Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Mensur Akgün

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Dünya düzeni de sarsılıyor


16.5.2018 - Bu Yazı 166 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dünya siyaseti özünde devletlerin kendileri için çıkar olarak tanımladığı hedeflere ulaşmak amacıyla yaptıkları güç mücadelesine verilen addır. Güç mücadelesi ne yazık ki amansız ve neredeyse sonsuzdur. Devletler var olduğu, çıkarlar çeliştiği sürece de muhtemelen devam edecektir. Devletler amaçlarını elde etmek için birbirlerini etkilemeye, bazen para, bazen de şiddet kullanmaya çalışacaklardır.

Fakat mücadele artık sadece kaba güç kullanımıyla gerçekleşmemekte, devletler birbirileriyle rekabet ettikleri kadar işbirliği de yapmaktadır. Rekabetin barış ve savaş zamanındaki kuralları belirlenmiş, kimin kime ve ne şekilde davranacağı hakkında yüzyılların pratiğinden ve öğretisinden süzülen bir ilkeler dizisi ortaya çıkmıştır.

Bu ilkeler de ifadesini BM Şartından insancıl hukuka ilişkin Cenevre Sözleşmelerine, Güvenlik Konseyi kararlarından mahkeme içtihatlarına dek pek çok belgede bulmuştur. Öğretinin önemli isimlerinden Hedley Bull’un yıllar önce söylediği gibi devletler sistemi anarşisinde de bir düzen oluşmuştur.

***

Ancak bu düzen şimdi Trump’ın kural tanımaz tasarruflarıyla yıkılmakta, onu korumakla mükellef hegemonik güç kendi koyduğu kuralları anlık çıkar ve beklentilerini gerçekleştirmek, seçim kampanyasına destek veren sponsorlarını mutlu etmek için yok etmektedir.

Müslüman çoğunluklu ülkelerden gelenlere konan ambargo, Meksika sınırına duvar, keyfi ticari yaptırımlar, İran’la varılan çok taraflı mutabakattan tek taraflı çekilme kararı gibi pek çok uygulama dünyanın üstüne oturduğu düzenin sarsılmasına, sistemin tutkalı olan normların anlamını yitirmesine yol açmaktadır.

Trump yönetiminin hayata geçirdiği Tel Aviv’deki büyükelçiliklerinin Kudüs’e taşınması kararı da bunlardan biridir. 22 yıldır askıda olan kararı 6 Aralık’ta uygulamaya geçireceğini açıklayan Trump, Pazartesi günü kızı ve damadının katıldığı bir törenle büyükelçiliğini aşama aşama Kudüs’e taşıma işlemini başlatmıştır.

Oysa bu uygulama ülkesini de bağlayan BM Güvenlik Konseyi kararlarına açıkça aykırıdır. Güvenlik Konseyi’nin 1967’de aldığı 242 sayılı karar sınırların zorla değiştirilmesinin kabul edilmezliğine, 1968 tarihli 252 sayılı karar Kudüs’ü statüsünün değiştirilemeyeceğine, 1980’de aldığı 476 sayılı karar şehrin statüsüne ilişkin hiçbir değişikliğin kabul edilemeyeceğine atıfta bulunmaktadır.

Bunları 20 Ağustos 1980’de alınan 478 sayılı karar ve 23 Aralık 2016 tarihli 2334 sayılı karar takip etmektedir. Ayrıca biri geçtiğimiz yıl Türkiye’nin inisiyatifiyle geçmiş olan konuya ilişkin Genel Kurul kararları da bulunmaktadır.

***

ABD artık iyice kural ve hukuk tanımaz, kendi egemen iradesini her şeyin üstünde gören bir devlet haline dönüşmüştür. Kudüs kararı istisnai değil genel bir eğilimin, yeni bir siyaset yapma biçiminin parçasıdır. İlk andaki sonucu ise en az 60 ölü ve binlerce yaralıdır.

Türkiye ve Türkiye gibi ülkelerin ABD’nin hem Kudüs kararına hem de “ben yaptım oldu” anlayışına karşı tavır alması gerekmektedir. Bunun yolu da hukuk normlarının ABD’ye her fırsatta hatırlatılmasından, daha da önemlisi onun kontrolsüz ve keyfi kullanıma açık gücünün dengelemesi için yeni koalisyonlar ve konstellasyonlar kurulmasından geçmektedir.

Fakat ne yazık ki güç dengeleri dikkate alındığında bu kolay gerçekleşecek bir şey değildir. Yapılan simülasyonlar ve tarihten çıkartılan örnekler bize devletlerin böylesi konularda işbirliğinin çok mümkün olmadığını göstermektedir. Genel eğilim uzun dönemli çıkarların kısa dönemli beklentilere feda edilmesi yönündedir.

Yine de Türkiye hukukun kendisine tanıdığı imkanlardan yararlanarak sorunu Uluslararası Adalet Divanı’na, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne, BM Genel Kurulu’na, üyesi ve etkisi olduğu diğer platformlara taşıyabilir ya da taşınmasını teşvik edebilir. İsrail ve Amerika’nın uygulamalarını dünya kamuoyunun vicdanında mahkum ettirebilir. Unutmayalım ki ne büyükelçilik kararının meşru bir zemini, ne de İsrail’in savaş suçuna varan orantısız güç kullanımının savunulabilir bir yönü vardır…

.

