Mustafa Karaalioğlu

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Sessiz ve derin bir uyku


5.12.2017 - Bu Yazı 123 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Filistin yönetimi, 1967’den beri İsrail işgali altında bulunan Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’nin içinde bulunduğu topraklarda bağımsız bir devlet kurmayı istiyor. Bunun için de iki taraf 20 yılı aşkın süredir müzakere halinde ve bilindiği gibi bu turlardan sonuç çıkmadı. Son müzakereler de 2014’de İsrail yönetiminin Batı Şeria’da kurduğu yeni yerleşim birimlerinin inşaatının başlamasıyla çıkmaza girmişti. Bugün büyük bir sorun haline gelen yerleşimciler sorununun başlangıcı da Altı Gün Savaşları’na dayanıyor. 1972’de Batı Şeria’da bin 200 ve Doğu Kudüs’te ise 8 bin 600 Yahudi yerleşimci bulunuyordu. İsrail başlangıçta işgal ettiği toprakları müzakere sonucunda iade edebileceğini söylemekteydi. 1982 müzakereleri döneminde 18 yerleşim birimini boşalttı da… Hatta, 2005’te uyguladığı tek taraflı geri çekilme planıyla Gazze Şeridi’nde bulunan yerleşim bölgelerini boşalttı.

***

Bu göstermelik adımlar geriye döndürüldü. 2011’e gelindiğinde Knesset, Filistin’in UNESCO’ya üye olmasına tepki göstererek 2011 kasım ayında Doğu Kudüs’te yerleşim birimlerinin inşaatının hızlandırılması kararı aldı. Doğu Kudüs’te 550, Batı Şeria’da ise 300 yeni konut inşaatı için faaliyete başladı. İsrail yönetimi ayrıca, Nisan 2012’de üç yerleşim bölgesi Bruchin, Rechalim ve Sansana’ya yasal statü verdi.

Süreç hızlanarak gelişti... Bu gelişmenin ardından İsrail Başbakanı Netanyahu, Batı Şeria’ya 850 Yahudi yerleşimci daha gönderdi. Ardından 2013 Ekim ayında İsrail, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 500 yeni yerleşim yeri inşa edeceğini ilan etti. Yetmedi, Haziran 2014’te İsrail’de Hamas ve El Fetih’in birlik hükümeti kurma kararına tepki olarak Kudüs ve Batı Şeria’da bin 500 yeni yerleşim birimi daha ilan ettiler. Bu kararın açıklandığı gün Netanyahu, elinin ne kadar ağır olduğunu göstermek için, ilaveten bin 800 yerleşim yeri daha ilan etti.

Netanyahu, 2017 başında Batı Şeria’da 2 bin 500 yeni yerleşim yerinin inşasının ilanını şu sözlerle duyuruyordu: “Daha önce hiçbir hükümet benim kadar yerleşim yeri kurmadı. Bizim neslimiz, eski nesillerin sadece hayalini kurabildiklerini gerçekleştirmeyi başardı. Vatanımıza geri döndük; onu tekrar sütün ve balın aktığı topraklar haline getirdik.”

Netice? Bugün işgal altındaki Filistin topraklarında 550 bine yakın Yahudi yerleşimci yaşıyor. Ülke içinde yeni ve küçük bir ülke yani… Bu insanlar ülkelerindeki bütün haklara sahip ve İsrail yönetimi onlara elektrik, su başta olmak üzere bütün hizmetleri eksiksiz taşıyor. Ustalıkla belirlenmiş yerleşim bölgeleri yollarla birbirine bağlanıyor ve tahmin edileceği gibi aralarda kalan yerlerin de bu sahalara katılması kaçınılmazdır.

Bilindiği gibi, BM, ABD ve AB ülkeleri ile Uluslararası Adalet Divanı dahil ilgili kurumlar; yani bütün dünya, İsrail’in bu kararlarına karşı çıkıyor. Bizimki dahil bazı dışişleri bakanlıklarının gazetelere birkaç sütun haber olabilen İsrail’e tepki açıklamalarının tek konusu Tel Aviv yönetiminin yerleşim yerleri kararlarıdır. Ama bu itirazlar bir sonuç ya da fayda sağlamıyor.

***

Tablo açık… Dünyada işi en çok rast giden ülkenin İsrail olduğunu söylemeye gerek var mı?

Oldu bittiye getirerek, bilhassa İslam dünyasının derin uykusu ve uluslararası toplumun çaresizliğini değerlendirerek statü kazanmak, İsrail için başarılı sonuçlar veren bir devlet politikasıdır.

Şimdi, malum bir önemli adım daha gündemde. Bu kez ABD’nin İsrail sempatisi pek yüksek başkanı Trump’ın, büyükelçiliği Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma kararı güçlü bir ihtimal haline gelmiş bulunuyor. Trump, seleflerinin yapmadığını yapar ve Filistinliler üzerinde on yıllardır Demokles Kılıcı gibi sallanan bu kararı alırsa ABD, Kudüs’ü de İsrail’in başkenti olarak tanımış olacak. Böylelikle Filistin sorununun en tatsız safhasına gelinmiş olunacak.

Peki, sessizlik ve uyku hali devam eden dünyada bu karara mani bir hal var mı?

.

Facebook Yorumları

reklam
12.12.2017
Herkes payını alıp gittiğinde
11.12.2017
Madem gücü gücü yetene.
8.12.2017
Boş kaleye gol
5.12.2017
Sessiz ve derin bir uyku
4.12.2017
İmaj
1.12.2017
Sarraf
28.11.2017
Mesele Sarraf dosyası mı?
27.11.2017
Atamayana atarlar
24.11.2017
Biri bile olamazdı şimdi ikisine de mi evet diyeceğiz?
21.11.2017
Bir fikrin değil fikrin sonuna doğru
17.11.2017
Spekülatif diplomasinin sunduğu imkanlar
15.11.2017
Sisifos’un kayası birkaç kez yuvarlansa da...
14.11.2017
Suriye’de en zor aşamaya geldik
13.11.2017
Seçimlerin seçimine doğru
30.10.2017
Millet ne kadar estetikse devlet de o kadar
27.10.2017
O teoriyi gözden geçirmenin vakti geldi galiba
26.10.2017
Obez devlet obezleşen sorunlar
25.10.2017
Obez devlet obezleşen sorunlar
23.10.2017
Dilimize dolanan bir beste bile yok
20.10.2017
Coşkulu komplo çaresiz makuliyet
17.10.2017
Semboller ve gerçekler
14.10.2017
Vize yasağı kalkar kalkmasına da
10.10.2017
Vize
9.10.2017
Ya hep ya hiç seçimi
6.10.2017
Koltuğu boşaltmanın en doğru yolu
3.10.2017
En azından bir ertesi gün planı...
2.10.2017
Bekleyin geliyoruz…
29.9.2017
Bilek gücü
26.9.2017
Pazartesi ve sonrası
22.9.2017
Baştan yanlış iliklenen bir düğme
16.9.2017
Gele gele buraya geldik, öyle mi?
13.9.2017
Bir karar verelim artık
12.9.2017
Çözemediğimiz büyük meselelerin bilmem kaçıncı yıldönümü
1.9.2017
Bayramın trajediyle bitmeyen imtihanı
30.8.2017
Biz isyan ederken dünya uyuyor mu?
25.8.2017
Atlet, gömlek, devlet
23.8.2017
Erdoğan’ın kredisi ve imkanları
22.8.2017
Bir basit soru
19.8.2017
Terör dünyası
15.8.2017
Türkiye neden ‘seçim malzemesi’ oluyor?
11.8.2017
Yüzde 50+1 artı yeni bir öykü
8.8.2017
Nerede durulacağını bilmek
2.8.2017
15 Temmuz’un selası’na selam
29.7.2017
Basit ama gerçek
26.7.2017
Dedektör
24.7.2017
Müfredat
22.7.2017
Almanya
19.7.2017
Mecalsiz söz, kudretli racon
18.7.2017
Bir yıl sonra Köprü’den Çengelköy’e
15.7.2017
15 Temmuz’un mirası
12.7.2017
Suriyeli dilsizlerin dili olmak
11.7.2017
15 Temmuz’un hesabını gerçekten sormak için
10.7.2017
15 Temmuz’un hesabını gerçekten sormak için
8.7.2017
6 aylık programa hassas bir ilave
4.7.2017
Ertelenemeyecek hamleler
29.6.2017
Dünyadaki FETÖ orada duruyor
25.6.2017
Gerçek olağanüstü hal
23.6.2017
Değişimin mirası
22.6.2017
Değişimin mirası
19.6.2017
Norm
18.6.2017
Stratejik konum demokratik konum
14.6.2017
Stratejik konum demokratik konum
13.6.2017
Onarım
9.6.2017
Trump gerçeğini anlama dersleri
7.6.2017
Madem dost kazanma politikası bitti...
6.6.2017
Suudiler bunu nasıl yapabiliyor?
1.6.2017
İşimiz zor
29.5.2017
6 aylık program 12 aylık takvim
26.5.2017
Kahır ve vicdan
23.5.2017
Yeni dönemin anahtarı
19.5.2017
ABD ziyareti başarılı mı başarısız mı?
17.5.2017
Demokratlardan Cumhuriyetçilere bir Beyaz Saray geleneği
16.5.2017
‘Teker teker gelin’ dedirten bir atmosfer
13.5.2017
Yeni durumda masada ne olacak?
12.5.2017
Haklı olmak yetmiyor
10.5.2017
Makulün zaferi
5.5.2017
Kilidi açmak için yeni fırsat
2.5.2017
Erdoğan’lı Ak Parti ne yapacak?
29.4.2017
Avrupa bizi sevmesin
26.4.2017
AKPM kararından sonra ne olur, ne olmalı?
24.4.2017
Domates
21.4.2017
Obama bizi aldattı mı?
19.4.2017
Pozitif gündem
17.4.2017
Sandığın kararı Erdoğan’ın başarısı
15.4.2017
Yarın ve sonrası
12.4.2017
Putin’in yüzü niye bir türlü gülmüyor?
11.4.2017
Kampanyanın en iyi cümleleri
8.4.2017
Trump ne yapmış oldu?
7.4.2017
ABD’yi Esad kadar ciddiye alan lider yok!
4.4.2017
Demokrasiyi ıskalayan bir dünya
1.4.2017
Tillerson’ın Ankara turu nasıl geçti?
31.3.2017
FETÖ iadelerinden daha öncelikli meselemiz yok
28.3.2017
Ne ihanet ne kurtuluş
25.3.2017
Laptopu valize koyunca hangi sorun çözülür?
24.3.2017
Bu terazi bu sıkleti çekemez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı