Metin Münir

T24



Bookmark and Share

Yaratıcılık yasak sürgün


9.2.2019 - Bu Yazı 429 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yasaklar yaratıcılığı öldürür.

Bu sözlerin sahibi, yasakların ülkesi İran’da yaşayan ünlü film yönetmeni Asgar Ferhadi’dir.

Penélope Cruz ve Javier Bardem’in başrollerini paylaştığı  Everybody Knows (Herkes Biliyor) filmini yeni bitiren Ferhadi, New York Times ile filmin çekildiği İspanya’da yaptığı bir söyleşide konuştu bu sözleri.

Söylediği tam olarak şu idi: “Bazıları yasakların yaratıcılığı daha da artırdığını iddia eder. Bunun kısa vadede doğru olduğuna inanıyorum, ama uzun vadede yasaklar yaratıcılığı öldürür.”

Bu ne kadar doğru, emin değilim.

Belki öldürmez ama ağır biçimde yaralar.

Edebiyatın en iyi romanlarından bazıları özgürlük denen şeyi hiç tatmamış olan Rusya’dan çıktı.

Akla ilk, eşsiz “Usta ile Margarita” romanının Stalin tarafından aforoz edilen yazarı Mikhail Bulgakov (1891-1940) geliyor.

Ve tabii Aleksandr Soljenitsin (1918-2008).

Soljenitsin’in, “İvan Denisoviç’in Hayatında Bir Gün” adlı romanından sonra Rusya’da kitap yayınlaması yasaklandı.  Sonra yazdığı kitaplar Batı’da yayımlandı. 1970 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı, ama geri dönmesine izin verilmez diye Stockholm’a gidemedi. Sonunda 1974’te ülkesinden kovuldu ve Sovyetler Birliği dağılıncaya kadar 20 yıl sürgünde yaşadı.

Bir başka özgürlük denilen şeyi denememiş ülke olan Türkiye’de yazarların, şairlerin başına gelenlerin listesi Rusya’dakinden bile uzundur.

Nazım Hikmet (1902-1963) yıllarca hapis yattı. Tekrar hapse girmemek için ülkeden kaçmak zorunda kaldı. Sürgünde, Moskova’da öldü. Sabahattin Ali (1907-1948), başı taşla ezilerek öldürüldü. Çetin Altan (1927-2015) linçten kurtuldu, ama hapisten kurtulamadı ve hayatının son yıllarında bile mahkemelerde süründü.

Kaçmak da kurtuluş değildir.

Yasak yaratıcılığı öldürürse sürgün ağır yaralar.

Türkiye’nin yaşayan belki de en iyi romancısı olan Aslı Erdoğan, sudan bir nedenle hapsedildikten sonra ülkeyi terk etti ve hâlâ yeni bir eser vermedi.

Amir Nadiri, Behram Beyzai, Perviz Kimyavi gibi İranlı film yönetmenleri kaçıp mollaların zindanlarından kurtuldular ama ödedikleri bedel, yaratıcılıklarından kaybetmek oldu.

Ferhadi’nin 2013’te vizyona giren Fransa’da çekilmiş The Past (Geçmiş) filmi olgunluk çağının en zoraki filmidir. İspanya’da çektiği ve bu günlerde vizyona girecek olan yeni filminin, ona Yabancı Film Oscar’ı getiren iki filminden daha zayıf olduğuna eminim.

J. M. Coetzee’nin dediği gibi “İnsan sadece bir ülkeyi sevebilir” ve galiba en yaratıcı olabileceği ülke,o ülkedir.

Ferhadi, belki filmlerinde rejimi açıkça eleştirmekten kaçındığı için, belki çok ünlü olduğu için yakasını rejime kaptırmadı.

Ama yakın arkadaşlarından Cafer Panahi o kadar şanslı çıkmadı. Filmlerinde marjinal İranlıların hayatını anlatan Panahi, 2010’da hükûmet karşıtı propaganda üretmekle suçlandı. Altı yıl hapse mahkûm oldu, ülkeden ayrılmasına izin verilmediği gibi film yapması 20 yıl boyunca yasaklandı.

Panahi’nin hapis cezası uygulanmadı ve el altından film yapmasına da göz yumuluyor. Nitekim çektiği 3 Faces (3 Yüz) adlı film Mart’ta Amerika’da vizyona girecek. Ama rejimin ona toleransı geçici olabilir. Mollalar köşeye sıkıştıklarını hissederlerse ilk hapse gönderecekleri muhalifleri arasında Panahi vardır.

Belki Ferhadi’yi de yanına verirler.

Diktatörlüklerde, diktatörler dâhil, hiç kimse güvende değildir.

 

İnanmayan Türkiye’ye baksın.

.

Facebook Yorumları

Kod8
9.2.2019
Yaratıcılık yasak sürgün
5.2.2019
Petrolsüz Venezuela olmak
31.1.2019
Uzaydan Dünya
29.1.2019
Cennetin sonu
15.1.2019
Türkiye geleceğin ülkesidir ve hep öyle kalacaktır
13.1.2019
YPG konusunu kansız halletmek
11.12.2018
Siz koşturun ben sizin yerinize yavaşlarım
6.12.2018
Yeryüzünün Sonunun Sonu
21.11.2018
Bir milyon gönüllü abonesi olan gazete
13.11.2018
Doğu Akdeniz'de sular ısınmıyor, soğuyor
3.11.2018
Tekerrür eden tarih değil, aptallıktır
1.11.2018
İçeriye kapatan kâinatın ürkütücü genişliği
30.10.2018
CHP yürüyen bir ölüdür
25.10.2018
KKTC'nin en büyük partisinin temizlenmeye ihtiyacı var
23.10.2018
Kaşıkçı: Aptallık, kibir ve melanete dur demek
18.10.2018
Kıbrıs'ta yeni bir tutum, yeni bir ümit
16.10.2018
Yeni kriz çözme yöntemi: Görmezden gelmek
11.10.2018
İstanbul'da bir cinayet
6.10.2018
Kıbrıs: Uzun süren bir kavgada haklı taraf yoktur
4.10.2018
Halka doğruları söyleyin sayın Akıncı
30.9.2018
Kıbrıslı Türk'ün yeşille imtihanı
25.9.2018
Kıbrıs'ta çözümün en büyük engeli Türklerdir
20.9.2018
Erdoğan'ın yeni uçağı onu yere çaktı
18.9.2018
Türkiye'de neden saray yok?
11.9.2018
İdlib: Kaç ve yaşa, kal ve öl
1.9.2018
Ben kapıdan çıkarken bir kelebek
28.8.2018
“Ne istiyor olabilir ölüler bizden?”
4.8.2018
İnsanoğlunun keşfi
31.7.2018
Türkiye'nin Batı ile işi bitiyor mu?
28.7.2018
Hiçbir şey üretmeyen çiftlik
17.7.2018
Beni güzel kadınlarla tanıştırmayın, güzel olmayanlarla da
12.7.2018
Erdoğan'ın başkanlığında yeni eskidir
30.6.2018
AKP-MHP ortaklığında Kıbrıs'ta masaya oturulamaz
26.6.2018
Erdoğan kazandı, Türkiye kaybetti
23.6.2018
Rabbi onu affetsin
21.6.2018
Tiksindirici gazetecilere çağrı
19.6.2018
AKP çağında meleklerin nöbet değişimi
9.6.2018
Tembel miyim, daha tembel mi oluyorum?
1.5.2018
Şimdiden tebrikler sayın Erdoğan
20.2.2018
Kalıntı bir tür
17.2.2018
Yalnız patlıcanı kırağı çalmaz
13.2.2018
Şafak sökerken, elleri bağlı
27.1.2018
Cennetten kovulmanın sonu
20.1.2018
Ayşe'ye mektup
21.12.2017
En az sevilen liderler
14.12.2017
İnsan bazen evinden kaçmalı
30.11.2017
Zarrab'ın cini şişeden çıkıyor
28.11.2017
Bağlantısız devrimci
25.11.2017
Pinokyo'nun armutları
21.11.2017
Latince İncil, Arapça Kur'an
7.11.2017
Sadece akılsızların saati durmadan çalışır
28.10.2017
Akıllılar kuşku içinde, aptallar emin olursa
13.10.2017
Ağacın güzelliği en iyi nasıl görülür?
28.9.2017
Kuzey Irak Kürtleri, bağımsızlık ilan edemez
20.9.2017
Kıbrıs: Önce kendini karşındakinin yerine koy
31.8.2017
Depresyon nasıl çağımızın vebası oldu?
19.8.2017
Rumlar süper dev bir gaz rezervi bulursa ne olur?
15.8.2017
Nuray Mert konusu: AKP ile Atatürkçülerin buluştuğu nokta
8.8.2017
Bana soruyorlar
2.8.2017
Unutmayın efendim, siz tanrı değilsiniz!
27.7.2017
Kıbrıs: Uyan borusunu duyan varsa elini kaldırsın
15.7.2017
Aelian'ın Kargaları
11.7.2017
Düşünülmüyorsunuz sanmayın
27.6.2017
Örümcek onu öldürmeyeceğimi biliyor olabilir mi?
24.6.2017
Gece geç vakitte mesaj atan kadına mektup
22.6.2017
Erler zehirlenmedikleri zaman ne yiyorlar?
17.6.2017
Eğer yüreğinizde özgürlük yoksa
15.6.2017
Benim olan ve olmayan bahçe
13.6.2017
Türk askerinin Katar'da işi ne?
10.6.2017
Nasreddin Hoca’nın gözüyle Kıbrıs görüşmeleri
8.6.2017
Türkiye yeni bir Orta Doğu dönemecinde
6.6.2017
Donald Trump: Aptallığın zaferi
4.6.2017
Kalkınma elçileri
1.6.2017
Blade Runner
30.5.2017
KKTC: Millî dava ile lilli dava
25.5.2017
Kıbrıs: Birlikte 446 yılda ne öğrendiler?
23.5.2017
Hiç kimse ağlamasın, gülmesin de
20.5.2017
Görüşmeler öldü, yaşasın AB üyesi KKTC!
16.5.2017
Düşüncelerin savaşında kitap silah mıymış?
6.5.2017
Tırtıl, Latin çiçeği ve ben
3.5.2017
Aslı Erdoğan’a kapıyı açın
28.4.2017
Tedirgin tedirgin tedirgin
25.4.2017
PKK’nın son görevi
22.4.2017
En iyi intikam iyi yaşamaktır
8.4.2017
Karanlık günler için aydınlık Afrika sözleri
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8