Facebook Yorumları

reklam
20.5.2018
Said’den günümüze Filistin sorunu...
16.5.2018
Dünya düzeni de sarsılıyor
14.5.2018
Batı ittifakı çökerken
9.5.2018
Biraz da alanımız üstüne…
2.5.2018
Birleşme yerine bir arada yaşama
30.4.2018
Marx 200 yaşında…
25.4.2018
Trump’ı ikna edebilecek mi?
22.4.2018
Montrö’nün değişmesi gerekmiyor
18.4.2018
Amerika’nın müdahaleleri
15.4.2018
Dünya savaşı riski azaldı
12.4.2018
Seçim yapmak gerekli mi?
8.4.2018
Veliaht prensin ABD ziyareti
2.4.2018
15 yıl sonra
28.3.2018
Varna buluşmasının ardından
25.3.2018
Haluk Ülman’ın ardından
21.3.2018
Afrin Harekatı’nın sonuçları
19.3.2018
Yeni Dışişleri Bakanı
14.3.2018
İpek Yolu canlanırken
11.3.2018
Büyük bir kriz ertelendi
7.3.2018
Yeni silahlar ve yeni dengeler
4.3.2018
Ticaret savaşları
28.2.2018
Çin…
25.2.2018
Çözüm için çözüm…
18.2.2018
Normalleşmeye doğru
14.2.2018
Kore’den Suriye’ye Amerika
11.2.2018
Ya normalleşecek ya da kopacak
7.2.2018
İki ülkenin de dikkatli olması gerekiyor
4.2.2018
Türkiye’nin dış politika algısı
31.1.2018
ABD’nin önündeki dört engel
28.1.2018
Soçi toplantısına doğru
24.1.2018
Operasyonun hedefleri
21.1.2018
Pence’in Ortadoğu ziyareti
10.1.2018
KKTC seçimleri ve Kıbrıs sorunu
7.1.2018
PESCO
3.1.2018
İran’ın sorunu aslında bizim de sorunumuz
24.12.2017
Göründüğünden daha da önemli bir diplomatik başarı
17.12.2017
İİT zirvesi neden başarılıydı?
13.12.2017
2017 Nobel Barış Ödülü
10.12.2017
Kudüs’ün statüsü
6.12.2017
ABD Büyükelçiliği sorunu
3.12.2017
Kuzey Kore’nin son denemesi
29.11.2017
Umut vaat eden gelişmeler
19.11.2017
Bir krizin ardından
15.11.2017
Boğazlar hakkında bir hatırlatma
12.11.2017
Kendi kaderini belirleme üstüne
8.11.2017
Yeni bir istikrarsızlık riski
1.11.2017
Balfour Deklarasyonu 100 yaşında
30.10.2017
Katalonya krizi derinleşirken
25.10.2017
Dünya siyasetinde mükemmeli aramamak
22.10.2017
Mızrak çuvala gerçekten sığmıyor
18.10.2017
Üyeliği değil, ilişkileri düşünme zaman
15.10.2017
Bu kez de İran yüzünden
11.10.2017
Yeni bir yöntem gerek
8.10.2017
Katalonya sonrası
4.10.2017
iyi şeyler de oluyor..
1.10.2017
Katalonya referanduma giderken
27.9.2017
Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmak
24.9.2017
Dengeli bir açıklama..
17.9.2017
Astana’dan Cenevre’ye
13.9.2017
Referanduma tepki
6.9.2017
Hidrojen bombası
3.9.2017
Rohingyalar için ne yapabiliriz
30.8.2017
Dünyaya nasıl bakmalı?
28.8.2017
SETA’nın Fırat Kalkanı raporu
23.8.2017
Thucydides tuzağı
20.8.2017
Otonom silah sistemleri
16.8.2017
ABD, Venezuela’ya müdahale eder mi?
13.8.2017
Kriz kontrolden çıkarsa
6.8.2017
AB ve ABD arasında yeni bir sorun
2.8.2017
Dmitri Trenin karamsar değil
30.7.2017
Zamanı geriye sarmak mümkün değil ama…
26.7.2017
722 sayılı yasa taslağı
23.7.2017
Türkiye'de dış politika algısı..
19.7.2017
Altı cephede savaş
16.7.2017
Bir yılın ardından
12.7.2017
Musul kurtarıldı...
9.7.2017
Bir tur daha bitti
2.7.2017
Türkiye’nin askeri varlığı
25.6.2017
Körfez gerilimi tırmanırken
21.6.2017
Son bir deneme?
14.6.2017
Michael Pence’i daha iyi tanımamız gerekebilir…
11.6.2017
Trump Doktrini
7.6.2017
Katar krizi
4.6.2017
Mülteci sorunu
31.5.2017
Atlantik İttifakı zayıflarken…
28.5.2017
NATO ile müdahale
24.5.2017
Trump değişti mi?
22.5.2017
İlk turda seçildi
21.5.2017
İlk turda seçildi
17.5.2017
‘Din’ anlayışımız üzerine
14.5.2017
53 yıl sonra bir ilk…
10.5.2017
Avrupa derin bir nefes aldı
7.5.2017
Taksit-taksit barış
3.5.2017
Yeni bir fırsat penceresi
30.4.2017
Makedonya krizi
23.4.2017
Bitirilemeyen bir savaş
19.4.2017
Bardağın dolu yarısı
16.4.2017
17 Nisan’ın gündemi
13.4.2017
Büyük pazarlık
9.4.2017
Amerika’nın müdahalesini anlamlandırmak
5.4.2017
Sisi’nin Washington ziyareti
2.4.2017
Lavrov’dan önemli açıklamalar
29.3.2017
60 yaş krizi
22.3.2017
IŞİD yenilirken...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı