Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Münir AKTOLGA

zm.aktolga@gmail.com



Bookmark and Share

POPÜLİZMİN “SAĞI” “SOLU”?..


7.7.2018 - Bu Yazı 1244 Kez Okundu.
Yorum : 6 - Onay Bekleyenler : 0

“Popülizm teorisinin duayeni” Chantal Mouffe: “Günümüzün siyaset-sonrası

dünyasında, sağ popülizmin tek panzehiri sol popülizmdir” diyor!..

( http://medyascope.tv/2018/07/02/populizm-teorisinin-duayeni-chantal-mouffe-gunumuzun-siyaset-sonrasi-dunyasinda-sag-populizmin-tek-panzehiri-sol-populizmdir/ )

Chantal Mouffe’nin söylediklerinin özeti şu: Artık o eski “sağ” ve “sol” partiler ve siyasetler arasında bir fark kalmadı. Bunlar bir şekilde “uzlaştılar”. Bu nedenle, yükselen “sağ popülizme” karşı ancak  “sol bir popülizmle” karşı konulabilir...

Şu doğru: 21. Yüzyıl koşullarında artık 20. Yüzyıl kalıntısı o eski  “sağ” ve “sol” akımlara yer kalmamıştır!.. Kalmamıştır, çünkü   bunlar artık  ayaklarının altından kayıp gitmekte olan zemini temel aldıkları için farklı  siyasetler üretemiyorlar...

Şuraya bakın,  tek tük istisnaların dışında artık o eski grevlere falan bile yer kalmadı!.. İşverenler, “daha fazla israr ederseniz  fabrikayı söker başka bir ülkeye giderim” dediği an akan sular duruveriyor!.. Çünkü, herkes biliyor ki, öyle kuru bir blöf  değil bu!.. Hani nerde sosyal demokrat siyasett mi  diyeceksiniz,  sözü, “zenginlerden daha çok vergi alacağız” demeye falan mı getireceksiniz, bunlar da bitti!.. O zaman da  işverenler gene  diyorlar ki, “iyi peki, biz de tası tarağı toplar şartların uygun olduğu başka bir ülkeye gider üretime orada devam ederiz; çünkü  başka türlü  küresel rekabet ortamında şansımız kalmıyor”!.. Hadi bakalım kolay gelsin!.. Her tarafın “solcu” olsa ne yazar!!

Ama sadece  sosyal demokrat ya da onun da solunda siyaset yapan  örgütler -siyasi partiler- için mi böyle durum? Ötekiler, yani klasik “sağ” partiler ne alemdeler, onlar siyaset üretebiliyorlar mı?..

“Berlin Duvarı yıkıldı, artık Sosyalist sistem falan kalmadı, bütün bunlar kapitalizmin kesin zaferidir”  diyerek gaza basan ve  küresel serbest rekabete entegre olan klasik “sağ” partiler de  şaşkın bugün; çünkü  artık onlar da anladılar ki, küresel serbest rekabet ortamı gelişmiş ülkelerden yana  sonuçlar üretmiyor; bu süreçten daha çok gelişmekte olan ülkeler kazançlı çıkıyor!..

Bugünkü şu gazete manşetine bakın: “ABD yönetiminin Çin'den ithal edilen 34 milyar dolar değerindeki 800'den fazla ürüne yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulamaya resmen başlaması ardından Çin'den de yanıt gecikmedi. Çin Dışişleri Bakanlığı ABD'ye misilleme tarifelerinin yürürlüğe girdiğini ilan etti”...

http://www.milliyet.com.tr/ve-ticaret-savasi-resmen-basladi--ekonomi-2701554/

(Daha bunun gibi sayısız haber var gazetelerde. AB ile ABD’nin arası bile açıldı. Orada bile “ticaret savaşları” gündemde... Bırakın AB’yi, Türkiye bile ABD’ye karşı misilleme yapıyor!..)

E peki sonuç?  Sonuç ortada! Artan ticaret açığıyla (cari açık), yatırımların durmasıyla birlikte artan işsizlik ve pahalılık insanları giderekten mevcut siyasi partilerden soğutuyor. “Bunların hepsi aynı, bunlar bizim derdimize çare bulamazlar” duygusu giderekten kitlesel bir hal almaya başlıyor... İşte size gelişmiş ülkelerde yükselen  “sağ popülizmin” yeşerdiği toprak; işte, örneğin bir Trump’u Amerika’da başa getiren potansiyelin birikimi süreci, işte bütün Avrupa ülkelerinde yükselen “yeni sağın” ortaya çıkış zemini... O, “yabancı düşmanlığı, göçmen karşıtlığı” falan buz dağının su yüzündeki görünen kısmı!.. 1960’larda  göçmen işçi alımı için olmadık çabayı sarfeden gelişmiş ülkelere ne oldu ki, bunlar  -ve buralarda  yaşayan insanlar- bugün artık göçmenlere karşı seslerini yükselterek  siyaset sahnesine çıkan  “yeni sağ” politikaların arkasından gidiyorlar?..

Madalyonun gelişmekte olan ülkeler tarafına geçmeden önce,  Chantal Mouffe’nin bütün bu gelişmeler -sağ popülizm- karşısında “başka çare kalmadı” diyerek önerdiği “sol popülizme”de bir bakalım ve pratikte böyle bir alternatife -“panzehire”- yer olup olmadığını görelim!..

Soruyorum ben şimdi, “sağ popülist” akımların karşısında ne diyecek  “sol popülizm”? Örneğin, alın bir Fransa’yı, ya da Almanya’yı, ne diyecek buradaki “sol popülistler”?.. Lafı hiç uzatmadan ben size söyleyeyim: İster “sağ”-milliyetçi motiflerle süslenmiş olsun, ister 20. Yüzyıl kalıntısı “sol”-“solcu”, “devrimci”, “ilerici” terminolojiyle donatılmış olsun bunların da varacağı yer aynıdır... “Aman hoş geldiniz sefa getirdiniz” mi diyecek bunlar göçmenlere!? Ya da, işverenlere zılgıdı çekerek “beğenmiyorsan çek git” mi diyebilecekler!?..  Yoksa  işverenleri, “aman ha fazla ileri gitmeyin,  işçi sınıfı devrim yapar” diye mi korkutacaklar!? Tabii ki bunların hiçbirisi!!.. E, o zaman nasıl “sol popülist” olacaksın ki!?

Ya “gelişmekte olan ülkeler” mi dediniz? Buralarda da durum hiç iç açıcı değil!..

Gelişmiş ülkeler, “bu küreselleşme, küresel serbest rekabet oramı bizim aleyhimize çalışıyor” diyerek frene basmaya başlayınca buralarda da işler tersine dönmeye başladı ve giderekten buralardaki siyaset de popülist bir kulvara girdi...

Dikkat ederseniz burada ortaya çıkan popülizmin artık “sağ” mı yoksa “sol” mu olduğundan bile bahsetmedik; çünkü,  gelişmiş ülkelere reaksiyon olarak  ortaya çıkan gelişmekte  olan ülke popülizmi aynı anda hem “sağdır”, hem de “sol”!! Sakın ha, aynı anda “sağ” ve “sol” nasıl olunuyor falan demeye kalkmayın!.. Söyleyin bana şimdi, Venezuella’nın izlediği siyaset “sağ”mı yoksa “sol”mu?.. Venezuella çok mu uzak, Türkiye’ye dönelim isterseniz; şu an izlenen “Reisci” siyaset sizce “sağ”mı yoksa “sol”mu!?..

Eğer kendinizi “sağcı” olarak görüyorsanız bu soruya “tabii ki sağ”, “solcu” olarak görüyorsanız da “elbette ki sol” diye cevap vereceksiniz!!  Öyle değil mi!?.. E peki hangisi doğru bunların diye bir şey  yok bence!!  Çünkü, aynı anda hem “sağ” “sağcı”, hem de “sol” “solcu” bir siyaset bu!! Hepsi bir yana, adamlar   resmen Amerika’ya AB’ye meydan okuyorlar, ötesi var mı bunun?.. Biz 70’lerde aynı sloganları söyleyerek sokaklarda yürürken “kahrolsun komünistler” diyerek bize saldıranlar bugün  neredeyse o sloganlara sahip çıktılar!.. Sayın “Başdanışmanlara” bakın bir, bunlar da kendilerini halâ  “sol”-“solcu” olarak görmüyorlar mı?.. “Hayır onlar artık solcu falan değiller” diyerek olayı “sol” içi bir tartışmaya çevirebilirsiniz tabi, ama bu da gene benim yazdıklarımı doğrulayacaktır!!

(“sol” popülizm deyince Türkiye’de hemen aklımıza -haklı olarak- Ecevit solculuğu geliyor değil mi? Ya peki şu an, “sağ popülizme karşı alternatif olarak başka çare kalmadı” denilerek “ince ince” piyasaya sürülmeye çalışılan  popülizmi nereye koyacağız!? Ona da şimdiden bir yer hazırlasanız fena olmaz!!)

Sözü uzatmayalım; bugün artık 20. Yüzyıl’daki anlamlarıyla “sağ”-“sol” diye bir şey kalmamıştır!..      

Eskiden ne kadar kolaydı bu işler!! Bizim zamanımızda -yani 20. Yüzyıl’da-  bir “ezenler” vardı -“sağ”, “sağcılar”-, bir de “ezilenler”. Bunlara da  “sol”-“solcular” denilirdi!  “Devrim” deyince de bundan, “ezilenlerin ezenleri alaşağı ederek politik iktidarı almaları” anlaşılırdı!.. Şimdi, 21. Yüzyıl’da ise, bunun yerini, küreselleşme sürecine karşı  olan bütün  ideolojik akımların  (artık 20. Yüzyıl’da kalan   “güzel günleri” geri getirmeye çalışan eski dünyanın egemenleri ulus devletçi güçlerin, ve     küresel dinamiklere karşı onlarla ittifak kurarak eski zeminlerde  ulusal düzeyde  “çözüm” arayışı içinde olan eskiden kalma “sol” güçlerin)  “sağ”, bilgi toplumuna giden yolda küresel demokratik devrimden yana olanların ise “yeni sol” olarak yer aldığı,  yeni bir devrim anlayışı alıyor. Bilgi üretmenin, üretilen yeni bilgilere dayanarak daha iyi kalitede malları daha hızlı ve ucuza mal edebilmenin  devrimci bir faaliyet haline geldiği, modern sınıfsız bir dünya toplumuna doğru gidişi hedef alan  yeni tipten bir devrim anlayışı ve sürecidir bu!..

POPÜLİZM NEDİR?..

İster “sağ” ister “sol” şekliyle olsun tek cümleyle popülizm, sınıflı bir toplumda "yönetilenlerin" dünya görüşü, onların, “yönetenleri altederek iktidarı ele geçirme” ideolojisidir. Bize özgü bir deyimle "ayakların baş olması" ideolojisidir...

 

Ne yazık ki bizler- 20. Yüzyıl kalıntısı "solcular" işçi sınıfının ergenlik dönemi ideolojisi olarak işçi sınıfı popülizmini hep "devrim-devrimcilik" sandık...

Dünyaya, "her şey kendi zıttıyla birlikte varoluyor ve sonra da onun tarafından altediliyor" inancıyla bakarak (bu ifadeyi mekanik bir şekilde yorumlayarak) sübjektif idealist bir hayal alemi yarattık kendimize!!.. Ama burada “biz” derken sadece bizleri kastettiğimi sanmayın, unutmayın ki bir zamanlar dünyanın üçte biri bu türden popülist bir ideolojiye dayanarak "sosyalist" adı altında bir dünya sistemi haline gelmişti!.. Peki sonra ne oldu, ya da olanlar neden oldu?..

Yukardaki şekile dönersek, toplumsal düzeyde DEVRİM B'nin A'yı altetmesi olayı değildir!.. Devrim, tıpkı ana rahminde gelişen bir çocuk gibi B'nin temsil ettiği toplumun ana rahminde gelişen yeni bir sisteme ait unsurların süreç içinde eskinin içinden doğuşu -çıkıp gelişi- olayıdır... Yani bir civciv veya bir çocuk, ya da yeni bir toplum biçimi eskiden beri varolanın içindeki -gene eskinin içinde kalan- bir "değişim"-altüstlük olayı değildir... O, “eskiden” bağımsız-toplumsal DNA’ları ondan farklı bir oluşumdur- 20. Yüzyıl dünyasının içinden başka türlü çıkış yolu bulamadığı için   “sağ popülizmin tek panzehiri  sol popülizmdir” diyerek kolayca “Popülist devrim teorisinin duayeni” ünvanını kazanan Chantal Mouffe’nin kulakları çınlasın!..Bu konuda daha geniş açıklamalar için: http://www.aktolga.de/m23.pdf

.

Facebook Yorumları

Kod8
7.7.2018
POPÜLİZMİN “SAĞI” “SOLU”?..
28.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE KAPİTALİZMİN KENDİ DİYALEKTİK İNKARINI YARATMASI...
19.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDEKİ DÜNYA...
10.6.2018
HDP BARAJI AŞARAK PARLAMENTOYA GİRMELİDİR!..
9.5.2018
NEREDE BULUNUYORUZ, BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?..
2.5.2018
GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKEN İKİ ÖNEMLİ HABER…
10.3.2018
„KADINA ŞİDDET ARTMIŞ“, PEKİ NEDEN?..
20.2.2018
DÜNDEN BUGÜNE ÇIKAN YOL VE SINIF MÜCADELELERİ...
23.1.2018
Türkiye’nin dış politikası yanlış mi idi, ya da nerede hata yapıldı da yolumuza bugün bir Afrin çıktı?...
23.11.2017
NATO NEDİR… O BİR SOĞUK SAVAŞ ÖRGÜTÜ DEĞİL MİDİR?..
15.11.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN KENDİ İÇİNDEKİ MUHALEFET, YA DA YENİ SOL...
10.10.2017
BU DA BİR ETYEN ELEŞTİRİSİ...
8.10.2017
TOPLUMSAL “YORGUNLUK” ÜZERİNE!..
5.10.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE BAĞIMSIZLIK TALEPLERİ...
2.10.2017
20.YÜZYIL’DAKİ ANLAMLARIYLA “SAĞ”-“SOL”DİYE BİRŞEY KALMADI ARTIK!..
12.9.2017
BEN, “KENDİ KARŞITINI YARATARAK VAROLMAK” DİYALEKTİĞİNİ ŞERİF MARDİN’DEN ÖĞRENDİM...
24.7.2017
HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEK!..
15.7.2017
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A... DARBELER BİLİNİYOR MUYDU?..
7.7.2017
"ADALET"İN BU MU DÜNYA!!..
24.6.2017
AK Partinin ve „reisin“ çelişkisi, neden „patinaj yaptıklarının „ açıklaması...
16.6.2017
CHP VE "KONTROLLÜ DARBE" ANLAYIŞI!..
27.5.2017
Dil konusu çok önemli...
13.5.2017
Türkiye olayı 21.yüzyıl paradigması içinde göremiyor!..
8.5.2017
Ve Denizler Filistinden dönüyorlar, onlarla Ankara’daki buluşma!..
15.4.2017
Nerede bulunuyoruz, devrim’de devrim ne anlama geliyor?..
3.4.2017
İşin özünde merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartışmaları var!..
1.4.2017
Bugünlerde birkere daha benim daha önceki yazıları okuyun, bir de Alper'in şu son yazısını!..
12.3.2017
‘Ecdadımız’ edebiyatı ile yeni Türkiye inşa edilemez!..
19.8.2015
„KÜRT SORUNU“ SADECE KÜRT SORUNU DEĞİLDİR!...
12.8.2015
Hani ABD'den AB'ye kadar bütün o "Batılı emperyalist güçler" "Türkiye’yi bölmeye çalışan" bir "üst akılı" temsil ediyorlardı!!..
9.8.2015
Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?
6.8.2015
Aç tavuk rüyasında darı görür
26.7.2015
İŞTE BU!..
21.7.2015
CEMİL MERİÇ VE ONUN “AYDINLARI” ÜZERİNE!..
13.7.2015
Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var
5.7.2015
SURVİVOR ALL STAR!..
3.7.2015
Kimse kendini aldatmasin
29.6.2015
Devrimin ikinci aşamasına giden yol “tarihsel uzlaşma”dan geçiyor!..
25.6.2015
AÇIK KONUŞALIM!...
23.6.2015
AK PARTİ- HDP İLİŞKİSİ VE ÇÖZÜM YOLU!...
21.6.2015
Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali yok olmasa da artık eskisi kadar aktüel değil!
18.6.2015
Demirel gerçeğini kavramadan 12 Mart'ı açıklayamazsınız!!
14.6.2015
Neredeyiz, neyi-neleri tartışmalıyız, AK Partililere mektup?...
9.6.2015
AK PARTİ VE HDP İÇİN TEK ÇIKIŞ YOLU:
8.6.2015
Şimdi bahane bulma sırası AK Parti’nin Jakobenlerinde mi?...
8.6.2015
LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!...
5.6.2015
"Taraf olmayan bertaraf olur" mantığı nasıl bır mantıktır?
31.5.2015
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!..
28.5.2015
27 Mayıs 2015’te sürecin neresindeyiz?..
26.5.2015
Derin AK Parti konuşuyor!
20.5.2015
Mevlana-Şems aşkından Sancak-Erdoğan aşkına!..
11.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-5
8.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-4
6.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-3
4.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-2-
30.4.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-1-
24.4.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
21.4.2015
Yeni bir „toplum sözleşmesi“ancak „tarihsel uzlaşmayla“ mümkündür!.
15.4.2015
HAYRET Kİ NE HAYRET!!..
14.4.2015
Neden HDP’nin baraji aşmasini istiyorum!..
8.4.2015
İdeolojik virüs bütün hızıyla yayılmaya devam ediyor!..
31.03.2015
Önemli olan ne söylediğin değil, nerede durduğun!..
28.03.2015
BİRAZ DA GÜLERKEN DÜŞÜNELİM!!
27.03.2015
Bakın işte mesele bu!
21.03.2015
Başkanlık sistemi tartışmaları: Amaç nedir?
14.03.2015
12 MART’TAN GÜNÜMÜZE...
08.03.2015
Yaşanılmaya başlanan süreç devrimin ikinci aşamasına ilişkindir!..
26.02.2015
Geleneklerimize-kültürümüze uygun Türk tipi Başkanlık sistemi…
24.02.2015
DEVLET VE İDEOLOJİ..
20.02.2015
ŞU “EMANET” MESELESİ!..
04.02.2015
Ey devlet sen nelere kadirmişsin, pes doğrusu!..
30.01.2015
Yunanistan ve Türkiye..
28.01.2015
Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..
14.01.2015
“Allah’ın tuzağı” (enfal.30) nedir
08.01.2015
“STRATEJİK DERİNLİĞİMİZİN” DERİNLİĞİ!..
06.01.2015
“stratejik derinliğin” derinliği!..
25.11.2014
Kobani PKK için neden önemli!..
10.11.2014
AK parti ideologlarıyla aramızdaki fark
04.11.2014
Necip Fazıl ödülü üzerine..
30.10.2014
Cumhuriyeti neden kutluyoruz ..
27.10.2014
AK Parti iktidar olduğu halde neden halâ „mağdur“ rolünü oynayabiliyor da, CHP muhalefette olmasına rağmen halâ „muktedirleri“ oynuyor!!..
19.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... SON
17.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 2
15.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 1
05.10.2014
Kurban bayraminin özü-diyalektiği nedir hiç düşündünüz mü?
26.08.2014
"Stratejik derinlik" kavramı üzerine düşünceler!..
14.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 2
11.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 1
20.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 2
18.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 1
03.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? SON
01.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 2
29.04.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 1
17.03.2014
Ne oluyor?
12.03.2014
“Tarihi Uzlaşma”
02.02.2014
Ulus-devlet kabuğu gelişmekte olan ülkelerde de çatlıyor..
29.01.2014
Şu, küresel sermaye-milli sermaye konusu!..
26.01.2014
Yol ayırımı: Kemerlerinizi iyi bağlayın, türkiye bir viraja girdi savrulma tehlikesi var!!..
20.01.2014
Siz bu kafayla, “yedirmeyeceğiz” “yedirmeyeceğiz” derken Erdoğan’ı yedireceksiniz!
13.01.2014
Bu nasıl bir ittifak olacak, ne işe yarayacak?..
31.12.2013
Aklımızı başımıza toplayalım!..
26.12.2013
Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?
21.12.2013
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği..
14.12.2013
MİLLİ İRADE NEDİR..
1.12.2013
Gülen Hareketi-AK Parti ilişkisinin diyalektiği!..
26.11.2013
Ortadoğu’da yeni dengeler, Rojawa, Barzani, PKK, Türkiye..
22.11.2013
NEREYE GİDİYORUZ!..
0811.2013
Bir süre önce „nereye geldik, ne yapmalı“ demiştik, şimdi neden şaşırıyoruz!..
05.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği SON
04.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği- 4
03.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-3
31.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-2
30.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-1
19.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (SON)
18.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (3)
17.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (2)
16.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (1)
08.09.2013
Pozitivizm nedir? - SON -
07.09.2013
Pozitivizm nedir? - 3 -
06.09.2013
Pozitivizm nedir? - 2 -
05.09.2013
Pozitivizm nedir? - 1 -
01.09.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 2
31.08.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 1
28.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? 2
26.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? - 1
21.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 3
20.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 2
19.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi..
18.08.2013
İki adım ileri atıldı, şimdi bir adım geriye!..
14.08.2013
Liberaller ne kadar liberal..
11.08.2013
Makas değişimi olayı biraz daha karmaşık!..
06.08.2013
20.yy'la 21.yy arasındaki fark
05.08.2013
Hani ne oldu şimdi o 20.yy kalıntısı teoriler?..
02.08.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?... 2
31.07.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?...
26.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (2)
24.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (1)
23.07.2013
Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...
20.07.2013
Kültürler arası etkileşim ve bilişsel ortak kimlik üretimi..
18.07.2013
Kime karşı mücadele edeceğiz? ulus devlet-küresel sermaye ilişkisi..
16.07.2013
Namazın, duanın, şükür ve sabırın diyalektiği..
15.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. SON
14.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (5)
13.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (4)
12.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (3)
11.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 2)
10.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 1)
09.07.2013
“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “
04.07.2013
Mısır’da darbe ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin çağrısı..
02.07.2013
Nereye geldik, ne yapmalı!..
27.06.2013
ŞİMDİ TAM DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR!
25.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (4
24.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (3)
23.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (2)
22.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (1)
20.06.2013
“FAİZ LOBİSİ” İMANA MI GELDİ DERSİNİZ!..
18.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!..(2)
16.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!.. (1)
11.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA...“ 2
10.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA ...“ (1)
08.06.2013
“Faiz lobisine” karşı mücadeleye evet,ama...
06.06.2013
ERDOĞAN, NE YAPMALI!..
04.06.2013
“Nedir bu olup bitenlerin anlamı” mı diyorsunuz!..
03.06.2013
„İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (2)
02.06.2013
İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (1)
1.06.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur!
30.05.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur! (1)
29.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(3) SON
27.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(2)
26.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(1)
23.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (2)
21.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (1)
20.05.2013
Bilgi toplumuna giden süreçte sivil toplumun yaptırım gücü küresel vicdandandan kaynaklanıyor!..
18.05.2013
Statüko mühendislerinin işi gerçekten çok zor!..
15.05.2013
Bir kere daha ne yapilmali sorunu!..
14.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (SON)
13.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (4)
12.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (3)
10.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (2)
09.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (1)
07.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor SON
06.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 3
05.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 2
04.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 1
30.04.2013
İttihatçı liberalizm üzerine!..
28.04.2013
Uluslaşırken küreselleşmek!..
27.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … (SON)
26.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 3
25.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 2
24.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 1
21.04.2013
Türkiye’de neden sol, ya da sosyal demokrat bir hareket yok!
19.04.2013
Nerede bulunuyoruz? devrimin önündeki acil sorun!..
18.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (4)
17.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (3)
16.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (2)
15.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (1)
11.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (5)
10.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (4)
09.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (3)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)
6 0
Dr.Hüseyin Sentürk 29.11.2014 - 19:40:29
40 YlLI asan bir zaman diliminde yurt disinda yasayan bir vatandas olarak, kendi memleketinizde olan hadiselere (cinayetlere ,yol kesmelere ,vatandaslarin vergileriyle yaptirilan Devlet binalarina, askere, polise, sivil vatandaslara verilen hasar ve zararlar vs.vs..)Ister istemez hadiselere eski 60 lilar(bizim devre) eski 68 liler vs gibi bakamiyorsunuz. Önce Münir Aktolgayi bu calismalarindan dolayi kutlamak lazim bu onon kendi memleketine olan sevgisinin daha bitmedigini tersine kuvvetlendigini gösterir.Yazilarinin bazi taraflarini bazilari begenmeyebilir veya eksik görebilirler. 60 veya 68 yillarin da biz talebelerin veya o zamanki sol görüslü genc kardeslerimizin vatan sevgisinden hic kimsenin kuskusu yoktu ama yaptiklari her hareketin de dogru oldugunu söyleyemeyiz.(Bir misal:1960 yilinda EGE Universitesi 3. sinif talebesiyim Isanbuldaki talebe hareketleri yaninda bizimkisi devede kukak kalir...Bir gün Radyolarda Ist.Universitesi talebelerinin fen fakültesini basarak oradaki Kimya fakültesi laboratuvarinin icindeki aletleri pencereden attiklarini duydum,ICIM YANDI..) Simdi gelelim asil konumuza ; Sevgili Münir Hadiselerin icinde olmasa bille Disaridan Objektiv görme ve Almanya gibi demokrasisi (%100 olmasa bile) vatanimiza göre daha ileride olan bir ülkede yasayarak hadiseleri objektiv analiz edebilecek bir konuma sahip. Bunun yaninda Kürt meselesiyle ilgili arastirma ve calismalarini yabana atamayiz Ben bu konudaki yazilarini devamini bekliyor tebrik ediyorum ..Diliyorumki memleketimize Sosyal demokrasiyi kendine hedef edinmis, devleti (Halki) zengilestirmeye yasam seviyesini artirmaya calisirken kendisi AZ`a kanaat eden yöneticiler gelsin..
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00
Jelly Yiğit 22.01.2014 - 21:55:42
Jöleli danışmanlar ve yalakalar yerine Münir bey gibi ideologlar başdanışman olmalı
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00
Münir Aktolga 21.01.2014 - 21:16:35
Nuran hanim, Türkiye "geri" ve "ileri" kavramlarinin iki yüz yildir yer degistirdigi bir ülke desem ne dersiniz!..
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00
Nuran Ermiş 18.01.2014 - 20:37:55
Tayyip diktatörlüğünü birebir yaşamanızı çok istiyorum,ancak o zaman belki gerçekleri görebiliceksiniz.Siz Mahir yoldaşa karşı çıktığınızdan bu yana sürekli geri giden birisiniz sizi ancak yeni yetmeler okur.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00
Atilay Saygı 12.08.2013 - 14:40:01
Son gelişmeleri değerlendirirken, birçok düşünürün görüşlerine değer verip okuyoruz. Okumalıyız'da. Özellikle'de Liberal yazarlar istesek'de istemesek'de bizler üzerinde etkili oluyorlar. Hele birde kendilerini kabul ettirmiş isimler olunca yanlışlıklarının çok önemsemiyoruz. Oysa iyi değerlendirdiğimiz zaman önemsenmesi gereken nüans farklılıkların olduğuna şahit oluyoruz. O zamanda doğrularımızın ekseninde'de ister istemez kaymaları oluyor. Doğrusu benim için Münir Aktolga'nın yazılarıyla tanışmam global dünyadaki gelişmeleri dahada iyi anlamaya vesile oluyor. Bu son yazışmalarla, didişmenin ülke barışına zarar vereceğini ele alması ayrı bir güzellik. Kendisini bu güzel yazılarından dolayı kutluyorum....
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00
kenan beyaz 16.07.2013 - 14:26:04
altı yıldır kişisel gelişim çalışmalarına katılmamla başlayan içsel gelişm çalışmalrımın içinde beni çok etkileyen ve bu tür çalışmalara büyük bir değer ve çaba içinde olan biri olarak bundan böyle takip edeceğim bir insan.bu arkadaşı eskişehirden ümit beyin bana yolladığı bu yazısuyla tanıma fırsatını buldum.enbaşta münir beye olmak üzere münir beyi bana yazılarıyla beni tanıştıran sevgili dostum ve eniştem ümit akına teşekkür ederim.ışığa ulaşmam için bana vesile olacak olan münir beyin tüm yazılarını takip adaceğim.ayrıca derslerimizde işleyerek sevginin yolunda hizmete devam edeceğiz.ışığımız bilgi,yolumuz sevgi,görevimiz vazife olarak idrak ettiğimiz bu çalışmalarda çok güzel bir kaynak olmuştur.başarıların devamını dilerim.o güzel yüreğindeki sevgi ışığı hiç sönmesi gönül gözü hep açık olsun.inal aydınoğlunun öğrencilerinden kenan beyaz
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8