Nihat Ali Özcan

Milliyet



Bookmark and Share

Suriye sınırını Türkiye nasıl okumalı?


5.12.2018 - Bu Yazı 102 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bugün Türkiye, siyaseten Suriye sınırını tek parça gibi görmeye devam ediyor. Aslında tablo, hiç de göründüğü gibi değil. Nitekim Türkiye, Suriye’den kaynaklanan, etkileri kendi sınırlarını aşarak ülke içine uzanan beş benzemez duruma cevap vermeye çalışıyor.

Önümüzdeki aylarda/yıllarda Suriye, yeni Anayasa’nın önce usul, ardından metin ve nihayetinde uygulamasıyla gündeme gelecek. Her ne kadar genel gidişat bu yönde olsa da henüz cevabı verilmemiş bir dizi sorun var. Nitekim, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G-20 zirvesinde Putin ve Trump ile yaptığı görüşmelerde Suriye bu yüzden önemli bir yer tuttu. Şunu ifade etmeyiz ki Suriye sorunu en fazla Türkiye’yi meşgul ediyor ve oldukça da karmaşık. Öyle ki Esad’ın zihnindeki soruların bile daha sade olma ihtimali var.   

Arap Baharı’nın tetiklediği çatışmalardan, ilişkilerden yeni ve ilginç şeyler öğrenmeye, olanları yeni baştan anlamlandırmaya devam ediyoruz. Çatışma ve ilişkilerin karakteri, araçları, ittifakları, siyasi, askeri yönü, hukuki ve ahlaki gri alanları bildiklerimizden, öğrendiklerimizden farklı.

Nitekim, bu çerçevede güney komşumuz Suriye’nin 911 km sınırı oldukça geçirgen ve kompartımanlara ayrılmış durumda. Üstelik bir o kadar da dinamik ve karmaşık. Bu karmaşıklığa verilecek en doğru cevap, işin doğasını anlamakla başlıyor. Ancak bunun ardından uygun hedefler belirlenip, davranış ve örgütlenme modeliyle bir yere varılabilir.

Sınırın Akdeniz’le buluşan kesiminde, arkasına Rusya ve İran’ı almış bir Esad rejimi var. Sınırın bu bölümü şimdilik en sakin yerlerden. Sınırın ikinci bölümünde İdlib yer alıyor. Cebin içinde hibrit savaş kavramının tüm bileşenleri varlık gösteriyor.  Çeperin etrafında TSK, içeride “yabancı terörist savaşçılar”, destek gören “silahlı iyi çocuklar”, kaybedenler kulübünden “silahlı radikaller”, hırsızlar, eşkıyalar, kaderini bekleyen masum siviller, fırsatçı tüccarlar, istihbaratçılar, düzenli orduların askerleri ve sivil toplum örgütleri.

Doğuya doğru ilerleyince, Afrin’in farklılıklarını görebilirsiniz. Türkiye’nin denetiminde, sivil yapının kök salması için ihtiyaç duyulan güvenliğin tesis edilmeye çalışıldığı bir bölgeden söz ediyoruz. Yeniden yerleşmeye gelenler, silahlı muhalifliğin eşkıyalığa kayabildiği ya da militan kontrolünün hızla kaybedilebildiği, kılıç artığı PKK’lıların aktif olduğu bir bölge.  

Diğer farklı bölge ve sorun ise Azez-Cerablus hattı. Türkiye’nin sivil yönetim/kapasiteyi derinleştirme faaliyetlerinin devam ettiği, sorumluluğun sivillerde olduğu, polis ve jandarmanın görev yaptığı dar bir bölge. Haliyle farklı sorunların yaşandığı, farklı organizasyon, araçlar ve yaklaşımların gerektiği bir alan.

Beşinci bölgeyi, etkin aktörleriyle Fırat’ın doğusu oluşturuyor. “Müttefik” ABD’nin desteklediği, sponsorların çeşitlenme temayülü gösterdiği “hibrit düşman” PKK/PYD kontrolünde farklı bir bölge. Müvekkil ABD, vekili PKK/PYD’ye askeri, politik, diplomatik ve bilgi desteği sunmayı devam ettiriyor. Devlet aşısı yaptığı örgütten, kendisi için de savaşmasını talep ediyor. Bu yaklaşım dolaylı olarak sadece Fırat’ın doğusunu değil Irak ve Türkiye içinde PKK faaliyetlerini de etkiliyor.

Sonuç olarak, siyasi düzeyde Suriye sorunundan söz ediyor olsak da operatif ve taktik düzeyde işler karmaşık. Birbirinden farklı sorunlarımızın olduğu açık. Her biri ayrı yol haritası, organizasyon modeli, lider, sorumluluk, kurallar manzumesi ve bütüncül yaklaşımlar gerektiriyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
11.12.2018
ABD-Çin mücadelesi ve ön cephe: İstihbarat
7.12.2018
Muğlaklık ve kaos ortamında kaybolmamak
5.12.2018
Suriye sınırını Türkiye nasıl okumalı?
24.11.2018
Kaşıkçı cinayeti ve İran’ın geleceği
16.11.2018
Suriye, İran politikasının payandası olurken...
9.11.2018
ABD, güven duygusu ve PKK
6.11.2018
ABD’nin yetenekleri Suriye’de test edilirken
2.11.2018
PKK’nın açmaza giren stratejisinde Suriye’nin rolü
30.10.2018
Suriye’de yeni hesaplaşma dönemi
26.10.2018
Kaşıkçı ve olası siyasi sonuçları
23.10.2018
ABD-Rusya ilişkilerinde yeniden gerilimli günlere doğru
19.10.2018
Örtülü operasyondan ‘devlet terörizmine’ Kaşıkçı hadisesi
16.10.2018
Küresel rekabet, Vizyon Belgesi ve “Milli”lik?
12.10.2018
İdlib ve emeğe saygı
9.10.2018
Elektrik sayaçları ve PKK ile mücadele
5.10.2018
Rus istihbaratı İngiltere’de nasıl ve neden sobelendi?
2.10.2018
‘Bazen öldürmemek en iyi seçenek olabilir’
28.9.2018
İstihbarat dünyasının öncelikleri değişirken
18.9.2018
Suriye ve Türkiye’nin öncelikleri
14.9.2018
İdlib’le yatıp İran ile kalkmak
11.9.2018
Suriye stratejisinin beş bileşeni -2-
7.9.2018
Suriye stratejisinin beş bileşeni -1-
4.9.2018
Esad, Putin ve Suriye okumaları
31.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -3-
28.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -2-
27.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -1-
26.8.2018
İDLİB'DE BİR ADIM SONRA...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8