Mustafa PAÇAL

mustafapacal@hotmail.com



Bookmark and Share

Daron Acemoğlu ne demedi?


25.12.2019 - Bu Yazı 483 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  ABD’nin en saygın üniversitelerinden Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) öğretim görevlilerinden Ekonomi Profesörü Daron Acemoğlu, bu seferki Türkiye ziyaretinde önce Boğaziçi Üniversitesi’nde bir konferans verdikten sonra Türkiye Sosyal Araştırmalar Vakfı (TÜSES) tarafından düzenlenen bir başka konferansta daha söz aldı.

Acemoğlu bilindiği üzere “dünyada en çok alıntı yapılan ilk 10 ekonomistten biri” olunca, vermiş olduğu konferanslar da oldukça ilgi çekti.

Her alanda konularında uzman ve ehil insanlardan oluşan nitelikli bir katılım ile konferanslar gerçekleşti.

Acemoğlu, konferansını beklenenden farklı bir konu üzerinde yapacağını ifade ederek sözlerine başladı. Dünya ekonomilerinin son yıllarda “toplam faktör verimliliği” ölçülerinde gerilediğini ve bunun gelir adaletsizliği ve eşitsizlik yaratmadaki etkileri ile toplumsal tepkilere etkilerini anlattı. 1950’li yıllarda yüzde 3 olan verimliliğin günümüzde yüzde 1’in altına düştüğünü belirten Acemoğlu, verimlilik yılları devam eden süreçte ücretlerin de ABD’de yıllık yüzde 2,5 arttığını belirtti. Bu durumun orta sınıfı ekonomik olarak güçlendirdiğini belirtti.

1963’ten 1980 yılına kadar sürede artan verimliliğin bu yıldan sonra azalmaya başladığını ve buna bağlı olarak ücretleri artıştan çok stabil duruma getirdiğini belirttikten sonra diğer yandan üretim teknolojilerindeki hızlı artışın etkisiyle 1980-2016 yılları arası üretimde mavi ve beyaz yakalı çalışanlara olan ihtiyaç azalması ile lisans ve lisansüstü emeğe olan ihtiyacın arttığının altını çizdi.

Diğer yanda eski geleneksel işlerin ortadan kalkması ve yerine yeni işlerin gelmesi arasındaki hız ve denge beklenen seviyede olamadığından bu durumun işsizlik artışına neden olduğunu belirtti.

Bu saptamalar sonucunda Acemoğlu demokrasi ve ekonomi arasındaki bağın ne kadar hayati bir etkiye sahip olduğunu özellikle anlatıyor.

Bu ilişkinin kapsayıcı devlet kurumlarıyla olan bağını da belirten ekonomik bir etkiye sahip olduğunu söylüyor.

Dünyada toplam faktör verimliliğinin giderek düştüğünü ve bunun ücretlerin artış olarak yerinde saymasına neden olduğunu grafikler ile ortaya koyan Acemoğlu bu durumun verimlilik artışının olamadığı bu süreçlerde devam edeceğini ifade etti.

Demokrasinin ekonomik büyümeye katkısının ortalama yüzde 20 olacağını ve bu katkının da küçümsenemeyeceğini anlattıktan sonra “Bunun kaliteli ve eşitlikçi bir büyümeyi kolaylaştıran etkisi olacağının da önemi ortada” diyor.

Daha sonra Türkiye ekonomisi hakkında düşüncelerini paylaşan Acemoğlu, öncelikle ekonominin sürdürülebilir referanslardan çıktığını ve bu durumun daha çok ekonomik sorunlara kaynaklık edeceğini vurguladı. Kamu bankalarının dağıttığı krediler ve inşaat sektörü üzerinden ekonominin sağlıklı olarak büyüyemeyeceğini anlatan Acemoğlu, bunun şirket ve bankaların bilançolarında yarattığı kirliliğin oldukça sorunlu olduğunu söylüyor.

Ekonomik büyümenin üç ayrı araçla sağlanmaya çalıştığının bunların kamu harcamaları, banka kredileri ve inşaat sektörü olduğunun altını çizen Acemoğlu’na göre, özellikle inşaat sektörünün her yüz liranın 65 lirasının gittiği bir sektör olması, bunun da belli şirketler tarafından paylaşılması ve teknoloji üretimi yapan diğer şirketlerin daha sınırlı kaynak kullanması büyüme açısından de, ekonomik açıdan da kalite düşüklüğüne neden oluyor.

Özel bankaların kredi vermekten kaçınmasının, buna karşılık kamu bankalarının düşük faizle kredi vermesinin, ekonomik büyüme etkisinin sınırlı olacağını ve kendi içinde önemli sorunlar yaratacağını belirten Acemoğlu, Türkiye ekonomisinin verimlilik ve teknoloji odaklı bir büyümeyi tercih etmesi gerektiğini, diğer yandan ise demokratik kurumlar ve bağımsız yargı ile bu süreci desteklemesinin hayati olduğunu açıkladı.

Büyümenin ve teknolojik gelişmeyi sağlamanın bir diğer önemli yolunun da yabancı sermayeli şirketlerin yatırım yapmasını teşvik edecek siyasi ve ekonomik ortam yaratılması olduğunu belirten Acemoğlu “Bu ortam yabancı sermaye için güven verecek durumda değil” dedi.

Acemoğlu sunumu boyunca iki faktörün ekonomi için önemli olduğunun altını defalarca çizdi. Bunlardan biri verimlilik, diğeri ise demokrasi idi.

Son olarak “İstihdamda özellikle hizmet sektöründe az da olsa bir iyileşme olmasına karşın genç ve kadın istihdamında ve nitelikli emek istihdamındaki sorunlar çok dikkat çekici” dedi.

Aslına bakarsanız Daron Hoca adeta Türkiye’nin makro olarak röntgenini çekti. Ve bir reçete yazdı ve gitti.

Dünya ekonomisi ile rekabet edebilmek için mevcut ekonomik durumu ve siyasi durumu değiştirmeniz gerekir dedi.

Verimli ve rekabet edebilir bir ekonomi ve demokrasiye işaret etti.

Basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü ile yargı bağımsızlığı olan ve evrensel hukuk ölçülerinde yargı kararları verilebilen bir demokrasiye sahip olamazsanız; bu durumunuz ekonomiye kötü yansır ve mevcut krizlerden çıkamazsınız, dedi.

Daron Acemoğlu bunların dışında bir şey demedi…

Teşekkürler Daron Hocam…

 

* Forum kategorimiz çok çeşitli türde içeriğe açıktır. Gazete Duvar'ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
25.12.2019
Daron Acemoğlu ne demedi?
28.07.2019
İttifak şart
18.6.2015
CHP + MHP + HDP hükümeti bekleniyor
11.6.2015
Yeni dönemin siyaseti…
4.6.2015
Bu sefer HDP…
28.5.2015
Direnişten, değişime Renault deneyimi…
21.5.2015
HDP ve Reno işçileri
30.4.2015
HDP Meclis’te olmalı…
23.4.2015
Yüzyıllık acı: Ermeni Soykırımı…
16.4.2015
1 Mayıs siyaseti…
9.4.2015
İş cinayetleri önlenebilecek mi
02.04.2015
Meksika tipi başkan…
26.03.2015
Eğitimde tam çuvalladık
19.03.2015
Umutlar yine başka bahara kaldı…
12.03.2015
Ücretlerin sefaleti…
05.03.2015
On maddelik umut…
26.02.2015
Mevsimlik tarım işçileri…
19.02.2015
Bu ne hâl = OHAL !
12.02.2015
HDP’nin kumarı ve manifestom…
05.02.2015
Patrona kıyak, işçiye yasak…
29.01.2015
Sendikal istatistiklerin söyledikleri…
22.01.2015
İşsizlik sorununa bakış…
15.01.2015
Charlie Ebdo dersleri…
09.01.2015
Ekonomi ve reel ücretler…
01.01.2015
2014 kayıp yıl…
25.12.2014
Ekonomik hukuk devleti ve AB…
18.12.2014
‘Düşmanlık iklimi’
11.12.2014
‘Askerî ücret’
04.12.2014
Soma cehennemi...
27.11.2014
Küresel adaletsizlik artıyor
20.11.2014
Güvenli çalışma, güvenli yaşam istiyoruz...
13.11.2014
'Algı ekonomisi'
06.11.2014
Yeni(k) Türkiye...
30.10.2014
İşsizlik/ yoksulluk sarmalı...
23.10.2014
Sıkıyönetim devleti ve ekonomisi...
16.10.2014
Ekonominin gerçek önceliği ne
09.10.2014
AB ‘ileri değil geri gittiniz’ dedi
02.10.2014
Umut kapısı..
25.09.2014
U dönüşü...
18.09.2014
Sendikal ayrımcılık hukuki değil...
11.09.2014
Batsın böyle işçilik...
04.09.2014
Davutoğlu’na inanmak istiyorum..
28.08.2014
'Orta sınıf tuzağı' ve CHP
21.08.2014
Türkiye ekonomisi üçlü risk altında...
14.08.2014
Umutsuzluğu seçtik...
07.08.2014
Ekmel Bey neden desteklenmeli...
31.07.2014
Seçimin ekonomi-politiği...
24.07.2014
Erdoğan seçilemezse neler olabilir
17.07.2014
Cumhurbaşkanı adaylarına soruyorum...
03.07.2014
Taşeron işçilerinin umudu Meclis’te...
26.06.2014
Yeni sendikal alıştırmalar...
19.06.2014
Sendika (2)
13.06.2014
Sendika...
05.06.2014
#taşeronizm
29.05.2014
Sosyal çürüme ve taşeron işçileri
22.05.2014
Ucuz hayatlar ülkesi...
16.05.2014
Soma ölüm çukuru...
08.05.2014
Ekonominin demokrasiyle alışverişi...
10.04.2014
Ekonomide de soğuk savaş yıllarına dönüş...
06.03.2014
Mevsimsel zıtlıklar...
27.02.2014
AB müzakereleri duruyor gibi...
20.02.2014
Kırık ekonomi...
13.02.2014
Sağlam otorite...
06.02.2014
Gıda tüketiminde küresel adalet arayışı...
30.01.2014
Türkiye’nin ekonomik politiği...
16.01.2014
Kamu ihaleleri, yolsuzluk ve şeffaflık...
09.01.2014
Savaş ve seçim ekonomisi...
03.01.2014
Asimetrik devlet...
26.12.2013
Araştırma görevlileri YÖK kıskacında...
19.12.2013
Ev eksenli çalışma...
12.12.2013
Asgari ücret...
05.12.2013
KOBİ’ler ve sosyal inovasyon
28.11.2013
Çocuklar için...
21.11.2013
Özel dershaneler...
14.11.2013
Öğrenci evleri yahut KOBİ’lerin denetimi...
07.11.2013
KOBİ’ler sosyal sorun alanı...
31.10.2013
A-sosyal Türkiye...
24.10.2013
Ortadoğu siyaseti yeniden kuruluyor
17.10.2013
Dünya Gıda Günü ardından...
10.10.2013
Kıdem tazminatı
03.10.2013
Daha fazlası olmalıydı...
26.09.2013
Sosyal diyalog ve Çalışma Meclisi...
19.09.2013
İstihdamda ulusal strateji ne demek
12.09.2013
Değerli yalnızlıktan çıkış yolu...
05.09.2013
Velev ki, Amerikalı işçi de olsanız...
29.08.2013
Başbakan hâlen bir umut olabilir mi
22.08.2013
Düzgün ve yeşil işler yaratmak...
15.08.2013
İşçiler Aşk Gemisi’nde ölünce...
08.08.2013
Demokratik ekonomi yönetimi...
01.08.2013
Yeni olan ‘demokratik ekonomi’
25.07.2013
Ucuz emek ekonomisi
18.07.2013
#direnyenianayasa
11.07.2013
Camp David darbesi mi
04.07.2013
Acı söz...
27.06.2013
Avrupa’ya karşı oryantalist diklenme...
20.06.2013
Demokrasi ve Gezi dersleri...
13.06.2013
Gezinin ekonomi/politiği
05.06.2013
Başlarken
30.05.2013
İşçiler neden greve çık(a)madılar
10.05.2013
Hem barış ve hem de demokrasi birlikte anlamlı...
31.01.2013
Müzakerelerin üçüncü tarafı olmak…
09.01.2013
Artık barış istiyoruz çünkü bedelini ödedik
21.12.2012
Taraf yoluna devam ediyor hala...
10.12.2012
Solun demokrasi ile ilişkisi...
18.11.2012
Neo-liberalizme karşı neo-demokrasi
08.11.2012
Yönetim yöntemlerinde devrimci dönüşüm gerekli
29.09.2012
SENDİKAL HAKLARIN ANKARA KRİTERLERİ OLMAZ…
06.09.2012
Yeni umutlar ve yeni yollar...
01.06.2012
1 MAYIS 2077'de neler olacak!
05.04.2012
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK SEÇİMLERİ…
07.02.2012
Devrimcilikten demokratlığa uzun ince bir yol
06.01.2012
Kapitalizme soldan farklı müdahale olamaz mı? (1)
22.11.2011
OLAYLARA ÜÇÜNCÜ GÖZLE BAKMAK…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive