Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz


23.3.2017 - Bu Yazı 3362 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Süregelen FETÖ operasyonlarında gözaltı sayısı 100 binin üzerinde, tutuklu sayısı ise 46 bini aştı; adli kontrol ile serbest bırakılanların sayısı 38 binden fazla. Yine kamu çalışanları arasında FETÖ'den ihraç edilenlerin sayısı 95 binin üzerinde; hakkında işlem yapılan 125 binden fazla kamu çalışanının 18 binden fazlası göreve geri iade edilirken, şu anda açıkta olanların sayısı da 30 binin üzerinde.


15 Temmuz darbe girişimi sonrası polis, asker, hakim, savcı, mülki idare amiri, akademisyen ve öğretmenler arasında ihraç edilen, görevden alınan ve tutuklananların sayısı böyle fazla olunca, özellikle Batılı çevrelerde “Türkiye'de iktidar darbe kalkışmasını fırsat bilip karşı saldırıya geçti” türünde çok sayıda haber yazıldı, analiz üretildi. Bu tür çarpıtmalara FETÖ'yü koruyup kollayanlar bilerek ve isteyerek destek verirken, FETÖ mensupları da bu algının oluşması için canla başla çalıştı; maalesef muhalefet de buna alet oldu.

Devletin içerisine uzun yıllar yürüttüğü faaliyetlerle sızıp yerleşen, kontrolü ele geçirmek, devleti kendisinin ve maşası olduğu yapıların çıkarlarına uygun şekilde yönlendirmek için devasa bir paralel devlet yapılanması oluşturan bu terör örgütünün suçu sadece 15 Temmuz kalkışması değildi. Nitekim bugün darbeye teşebbüsle ilgili olarak devam eden davaların sayısı yaklaşık olarak 100 iken, tüm FETÖ davalarının sayısı 1250 civarında. Bu sayı ilk başta çokmuş gibi gelebilir, ama daha da artarsa şaşırmamak, hatta artmasını beklemek lazım. Zira devletin kılcal damarlarına yerleşmiş, onu adeta konağın üzerine yerleşen bir virüs gibi emmiş, politikalarını yönlendirdiği gibi kaynaklarını da kendi çıkarına kullanmış korkunç bir yapıdan söz ediyoruz.

1966'da İzmir'de eğitim görüntüsü altında yola çıkışını milat sayarsak, FETÖ'nün paralel devlet yapılanması kurma ve büyütmesinin en az 50 yıllık bir geçmişi var. Nurettin Veren'in anlattıklarına göre Fethullah Gülen 1996 yılına kadar, 'devleti ele geçirme'ye yönelik planlarından kimseye bahsetmemiş. Eğer bu doğruysa bile, 96'dan bugüne geçen 20 yıllık süre içinde örgüt girilmedik delik bırakmamış. Öte taraftan bazı iddianameler devlete sızma miladını daha geriye çekiyor; örneğin FETÖ ana iddianamesinde orduya ilk sızmanın 80'li yıllarda olduğu söyleniyor. Sızma emri aleni olarak 96'da verildiyse bile süreç fiili olarak çok daha önce başlamış demek mümkün. Veren, ilk sızmanın kolay olmadığını, ancak sonrasında içeri girenlerin gelecek olanlara kapıları açtığını, referans olmaktan tutun sınav sorusu çalmaya her şeyi yaptığını söylüyor. Yani, FETÖ'nün ele geçirdiği ilk kaynak, devletin insan kaynağı olmuş. Dershaneler, özel okullar, özel üniversiteler, adeta FETÖ'cü personel üretim merkezi şeklinde fabrika gibi çalışmış; bu fabrikaların hammaddesi de o yıllarda militan bir laiklik anlayışıyla köşeye sıkıştırılan muhafazakar ailelerin çocukları olmuş. “En azından Müslüman insanlarla beraber olur, namazını kılar, Kur'an'ını okur” diye bu yapının okullarına emanet edilen çocuklar, uyuşturucu tuzağına düşer gibi bu terör örgütünün beyin yıkama tahtalarına yatırılmış ve azılı birer örgüt üyesine dönüştürülmüş.

Ancak, yıllar içerisinde ordudan polis teşkilatına, yargıdan valiliklere ve kaymakamlıklara, belediye binalarından gümrüklere, büyükelçiliklerden TRT'ye, odalar ve borsalardan ihracatçı birliklerine, cezaevlerinden sağlık hizmeti veren kurumlara, istisnasız her yere sızıp ele geçirmeye çalışmadık yer bırakmayan bu yapı, buraları sadece kendi istediği şekilde yönetmek ve yönlendirmekle de kalmamış; aynı zamanda kamusal mal, hizmet ve kaynaklardan da alabildiğine yararlanmış. Yani paralel devlet yapılanması, devletin finansman kaynakları dahil olmak üzere her türlü imkanından yararlanma önceliği elde etmiş.

Açılan ihaleler FETÖ'cülerin yönlendirmesiyle yine FETÖ'cülere gitmiş. Örneğin Aydın Büyükşehir Belediyesi danışmanı Erkan Karaarslan belediyelerden aldığı ihalelerle 12 milyon liralık haksız kazanç elde etmiş. Devletin sağladığı teşvik ve sübvansiyonlar, FETÖ'cüler tarafından FETÖ'cülere ve şirketlerine aktarılmış. Sosyal Destek Programı'ndan (SODES) tutun Kalkınma ajanslarının sağladığı destek programlarına kamunun aktardığı her kaynak, FETÖ'cülere aktarılmış.

Bir başka örnek, İhracatçı Birlikleri'nin, Türkiye'nin üretici sektörlerinin yurt dışında tanıtımı ve Türk şirketlerinin markalaşması amacıyla gerçekleştirdiği faaliyetlerinin masraflarını kurmak amacıyla kurduğu Turquality programı üzerinden FETÖ, yılda ortalama 1,5 milyar dolar haraç kesip Batılı siyasi ve düşünce kuruluşlarına para aktarmış. Yine gümrükleri ele geçirip kaçak mal geçişinden milyonlarca dolar cebe indirilmiş. Vergi indirimlerinden hep FETÖcü firmalar yararlanmış, ödüllendirmeler hep FETÖ'cülerin olmuş.

Bu verilerin bir kısmı Polis Akademisi Başkanlığı'ndan Şafak Ertan Çomaklı ve Deniz Turan'ın hazırladığı “FETÖ ve PKK Bağlamında Terör Amaçlı Kullanılan Kamusal Mal ve Hizmetler” adlı rapordan. Bildiğimiz gibi kendi öğretmenleri ve kamuda işe soktuğu her üyesinden %10 maaş kesintisi yapan ve paralel devlet yapılanması vergisi alan FETÖ, bunun yanı sıra bir yandan üyelerine alçak gönüllü bir yaşam önerip tasarruflarına el koyarken her sempatizanından aldığı, işadamlarından, esnaftan, dindar insanlardan topladığı himmetlerle dahi devasa bir finansmana sahip olmuş. Sadece Bank Asya meselesi dahi, nasıl büyük ölçekte bir paraya hükmettiğinin göstergesiyken, FETÖ'ye bağlı özel şirketlerin oluşturduğu ağ üzerinden yürütülen işler, TUSKON gibi yapılar da cabası. Bunlara bir de devletin tüm kaynaklarının hortumlanmasını ekleyin, nasıl bir kartelle karşı karşıya olduğumuzu hayal etmek belki daha kolay olur. 170 ülkede 180 milyar dolarlık bir kaynağı yönettiği iddia edilen örgütün, finansal anlamda hareket alanının bundan çok çok daha büyük olduğunu, çözebildiğimiz kısmının çözemediğimizin yanında devede kulak olduğunu düşünmek hiç de uçuk bir yaklaşım olmaz. Bu bilinmezlik bile FETÖ tehlikesinin boyutlarını hala yeterince anlamadığımızı gösteriyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive