Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’


8.3.2018 - Bu Yazı 728 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü…

Kadın hakları, kadının toplumdaki ve iş hayatındaki yeri gibi meseleler maalesef yılda bir kere gündemimizde yer buluyor. 8 Mart haricinde, kadın meselesi gündeme maalesef, kadına yönelik şiddetin korkunç şekilde can aldığı vakalar nedeniyle geliyor; o zaman da kadınların yaşama hakkını konuşuyoruz.

Şöyle diyebilirsiniz ve genellikle öyle deniyor: coğrafyamız korkunç bir süreçten içinden geçiyor, çok büyük tehditlerle karşı karşıyayız, diğer konulara eğilmeye fırsat kalmıyor.

Eğer böyle düşünüyorsanız, üzgünüm ama, büyük ve derin Orta Doğu analizlerinizde, çok büyük bir faktörü ıskalıyorsunuz. Çünkü bölgedeki gelişmelerin de tam göbeğinde duruyor kadın meselesi.

Bölgeyi dizayn etmekte aparat olarak kullanılan DAEŞ terörünün en vahşi eylemleri kadınlara yönelikti. Esir aldıkları kadınları köle pazarlarında, hatta internetten satışa sunmak gibi kan donduran şeyler yaptı DAEŞ. Esir kadınların “seks köleleri” olarak nasıl kullanılacağına, onlara nasıl tecavüz edileceğine, onların nasıl cezalandırılacağına dair iğrençlikleri, “tecavüz kuralları” gibi fetvalar adı altında yayarak “İslam hukukuna da uygun” sloganıyla süsledi. DAEŞ bu şekilde Müslümanlara yönelik önyargının artmasında, İslamofobinin hızla yükselmesinde başat rol oynadı.

ABD’nin 2014’te “DAEŞ’le mücadele” adı altında Suriye PKK’sına destek vermeye başlamasının kamuoyuna satış ve pazarlaması da yine kadınlar üzerindendi. PKK’nın kadın teröristleri Batı medyasında, DAEŞ gibi ilkel, vahşi ve acımasız bir terör örgütüyle insanlığın kurtuluşu ve geleceği için savaşan cesur ve gözü pek özgürlük savaşçıları gibi resmedildi adeta. PKK’nın ‘başı açık’ kadınlarıyla Orta Doğu’nun en ‘seküler, modern ve özgür’ ortamlarıymış gibi gösterilen terör kamplarında yapılan özel röportajları, magazin dergilerine ‘gerilla kıyafetleriyle’ kapak olan kadın PKK’lılar izledi.

Orta Doğu’da olan biteni derinlemesine bilmekten uzak sıradan bir Batılı olduğunuzu düşünün; bir tarafta DAEŞ’in vahşetini, öte tarafta PKK’nın sözüm ona modernliğini anlatan haberleri gördükten sonra, üstelik dünyanın her yerinde DAEŞ terör saldırıları yaşanırken, hangi tarafta duracağınızı tahmin etmeye çalışın. Müslüman eş-dost sahibi olanlar, Orta Doğu’yu biraz yakından takip etmeye çalışanlar, kendi yönetimlerine şüpheyle bakanlar izledikleri filmi yutmamayı başarmış olabilir ama geri kalan çoğunluğun o yoğun bir propaganda bombardımanında beyninin yıkanması kaçınılmazdı, öyle de oldu. Bırakın sıradan bir Batılıya ulaşıp işin aslını anlatmayı ve onu ikna etmeyi, Türkiye gibi her şeyin içinde olan bir ülkede dahi, Hollywood filmlerini aratmayan bu kirli senaryonun nasıl çalıştığını toplumun bazı kesimlerine anlatmakta zorlanmadık mı?

Türkiye’nin DAEŞ’i desteklediği iddialarını ekleyin üstüne. FETÖ ve PKK sempatizanı Türklerin bu kampanya sürecinde oynadığı aktif rolü, Türkiye’nin radikalleştiği, otoriterleştiği yönündeki Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtı yoğun uluslararası baskıyı da katın. ABD liderliğindeki koalisyonun, NATO müttefiki Türkiye’nin varlık tehdidi olarak gördüğü bir terör örgütüyle, kendi yazılı prensiplerini de çiğneyerek ittifak ettiği gerçeğini Batı kamuoyuna nasıl anlattığını, onları nasıl ikna ettiğini görebilirsiniz.

Peki biz ne yaptık bu süreçte? Reddiyeler düzdük, reaksiyon gösterdik, isyan ettik, evet. Ama “İslam dininde kadın” konusu üzerinden yürütülen bu dizayn sürecinde pasif agresif bir tutum sergilemenin ötesinde, ne kadar aktif bir politika sergileyebildik? “İslam bu değil” demenin ötesine geçip gerçekte İslam dininde kadının yerini ne kadar anlatabildik?

Peki daha ötesi, İslam toplumlarında kadının yerine dair bizim fikrimiz nedir? “İslam dinine göre modern hayatta kadının yeri nedir?” sorusuna İslam alimleri cevap vermeye çalışılıyor mu? Görünen o ki, “Kadın dayak yiyorsa şükretsin,” diyerek kadına yönelik şiddeti meşrulaştırmakla, “kadının nasıl dövülmesi gerektiğine dair” kılavuz hazırlamakla meşgul olan, çalışan kadınlarla uğraşıp evlilik yaşı üzerine etmedik laf bırakmayan bazıları, bu topraklarda yakılan ateşe odun taşıdıklarını da fark etmiyor. Bilmiyorlar herhalde, Peygamberimizin bir eşi Mekke’nin önde gelen tüccarlarındandı, yani iş kadınıydı; bir eşi savaş yönetmişti, yani liderdi. İslam kadın ve insan hakları açısından geldiği zamanın fersah fersah ilerisinde olduğu, çağın moderni olduğu için hızla yayılmıştı.

Filistin’den Mısır’a, Suriye’den Türkiye’ye karşı karşıya kaldıklarımız İslam dünyasını dizayn sürecinin göbeğinde “kadın ve modernite” meselesi var ve ne yazık ki bu konuyu konuşmaya yaklaşamadık bile. Suudi Arabistan’ın hırslı veliaht prensi, “ılımlı İslam” çıkışıyla bugüne kadar insan yerine koymadıkları kadınlara üç beş hak vererek “Orta Doğu’nun tabuları yıkan prensi” olmaya oynuyor ve biz ne yapılmaya çalışıldığını görsek de gülüp geçmekten öteye geçmiyoruz.

Eğer vakit ayırıp bu kritik konuyu konuşmazsak, konuşmadıkça da tabulaştırmaya devam edersek, bu boşluktan fırsat bulanların kadına yönelik şiddeti İslam dinini alet ederek teşvik etmesine dur demezsek, şaka gibi ama, Suudi Arabistan gibi bir ülkenin ‘ılımlı’, Türkiye gibi bir ülkenin ‘radikal’ olarak resmedilmesine de, haritaların ve İslam dünyasının yeniden şekillendirilmesine de seyirci kalmış oluruz.

.

Facebook Yorumları

Kod8
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8