Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’


9.11.2017 - Bu Yazı 189 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Suudi Arabistan Kralı Salman bin Abdülaziz’in oğlu, veliaht prens ve Savunma Bakanı Muhammed bin Salman (MBS) fazla aceleci biri. Ülkenin çehresini dönüştürme, ekonomisini güçlendirme, petrole bağımlılığını azaltma gibi konulardaki çılgın projeleriyle sıkça gündeme gelen 32 yaşındaki genç prensin, Suudi taht oyunlarında gücü tamamıyla ele almak için sert bir tasfiye sürecine girdiği sır değil.

“2030 vizyonu”yla taçlandırılan çılgın projelerin meyvelerini verip vermeyeceği muamma ama 2015’te babasının tahta geçmesiyle başlattığı güç mücadelesinde durmaksızın ilerliyor.

Üç yıldır selefi olan veliahtları (Mukrin bin Abdülaziz ve Muhammed bin Nayif (MBN)) saf dışı bırakışını, ölmüş Kral Abdullah ve eski veliahtlara yakın prensleri ani saray darbeleri ya da birbirinden garip skandallarla tasfiye edişini, Hanedanlık teamüllerini yok sayıp tozu dumana katarak ilerleyişini izlediğimiz MBS’nin son hamlesi, dünyayı şaşkına çeviren Cumartesi günkü tutuklamalardı.

Normalde veliahtın taht yürüyüşünde ittifaklarını güçlendirmesini ve dostlarının sayısını artırmasını beklersiniz ama o Game of Thrones’un Cercei Lannister’ı gibi düşmanlarını artırıyor; herkesin ve her şeyin kontrolünü istiyor. Çok sayıda prensin, bakanın, eski bakanın ve güçlü işadamının “yolsuzluk suçlamaları”yla tutuklandığı hafta sonu ve bitmeyecek gibi görülen yeni dalgalarla beraber görüyoruz ki, MBS ihtirasıyla bölgedeki dengeleri de sarsabilecek, riskli ve büyük hamlelerden çekinmiyor.

Kadınlara araba kullanma hakkı verilmesi gibi yeniliklerin, “aşırılıkla mücadele”, ‘Ilımlı İslam’a geçiş’ gibi konulardaki çıkışlarının bizi geçin, Batı’dan alkış almasını beklersiniz ancak bu adımların demokratikleşme ya da sosyal reformlarla uzaktan yakından alakası olmadığı sıklıkla söyleniyor. Veliaht prensin, yoğun etkisi altında olduğu bilinen BAE’nin tesiriyle Suudi Arabistan’ı ‘Dubaileştirme’ hayalleri kurduğu gözlemlendiği gibi, “Ilımlı İslam” çıkışı da, bana Arap dünyasının Gülen örgütü izlenimi veren BAE’den ilham alınmış gibi. MBS eğer Dubai Emiri Şeyh Maktum bin Raşid’in medya yüzü olduğu spiritüelliği yoğun sufizmprojesine kayıyorsa, Vahhabiliğin rejimin taşıyıcı sütunlarından biri olduğu Suudi Arabistan’da kaş yapayım derken göz çıkarabilir.

Öte yandan yolsuzlukla mücadele adı altında yapılan tutuklamaların da ardında başka bir gerçeğin yattığı herkesin dilinde. Gerçekten de, Cumartesi gecesi olanlar, Hitler’in Nazi Almanyası’nda 30 Haziran 1934’te çok sayıda Nazi karşıtıyla beraber parti içinde kendine engel olabilecek isimleri de öldürttüğü ve Hitler’in gücünü perçinlediği “Uzun Bıçaklar Gecesi”ne benziyor.

Elit tutuklular için Riyad’ın lüks Ritz Carlton Oteli hapishaneye çevrilmiş olsa da, Suudilerin namına uygun bu şatafat bile kraliyetin çok güçlü isimlerininbirer tavşan gibi tuzağa düşürülerek avlandığı ve hapsedildiği gerçeğini değiştirmiyor. Suudi Arabistan’da yolsuzluk olduğu sır değil. Ama MBS’nin bir gecede kurup başına geçtiği yolsuzlukla mücadele komisyonunun kuruluş ve çalışma şekli, veliahtın ekonomik çeşitlilik için ülkeye davet ettiği yabancı yatırımcıları memnun edeceği yerde dehşete düşürüyor. Muhalif veya potansiyel muhalif pozisyonuna düştüklerinde milyarderlerin bile, tam olarak neyle suçlandıklarını bilmedikleri bir operasyon dalgasıyla tutuklandığı, prenslerin şüpheli şekilde öldüğü bir gece (Aynı gece Prens Mansur bin Mukrin bir helikopter kazasında öldü; iddialar kaçmaya çalışırken helikopterin düştüğü yönünde.) şüphesiz ki uluslararası yatırımcının gözünde ülkeyi bir cazibe merkezi yapmıyor. Galiba despotlar reforma niyetlenince züccaciye dükkanına dalan bir filden farklı davranamıyor.

Tutuklu işadamları arasında dikkati çeken isimlerden el Velid bin Talal, dünyanın sayılı milyarderlerinden. Wall Street’te büyük yatırımları olan milyarderin tutuklanması haliyle küresel piyasaları da tedirgin etti. Tutukluların sadece dondurulan banka hesaplarındaki tutarın 25 milyar € olduğu iddia edilirken, toplam mal varlıkları, şirket hisseleri vs. hesaba katılırsa operasyonun etki alanının en az 800 milyar $ boyutunda olduğu tezi yabana atılır değil. Yani tasfiyelerle beraber Körfez sermayesi de zorla el değiştiriyor gibi görünüyor.

Velid bin Talal’ın seçim kampanyası döneminde ABD Başkanı Trump’la girdiği atışmalar, damadı Jared Kushner’in kısa süre önce Riyad’da ‘yeni ve yakın dostu’ MBS ile saatler süren toplantısı, bu operasyonun ardında da ABD olduğu ön kabulüne sebep oldu. Trump’ın tıpkı Katar-Körfez krizinde olduğu gibi bu operasyona da bir tweet’le destek vermesi, bu ön kabulü perçinledi. Ancak “Hangi ABD bu işin ardında ve/veya yanında?”sorusu önemli. Zira Trump’ı yerinden etmeye çalışanların değil de, İsrail’e yakın kanadın memnuniyeti gözden kaçmıyor.

Tutuklananlar arasındaki Kral Abdullah’ın oğlu ve 100 bin kişilik bir askeri güce sahip Ulusal Muhafızlar’ın başı Prens Muteyb gibi isimler, Mısır darbesi gibi süreçlerde ABD ile hiç de ters düşmemişlerdi. Bu yaz veliahtlıktan düşürülen ve ev hapsinde olduğu iddia edilen eski içişleri bakanı MBN, ABD’nin ‘terörle mücadele prensi’ ve ‘gözde adamı’ olarak biliniyordu.

Diğer yandan tutuklanmaya direnirken öldüğü iddiaları Krallık yetkilileri tarafından reddedilse de kendisine ulaşılamayan, Eylül tutuklamalarında da adı geçmiş olan Abdülaziz bin Fahd, son dönemde MBS’ı adeta bir kukla gibi oynatan BAE’nin en tehlikeli ismi Abu Dabi veliaht emiri Muhammed bin Zayid ve İsrail hakkında açıktan yaptığı eleştirilerle dikkatleri üzerine çekiyor; MBN ile beraber MBS’ye karşı olası potansiyel bir muhalefet tehdidi olarak görülüyordu.

Katar krizi sürecinde MBS’nin üç vakte kadar veliaht olacağını yazmıştım; iki hafta içinde bu gerçekleşti. Uzun süredir de Kral Selman’ın ölmeden tahtı oğluna devredeceğini söylüyorum, galiba o gün de yaklaşıyor. Suudi Arabistan’ın Lübnan ve Yemen üzerinden Hizbullah ve İran’la sertleşen atışmaları ve Arap başkentleriyle Riyad arasında artan trafik, MBS’nin destekçileri BAE ve İsrail’in de en az onun kadar aceleci olduğunu gösteriyor. Peki bu acele niye? Kral Salman çok yaşlı olduğu için mi yoksa bölgede yeni bir savaş mı yaklaşıyor? Pazar günü nasipse buradan devam edelim.

.

Facebook Yorumları

reklam
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı