Münir AKTOLGA

zm.aktolga@gmail.com



Bookmark and Share

ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)


08.04.2013 - Bu Yazı 7640 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İÇİNDEKİLER

GİRİŞ.. 1

ÇAĞRININ BENCE EN ÖNEMLİ OLAN YANI..3

ZAMANIN RUHU NEYİ GEREKTİRİYOR, 21.YY’IN PROBLEM ÇÖZME YÖNTEMİ NEDİR?.4

ŞİMDİ, SÖZ TEKRAR ÖCALAN’DA.. 7

ÇÖZÜM SÜRECİNİN TARAFLARI, YA DA DİNAMİKLERİ..15

ÖCALAN’IN “DEMOKRATİK MODERNİTE SİSTEMİ”NEDİR..17

SONUÇ:20

 

GİRİŞ

Uzun zamandır PKK’nın yayınlarını ve Öcalan’ı  izlemez olmuştum artık! “Bunlar bir yere varamazlar  diyerek bırakmıştım ipin ucunu! En son okuduğum yayın, internete düşen KCK tüzüğüydü yanılmıyorsam. Onu okuduktan sonra bunun bende bıraktığı izlenim de, “bunlar olsa olsa  en fazla Kızıl Kymmer tipi toplum mühendisliği harikası “komünal  bir toplum”-bir PKK Krallığı öneriyorlar” olmuştu! Buna bağlı olarak kafamda oluşan APO imajı da, kerameti kendinden menkul, narsist bir köylü liderinden başka birşey değildi!.Zaten bu yüzden de  onun 21 Mart “Çağrısından”  fazla birşey beklemiyordum. Çağrı öncesinde kafamdan geçen-leri özetlemek gerekirse: Olayı daha çok Kuzey Irak/Barzani-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine bağlıyor, ilişkilerin bu kadar geliştiği bir ortamda PKK’nın silahlı mücadelesinin bu sürece ters düştüğünü görerek,  en fazla bu bağlamda yeni bir politika-açılım yapabileceklerini  tahmin ediyordum. Çünkü, daha sonra Karayılan’ın da belirttiği gibi[1], özellikle şu sıralar PKK’nın silahlı mücadelesini  destekleyecek yeteri kadar güç vardı bölgede. “Düşmanımın düşmanı dostumdur” diyerek PKK’ya destek sunabilecek  yeteri kadar Türkiye düşmanı “müttefik” bulmak mümkündü. Suriye’den İran’a, Irak’ın Maliki’sinden İsrail’e, Amerika’nın neu Con’larından, AB’nin ağzı çok laf yapan, ama saman altından su yürüten bazı ülkelerine kadar al-ver ilişkisi kurabilecekleri yeteri kadar ülke-potansiyel mevcuttu!

 

Ama “21 Mart Çağrısı” bütün bu düşüncelerin hepsini değiştirdi! Aslında, belki daha çok az kişi farkında- PKK’lıların  bile çoğu belki pek farkında değiller, ama, Öcalan’ın Çağrısı öyle basit bir “ateşkes”, ya da “silahları bırakma” çağrısı   değil. Tabi,  Çağrı  işin en önemli yanı şu anda. Ama, kafasında kendisine göre çok iyi formüle edilmiş bir vizyonu da var Öcalan’ın, bir çözüm önerisi de  var. Hem de öyle sadece Türkiye’nin “Kürt Sorununa” yönelik bir “çözüm” falan  değil bu. Olayın çapını çok daha geniş tutuyor Öcalan, neredeyse Ortadoğu’daki eski Osmanlı coğrafyasının tümüne yönelik bir proje sunuyor. Bu nedenle, ben olayı ikiye ayırarak ele almak istiyorum. Bir yanda Çağrı, diğer yanda Öcalan’ın görüşleri.

Şunu itiraf etmeliyim ki şimdiye kadar hiçbir yazıyı yazarken bu kadar zorlanmamıştım! Çünkü, kendi içinde çelişkili bir olay var ortada. Bu nedenle, neyi temel alacağını şaşırıyor insan! “E, o zaman niye yazıyorsun ki, yazma” diyebilirsiniz! Bunu ben de düşündüm aslında! Ama, gene de sonunda bu yazı çıktı ortaya!

 

İsterseniz önce bir durum tesbiti yapalım, sonra devam ederiz:

 

Bir yanda “Çağrı”, Öcalan’ın 21 Mart Çağrısı, burada yer alan düşünceler, diğer yanda ise, Öcalan’ın şimdiye kadar bilinen görüşleri-özellikle de KCK Sözleşmesi’nde ifadesini bulan görüşleri..Bunların hangisini temel alacağız? Çünkü bunlar biribirinden farklı şeyler-duruşlar..En azından böyle anlaşılıyor kamu oyu tarafından..Çağrıyla birlikte yeni bir duruş mu sergiliyor Öcalan, yoksa, değişen birşey yok da biz mi olayı farklı algılıyoruz?..Sadece Çağrıyı temel alarak yola çıksan olayın KCK Sözleşmesinde ifadesini bulan özünü görmezlikten gelmiş  oluyorsun. Ama öte yandan KCK daki duruşu esas alırsan da  bu sefer Çağrı’nın anlamı kalmıyor. Fakat bir yandan da diyorsun ki, KCK falan ne derse desin burada somut bir barış çağrısı var, “silahlar sussun fikirler-siyaset konuşsun” diyor adam, daha ne istiyorsun, amasını falan bırakıp bunu desteklemek lazım diye düşünüyorsun.. 

 

Evet, haydi  bakalım şimdi, çık işin içinden çıkabiliyorsan!..

 

Tek başına ele aldığınız zaman Çağrıya katılmamak mümkün değil. En fazla, “Kapitalist Modernite”, “Demokratik Modernite” gibi Öcalan’ın   “kendine özgü bazı  kavramlarına” takılı-yorsunuz burada, ki  o da sorun değil diye düşünüyorsunuz. Çünkü, bir yanda barış, barışa çağrı var ortada, diğer yanda ise, içeriği tam olarak anlaşılamasa da öte başı birkaç kavram! Hem sonra, içine özel bir anlam yüklemediğiniz taktirde bu kavramları kullanmanın da bir sakıncası yok diye düşünüyorsunuz. Hatta tam tersine, sadece Çağrıyla sınırlı kalındığı müddetçe beni çok heyecanlandırdı da  Öcalan’ın buradaki duruşu.

 

Oryantalizmden bahsediyor Öcalan Çağrı’da. “Kapitalist Modernite” kavramını da bu bağlamda düşününce “tamam” diyorsunuz, “Apo olayı kavramış”!. Emperyalizmin kültür ihracı mekanizmasını, buna bağlı olarak tezgahlanan toplum mühendisliği harikası devrimcilik olayını kavramış! Pozitivizm virüsünü yakalamış diyorsunuz! Buna-bu türden “devrimlere” ve rejimlere[2] karşı önerdiği “Demokratik Modernite Sistemini” de demokratik süreç içinde aşağıdan yukarıya doğru örgütlenerek gerçekleşen bir burjuva-halk  devrimi olarak düşünüyorsunuz!  Ve bu da heyecanlandırıyor sizi.

 

Ama sonra,  ipin ucunu bırakmadan, dur bakalım nereye kadar gidiyor diyerek takip edince bambaşka bir tablo çıkıyor karşınıza!


Önce, internetten “Kapitalist Moderniteye karşı Demokratik Modernite-I,II,III” başlıklı makaleleri bulup okudum (Bunlar Öcalan’ın kitabından yapılan aktarmalar). Ama bunları okurken de gene  onun ne demek istediğini tam olarak anlayamadım.   Sonra, bunların üstüne, dur bakalım   şu KCK Sözleşmesi ne diyordu, onu da okuyayım  bir kere daha deyince işin rengi değişiverdi!. Ve anladım ki, başlangıçta pek o kadar önemsenmeye-bileceğini düşündüğüm o kavramlara yüklediğimiz içerikler farklıydı  Öcalan’la.

 

Benim, Çağrı’da “oryantalizm” bağlamında kullanılan “Kapitalist Modernite” kavramına yüklediğim anlamla Öcalan’ın anlayışı tamamen farklıydı! Öcalan, “Kapitalist Modernite” derken bunu “kapitalist üretim ilişkileri”, “ulus devlet” ve “endüstriyalizm” olarak ifade ettiği “üçlü sacayağı” zemininde açıklıyor, yani, sadece oryantalizmi-kültür ihtilalini falan değil bizzat bir sistem olarak kapitalizmi hedef alıyordu. Zaten onun “Demokratik Modernite Sistemi” dediği şey de, bu “Kapitalist Moderniteye” karşı (sadece anti kapitalist değil, anti ulus devletçi ve anti endüstriyalist anlamda da) onun “anti tezi” olan bir alternatiften ibaretti. Daha başka bir deyişle, Öcalan’ın, Marksist terminolojide kapitalizmin alternatifi olarak tanımlanan sosyalist sistemin yerine  koyduğu  sistemin adıydı “Demokratik Modernite Siste-mi”. O,  bundan, kapitalizme karşı-ona alternatif-aşağıdan yukarıya doğru örgütlenerek orta-ya çıkarılacak devletsiz-komünal bir toplumu-sistemi anlıyordu.

 

“Kapitalist Modernitenin üç ayağı vardı”  Öcalan’a göre: “Kapitalizm, ulus devlet ve endüstriyalizm”. “Sovyet Devrimi de yeteri kadar anti kapitalist olmadıği için değil, diğer iki ayağı ihmal ettiği için tutunamamıştı”. Yani, bir ulus devlet olarak örgütlendiği için ve endüstriyalizmi temel aldığı için yıkılmıştı. İşte bu nedenledir ki, Öcalan’ın “Demokratik Modernite Sistemi” sadece anti kapitalist olmakla kalmayacak, o aynı zamanda “anti ulus devletci” ve “anti endüstriyalist” de olacaktı.

 

Hadi bakalım, tekrar gel de çık  işin içinden diyorum kendime!

 

Bense, “demokratik modernizm” deyince bundan,  oryantalizm bağlamında gerçekleşen her-biri birer toplum mühendisliği harikası devletçi elitist yapılara karşı, ya bizdeki gibi AK Parti usulu demokratik bir devrimi, ya da, Arap Baharı tipi bir mücadele sonunda  halkların özgür iradeleriyle demokratik süreç içinde gerçekleşen yapılanmaları falan anlıyordum!! Aynı kavramları kullanarak bu kadar farklı sonuçlara varılabileceğini  düşünmek gerçekten kolay değil!.

 

Kısacası, eğer KCK tüzüğündeki açıklamaları esas alırsak Öcalan’ın “Demokratik Modernite Sistemi” devlet olmayan bir devletti aslında. Kapitalizme karşı, komünal olarak örgütlenmiş, adı konulmamış “anti endüstriyalist-ekolojik” bir devlet! Ya da, kendine özgü bir adalet sistemi, kurumları falan olan dört dörtlük bir devletci yapı. Yani, işin açıkçası, bütün iyi niyetimle döndüm dolaştım gene o en başta bulunduğum noktaya geldim! Ama sonra düşündüm ki, tamam iyi güzel, bu da onun-onların görüşü. Burada önemli olan, illa ki Öcalan’ın görüşlerine katılmak değil ki!. Önemli olan, Öcalan’ın-ve PKK’nın da-“silahların sustuğu, fikirlerin-siyasetin konuştuğu” bir ortamı temel alması. Onların da demokratik mekanizma içinde kendilerini ifade etme yoluna girmeleri. Yani, şimdiye kadar olduğu gibi herkesi silah zoruyla korkutarak illaki benim dediklerim doğrudur noktasına getirmek yerine,  insanları ikna ederek kazanma yoluna girmeleri..

 

Yazının bundan sonraki kısmı bu anlayışla devam edecek. Yani, hem biryandan Çağrı’yı destekleyerek bunun gerekçelerini ortaya koymaya çalışacağım, ama hem de, işi öyle fazla abartmadan, Çağrı’da yer alan paradigmanın KCK konseptiyle nasıl bağdaştırılacağını irdeleyeceğim..   

 

ÇAĞRININ BENCE EN ÖNEMLİ OLAN YANI..

 

“Etnik ve tek uluslu coğrafyalar oluşturmak, bizim aslımızı ve özümüzü inkar eden modernitenin hedeflediği insanlık dışı bir imalattır”[3] dedikten sonra, ”Misak-i Milli’ye aykırı olarak parçalanmış ve bugün Suriye ve Irak Arap Cumhuriyeti’nde ağır sorunlar ve çatışmalar içinde yaşamaya mahkum edilen Kürtleri, Türkmenleri, Asurileri ve Arapları birleşik bir “Milli Dayanışma ve Barış Konferansı” temelinde kendi gerçeklerini tartışmaya, bilinçlenmeye ve kararlaşmaya çağırıyorum diyor Öcalan. “Bu toprakların tarihselliğinde önemli bir yer tutan “BİZ” kavramının genişliği ve kapsayıcılığı dar, seçkinci iktidar elitleri eliyle “TEK”e indirgenmiştir. “BİZ” kavramına eski ruhunu ve pratiğini vermenin zamanıdır. Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz. Ayrıştırmak isteyenlere karşı birleşeceğiz” diyor...

Yanlış duymuyorsunuz, bu sözler Öcalan’ın! Bu konulara-Öcalan’ın görüşlerine- geri döneceğiz ama, bütün bunların ötesinde öyle bir nokta var ki “Çağrı”da şu an benim için asıl önemli olan o:

 

“Artık silahlar sussun, fikirler-siyaset konuşsun” diyor Öcalan. Bunun dışında kalanlar  şu an için teferruattır bence!.Çünkü, beğenirsiniz beğenmezsiniz, diğerleri Öcalan’ın görüşleridir, onun  çözüm önerileridir son tahlilde. Başka birileri de çıkar der ki, hayır biz böyle düşünmüyoruz, doğru olan Türkiye sınırları içinde  bir özerkliktir, ya da federasyondur, veya ayrılmaktır, ayrı bir ulus devlet kurmaktır. Bunlar, herkesin, her çevrenin kendine göre düşünceleri, çözüm önerileri,  insanların kafalarındaki varılacak hedefleridir; ama bir de bütün bunların ötesinde bu hedeflere nasıl ulaşılacağı sorunu var ki,   bence şu an meselenin  canalıcı noktasını  oluşturan budur. İşte, tam bu nok-tada,  “artık silahlar sussun, fikirler-siyaset konuşsun” diyor Öcalan!.Yani, hangi dü-şünceyi savunursan savun, ne türden çözüm önerisine sahip olursan ol, bütün bunları hayata geçirmenin yolu artık “fikirlerin mücadele ettiği, siyasetin konuştuğu” bir ortamdır diyor. Onun, “silahlı mücadeleyi bırakma” önerisi de zaten bu stratejik tesbitle birlikte anlam kazanıyor. Diyor ki Öcalan:

 

“Bugün yeni bir dönem başlıyor. Silahlı direniş sürecinden, demokratik siyaset sürecine kapı açılıyor. Siyasi, sosyal ve ekonomik yanı ağır basan bir süreç başlıyor; demokratik hakları, özgürlükleri, eşitliği esas alan bir anlayış gelişiyor”. “Bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Bu, mücadeleyi bırakma değil, daha farklı bir mücadeleyi başlatmadır”…

 

Biri bana deseydi ki, “bak göreceksin, birgün gelecek Öcalan’la (en azından-görünüşte de olsa-bu konuda) benzer şeyleri söyleme noktasına geleceksiniz”, buna güler geçerdim herhalde! Gerçi, şimdiye kadar hep yazdım, Osmanlı artığı Devletçi Kemalist rejime karşı gene  Osmanlının eski reayasının birliğini-Müslümanlarla Kürtlerin birlikte mücadelesini hep savundum. Türkiye’de burjuva devrimi potansiyelinin eskiden beri varolan bu “Çevre”nin içinden çıkıp geldiğini hep söyledim. Kürt sorununun da özünde  Osmanlı artığı bu topraklarda yaşanılan  burjuva devrimi sürecinin parçası  olduğunu  savundum. Bu sorunu-“Kürt Sorununu”- yaratanların aynı zamanda yapma bir “Türk Ulusu” ve Türk sorunu da yarattıklarını açıklamaya çalıştım. Bu yüzden de dedim ki, bu topraklarda yaşanılan burjuva devrimi sürecinin-uluslaşmanın diyalektiği “uluslaşırken küreselleşmektir!..Ya da, uluslaşırken, ulus devlet olarak çözülerek küreselleşmek sürecinin bir parçası haline gelmektir[4]..Eğer bugün Öcalan da benzer şeyler söylüyorsa, en azından, Kürt sorununun çözümünün Türkiye’nin demokratikleşmesi sürecinin-burjuva devriminin-bir parçası olduğunu görerek   Kemalistlerle ittifaktan vazgeçme noktasına geldiyse, bu, demokrasi cephesi açısın-dan çok büyük bir kazançtır.  Demek ki, “zamanın ruhu”, insanlar dönüp dolaşsalar da onları bir yere getiriyor artık!

 



1Karayılan-Hasan Cemal Röportajından bahsediyorum.

2Bizdeki Kemalist Devrim, ya da Arap ülkelerindeki BaascıDevrimler gibi..

3Bakın, bu haliyle ele aldığınız zaman ne kadar doğru, ne kadar önemli varılan bu sonuç! Burada pozitivizm yok, bir toplum mühendisliği projesi yok, son derece doğru bir tesbit, ve de bu tesbit üzerine gelişeceği öngörülen bir süreç var..Ama onun kafasındaki çözüm başka tabi, bunun ancak daha sonra anlıyorsunuz..

[4]„Siz bu diyalektiği hiçbirzaman anlayamayacaksınız“, www.aktolga.de Makaleler

http://www.aktolga.de/a14.pdf 



 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
12.10.2019
BAKIYORUM DA
4.08.2019
“BİAD” KÜLTÜRÜNÜN MADDİ TEMELLERİ...
24.07.2019
27 Mayıs’tan 15 Temmuz’a: Darbeler biliniyor muydu?
11.07.2019
DOLAR-EURO DÜŞSÜN İSTENİYOR MU? BENCE İSTENMİYOR!..
26.06.2019
NEREYE GELİNDİ, NEREDE DURUYORUZ?..
20.06.2019
EVET MURSİ’YE BEN DE ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUM!..
20.05.2019
İSTANBUL-ANADOLU SAVAŞLARINDA SON PERDE: AK PARTİ KOALİSYONU DAĞILIYOR!..
21.4.2019
„YENİ“NİN „ESKİ“NİN İÇİNDEN ÇIKIP GELME SÜRECİNİN, YANİ DEVRİMİN VE „JAKOBEN DEVRİMCİLİĞİN“ DİYALEKTİĞİ... (2)
31.3.2019
DEVRİM NEDİR, “RADİKAL DEVRİMCİLİK” ANLAMINDA “JAKOBENİZM” NEDİR? DEVRİMİN VE “JAKOBEN DEVRİMCİLİĞİN” DİYALEKTİĞİ!..
15.3.2019
ŞİMDİ DE „ZAMANI GERİ DÖNDÜRMEYİ“ BAŞARMIŞLAR!!.
12.3.2019
“HATIRALAR” DAN BİR 12 MART YAZISI ...
11.3.2019
Dâvâ ve kendini feda etmek
18.2.2019
Türkiye’nin dış politikası yanlış mıydı?
23.1.2019
FAZIL SAY'IN AÇIKLAMASINI DESTEKLİYORUM…
9.1.2019
NEREDEN BAŞLAMIŞTIK NERELERE GİTTİ İŞİN UCU-
3.1.2019
HATIRALAR
6.10.2018
OKTAY’I KAYBEDELİ BİR YIL OLMUŞ!..
3.10.2018
ŞU McKİNSEY KONUSU!..
7.7.2018
POPÜLİZMİN “SAĞI” “SOLU”?..
28.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE KAPİTALİZMİN KENDİ DİYALEKTİK İNKARINI YARATMASI...
19.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDEKİ DÜNYA...
10.6.2018
HDP BARAJI AŞARAK PARLAMENTOYA GİRMELİDİR!..
9.5.2018
NEREDE BULUNUYORUZ, BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?..
2.5.2018
GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKEN İKİ ÖNEMLİ HABER…
10.3.2018
„KADINA ŞİDDET ARTMIŞ“, PEKİ NEDEN?..
20.2.2018
DÜNDEN BUGÜNE ÇIKAN YOL VE SINIF MÜCADELELERİ...
23.1.2018
Türkiye’nin dış politikası yanlış mi idi, ya da nerede hata yapıldı da yolumuza bugün bir Afrin çıktı?...
23.11.2017
NATO NEDİR… O BİR SOĞUK SAVAŞ ÖRGÜTÜ DEĞİL MİDİR?..
15.11.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN KENDİ İÇİNDEKİ MUHALEFET, YA DA YENİ SOL...
10.10.2017
BU DA BİR ETYEN ELEŞTİRİSİ...
8.10.2017
TOPLUMSAL “YORGUNLUK” ÜZERİNE!..
5.10.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE BAĞIMSIZLIK TALEPLERİ...
2.10.2017
20.YÜZYIL’DAKİ ANLAMLARIYLA “SAĞ”-“SOL”DİYE BİRŞEY KALMADI ARTIK!..
12.9.2017
BEN, “KENDİ KARŞITINI YARATARAK VAROLMAK” DİYALEKTİĞİNİ ŞERİF MARDİN’DEN ÖĞRENDİM...
24.7.2017
HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEK!..
15.7.2017
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A... DARBELER BİLİNİYOR MUYDU?..
7.7.2017
"ADALET"İN BU MU DÜNYA!!..
24.6.2017
AK Partinin ve „reisin“ çelişkisi, neden „patinaj yaptıklarının „ açıklaması...
16.6.2017
CHP VE "KONTROLLÜ DARBE" ANLAYIŞI!..
27.5.2017
Dil konusu çok önemli...
13.5.2017
Türkiye olayı 21.yüzyıl paradigması içinde göremiyor!..
8.5.2017
Ve Denizler Filistinden dönüyorlar, onlarla Ankara’daki buluşma!..
15.4.2017
Nerede bulunuyoruz, devrim’de devrim ne anlama geliyor?..
3.4.2017
İşin özünde merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartışmaları var!..
1.4.2017
Bugünlerde birkere daha benim daha önceki yazıları okuyun, bir de Alper'in şu son yazısını!..
12.3.2017
‘Ecdadımız’ edebiyatı ile yeni Türkiye inşa edilemez!..
19.8.2015
„KÜRT SORUNU“ SADECE KÜRT SORUNU DEĞİLDİR!...
12.8.2015
Hani ABD'den AB'ye kadar bütün o "Batılı emperyalist güçler" "Türkiye’yi bölmeye çalışan" bir "üst akılı" temsil ediyorlardı!!..
9.8.2015
Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?
6.8.2015
Aç tavuk rüyasında darı görür
26.7.2015
İŞTE BU!..
21.7.2015
CEMİL MERİÇ VE ONUN “AYDINLARI” ÜZERİNE!..
13.7.2015
Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var
5.7.2015
SURVİVOR ALL STAR!..
3.7.2015
Kimse kendini aldatmasin
29.6.2015
Devrimin ikinci aşamasına giden yol “tarihsel uzlaşma”dan geçiyor!..
25.6.2015
AÇIK KONUŞALIM!...
23.6.2015
AK PARTİ- HDP İLİŞKİSİ VE ÇÖZÜM YOLU!...
21.6.2015
Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali yok olmasa da artık eskisi kadar aktüel değil!
18.6.2015
Demirel gerçeğini kavramadan 12 Mart'ı açıklayamazsınız!!
14.6.2015
Neredeyiz, neyi-neleri tartışmalıyız, AK Partililere mektup?...
9.6.2015
AK PARTİ VE HDP İÇİN TEK ÇIKIŞ YOLU:
8.6.2015
Şimdi bahane bulma sırası AK Parti’nin Jakobenlerinde mi?...
8.6.2015
LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!...
5.6.2015
"Taraf olmayan bertaraf olur" mantığı nasıl bır mantıktır?
31.5.2015
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!..
28.5.2015
27 Mayıs 2015’te sürecin neresindeyiz?..
26.5.2015
Derin AK Parti konuşuyor!
20.5.2015
Mevlana-Şems aşkından Sancak-Erdoğan aşkına!..
11.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-5
8.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-4
6.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-3
4.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-2-
30.4.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-1-
24.4.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
21.4.2015
Yeni bir „toplum sözleşmesi“ancak „tarihsel uzlaşmayla“ mümkündür!.
15.4.2015
HAYRET Kİ NE HAYRET!!..
14.4.2015
Neden HDP’nin baraji aşmasini istiyorum!..
8.4.2015
İdeolojik virüs bütün hızıyla yayılmaya devam ediyor!..
31.03.2015
Önemli olan ne söylediğin değil, nerede durduğun!..
28.03.2015
BİRAZ DA GÜLERKEN DÜŞÜNELİM!!
27.03.2015
Bakın işte mesele bu!
21.03.2015
Başkanlık sistemi tartışmaları: Amaç nedir?
14.03.2015
12 MART’TAN GÜNÜMÜZE...
08.03.2015
Yaşanılmaya başlanan süreç devrimin ikinci aşamasına ilişkindir!..
26.02.2015
Geleneklerimize-kültürümüze uygun Türk tipi Başkanlık sistemi…
24.02.2015
DEVLET VE İDEOLOJİ..
20.02.2015
ŞU “EMANET” MESELESİ!..
04.02.2015
Ey devlet sen nelere kadirmişsin, pes doğrusu!..
30.01.2015
Yunanistan ve Türkiye..
28.01.2015
Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..
14.01.2015
“Allah’ın tuzağı” (enfal.30) nedir
08.01.2015
“STRATEJİK DERİNLİĞİMİZİN” DERİNLİĞİ!..
06.01.2015
“stratejik derinliğin” derinliği!..
25.11.2014
Kobani PKK için neden önemli!..
10.11.2014
AK parti ideologlarıyla aramızdaki fark
04.11.2014
Necip Fazıl ödülü üzerine..
30.10.2014
Cumhuriyeti neden kutluyoruz ..
27.10.2014
AK Parti iktidar olduğu halde neden halâ „mağdur“ rolünü oynayabiliyor da, CHP muhalefette olmasına rağmen halâ „muktedirleri“ oynuyor!!..
19.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... SON
17.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 2
15.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 1
05.10.2014
Kurban bayraminin özü-diyalektiği nedir hiç düşündünüz mü?
26.08.2014
"Stratejik derinlik" kavramı üzerine düşünceler!..
14.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 2
11.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 1
20.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 2
18.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 1
03.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? SON
01.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 2
29.04.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 1
17.03.2014
Ne oluyor?
12.03.2014
“Tarihi Uzlaşma”
02.02.2014
Ulus-devlet kabuğu gelişmekte olan ülkelerde de çatlıyor..
29.01.2014
Şu, küresel sermaye-milli sermaye konusu!..
26.01.2014
Yol ayırımı: Kemerlerinizi iyi bağlayın, türkiye bir viraja girdi savrulma tehlikesi var!!..
20.01.2014
Siz bu kafayla, “yedirmeyeceğiz” “yedirmeyeceğiz” derken Erdoğan’ı yedireceksiniz!
13.01.2014
Bu nasıl bir ittifak olacak, ne işe yarayacak?..
31.12.2013
Aklımızı başımıza toplayalım!..
26.12.2013
Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?
21.12.2013
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği..
14.12.2013
MİLLİ İRADE NEDİR..
1.12.2013
Gülen Hareketi-AK Parti ilişkisinin diyalektiği!..
26.11.2013
Ortadoğu’da yeni dengeler, Rojawa, Barzani, PKK, Türkiye..
22.11.2013
NEREYE GİDİYORUZ!..
0811.2013
Bir süre önce „nereye geldik, ne yapmalı“ demiştik, şimdi neden şaşırıyoruz!..
05.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği SON
04.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği- 4
03.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-3
31.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-2
30.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-1
19.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (SON)
18.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (3)
17.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (2)
16.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (1)
08.09.2013
Pozitivizm nedir? - SON -
07.09.2013
Pozitivizm nedir? - 3 -
06.09.2013
Pozitivizm nedir? - 2 -
05.09.2013
Pozitivizm nedir? - 1 -
01.09.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 2
31.08.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 1
28.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? 2
26.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? - 1
21.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 3
20.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 2
19.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi..
18.08.2013
İki adım ileri atıldı, şimdi bir adım geriye!..
14.08.2013
Liberaller ne kadar liberal..
11.08.2013
Makas değişimi olayı biraz daha karmaşık!..
06.08.2013
20.yy'la 21.yy arasındaki fark
05.08.2013
Hani ne oldu şimdi o 20.yy kalıntısı teoriler?..
02.08.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?... 2
31.07.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?...
26.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (2)
24.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (1)
23.07.2013
Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...
20.07.2013
Kültürler arası etkileşim ve bilişsel ortak kimlik üretimi..
18.07.2013
Kime karşı mücadele edeceğiz? ulus devlet-küresel sermaye ilişkisi..
16.07.2013
Namazın, duanın, şükür ve sabırın diyalektiği..
15.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. SON
14.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (5)
13.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (4)
12.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (3)
11.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 2)
10.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 1)
09.07.2013
“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “
04.07.2013
Mısır’da darbe ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin çağrısı..
02.07.2013
Nereye geldik, ne yapmalı!..
27.06.2013
ŞİMDİ TAM DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR!
25.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (4
24.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (3)
23.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (2)
22.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (1)
20.06.2013
“FAİZ LOBİSİ” İMANA MI GELDİ DERSİNİZ!..
18.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!..(2)
16.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!.. (1)
11.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA...“ 2
10.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA ...“ (1)
08.06.2013
“Faiz lobisine” karşı mücadeleye evet,ama...
06.06.2013
ERDOĞAN, NE YAPMALI!..
04.06.2013
“Nedir bu olup bitenlerin anlamı” mı diyorsunuz!..
03.06.2013
„İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (2)
02.06.2013
İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (1)
1.06.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur!
30.05.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur! (1)
29.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(3) SON
27.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(2)
26.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(1)
23.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (2)
21.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (1)
20.05.2013
Bilgi toplumuna giden süreçte sivil toplumun yaptırım gücü küresel vicdandandan kaynaklanıyor!..
18.05.2013
Statüko mühendislerinin işi gerçekten çok zor!..
15.05.2013
Bir kere daha ne yapilmali sorunu!..
14.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (SON)
13.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (4)
12.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (3)
10.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (2)
09.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (1)
07.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor SON
06.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 3
05.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 2
04.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 1
30.04.2013
İttihatçı liberalizm üzerine!..
28.04.2013
Uluslaşırken küreselleşmek!..
27.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … (SON)
26.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 3
25.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 2
24.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 1
21.04.2013
Türkiye’de neden sol, ya da sosyal demokrat bir hareket yok!
19.04.2013
Nerede bulunuyoruz? devrimin önündeki acil sorun!..
18.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (4)
17.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (3)
16.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (2)
15.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (1)
11.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (5)
10.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (4)
09.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (3)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive