Mustafa KOLOĞLU



Bookmark and Share

NEDEN? - 3


18.3.2017 - Bu Yazı 2686 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Referandumun değerlendirilmesi gereken maddelerinden biri de Cumhurbaşkanı’nın sorumluluk - sorumsuzluk meselesidir.

Yürürlükteki mevzuata göre Cumhurbaşkanı tamamen sorumsuzdur. Hani öyle böyle değil, tamamen sorumsuz.

Nasıl mı?

Mevcut Anayasamıza göre Cumhurbaşkanı, sadece vatana ihanetten dolayı, meclisin nitelikli çoğunluğun oyuyla yargılanabilmektedir.

Bu yargılama meselesidir.

Peki, kim yargılayacak?

O da belli;

Anayasa Mahkemesi, “Yüce Divan” sıfatıyla…

Neden yargılayacak;

Sadece vatana ihanetten yargılayacak ve cezalandıracak…

Yani ceza davası.

Cezalandırabilir mi?

Hayır.

Sadece suçlanabilir ve yargılanabilir; cezalandırılamaz.

“Hayda…” diyenleri duyuyor gibiyim.

Evet doğru.

Ceza verilemez.

Çünkü ceza hukukumuza göre “vatana ihanet” diye bir suç tanımı yoktur.

“Suç yoksa ceza da yoktur.”

Bu hukukunun temel prensiplerindendir.

Yani kısacası, mevcut sisteme göre Cumhurbaşkanı’nı ce-za-lan-dı-ra-maz-sı-nız.

Önerilen sistemde ise:

Değişiklik metinin, 9.Maddesini göre; Cumhurbaşkanı’nın sadece vatana ihanetten değil herhangi bir suçtan yargılanabileceğini görürsünüz.

Mevcut sistemde, hiçbir şekilde cezalandıramıyorsunuz.

Biz, bunun değiştirilip, cezalandırılmasının sağlanabileceği bir sistemin gelmesini istiyoruz.

Bunu istemek yanlış mı?...

“Hayır” derseniz, mevcut sistem devam edecek, yani cezalandırılamayacak.

“Evet” derseniz, cezalandırılabilecek…

Sizce hangisi doğru?

Elbette ki yeni sistem değil mi?

Daha iyisi olamaz mıydı?

Olabilirdi.

Ancak ben “hayırcılar”dan, daha iyi bir model önerdiklerini duymadım.

Daha önce eleştirdikleri, -hatta yanlışlıkla hala eleştirdikleri- mevcut sistemin doğru olduğunu savunmaya çalışıyorlar.

Bu bağlamda, kendisini “TEK ADAM” yapmaya çalışıldığı söylenen Reis, neden bu maddenin değiştirilmesini istiyor?

Diktatör olmak isteyen biri, bu maddenin olduğu gibi kalmasını istemez mi?

İnanmayacaksınız ama bence, o da bizim gibi kendisini değil, sonrasını düşünüyor.

 

Bu yazı dizisini, bir seri olarak yazmaya devam edeceğiz. Bu arada, yazılarımıza yorumlar da gelmeye devam ediyor.

Özellikle yorumlardan memnun olduğumu, yorum yapanların görüşlerine saygı duyduğumu da ifade etmek istiyorum.

Ancak bazı yorumcular, bizim geçmişte yaşanan her türlü olumsuzluğu, parlamenter sistemin eksiklerine bağladığımız gibi bir kanıya varmış gibi görünüyor.

Öyle bir düşüncemiz yok.

Bizim analizlerimizden böyle bir sonuç çıkartılmasını da anlamak mümkün değil. Biz sadece iki sistemi, analiz yoluyla değerlendirmeye çalışıyoruz.

Aksini düşünenler “Hayır”ın nedenlerini söyleyebilir, argümanları olanlar, bunları ortaya koyabilirler.

“Hayır’da hayır vardır” söylemi sadece bir jargondur.

Bir tezi çürütebilmek için, tezin yanlış olduğunu söylemek gerekli, ancak yeterli değildir. Anti-tezin sebepleri de ortaya konmak zorundadır.

Yani sadece “Evet” demenin yanlış olduğunu söylemek  “Hayır” demenin doğru olduğu sonucuna ulaştırmaz.

Selam ve dua ile.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Her şey daha güzel olacak.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
13.08.2019
Başka işimiz mi yok?
22.06.2019
Hangi başkan hangi dil hangi siyaset?
21.8.2017
7 Haziran’ı Unutmayın…
7.4.2017
Neden Evet?
24.3.2017
NEDEN ? – 4
18.3.2017
NEDEN? - 3
11.3.2017
NEDEN ? - 2
3.3.2017
NEDEN ? - 1
28.9.2016
KOLAY OLMAYACAK
16.2.2016
Gün Gelecek, Onu Çok Arayacaksınız
13.2.2016
Düzce’nin İmajı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive