Mensur Akgün

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

İran’ın sorunu aslında bizim de sorunumuz


3.1.2018 - Bu Yazı 299 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İran’da yoksulluğu protesto gerekçesiyle başlayan olaylar giderek yaygınlaşıyor, sorun derinleşiyor. Dün itibarıyla 20’ye yakın insan hayatını kaybetmiş, 400’den fazla gösterici gözaltına alınmış, olaylar ülkenin hemen her vilayetine sıçramıştı. Baktığınız yere bağlı olarak beklenti ya da korku olayların hükümet, hatta rejim değişikliğine yol açabileceği yönündeydi.

Oysa daha yedi ay önce yüzde 57’lik bir destekle Cumhurbaşkanlığı koltuğuna yeniden oturan Ruhani’nin sokakta yenilmesi, yerinden edilmesi imkansız. Aynı şeyi rejim için de söylemek mümkün. Bunca baskıya direnen 1979 İran devrimi tüm kurum ve düzeniyle yerli yerinde. Yeter ki rejimin koruyucularıyla iktidar bloğu kendi arasında kriz yaşamasın, taraflardan biri kaostan yararlanmaya kalkmasın.

***

Ufukta şimdilik böyle bir olasılık görünmüyor. Cumhurbaşkanı Ruhani ve Dini Lider Hamaney’in açıklamaları aynı yönde. Birbirlerini değil dış güçleri çıkan olaylardan sorumlu tutuyorlar. İtidal çağrısında bulunuyorlar. Olayların yatışma ihtimali yüksek. Soruna baştan ya da sonradan dahli varsa bile dış güçlerin başarılı olma, özellikle de amaçları rejim değişikliğiyse, istedikleri sonucu elde etme şansları neredeyse sıfır.

Fakat amaçları İran’ı yormak, istikrarını sarsmak, ilgisini başka yerlere yoğunlaştırmamasını sağlamak da olabilir. Bir başka muhtemel hedef de İran’ı sokak hareketlerini yönetme biçimine, vereceği polisiye tepkiye istinaden yalnızlaştırmak, Avrupa’dan aldığı desteği azaltmak, P5+1 ile iki yıl önce varılan nükleer mutabakatı bozmaya zorlamak olabilir.

Doğal olarak bunların hepsi birer varsayım, yani tahmin. Belki de üçüncü tarafların bu olaylara hiç bir dahli yok. Fakat sorunların varlığı, Suudi Arabistan-İran rekabeti, İsrail’in İran’ı varoluşsal bir tehdit olarak görmesi, Trump Amerika’sının İran politikası ben de dahil pek çok gözlemciyi bu tür varsayımlar üstünden analiz yapmaya teşvik ediyor.

ABD’nin bilinen müdahaleler tarihine baktığımızda İran’da da, başka yerlerde de örtülü operasyon izleri arıyoruz. Göremesek bile ikna olmuyoruz. Çünkü biliyoruz ki ABD bu tür operasyonları Yunanistan’dan Guatemala’ya kadar pek çok yerde yaptı. Şili’de rejim değiştirdi. Soğuk Savaş sırasında olayların akışını etkileyecek inisiyatifler geliştirdi. Sonra da durmadı.

Bazılarında başarısız olsa, hedeflediği siyasi amaca ulaşamasa da müdahalede bulundurduğu ülkeleri sarstı, can kayıplarına yol açtı. Popüler kültürün yarattığı imaj sayesinde sempatiyle baktığımız ABD başkanları bile örtülü operasyonlar gerçekleştirilmesine, sivillerin hayatına mal olan drone saldırıları yapılmasına onay verdi.

Ayrıca 15 Temmuz darbe teşebbüsünün arkasında ABD olabileceği konusundaki kuşkularımız da bizi kaçınılmaz olarak bu şekilde düşünmeye sevk ediyor. Haklı olup olmadığımızı tabii ki zaman gösterecek. Fakat haklı olsak da olmasak da İran’ın bu sorunu iyi yönetememesi halinde sonuç değişmeyecek.

İran’ın istikrarsızlaşmasından, hırçınlaşmasından, bölgesel bir çatışmaya taraf olmasından Türkiye olarak biz de etkileneceğiz. İran istikrarsızlaşırsa Suriye sorununun çözümü zorlaşacak, İran hırçınlaşırsa Basra Körfezi’ndeki gerilim artacak. Yemen sorunu içinden çıkılamaz hale gelecek. Yeni Suudi liderliği Lübnan’ı, ve belki Ürdün’ü hedef alacak.

İran, İsrail ile ister doğrudan ister vekilleri aracılığıyla savaşsın Ortadoğu bir kez daha karışacak. P5+1 mutabakatının sona ermesi de İran’ın bazılarının zannettiği gibi nükleer silahsızlanmasına değil, tam tersine silahlanmasına yol açacak. Bölgedeki kırılgan dengeler iyice sarsılacak. İlk anda olan bitene sevinenler de aslında sonuçlardan etkilenecek.

***

Umarız bu sorun daha fazla kan dökülmeden, kendi hukukunun sınırları ve evrensel kabul görmüş ilkeler çerçevesinde bir an önce çözülür. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında belirtildiği gibi sükûnet sağlanır, sağduyu hakim kılınarak olayların önüne geçilir, gelişmeleri kışkırtan söylem ve dış müdahalelerden kaçınılır. İran halkı provokasyonlara kapılmaz. Dış müdahaleler de amacına ulaşmaz/ulaşamaz…

.

Facebook Yorumları

reklam
18.4.2018
Amerika’nın müdahaleleri
15.4.2018
Dünya savaşı riski azaldı
12.4.2018
Seçim yapmak gerekli mi?
8.4.2018
Veliaht prensin ABD ziyareti
2.4.2018
15 yıl sonra
28.3.2018
Varna buluşmasının ardından
25.3.2018
Haluk Ülman’ın ardından
21.3.2018
Afrin Harekatı’nın sonuçları
19.3.2018
Yeni Dışişleri Bakanı
14.3.2018
İpek Yolu canlanırken
11.3.2018
Büyük bir kriz ertelendi
7.3.2018
Yeni silahlar ve yeni dengeler
4.3.2018
Ticaret savaşları
28.2.2018
Çin…
25.2.2018
Çözüm için çözüm…
18.2.2018
Normalleşmeye doğru
14.2.2018
Kore’den Suriye’ye Amerika
11.2.2018
Ya normalleşecek ya da kopacak
7.2.2018
İki ülkenin de dikkatli olması gerekiyor
4.2.2018
Türkiye’nin dış politika algısı
31.1.2018
ABD’nin önündeki dört engel
28.1.2018
Soçi toplantısına doğru
24.1.2018
Operasyonun hedefleri
21.1.2018
Pence’in Ortadoğu ziyareti
10.1.2018
KKTC seçimleri ve Kıbrıs sorunu
7.1.2018
PESCO
3.1.2018
İran’ın sorunu aslında bizim de sorunumuz
24.12.2017
Göründüğünden daha da önemli bir diplomatik başarı
17.12.2017
İİT zirvesi neden başarılıydı?
13.12.2017
2017 Nobel Barış Ödülü
10.12.2017
Kudüs’ün statüsü
6.12.2017
ABD Büyükelçiliği sorunu
3.12.2017
Kuzey Kore’nin son denemesi
29.11.2017
Umut vaat eden gelişmeler
19.11.2017
Bir krizin ardından
15.11.2017
Boğazlar hakkında bir hatırlatma
12.11.2017
Kendi kaderini belirleme üstüne
8.11.2017
Yeni bir istikrarsızlık riski
1.11.2017
Balfour Deklarasyonu 100 yaşında
30.10.2017
Katalonya krizi derinleşirken
25.10.2017
Dünya siyasetinde mükemmeli aramamak
22.10.2017
Mızrak çuvala gerçekten sığmıyor
18.10.2017
Üyeliği değil, ilişkileri düşünme zaman
15.10.2017
Bu kez de İran yüzünden
11.10.2017
Yeni bir yöntem gerek
8.10.2017
Katalonya sonrası
4.10.2017
iyi şeyler de oluyor..
1.10.2017
Katalonya referanduma giderken
27.9.2017
Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmak
24.9.2017
Dengeli bir açıklama..
17.9.2017
Astana’dan Cenevre’ye
13.9.2017
Referanduma tepki
6.9.2017
Hidrojen bombası
3.9.2017
Rohingyalar için ne yapabiliriz
30.8.2017
Dünyaya nasıl bakmalı?
28.8.2017
SETA’nın Fırat Kalkanı raporu
23.8.2017
Thucydides tuzağı
20.8.2017
Otonom silah sistemleri
16.8.2017
ABD, Venezuela’ya müdahale eder mi?
13.8.2017
Kriz kontrolden çıkarsa
6.8.2017
AB ve ABD arasında yeni bir sorun
2.8.2017
Dmitri Trenin karamsar değil
30.7.2017
Zamanı geriye sarmak mümkün değil ama…
26.7.2017
722 sayılı yasa taslağı
23.7.2017
Türkiye'de dış politika algısı..
19.7.2017
Altı cephede savaş
16.7.2017
Bir yılın ardından
12.7.2017
Musul kurtarıldı...
9.7.2017
Bir tur daha bitti
2.7.2017
Türkiye’nin askeri varlığı
25.6.2017
Körfez gerilimi tırmanırken
21.6.2017
Son bir deneme?
14.6.2017
Michael Pence’i daha iyi tanımamız gerekebilir…
11.6.2017
Trump Doktrini
7.6.2017
Katar krizi
4.6.2017
Mülteci sorunu
31.5.2017
Atlantik İttifakı zayıflarken…
28.5.2017
NATO ile müdahale
24.5.2017
Trump değişti mi?
22.5.2017
İlk turda seçildi
21.5.2017
İlk turda seçildi
17.5.2017
‘Din’ anlayışımız üzerine
14.5.2017
53 yıl sonra bir ilk…
10.5.2017
Avrupa derin bir nefes aldı
7.5.2017
Taksit-taksit barış
3.5.2017
Yeni bir fırsat penceresi
30.4.2017
Makedonya krizi
23.4.2017
Bitirilemeyen bir savaş
19.4.2017
Bardağın dolu yarısı
16.4.2017
17 Nisan’ın gündemi
13.4.2017
Büyük pazarlık
9.4.2017
Amerika’nın müdahalesini anlamlandırmak
5.4.2017
Sisi’nin Washington ziyareti
2.4.2017
Lavrov’dan önemli açıklamalar
29.3.2017
60 yaş krizi
22.3.2017
IŞİD yenilirken...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı