Murat YETKİN



Bookmark and Share

“Kavala bırakılır mı?” derken, Erdoğan, Orhan Pamuk’a terörist dedi


12.12.2019 - Bu Yazı 190 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Artık insan ne diyeceğini, nasıl yorumlayacağını şaşırıyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), tam da bugün, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Gününde, Türkiye’den 770 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını talep etti. Mahkeme bu kararı Kavala’nın 8 Haziran 2018’de yapmış olduğu başvuru üzerine aldı. Karar, Türkiye’nin de imzacısı olduğu Avrupa İnsan hakları Sözleşmesinin (AİHS) “Hürriyet ve güvenlik hakkı” ile ilgili 5/1, “Hızlı karara ulaşma hakkı” ile ilgili 5/4 ve siyasi tutuklama olarak da anılan “Hakların kısıtlanmasının sınırlanması” ile ilgili 18’inci maddelerinin ihlal edilmesine dayandırıldı.

AİHM, daha önce de HDP’nin önceki eş-başkanı Selahattin Demirtaş’ın hakkında 18’inci maddenin ihlal edildiği gerekçesiyle serbest bırakılması kararı vermişti.

Demirtaş’ın bırakılmadığını biliyoruz; şu günlerde Diyarbakır’daki evinden 1700 kilometre uzaktaki Edirne cezaevinde, mahkûm olmadığı halde tutuklu sıfatıyla hastalığına konacak teşhisi bekliyor. AİHM tahliyesini, istediğinde ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu AİHM kararına derhal uyulmasını istediğinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “AİHM kararı bizi bağlamaz. Biz karşı hamlemizi yaparız” demişti.

Oysa Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde, CHP’nin desteğiyle 2003-2004 yıllarında AB Uyum Reformları çerçevesinde yapılan Anayasa değişikleriyle AİHM kararlarının bağlayıcılığı kabul edilmişti.

Demirtaş bırakılmadı, Kavala bırakılır mı?

DEMİRTAŞ, KAVALA, SIRA PAMUK’TA MI?

Tam “Kavala bırakılır mı? diye sormuşken, “Son dakika” diye bir haber daha düştü ekranıma. 10 Aralık İnsan Hakları Günü münasebetiyle Bilkent Üniversitesinde konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Nobel Ödüllü tek romancısı, hatta Aziz Sancar ödülü ABD’den aldığı için Türkiye’den alan tek kişi olan Orhan Pamuk’u “terörist” olmakla suçlamıştı.

Erdoğan, Nobel Edebiyat Ödülünün, Yugoslavya iç savaşı sırasında katliamcı Sırpları öven, Slobodan Miloşeviç mahkûm edildiğinde protesto eden, 2006’daki cenaze töreninde gözyaşı döken Avusturyalı yazar Peter Handke’ye verilmesine kızmıştı. Ama kızgınlığını 2006 Nobel Ödülüne layık görülen Orhan Pamuk’a terörist diyerek şu sözlerle çıkarıyordu: “Teröristleri kendi romanına yansıtan siz Nobel’e layık görürseniz bizim de sizi tanımamız mümkün değildir. (…) Bu sadece şu anki ödülde değil ki, bundan önceki ödüllerde buna dikkat etmişlerdir. Türkiye’den kalkmışlardır teröriste ödül vermişlerdir.”

Oysa aynı Erdoğan, 2006’de başbakan sıfatıyla Pamuk’u ödül aldığı için ilk kutlayanlardan olmuştu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun “Herhangi bir şekilde Orhan Pamuk’a yönelik değildir” dedi bu sözler için, ama Aziz sancar olmadığına göre geriye başka kimse kalmıyordu ki, belli ki söz ağızdan çıkmış, danışmanların gayretiyle etkisi hafifletilmeye çalışılıyordu.

Bizler mi çok safız AİHM karar verdi diye Erdoğan’ın AK parti hükümetinin Demirtaş’ı, Kavala’yı tahliye edip yargılamalarına tutuksuz devam edilmesini sağlayacağını düşünecek kadar? Yoksa bu saflık hâlâ hukuk devleti ilkesinde ısrardan kaynaklanan bir inat mı?

Her ne ise artık, Erdoğan’ın 10 Aralık İnsan Hakları Gününde, Türkiye imzacısı olduğu İnsan hakları Sözleşmesini ihlal gerekçesiyle bir kez daha mahkûm edilmişken, Türkiye’nin gurur kaynağı olmuş, dünya çapında bir yazarını teröristlikle suçlaması, Erdoğan’ın hayallerimizin de ötesinde sertleşeceğine işaret ediyor. Kâğıt üzerinde bağımsız Türk yargısının bu sözlerden sonra Orhan Pamuk’a dava açması şaşırtıcı olmayacaktır.

AB ZİRVESİNİN EŞİĞİNDE

Orhan Pamuk’u terörist ilan etmeden önce AİHM’nin Kavala kararının zamanlamasına dikkat çekmek üzereydim. Şunları yazıyordum:

18 Ekim 2017’de tutuklanan Osman Kavala hakkında, savcıların iddianameyi hazırlamasını beklemeden Erdoğan şunları söylemişti: “Türkiye’nin kızıl Soros’u dedikleri kişinin bağlantıları çıkıyor ortaya. Taksim olaylarının arkasında bakıyorsunuz, aynı kişi var. Belli yerlere ciddi manada kaynak aktarımının arkasında bunları görüyorsunuz.” Bir süre sonra yayınlanan iddianamede Kavala, Gezi protestolarına, hükümeti devirme amacıyla, bağlantıda olduğu Açık Toplum Vakfı’nın kurucusu George Soros adına maddi destek vermekle suçlanmıştı. Kavala 24 Haziran 2019’da İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesinde yapabildiği ilk savunmasında suçlamaları “fantastik iddialar” olarak reddetmiş, hayatı boyunca darbelere karşı ve sivil toplumun güçlendirilmesinden yana çalıştığını söylemişti.

Bir sonraki duruşma (Ankara’daki büyükelçiliklerde “Batılıların gözlemci göndermesi zorlaşsın diye Noel bayramına koyulmuş” yorumlarına yol açacak şekilde) 24-25 Aralık olarak belirlenmişti.

O arada, 12-13 Aralık’ta Avrupa Birliği Zirvesi yapılacaktı. 12 Aralık’ta İngiltere’deki seçimlerin ana konusu olan ABD’den çıkma, yani Brexit ile birlikte tartışılacak siyasi konular arasında Türkiye ile ilişkiler de vardı.

Erdoğan her “Bırakırım, gelirler ha!” dediğinde panikleyen AB hükümetlerinin “Türkiye’yi kaybedemeyiz” derken önceliği Suriye ve diğer Asya ülkelerinden gelebilecek göç dalgasını Türkiye’nin tutmaya devam etmesiydi. Kendi iç kamuoylarından gelen insan hakları baskısıyla “Türkiye olumlu bir adım atsın, biz de atalım” havasındaydılar. Yoksa çoğu AB lideri artık Türkiye üzerinde siyasi yaptırım güçlerini kaybetmekte olduklarının farkında.

Dolayısıyla, ola ki Erdoğan da Türkiye’nin dış ticaretinin yarısının yapıldığı AB ile ipleri kopartmak istemiyorsa, acaba, örneğin Kavala’nın tahliyesine olumlu bakabilir miydi?

Erdoğan’ın Orhan Pamuk çıkışı bu ihtimali daha da zorlaştırmakla kalmıyor, siyasetin ufkunu da karartıyor. Pamuk’un terörist ilan edilmesi, hepimizin edilebileceği anlamına geliyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
12.01.2020
Libya’da ateşkes: yine Putin, yine Erdoğan’la
7.01.2020
ABD – İran krizi Türkiye’yi nasıl etkiler?
5.01.2020
“AKP ikiz doğuruyor”: Kılıçdaroğlu
31.12.2019
Çölaşan ve Doğru’ya “FETÖ’cü” diyen yargı adalet mi dağıtıyor?
29.12.2019
Rusya: Kanal İstanbul, Montrö’yü değiştirmediği sürece, Türkiye’nin meselesi
26.12.2019
Kanal İstanbul üzerine üç kritik soru
24.12.2019
Laik anayasayı İslami ölçülere uydurma çabası
22.12.2019
Trump imzaladı. Deniz bitti bitiyor. Şimdi ne olacak?
20.12.2019
Libya ikinci Suriye olmamalı
18.12.2019
ABD ile kafa kafaya, tam gaz gidiyoruz
17.12.2019
Mansur Yavaş ve CHP’nin belediyelerde yükselişi
14.12.2019
Gelecek seçim partiler değil, cepheler arasında olacak
12.12.2019
“Kavala bırakılır mı?” derken, Erdoğan, Orhan Pamuk’a terörist dedi
25.11.2019
Kılıçdaroğlu’nun suçu
23.11.2019
Ben o gazetecilerden değilim. Olmayanlar söylesin
16.11.2019
Erdoğan-Trump: Bilanço
14.11.2019
Kabus senaryosu
10.11.2019
Erdoğan’ın büyük üzüntüsü: ilahiyatçılar neden öğretmen olmak istemiyor acaba?
28.10.2019
Bağdadi’nin ölümünde Türkiye’nin rolü ve sonrası
24.10.2019
Suriye’de Putin kazandı, Erdoğan kazandı. Peki, kim kaybetti?
22.10.2019
Güvenli Bölge üzerine 13 güvensiz soru
19.10.2019
ABD Suriye’de Güvenli Bölgeyi nihayet kabul etti ama…
17.10.2019
ABD yaptırımlarının beş muhtemel sonucu
15.10.2019
Erdoğan IŞİD konusunda da söylediğini yaptığını göstermeli
11.10.2019
Suriye harekâtındaki ilk günün tahlili
7.10.2019
Bahçeli’nin Erdoğan’ı çektiği Kılıçdaroğlu tuzağı
5.10.2019
Ankara’da küçük siyasi yer sarsıntılarına hazır olun
2.10.2019
Gazeteci soramaz, bilim insanı söyleyemezken Yargı Reformu
22.09.2019
AK Parti’de neler oluyor? Maklube tartışmasının perde arkası
6.09.2019
İçeride ve dışarıda Erdoğan’ın zor günleri. (*)
6.08.2019
Erdoğan dertlerinin çözümünü Fırat’ın doğusunda görüyor olabilir, peki ya Türkiye?
28.07.2019
Türkiye Rusya’ya bağımlı hale getirilmemeli: Kılıçdaroğlu hükümeti de, ABD’yi de uyarıyor
16.07.2019
94 kuşağı: Fethullahçılar orduda nasıl yükseldi? (*)
10.07.2019
Kılıçdaroğlu ve Akşener, Erdoğan’ı nasıl alt etti?
2.07.2019
Trump ve bir gelişme daha Erdoğan’ı Türk ekonomisinde ciddi bir hasardan kurtardı; ama şimdilik
26.06.2019
Erdoğan’ın İmamoğlu’na yenilgisinden çıkan dersler
22.06.2019
Erdoğan-Bahçeli ittifakı seçim kazanmak için Öcalan’dan mı medet umuyor?
18.06.2019
Dağ fare doğurdu; yayın seçim sonucunu etkilemez
27.05.2019
S-400 krizinden çıkışta bir ihtimal daha var
20.05.2019
Atatürk’ün mirası ve Erdoğan Türkiye’si
16.05.2019
Erdoğan zora düştükçe daha da sertleşebilir (*)
14.05.2019
İmamoğlu: İsrafın belgelerini açıklayacağız
10.05.2019
Üçüncü Perde: Erdoğan, İmamoğlu’nun yine kazanacağını anlarsa 23 Haziran’ı engelleyebilir mi?
30.04.2019
AK Parti bünyesinde seçim sarsıntısı göründüğünden daha ciddi
23.4.2019
Asıl tehlikenin farkında mısınız? Ve asıl çıkış yolunun?
9.4.2019
İstanbul seçimine dair son duyumlar ve Türkiye’nin önündeki 8 sıcak gün
7.4.2019
İktidar bağımlılığı / iktidar sarhoşluğu
14.2.2019
Artık “ana akım” yok, “baskın medya” var
24.11.2018
Sıcağı sıcağına AK Parti-MHP yorumu: köprüden önceki son çıkış ihtimali
9.11.2018
Seçim sonuçları Trump’ın Türkiye siyasetini nasıl etkileyecek?
30.10.2018
Yalnızca “Yaşasın Cumhuriyet” Demek Yetiyor mu?
20.10.2018
Trump, Salman’a Kaşıkçı’nın bedenine ne olduğunu da soracak mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive