazlar, ancak tutanağın verilmesinden sonraki 7 gün içinde yapılabilir. AKP ise 16 Nisan’da olağanüstü başvurusunu yaptı.

2. İtiraz süreci, mazbatanın verilmesiyle başlamıyor. Mazbatanın hukuki değeri yok. 1 Nisan’da il birleştirme tutanağı hazırlandığına göre süre 8 Nisan’da bitti. Büyükçekmece için yapılan itirazın da süresi geçmişti.

3. Diyelim ki YSK, 58 yıllık içtihadını bir kenara bıraktı, mazbatadan itibaren süreyi işletti. İmamoğlu’na mazbata 17 Nisan’da verildi. Olağanüstü itiraz 16 Nisan’da yapıldı. Ek dilekçeler 20 ve 22’sinde verildi. İlk dilekçenin zaten süre yönünden reddi gerekiyordu. Öbürlerinin de reddedilmesi gerekiyordu, zira yeni bir başvuru değildi.

SONUÇ: Seçimin iptali kararı, ne kanuna ne içtihada uymayan bir süredeki itiraza dayanarak verildi. Kanun düzenlemelerinde, bazılarına uyarım bazısına uymam denemez.

II- SEÇİMİN İPTALİ, KONU AÇISINDAN HUKUKA AYKIRI

1. YSK; gerekçeli kararında belirttiği gibi sandık kurulu oluşumuna ilişkin iptal kararı vermez. Çünkü seçim tarihi belirlendiğinde seçim takvimi belirleniyor. Kurulların ne zaman oluşturulacağı, itiraz ve şikâyetlerin süresioturmuş bir düzene bağlı.

YSK, şimdiye kadar sandık kurullarının oluşumuna dair iptal kararı vermedi.

2 Mart’ta sandık, ilçe ve il seçim kurulları kesinleşti. Şunu karıştırmamak lazım: Sandık kurulu oluşumu, sandık kurulu işlemlerinin hukuki geçerliliğini etkilemez. Çünkü oluşum, kanunda belirtiliyor. Kanun, kurul üyesi eksik kaldıysa çevredekilerden seçebilir, diyor.

Eğer ilçe seçim kurulu buna aykırı hareket ettiyse bu bir seçim suçu. Seçimin iptaline ancak ne zaman götürür? Kanuna aykırı oluşan bir sandık kurulu, seçmenin oy kullanmasını engeller, muhalefet şerh düşmek ister, engellerse... Bunlara İŞLEM deniyor.

Seçim kanununda usul çok net. O yüzden oluşumlar, iptal sebebi olmaz.

3- Yine AKP, kendi itirazında “tam kanunsuzluk var” diyor. Dolayısıyla sandıklarda yapılan TÜM seçim ve seçim işlemleri yok hükmündedir, yolsuzdur diyor. Ama sadece bir tanesinin, İBB’nin iptalini istedi.

Üstelik AKP, YSK’dan önce bu talebini açıkladı ve “YSK buna uymak zorundadır” dedi. Eğer hukuka aykırılık, seçimin iptali dışında giderilmeyecekse tüm seçim iptal edilir. Ama bu da yapılmadı.

4- Mazbatanın iptaline gelelim. En yakın örnek, Yalova seçimi. (2014 Yalova kararı da yayınlanmadı). Malum, 6 oyluk farkla seçim iptal edildi fakat mazbata iptal edilmedi. Mazbata, ancak seçilme yeterliliği olmadığı zaman iptal edilir. Yani 23 Haziran’a kadar İmamoğlu’nun görevde kalması lazım.

5- Hadi o da olmadı. Büyükşehir başkanlığı koltuğunun boş kalması durumunda Meclis, kendi içinden birini başkan seçer. Meclis seçemezse İçişleri devreye girer. Ne oldu? Mazbata iptal edilince vali görevlendirildi.

O ZAMAN 24 HAZİRAN DA İPTAL EDİLMELİ

Kamu görevlilerine ilişkin düzenlemenin 2018’de yapıldığını da hatırlatalım. Dolayısıyla sandık kurullarında ağır yetki gaspı varsa, 24 Haziran genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimini de kapsıyor...

31 Mart’ta seçim hukuku uygulanmadı. Keyfiliğin ötesinde bir durum söz konusu. Bu durumda 23 Haziran seçimi, hangi kurallara göre yapılacak?

Doç. Dr. Yılmaz, iptal kararıyla oy ve yurttaşlık hakkı etkisizleştirildi, diyor. Yani hukuken bir değeri kalmadı. Sonuçta 13 bin farkla biri seçildi, biri seçilmedi. Siyasi tercihlerin güvence altında olması lazım.

Seçimin yapılması kabul edildiğine göre en azından bir takım yollara -ayrıksı durumdaysa ayrıksı tedbirlere- ihtiyacımız var. Bu, her aday için geçerli.

Aksi takdirde 23 Haziran’da ve sonrasında seçme ve seçilme hakkı güvence altında değil.

.

Facebook Yorumları

Kod8
23.05.2019
YSK kararı: Seçim kanunu ayaklar altında
21.05.2019
‘Samsun ruhu’ 2019: Cenazede saf tutan erkekler gibi
14.05.2019
Çalınan oylar, umuda giden domatesler
9.05.2019
İstanbul için seferberlik vakti
7.05.2019
Yakarım, kendimi de Roma'yı da yakarım
3.05.2019
Acıların ittifakı
30.04.2019
Her an seçim olacakmış gibi...
26.4.2019
YSK, seçimi iptal edebilir mi?
23.4.2019
Şiddeti tasvip etmiyorsan ona göre davranacaksın
18.4.2019
Mermer tuvaletler, altın varaklar, çürümüş ruhlar
16.4.2019
Sandıkları patlatan ne vicdanlar varmış
12.4.2019
Erdoğan’ın mesajı net, YSK ona uyacak
10.4.2019
Bağzı usulsüzlükler, mazbata, umut
4.4.2019
Beyefendi ve kankası şimdi ne yapacak?
2.4.2019
Kaybetseler de kazanamıyorlarmış
28.3.2019
Mesele kazanmak değil, mücadele etmek
22.3.2019
Sağduyunun birlikteliği: Hepinizi asacağız
19.3.2019
Christchurch’ten Utrecht’e nefret siyasetinin sonuçları
14.3.2019
Soydan soruşturması: 'Canım anne' demek terör propagandası ha?
1.3.2019
Gezi davası: Hedef her yurttaş
26.2.2019
Kayyım tehdidi: İlişki var mı, yok mu?
19.2.2019
Amedspor’dan Cizrespor’a: Acaba ülkeyi ‘bölen’ kim?
14.2.2019
Adaleti sosyal medyada aratan düzen
12.2.2019
Batsın bu binaaa, bitsin bu rüyaaa! (*)
8.2.2019
Gönül işi, huzur işi değil ki belediyecilik
5.2.2019
Marta, Adalar, sahiller: Sahi kim betonlaştırıyor?
29.1.2019
Ah şu Ce Ha Pe
23.1.2019
2.5 yıldır mahkemeye çıkarılmayan gazeteci*
22.1.2019
Başörtüsünü çıkaranlar ve meydan okuma trendi
15.1.2019
İnsan hakkı ihlali yok, çünkü onlar insan değil!
11.1.2019
AKP ile çeşitlenmiş, özgürleşmiş, zenginleşmiş Türkiye basını!
8.1.2019
Binali Bey’in İstanbul 4.0’ı
3.1.2019
Suriyeliler Taksim’de bayrak açınca
2.1.2019
Seni seviyorum MU?
27.12.2018
İktidarın kutuplaştırıcı dili, muhalefetin savunma hattı
26.12.2018
Beni sevmeyen ölsün, benim sevmediğim de
20.12.2018
Şebnem Hoca ve toplumu ıslah etme çabaları
18.12.2018
Sokak korkusu mu arzusu mu?
13.12.2018
Bir Türkiye portresi: Teyit.org linci
6.12.2018
Sayın iktidarımız neden sokaktan korkar?
4.12.2018
Şef, reis, para babası, akıl hocası yok kardeşim!
27.11.2018
Soylu korkma, mor kalp çok yakışacak
22.11.2018
Türkiye’de hukuk bağımsızdır (yerse)
20.11.2018
Yiğit Aksakoğlu’nun çok tehlikeli(*) faaliyetleri!
15.11.2018
Ekincigiller toplumun çok gerisinde kaldı
13.11.2018
Merkez medyanın bugüne gelinmesindeki rolü neydi?
8.11.2018
Enflasyonla topyekün müğcağdeğlehh!
6.11.2018
İtişmedin Kural. Dövdün. Sus artık
1.11.2018
Kavala’dan aylar, bizden yıllar eksiliyor
30.10.2018
95. yıl: Güçlü Türkiye bu mu?
26.10.2018
CIA, Kanalİstanbul dosyasını çıkardı mı?
23.10.2018
Baroya sızan siyaset ve seviyesizlik
19.10.2018
Muhalefete çağrı: Bu sistemle, bu tembellikle olmaz
16.10.2018
Çocuk istismarı hücreyi değiştiriyor
13.10.2018
Çay içse örgütsel faaliyet sayılacak!
9.10.2018
Kayyım tayini ve kadın korkusu
2.10.2018
'3-5 tane gazeteci' değil, hepsi için gerekeni yapın
25.9.2018
Hamdolsun, dünyanın en lüks uçaklarından birine sahibiz!
20.9.2018
Krizden korkmayın, ülkeyi parsel parsel satıyoruz
18.9.2018
Maaşın yatmadığında sen ne yapacaksın?
13.9.2018
Dön dolaş, yine 12 Eylül
11.9.2018
Cumhuriyet'in kurtuluşu değil, sonu
30.8.2018
Vatan haini kimdir?
28.8.2018
Kim kandırıyor, kim istismar ediyor?
23.8.2018
Unutmanın panzehiri kitap: Türkiye’deki IŞİD Ağları
21.8.2018
Deprem bilimciyi esir alan, fasulye sattıran 'düzen'
16.8.2018
Boykot mu dediniz?
14.8.2018
'Bize operasyon çekiyorlar'
9.8.2018
Böyle güzellik olmaz olsun Yves Rocher
7.8.2018
Piknik bahçesi
3.8.2018
Çocukların katli
31.7.2018
10 Ekim katliamı davası neden bu kadar mühim?
19.7.2018
Muhalefet halleri ve Demirtaş’ın sessizliği
17.7.2018
Sieg Heil (*)
13.7.2018
Acılar itinayla mavi halının altına süpürülür
10.7.2018
Hiç bitmeyecek bir savaş (*)
5.7.2018
Basın 24 Haziran dersini aldı mı?
3.7.2018
Tüm muhalefet partileri, cevap verin!
28.6.2018
Koltuk sevdalısı yaşlı adamlar ülkesi
26.6.2018
24 Haziran’dan çıkan tavşanlar
21.6.2018
24 Haziran’ın kaderini onlar belirleyecek
19.6.2018
Her köşeden bakan bir Erdoğan
14.6.2018
Ağlayan patron için ağlaya ağlaya çalışan gazetecilere
12.6.2018
Kürt seçmen yine değere bindi
7.6.2018
Ekolojik yıkım muhalefetin radarında mı?
1.6.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
31.5.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
29.5.2018
AKP’ye göre 'yıkım ittifakı' ne, muhalefete göre ne?
24.5.2018
AKP neden sandık başına 1 milyon kişiyi hazırladı?
22.5.2018
‘Millet İttifakı’nda beyler yine en önde!
15.5.2018
SIKILDIK biraz hafif kalmadı mı?
10.5.2018
Seçim güvenliği ittifakına TAMAM mı?
8.5.2018
Eksik ittifaka rağmen 24 Haziran’da umut var
3.5.2018
Reis’in mal varlığını açıklamasına ne gerek var?
1.5.2018
Üniversiteden ülkeye: Bölmeye çok meraklılar
26.4.2018
Cumhuriyet davası, Saray yönetiminin özeti
19.4.2018
24 Haziran: Neden bu kadar erken?
17.4.2018
Demirtaş’ı duymanızı neden istemiyorlar?
12.4.2018
Boğaziçili çocuklar
10.4.2018
Kuralsızlık, kural haline gelince...
5.4.2018
Yeni Türkiye’nin şifreleri bu davada saklı
3.4.2018
Meclis’te gösteri skandalı: Kadına dayanamıyorlar
29.3.2018
Medyada kalan son delikler itinayla kapatılır
27.3.2018
Sanata ve sanatçıya sansürde dünya beşincisi Türkiye (Alo Hülya Hanım?)
22.3.2018
Doğan Medya’nın satışı: Şimdi ne olacak?
20.3.2018
Afrin, Şengal, Menbiç: İşgal değil, ihyaymış
15.3.2018
Milliyetçi ittifakın paniği, hayırcıların gücü
13.3.2018
Cumhuriyet davası: Lütfetmenizi değil, adaletin tesisini istiyoruz
8.3.2018
Akvaryumunda mutlu musun kadın?
7.3.2018
Alo BM? Batsın bu dünya!
1.3.2018
Gestapo vatandaş
27.2.2018
Ha cinsel istismar suçları tasarısı, ha ihale şartnamesi
22.2.2018
Tutuksuz yargılanan katırlar, tutuklu yargılanan Başkanlar
20.2.2018
Oh olsun’cular, Saray şakşakçısından ne farkınız var?
16.2.2018
Korkan, birbirine düşman bir topluluğa millet denir mi?
14.2.2018
Formatı robota değil kendinize atın
8.2.2018
Savaş yüzünden konuşulamayanlar
6.2.2018
Canlı ‘faili meçhul’ dönemi
1.2.2018
CHP’den aklın ve vicdanın sesini duymak güzel
30.1.2018
Başrolde SADAT
25.1.2018
The Post ve gazeteciliği özlemek
24.1.2018
Çanakkale geçilecek hem de 500 bin ağaç keserek
23.1.2018
Hazırool! Hadi şimdi rap, rap, rap…
18.1.2018
Yoksa Reis, bir kadından mı korkuyor?
16.1.2018
Asla teslim olmayacağız
9.1.2018
Boğaziçi’yle uğraşmaya doyamadı, acaba neden?
4.1.2018
Yeme bizi Diyanet!
3.1.2018
İkinci makine çağında interneti lanetleyen bir lider
28.12.2017
Ahmet’in sözleri herkese sert bir tokat
26.12.2017
Yeni KHK’ler: İdam fermanı
22.12.2017
Sarı yazmalılara terörist diye saldıran karanlık
20.12.2017
Bilinmeyen diller Meclisi XXX
15.12.2017
'Demokratik toplum adına' Demirtaş’ı tutuklamak...
12.12.2017
Bebelere Kuran eğitimi
7.12.2017
Tek cümle kurmadan ‘akademisyen’ ol, yeter ki ‘barış’ deme!
5.12.2017
Tunca gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var
30.11.2017
Reza, Ziya enişte, paracıklar ve ötesi...
28.11.2017
'Ben de şiddet gördüm' diyen ünlüleri sokakta da görelim
26.11.2017
Rebus sic stantibus
23.11.2017
Biçilen adalet: Güven, Parıldak, Alpay
21.11.2017
Atatürkçü AKP’ ve Putin ‘antiemperyalizm’i
16.11.2017
AKP’nin sosyal medyadaki paralı asker ordusu büyüyor
15.11.2017
Her tacizci erkek sapık mı?
10.11.2017
Vergi cennetleri yasal, ama meşru değil
7.11.2017
Yazmıyooor, yazmıyooor! Medya neden yaz(a)mıyor?
2.11.2017
At bir ‘Kızıl Soros’ başlığı, altını doldururlar
26.10.2017
Büyük cehalet mi büyük çaresizlik mi?
24.10.2017
İfade özgürlüğüne saldırıların hedefi salt laikler değil
19.10.2017
Kadınlar için tehlikeliyse kimse güvende değil
12.10.2017
Kabile devleti mi dediniz?
10.10.2017
10 Ekim davası Türkiye’nin yönünü belirleyecek
5.10.2017
Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?
3.10.2017
Damadın davası ve sızdırma gazetecilik
29.9.2017
Rıza Zelyut ve Alev Coşkun
26.9.2017
Suriyeli 1’inci, Karadenizli 2. sınıf vatandaş, öyle mi?
21.9.2017
‘Tek bir delil gösterin, ömrümü hapiste geçireyim’
19.9.2017
‘Vurun liboşlara!’ Bu mudur?
14.9.2017
Cenazeye saldırmaktan daha aşağılık ne olabilir?
12.9.2017
Yazıklar olsun! Cumhuriyet'te tahliye yok
7.9.2017
Yaşam tarzına müdahale, yaşama müdahale
5.9.2017
Hayırdır beyler? Ensest rahatsız mı etti?
31.8.2017
Müşkülpesent okura bir çift söz
29.8.2017
Kürt, Türk fark etmez: Fakirlere ölüm
24.8.2017
Böl ve yönet, böl ve inşa et!
22.8.2017
Muhalefet hep aynı hataları tekrarlayacak mı?
17.8.2017
Molozdan bile değersizsin ey vatandaş!
15.8.2017
Cengiz’in Cerrattepe yalanlarına inanmayın
10.8.2017
Bizimle mi dalga geçiyorlar, kendileriyle mi?
8.8.2017
'Geceyarısı Ekspresi' hafif kalacak
3.8.2017
Kadını tecrit etmenin binbir yolu
1.8.2017
Bu ülkede herşey yarım, sevinmek ve üzülmek de
27.7.2017
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!*
25.7.2017
10 maddede Cumhuriyet davası ve önemi
20.7.2017
Korku imparatorluğunda yeni bir eşik aşıldı
18.7.2017
OHAL'E HOŞGELDİNİZ: Nerede adalet, nerede haklar?
13.7.2017
Halkın gözündeki 15 Temmuz
10.7.2017
Kemal Bey 2019’a yürüyor
4.7.2017
Müfredat: Sorun muhafazakarlaşma değil, vahhabileşme
29.6.2017
Başkan’ın yakın halkası (Hızlandırılmış kursumuz yoktur)
27.6.2017
OHAL’de ‘herhal’de aşk
23.6.2017
Adalet için yola düşenler ve yoldan çıkanlar
16.6.2017
Bir gazeteci davası, onlarca dram
13.6.2017
Deniz’ler, Aybüke’ler: Evlatlarını ayırt etmeden sev Türkiye
9.6.2017
Kadın, saç, mehter marşı
6.6.2017
Satın, satın... Memleketi toptan satın!
1.6.2017
Gezi’nin yıldönümü: Biraradayız, yan yanayız!
30.5.2017
Onca kötülük varken iyiliği görebilmek
25.5.2017
Yıkımı fon yapıp instagram’da paylaşmak
23.5.2017
Kamu çalışanlarının keyfi ihracı, kapkaranlık bir Türkiye demek
18.5.2017
Uranyumu açıkta bırakan devlet, nükleer santral hevesinde
16.5.2017
Orospu diye bağırsalar, tükürseler de kadınlar yılmadı
11.5.2017
Öğretmenini sivil ölüme zorlayan ülke
9.5.2017
Doğru soru: Panzerin Silopi’de ne işi var?
4.5.2017
'Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın' kafası
2.5.2017
Erdoğan o köprüleri bizzat attı
27.4.2017
‘Nasıl geçti habersiz...’ dememek için
25.4.2017
Çocuklara nefreti öğretmeye doyamadılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net