Mustafa Karaalioğlu

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

İran’ın derdi ve dermanı


3.1.2018 - Bu Yazı 229 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Demokrasinin gerekliliği, olmazsa olmazlığı bugünün dünyasında bir fetiş ya da ululama değildir. Bir sistemin her derdin devası olması gerekmiyor; dertlere deva veya meselelere çözüm için en ideal yöntemi içermesi yeterlidir. Tartışarak, konuşarak ve özellikle de yargı, medya, iş dünyası, sivil toplum örgütleri, serbest piyasa gibi kurumları mükemmelleştirerek ortak karara varıldığında buna demokrasi deniyor. Her toplumda aynı, milli gelir rakamını, aynı güvenlik imkanını veya aynı eğitim kalitesini vermeyebilir ama iyi uygulandığında en iyiyi bulmanın yolunu açar. Demokrasi bu açıdan bir imkandır… Mesela Türkiye, kurumlarıyla birlikte demokrasisini geliştirdiği yıllarda ekonomik refahını artırmayı başarmış, sosyal barışını geliştirmiş, itibarını yükseltmiş ve geleceğe olan güvenini ileri taşımıştır.

***

Hedef; herkesin, din, dil, etnik köken ve siyasi görüş ayrımı hissetmeksizin her türlü ekonomik, sosyal yarışta bulunabilmesi, kamu hizmetleri ve imkanları dahil bütün ünitelere eşit erişime sahip olmasıdır. Kavram şimdilerde unutulmuş olsa da “Yeni Türkiye” olarak tanımladığımız şey de budur.

Dolayısıyla, bazı uygulamalarda, bu sistemin bütün sorunları çözemiyor veya bazı kesimlerin eşitsizliğini ortadan kaldıramıyor oluşu da bir eksiklik değildir. En nihayet, alternatif bütün modeller toplumun sadece bir kesimine avantaj sağlayan, topyekün mutluluk ve gelişmeyi rejimin bekası endişesiyle sınırlayan bir yola sapmaktan kurtulamıyor. Çünkü, sistemin tabiatından kaynaklanan adaletsiz paylaşım; paylaşımdan pay alanların bitmeyen kaygıları nedeniyle ortak faydayı ve hep birlikte kazanmayı imkansızlaştırıyor.

Şimdi İran’ın yaşamakta olduğu da bundan başka bir şey değildir. Güçlü bir devlet geleneği, etkili bir dış politika ve tartışılmadığı müddetçe de oldukça sağlam görünen bir resmi ideolojiye sahip bir ülkeden bahsediyoruz. İran, rejimini (ve devrimi) koruyan birden fazla gücün bulunduğu, yetkileri sınırlı da olsa icranın cumhurbaşkanı seçimi marifetiyle belirlendiği kendine has bir modelle idare ediliyor. Anayasal tanımıyla bir teokrasi; yani din devleti ama seçim sisteminin gücü nedeniyle demokrasinin olmadığı da söylenemez. Ama, yargı, medya, sivil toplum gibi kurumlarının güçsüzlüğü nedeniyle kesinlikle yetersiz bir demokrasi…

Cumhurbaşkanı Ruhani, göstericilere karşı verdiği mesajlarla problemin kaynağını anladığını hissettiriyor. İnsanlar ekonomik sıkıntı, kaynakların adaletsiz dağılımı, gündelik hayata yönelik bitmek bilmeyen müdahaleler ve hiçbir şekilde şeffaf olmayan işlemler karşısında tepkilerini dile getiriyorlarsa buna kayıtsız da kalınamaz…

***

Böyle durumlarda meselelerin üstesinden gelmek için dünyanın yeniden keşfine ihtiyaç yoktur. Toplumun endişe ve şüphelerini giderecek mekanizmaları geliştirmek, kurumları büyütmek ve sadece sandıkta değil her alanda katılımı çoğaltmak bir çıkıştır. Komplo teorisi yapmak yerine gerçekle yüzleşmek ve böylelikle olayların seyrinden bilistifade “İran’ı karıştırmak isteyenler”in yolunu kapatmak en akıllıca olan yöntemdir.

Sokaklara taşan ve ne yazık ki ölümlü sonuçlara ulaşan olaylar gösteriyor ki İran’ın, toplumun kendini güvende hissedeceği kurumlara ve dolayısıyla daha fazla demokrasiye ihtiyacı vardır. Demokrasi; rejimlerin esnekliği, hareket kabiliyeti ve devamlılığı için bir zarurettir; kalıcılık ve bekanın garantisidir. İleri demokrasilerde sokakların sistemi sarsacak hacimde karışmaması da bu basit formül sayesindedir.

.

Facebook Yorumları

reklam
17.1.2018
Elde kalan tek seçenek
16.1.2018
ABD ne yapıyor ne demek istiyor?
12.1.2018
O kavramların imtiyazına son verme vaktidir
9.1.2018
Dünyaya güçlü bir mesaj
8.1.2018
Bir karar verme zamanı...
3.1.2018
İran’ın derdi ve dermanı
1.1.2018
Tarih bir daha tekerrür ederse ayıp olacak
27.12.2017
Kırmızı çizgi
26.12.2017
Tartışmanın konuşmanın itirazın faydaları
25.12.2017
Kudüs’ten Ankara’ya
22.12.2017
Tarih bugüne merhamet eder mi?
20.12.2017
‘Ali kötüydü, Veli iyi’ dönemi bitti mi bari?
19.12.2017
Küresel düzensizlik bölgesel fatura
18.12.2017
Küresel itibardan düşen pay
15.12.2017
Artık bir Filistin müzakere teşkilatı gerekiyor
12.12.2017
Herkes payını alıp gittiğinde
11.12.2017
Madem gücü gücü yetene.
8.12.2017
Boş kaleye gol
5.12.2017
Sessiz ve derin bir uyku
4.12.2017
İmaj
1.12.2017
Sarraf
28.11.2017
Mesele Sarraf dosyası mı?
27.11.2017
Atamayana atarlar
24.11.2017
Biri bile olamazdı şimdi ikisine de mi evet diyeceğiz?
21.11.2017
Bir fikrin değil fikrin sonuna doğru
17.11.2017
Spekülatif diplomasinin sunduğu imkanlar
15.11.2017
Sisifos’un kayası birkaç kez yuvarlansa da...
14.11.2017
Suriye’de en zor aşamaya geldik
13.11.2017
Seçimlerin seçimine doğru
30.10.2017
Millet ne kadar estetikse devlet de o kadar
27.10.2017
O teoriyi gözden geçirmenin vakti geldi galiba
26.10.2017
Obez devlet obezleşen sorunlar
25.10.2017
Obez devlet obezleşen sorunlar
23.10.2017
Dilimize dolanan bir beste bile yok
20.10.2017
Coşkulu komplo çaresiz makuliyet
17.10.2017
Semboller ve gerçekler
14.10.2017
Vize yasağı kalkar kalkmasına da
10.10.2017
Vize
9.10.2017
Ya hep ya hiç seçimi
6.10.2017
Koltuğu boşaltmanın en doğru yolu
3.10.2017
En azından bir ertesi gün planı...
2.10.2017
Bekleyin geliyoruz…
29.9.2017
Bilek gücü
26.9.2017
Pazartesi ve sonrası
22.9.2017
Baştan yanlış iliklenen bir düğme
16.9.2017
Gele gele buraya geldik, öyle mi?
13.9.2017
Bir karar verelim artık
12.9.2017
Çözemediğimiz büyük meselelerin bilmem kaçıncı yıldönümü
1.9.2017
Bayramın trajediyle bitmeyen imtihanı
30.8.2017
Biz isyan ederken dünya uyuyor mu?
25.8.2017
Atlet, gömlek, devlet
23.8.2017
Erdoğan’ın kredisi ve imkanları
22.8.2017
Bir basit soru
19.8.2017
Terör dünyası
15.8.2017
Türkiye neden ‘seçim malzemesi’ oluyor?
11.8.2017
Yüzde 50+1 artı yeni bir öykü
8.8.2017
Nerede durulacağını bilmek
2.8.2017
15 Temmuz’un selası’na selam
29.7.2017
Basit ama gerçek
26.7.2017
Dedektör
24.7.2017
Müfredat
22.7.2017
Almanya
19.7.2017
Mecalsiz söz, kudretli racon
18.7.2017
Bir yıl sonra Köprü’den Çengelköy’e
15.7.2017
15 Temmuz’un mirası
12.7.2017
Suriyeli dilsizlerin dili olmak
11.7.2017
15 Temmuz’un hesabını gerçekten sormak için
10.7.2017
15 Temmuz’un hesabını gerçekten sormak için
8.7.2017
6 aylık programa hassas bir ilave
4.7.2017
Ertelenemeyecek hamleler
29.6.2017
Dünyadaki FETÖ orada duruyor
25.6.2017
Gerçek olağanüstü hal
23.6.2017
Değişimin mirası
22.6.2017
Değişimin mirası
19.6.2017
Norm
18.6.2017
Stratejik konum demokratik konum
14.6.2017
Stratejik konum demokratik konum
13.6.2017
Onarım
9.6.2017
Trump gerçeğini anlama dersleri
7.6.2017
Madem dost kazanma politikası bitti...
6.6.2017
Suudiler bunu nasıl yapabiliyor?
1.6.2017
İşimiz zor
29.5.2017
6 aylık program 12 aylık takvim
26.5.2017
Kahır ve vicdan
23.5.2017
Yeni dönemin anahtarı
19.5.2017
ABD ziyareti başarılı mı başarısız mı?
17.5.2017
Demokratlardan Cumhuriyetçilere bir Beyaz Saray geleneği
16.5.2017
‘Teker teker gelin’ dedirten bir atmosfer
13.5.2017
Yeni durumda masada ne olacak?
12.5.2017
Haklı olmak yetmiyor
10.5.2017
Makulün zaferi
5.5.2017
Kilidi açmak için yeni fırsat
2.5.2017
Erdoğan’lı Ak Parti ne yapacak?
29.4.2017
Avrupa bizi sevmesin
26.4.2017
AKPM kararından sonra ne olur, ne olmalı?
24.4.2017
Domates
21.4.2017
Obama bizi aldattı mı?
19.4.2017
Pozitif gündem
17.4.2017
Sandığın kararı Erdoğan’ın başarısı
15.4.2017
Yarın ve sonrası
12.4.2017
Putin’in yüzü niye bir türlü gülmüyor?
11.4.2017
Kampanyanın en iyi cümleleri
8.4.2017
Trump ne yapmış oldu?
7.4.2017
ABD’yi Esad kadar ciddiye alan lider yok!
4.4.2017
Demokrasiyi ıskalayan bir dünya
1.4.2017
Tillerson’ın Ankara turu nasıl geçti?
31.3.2017
FETÖ iadelerinden daha öncelikli meselemiz yok
28.3.2017
Ne ihanet ne kurtuluş
25.3.2017
Laptopu valize koyunca hangi sorun çözülür?
24.3.2017
Bu terazi bu sıkleti çekemez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı