Mustafa Yurtsever



Bookmark and Share

2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ


29.08.2020 - Bu Yazı 1589 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 2010 yılında yapılan anayasa referandumu ile getirilmek istenen değişikliklerin kısmen Türkiye’nin demokratikleşmesine katkısı olacağını düşünen kimi sosyalist, komünist, demokrat, liberal kesimlerden referandum da tutumlarının “yetmez ama evet” olacağını kamuoyuna açıklamışlardı.

Elbette demokratik, çoğulcu, katılımcı, çağdaş temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan evrensel hukuk’a uygun yeni bir anayasanın temel ihtiyaç olduğunun bilincindeydiler.

Bugün bu ihtiyaç hâlâ karşımızda duruyor, buna karşın sosyalizmden ne anladıkları belli olmayan çevreler Kürt sorunu başta olmak üzere  Türkiye’nin bütün sorunlarını sosyalizmi kurduktan sonra çözeceklerini söyleyen “yetmez ama evet” siyasetinin müzmin saldırganları acımasızca ve şuursuzca saldırılarına başlamışlardı. Bugün bu saldırılarına devam etmekteler, bu çevrelerin Türkiye’nin geleceği ile ilgili bir öneri veyahut fikirleri dün de yoktu bugün de yok, tek uzmanlık alanlarının çözümsüzlük olduğu ortadadır. Benim üzüntüm “yetmez ama evet” diyen çevrelerin değerli enerjilerini ve eforlarını bu tutucu çevrelere karşı harcıyor olmalarıdır.

2017 yılında yapılan referandum ile getirilen yeni anayasanın bırakın 2010 yılında yapılan kısmen iyileştirilmiş anayasayı, 12 Eylül 1980’de askeri darbe yapan cuntacıların yaptıkları anayasanın çok gerisinde kalan, parlamenter sistemi dışlayan, kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran, temel hak ve özgürlükleri yok sayan bir anayasaya sahip olduğumuzun farkında mıdırlar bu saldırgan silahşörler?

Son yapılan iki değişikliği belirtmek isterim ;

1. İktidarın istemediği anılarının silinmesi kanununun çıkarılmış olması

2. TSK’nın bünyesinde din hizmetleri başkanlığının kurulması ve bu kurum personelini sivil kaynaklardan temin edecek olan değişikliğin yapılması. (Özellikle bu 2. madde için ulusalcıların kulaklarını çınlatmış olalım.)

O günkü “yetmez ama evet” tutumlarından pişmanlık duyup özür dileyen, kendileri ile aynı tutumu sergileyenleri de özür dilemeye davet edenlerin bugünkü tutumları sadece kendilerini bağlar, üstüne üstlük “yetmez ama evet diyenlerin özür dilemelerini yeterli bulacak mıyız?” düşüncesine sahip olanlar da seslerini yükseltmeye başladılar. O neden ile yarı yoldan dönenler baş eğmek ile affedilemeyebilirler bizden söylemesi..

 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
29.08.2020
2010 YILI REFERANDUMU’NUN BİTMEYEN HİKAYESİ
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive