Nihat Ali Özcan

Milliyet



Bookmark and Share

Fiziki erişimden siber alana: F-35, S-400 ve istihbarat


10.4.2019 - Bu Yazı 266 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye ile ABD arasında S-400 füzesi ve buna bağlı F-35 krizi devam ediyor. Taraflar tutumunu değiştirmediği takdirde sorunun çözülmesi pek mümkün görünmüyor. ABD ve bazı ortaklarının temel iddiası bu ikilinin bir arada olması ciddi bir güvenlik sorunu. Başka bir ifadeyle, Rusya, F-35 uçaklarına dair tüm bilgileri S-400 üzerinden ele geçirebilir. Türk tarafı ise hem S-400 füzelerine hem de F-35’lere birlikte sahip olmanın güvenlik açısından bir zafiyet oluşturmayacağı görüşünde.

Rakip devletler, birbirlerinin askeri veya diğer teknik kapasitelerini merak eder, teknolojilerini farklı metotlarla ele geçirmeye, çalmaya çalışır. Bunun için milyarlarca dolar bütçesi, binlerce çalışana sahip istihbarat örgütleri bulundururlar. Hele, elde edilmesi zor ya da nadir bulunan bir uçağı, radarı, füzeyi elde etmek büyük iştir. Bu durum istihbarat dünyasında ayıp ya da centilmenliğe sığmayan bir davranış olarak görülmez. Nitekim yakın tarihe baktığımızda nükleer teknolojinin yanı sıra, uçaklarla da ilgili ilginç örneklerin olduğunu görebiliriz.  

Soğuk Savaş, “uçak çalmanın, ele geçirmenin” çok makbul ve popüler olduğu dönemdi. Çünkü düşmana ait bilgiye, ancak ürünün fiziki olarak elde edilmesiyle ulaşılabiliyordu. En makbulü ise taktikleri bilen pilotun yanı sıra, kullanma kılavuzuyla ele geçen uçaklardı. ABD nükleer bomba ve füze teknolojisini Sovyetler’e kaptırmıştı. Uçak konusunda ise, Sovyetler Birliği ve Çin zor durumdaydı. Nitekim 1952-1990 arası dönemde geliştirdikleri hemen tüm savaş uçaklarından birer ikişer örneği düşmanlarına kaptırdılar.

Sosyalizm inancı zayıf olan Polonya Hava Kuvvetleri pilotları, Sovyet yapımı ilk askeri jet uçağı olan MİG-15’leri 1953’ten itibaren seri halde Batı’ya kaçırdılar. Sonraki sekiz yılda sayı beşi bulmuştu. Bu, ABD ve müttefikleri için bulunmaz bir nimetti. Hem Sovyet jet uçaklarının özelliklerini hem de uyguladıkları hava taktiklerini öğrenebilmişlerdi. 

Ele geçirme işinin ardı arkası kesilmedi. En profesyonel olanı, 1966 yılında İsrail istihbaratının, Irak Hava Kuvvetleri’ne ait Sovyet yapımı MİG-21’in Iraklı pilotunu elde ederek uçağı İsrail’e kaçırması oldu. Hele 1968’te Suriye Hava Kuvvetleri’ne ait bir MİG-17 pilotunun Lübnan yerine yanlışlıkla İsrail’e iniş yapması, İsrail ve ABD istihbaratı için “havadan gelen” armağandı. 

Kayıtlara geçen ve Batı’nın kaptırdığı tek uçak ise Güney Vietnam Hava Kuvvetleri’nden bir pilotun başkanlık sarayını bombaladıktan sonra F-5’i ile Kuzey Vietnam’a kaçmasıydı.  

Sovyet Hava Kuvvetleri için en utanç verici tarih 6 Eylül 1976 olmalı. Yüzbaşı Belenko, MİG-25 ile Japonya’ya sığındı. ABD’li teknisyenler uçağın başına üşüştüler. En heyecan verici olan ise, ABD’li uzmanlar, uçakta sağlam çalışır vaziyette, 1960 yapımı havadan havaya füze ve radarını elde etmeleri oldu. Uçak Sovyetler’e teslim edildiğine Rus tarafı bazı parçalar eksik olduğunu ileri sürerek Japonlardan tazminat istedir. Japonya’da uçağın verdiği zararları ileri sürdü. Derken konu kapandı. ABD, pilota milyon dolarlık ödeme yaparken, hızla vatandaşlığa aldı.

Yine Asya’nın öteki ucunda, Kuzey Kore Hava Kuvvetleri’nden pilot Yüzbaşı Lee de 25 Şubat 1983 günü Sovyet yapımı MİG-19’unu Güney Kore’ye kaçırdı. Ödüllendirildi ve Güney Kore Hava Kuvvetlerinden albay olarak emekli oldu. Diğer heyecan verici olay, 20 Mayıs 1989’da Yüzbaşı Zuyev’in Trabzon’a MİG-29’uyla inmesiydi. Pilot aynı gece ABD’ye uçtu. Ödüllendirildi ve ABD vatandaşı oldu. Kitaplar yazdı. Uçağın parçaları ise muhtemelen gagalandı. Soğuk Savaş yıllarına ait elimizde uzunca bir liste var.

Ancak günümüzde bilgi/istihbarat elde etmenin tek yolu fiziki erişim değil. Bilgilerin elektronik ortama aktarıldığı ve sistemlerin birbirine bağlandığı dünyada, siber alan istediklerinize uzaktan erişim imkânı tanıyor. İkisi de birer “bilgisayar” olarak görülen S-400 ve F-35’in eski günlerden farkı, fiziki mülkiyetten öte, siber alanda size karşı sahip olduğu imkân ve kabiliyetlerin kalın bir sis perdesiyle örtülü olmasıdır.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
19.06.2019
İstihbarat ve güven
11.06.2019
İmralı’nın ‘yöntemi’ önceleyen tavsiyelerine dair
28.05.2019
Hukuk ve güç sarkacında ‘yaptırım’ sorunu
21.05.2019
Fırat’ın doğusunda, sınırın güneyine çekilirken PKK
8.05.2019
PKK’nın terör saldırıları tesadüf mü?
23.4.2019
İstanbul’da Suriye gettoları
20.4.2019
Saklanacak yer kalmadı
16.4.2019
BM, İran ve terörist
10.4.2019
Fiziki erişimden siber alana: F-35, S-400 ve istihbarat
3.4.2019
Yerel seçim sonuçlarına farklı bir cepheden bakmak
30.3.2019
Terörizmle mücadelede SİHA/İHA kullanımı
27.3.2019
Yeni Zelanda’dan Suriye’ye dünyanın hali
19.3.2019
Yeni Zelanda’da terörün söyledikleri
26.2.2019
ABD-Rusya aynı çizgide buluşunca, ‘müzmin sorunumuz’ nereye?
15.2.2019
Kırk yıl sonra, yine Suriye, yine PKK...
12.2.2019
TSK’nın on buçuk ‘savaşı’
6.2.2019
ABD-Rusya füze anlaşmasının karakteri değişirken…
29.1.2019
Suriye ve önceliklere dair
25.1.2019
Çağımızın karmaşık dünyasında Suriye gerçekliği: Nasıl yapmalı? (2)
23.1.2019
Çağımızın karmaşık dünyasında Suriye gerçekliği: Ne yapmalı? (1)
18.1.2019
Güvenli/tampon bölge tartışmaları
11.1.2019
ABD, Suriye ve Türkiye için tercihler
9.1.2019
Fırat’ın doğusunda işler karışırken
2.1.2019
Güvenlik prizmasından, 2019’da Suriye’ye bakmak
28.12.2018
PKK’nın müvekkil değiştirme mevsimi geldi mi?
19.12.2018
Reagan’dan Trump’a, Japonya’dan Çin’e ticaret savaşı -1-
11.12.2018
ABD-Çin mücadelesi ve ön cephe: İstihbarat
7.12.2018
Muğlaklık ve kaos ortamında kaybolmamak
5.12.2018
Suriye sınırını Türkiye nasıl okumalı?
24.11.2018
Kaşıkçı cinayeti ve İran’ın geleceği
16.11.2018
Suriye, İran politikasının payandası olurken...
9.11.2018
ABD, güven duygusu ve PKK
6.11.2018
ABD’nin yetenekleri Suriye’de test edilirken
2.11.2018
PKK’nın açmaza giren stratejisinde Suriye’nin rolü
30.10.2018
Suriye’de yeni hesaplaşma dönemi
26.10.2018
Kaşıkçı ve olası siyasi sonuçları
23.10.2018
ABD-Rusya ilişkilerinde yeniden gerilimli günlere doğru
19.10.2018
Örtülü operasyondan ‘devlet terörizmine’ Kaşıkçı hadisesi
16.10.2018
Küresel rekabet, Vizyon Belgesi ve “Milli”lik?
12.10.2018
İdlib ve emeğe saygı
9.10.2018
Elektrik sayaçları ve PKK ile mücadele
5.10.2018
Rus istihbaratı İngiltere’de nasıl ve neden sobelendi?
2.10.2018
‘Bazen öldürmemek en iyi seçenek olabilir’
28.9.2018
İstihbarat dünyasının öncelikleri değişirken
18.9.2018
Suriye ve Türkiye’nin öncelikleri
14.9.2018
İdlib’le yatıp İran ile kalkmak
11.9.2018
Suriye stratejisinin beş bileşeni -2-
7.9.2018
Suriye stratejisinin beş bileşeni -1-
4.9.2018
Esad, Putin ve Suriye okumaları
31.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -3-
28.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -2-
27.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -1-
26.8.2018
İDLİB'DE BİR ADIM SONRA...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive