Orhan MİROĞLU / Taraf yazıları

Taraf Gazetesi



Bookmark and Share

ESAT’IN YENİ HAMLESİ..


08.10.2012 - Bu Yazı 19792 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Akçakale’ye Suriye’den düşen top mermisi beş kişinin hayatını kaybetmesine, 13 kişinin de yaralanmasına yol açtı ve siyasi gündem bir anda değişti.

Oysa düne kadar Türkiye, yeni anayasayı, AK Partinin kongresini ve bu kongrede dile gelen demokratik vaatler manzumesini konuşuyor, Kürt meselesiyle ilgili gelişmeleri tartışıyordu.

Bu gündem dün akşam saatleri itibariyle hızla değişti.

Bu satırların yazıldığı saatlerde hükümet ve parlamento tezkereyi tartışıyordu.

Hükümet adına açıklama yapan Ömer Çelik, bunun bir ‘savaş tezkeresi’ olarak anlaşılmaması gerektiğini, Türkiye’nin uluslar arası hukuktan doğan haklarını kullanmaya dair bir kararlılık ifadesi olduğunu açıkladı. Çelik, siyasi partilerin ulusal sorumluluğun bir gereği olarak hükümetin arkasında durması gerektiğini de  ifade etti ki, bütün bu  gelişmelere‘ulusal’ bir pencereden bakılması gerektiği çok açık.

CHP’den gelen ilk açıklama bu partinin tezkereye evet demeyeceğini  ortaya koyuyordu. Oysa CHP lideri Türk füzesi Suriye tarafından düşürüldüğünde ve iki pilotumuz hayatını kaybettiğinde, farklı bir tutum göstermiş ve Kıbrıs’a müdahaleyi hatırlatmıştı. Kıbrıs’a çıkarma yapmak  ile Suriye’ye savaş ilan etmek arasında bir fark görmemiş ve Turan Güneş’in tarihe geçen ‘Ayşe tatile çıktı’ parolasıyla başlayan Kıbrıs Harekatına atıfta bulunarak, hükümetin ikinci kez ‘Ayşe tatile çıktı’ demek suretiyle  Suriye’ye askeri bir müdahalede bulunmasını  istemişti.

CHP şimdi farklı bir görüş ortaya koyuyor ve savaş tezkeresine evet demeyeceğini söylüyor.

Savaşı Türkiye’nin istemesi için hiçbir sebep yok. Türkiye’yi bugün yönetenlerin ve dış politikasına yön verenlerin bu gibi durumlarda kamuoyunu saran milliyetçi hissiyatlara göre hareket etmediklerine defalarca şahit olduk.

Ama bu, Türkiye’nin eli kolu bağlı, gelişmelere seyirci kalan, saldırganlığı toleransla karşılaması gibi bir tavır içinde olmasını gerektirmiyor.

NATO üyesi bir ülkenin topraklarına gerçekleşen bir saldırı söz konusudur. Üstelik bu ilk kez de olmuyor. Benzeri top atışları daha önce de oldu.

İlk tespitler, top atışının, Suriye Özgür Ordusuyla sınır yörelerinde çatışmaları sürdüren ve kaybettiği mevzileri tekrar ele geçirmek isteyen Suriye ordusundan geldiğini gösteriyor. Akçakale’nin ortasına düşecek kadar uzun menzilli bir top olabilir mi, teknik olarak bu mümkün mü bilemiyorum. Ama şehrin ortasına düşen bir top mermisinin  kaza sonucu düştüğünü düşünmek çok gerçekçi görünmüyor.

Akçakale olayı,  bence Esat’ın ve onunla işbirliği yapan uluslararası güçlerin yeni bir hamlesi olarak okunmaya çok müsait.

Halep yerle bir oldu. Suriye ordusundan hatta Baas Partisine  en yakın asker-sivil bürokrasiden kaçışlar hız kazandı. Zaman Esat’ın aleyhine işliyor. Esat kendi halkına karşı yürüttüğü savaşı kazanamayacak. Ama eğer bu savaşı Suriye’nin dışına taşıyabilirse, Ortadoğu’da Filistin ve Kürt meselesi tarihine eşdeğer bir uzun tarihi süreç ve sorunlar yumağı  yaratılabilir. Suriye devrimi, ve karşı-devrimi, böylelikle dünyanın bütün siyasi aktörlerinin kendilerini içinde bulduğu bir sürece  dönüşebilir.

Türkiye’nin Suriye’ye savaş açması şimdilik ulusal düzeyde ve bir iç sorun gibi görünen bu devrime uluslar arası bir karakter kazandırabilir.

Türkiye Suriye’yle savaşa tutuşursa, bu devrim kırk yıl sürmüş bir diktatörlük rejiminden, bir halkın özgürleşmek istemesi  olarak değil, artık bütün dünyaya, etnik temelli bir çatışma, bir tarafında Arapların bir tarafında Kürtler’in ve Türkler’in bulunduğu etnik bir çatışma olarak sunulabilecektir.

Bununla da kalınmayacak Esat’ın şimdiye kadar başaramadığı yegane şey olan, yani bu bir mezhep savaşıdır yollu söylemin güçlenmesine yol açacaktır.

Ve en önemlisi, PKK’nin Suriye ve Türkiye’deki varlığı bütün bu gelişmelere bağlı olarak uluslar arası bir hüviyet kazanacaktır, yani Türkiye’nin Kürt sorunu uluslar arası bir sorun haline gelecektir. Dolayısıyla PKK’nın silah bırakması, ya da muhtemel bir silahsızlandırma programı için gündeme gelebilecek yeni bir müzakere ve diyalog süreci tamamen rafa kalkacak, kendi topraklarında PKK’yla savaşan Türkiye bu sefer de Suriye topraklarında Esat’ın güçlendirdiği ve her geçen gün desteğini arttırdığı PKK’yla iki ayrı ‘cephe’de savaşmak zorunda kalacaktır.

Yani Suriye’ye bir askeri müdahale demek, Rusların Afganistan batağına, Amerikalıların Vietnam batağına saplanması gibi, Türkiye’nin Esat tarafından kendi Vietnamına çekilmesi sonucunu doğuracaktır. Ve Türkiye Suriye topraklarında, ‘Kendi Vietnamını’ ona hediye etmek isteyenlerle değil, yirmi milyonu onun yurttaşı olan Kürtlerle savaşmak zorunda kalacaktır.

Financial Tımes’te yer alan bir habere göre, PKK’nın Suriye kolu PYD yetkilileri,  halkla beraber gerçekleştirdikleri toplantılarda Öcalan’ın 15 bin kişilik bir ordu kurulması yolundaki talebini açıklamakta ve Kürt gençleri PYD saflarında silah almaya çağrılmaktadır.

Silahsız Kürt partileri ise iki ateş arasındalar. Bir yandan Esat’ın askerleri bir yandan da PYD’nin askerleri. İki hafta önce bu partilerden birinin lideri, infaz edildi.

Suriye’nin Kürtleri maalesef PKK’ya teslim edildiler. Peki bütün bunlar olup biterken Esat’ın ordusu ne yapıyor dersiniz

Yine Fınancıal Tımes’ın haberine göre, karakollarda kağıt oynuyor..

Türkiye burada ve kendi topraklarında nasıl ki, PKK eliyle 90’lı yıllara çekilmek isteniyorsa, şimdi de Suriye’de ‘kendi Vietnamına’ çekilmek isteniyor.

Sayın Davutoğlu Türk dış politikası bakımından büyük bir şans. Ama bu yetmez. Hükümetin milli hezeyanları ve daha da olabilecek kışkırtmaları, Akçakale’dekinden daha büyük provokasyonları hesaba katarak süreci yönetme becerisi göstermesi tarihsel bir sorumluluk olarak beliriyor.   

 Kaynak:Todays zaman

.

Facebook Yorumları

reklam
08.10.2012
ESAT’IN YENİ HAMLESİ..
07.10.2012
2071’ E DOĞRU: TÜRKLER V KÜRTLER..
03.09.2012
Vur kendini dağlara! Vur kendini Maxmur’a!
01.09.2012
Kürt aydınının trajedisi (2)
30.08.2012
Kürt aydınlarının trajedisi (1)
27.08.2012
Roj baş hevaller!
25.08.2012
Bu savaş kimin için
23.08.2012
Zulmedene benzemek ve suskunluk
20.08.2012
Ruh sağlığım gayet yerinde
18.08.2012
Ali Fikri Işık
16.08.2012
Yoksa, Aygün ‘devletin iyi Kürdü’ mü
13.08.2012
İttihatçıyı kalpağından tanımak!
11.08.2012
Medya ve Kürt sorunu
09.08.2012
Ya devlet ya hiç
06.08.2012
Askerî vesayet tarihe karışırken
04.08.2012
Affet bizi Melek
02.08.2012
Hangi Kürdistan
30.07.2012
Bir yanım Halep, bir yanım Mardin
28.07.2012
Paranoyalara ve geçmişe dönüş mü
26.07.2012
Suriye devrimi ve PKK
23.07.2012
Kutsal bir gün ve ateşkes
21.07.2012
‘Pike’ ve ‘şike’
19.07.2012
CHP maalesef Silivri’ye teslim
16.07.2012
Tarihe kayıt düşmek
14.07.2012
Büşra Ersanlı, YÖK ve Kürtçe seçmeli ders
12.07.2012
JİTEM’in infaz timleri, Akit ve Hamit Yıldırım
09.07.2012
Barışı istemek..
07.07.2012
İğneyle kuyu kazar gibi
05.07.2012
Türkiye seçmeli derse hazır mı
02.07.2012
Kemalizm, Baasçılık ve bir üzüntü..
30.06.2012
Bir Kürdün kurşunuyla ölmek
28.06.2012
Bölünme iddiaları ve PKK
25.06.2012
PKK gerçeği ve Öcalan
23.06.2012
Engelli yurttaşlarımız ve ihlaller
21.06.2012
Barıştan korkmak
18.06.2012
‘Baba biz yabancı mıyız?’
16.06.2012
Leyla'nın sesi...
16.06.2012
‘Sevdim Seni Bir Kere’
14.06.2012
Suriye kan ağlarken...
11.06.2012
Masaya buyurun lütfen!
09.06.2012
CHP ile MHP
07.06.2012
Erbil notları
04.06.2012
AK Parti ve Kürtler
02.06.2012
Katliam ve meşrulaştırma
31.05.2012
‘Kan ve Aşk’
28.05.2012
Bir katliamın siyasi kullanımı ve onur
26.05.2012
Asurî İmparatorluğu mu kuruluyor!
24.05.2012
İki hatıra
21.05.2012
Kürdistan’ın başbakanı
19.05.2012
Fuentes’in özgürlük çağrısı
17.05.2012
Psikolojik harbin tadı kaçtı
14.05.2012
Anne ve Oğlu’na
12.05.2012
Sol ve hüzün
10.05.2012
‘Devlet taammüdü’ ve sol
07.05.2012
Taraf ve yazarları
05.05.2012
SUDAN ÇIKMIŞ BALIK MİSALİ..
03.05.2012
1 Mayıs Milli Bayram’a dönüşürken
30.04.2012
Gabriel’in taşı
16.04.2012
Sıradan kahramanların sıra dışı öyküleri
14.04.2012
4 nisanda neredeydiniz
13.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (4)
09.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (3)
07.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (2)
05.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (1)
02.04.2012
Etik ve hukuk
31.03.2012
Aydınların siyasi gücü
29.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’ (2)
26.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’
24.03.2012
Çok kültürlü yaşamda Süryaniler ve ‘Sabro’
22.03.2012
‘Havada uçuşan sorular’ ve Stratfor
19.03.2012
Keşke ben de ‘güncel’i yazabilsem
17.03.2012
19 ocakta beraber yürüyebilecek miyiz
15.03.2012
Bu savaştan kârlı çıkan devlettir
12.03.2012
Geçiş anayasasına doğru
10.03.2012
Hasret
08.03.2012
Hakikatin bedeli
05.03.2012
Ergenekon ve JİTEM’de kim kimdir
03.03.2012
Ergenekon ve JİTEM davaları birleşmelidir
01.03.2012
Yeşil’in ifadesi nerede
27.02.2012
‘Katiller aramızda’
25.02.2012
Yüzleşmeyi yeniden düşünmek
23.02.2012
‘Kürt aydınlanmasında çağdaş tıbbın ve Kürt hekimlerinin rolü’
20.02.2012
Annemin Kürtçe bilen doktoru
18.02.2012
İki kitap
16.02.2012
Zarar ziyanın var mı abi?
13.02.2012
KCK-MİT ve BDP
11.02.2012
İki devlet çıktı meydane
09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
06.02.2012
Ergenekon neyi başardı
04.02.2012
Mezar mezar üstüne, acı acı üstüne!
02.02.2012
JİTEM, geçmiş ve medya
30.01.2012
Medya ve hakikat
28.01.2012
Bu savaş sürdükçe...
26.01.2012
Kurbanla oynamak
23.01.2012
‘Ölüme hazır mısın, ölüme gidiyorsun!
21.01.2012
‘Dua edecek bir mezar taşı olsun’
19.01.2012
O bir Ermeni’ydi, adı Hrant’tı
16.01.2012
Hrant’ı anmak
14.01.2012
Irkçılığın böylesi
12.01.2012
Bir koğuşun resmi
09.01.2012
Özür ve kibir
07.01.2012
Cafer Solgun’a tehdidi kınıyorum!
05.01.2012
Suça ortaklık
02.01.2012
Ayten Öztürk’ün otopsi raporu
31.12.2011
Jiyana insanên windayi
29.12.2011
Bu ödül ilga edilse iyi olur
26.12.2011
Rojin
24.12.2011
İnkâra davet!
22.12.2011
Simit satıcıları
19.12.2011
Yaşar Kemal’e ödül
17.12.2011
Kolektif suçlar, yanlış kararlar
15.12.2011
Militarist Modernleşme’
12.12.2011
Müritlik Avrupa’ya da mı yayıldı
10.12.2011
Mehmet Eymür’e sorular
08.12.2011
Yeni komisyonun düşündürdükleri
05.12.2011
Bölünmüş Kıbrıs’ta futbol oynamak
03.12.2011
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü unutmayın
01.12.2011
Barışı hayal etmek
28.11.2011
Yine Dersim, yine yüzleşme
26.11.2011
Sebebi kalmamış şiddet
24.11.2011
Kürtler’in sosyolojisi
22.11.2011
İşte hakikat, işte Meclis!
21.11.2011
PKK tartışmaları ve Taraf
17.11.2011
Sobasız çadırda rahmetli olan kardeşimiz: Deniz Olgun
14.11.2011
Hakkâri’yi Ferit Edgü’den öğrendim
13.11.2011
İsmet Şerif Vanlı’nın hasreti
10.11.2011
Engelsiz şehirler
07.11.2011
Bayram için iyi dilekler
05.11.2011
İyi ki o kitabı yazmamışız
03.11.2011
‘Kan çeker’ derler ya!
31.10.2011
Kürtler siyasi bölünmeyle karşı karşıya
27.10.2011
Deprem ve ‘nefret halleri’
24.10.2011
Barışa dair bir hikâyeniz olsun
20.10.2011
Ölüm listeleri, Ağar ve anılar..
17.10.2011
Öcalan’a ev hapsi
13.10.2011
‘Barışa emanet olun’
10.10.2011
Adonis, Nobel ve Arap Baharı
06.10.2011
Siyasi şans
03.10.2011
Çocuklar: Sıfır problem, mümkünse!..
29.09.2011
‘Ulusal sırlar’ ve İman El Obeydi Sendromu
26.09.2011
Kurşun adres tanımaz!
22.09.2011
TC vatandaşı, ‘Avrupalı Kürtler’
19.09.2011
Hrant’ın arkadaşlarından mektup..
15.09.2011
Kürt aydın sınıfı var mıdır
12.09.2011
‘Uzak mesafe Kürt milliyetçileri’ ve PKK
08.09.2011
‘Uzak mesafe milliyetçiliği’ ve Kürt aydınları
05.09.2011
İsrail için tarihin sonu
01.09.2011
Değişime ve aşka dair
29.08.2011
Ortadoğu değişiyor, ya Kürtler
25.08.2011
Diktatörlerin onuru
22.08.2011
Yeni bir savaşa hayır
18.08.2011
‘Pike: Bir polis şefinin kısa tarihi’
15.08.2011
Evet, pozitif ayrımcılık, ama esas olarak kime
11.08.2011
Eritme potasından pozitif ayrımcılığa
08.08.2011
Saflık..
04.08.2011
Kürtlere nasıl anlatmalı
01.08.2011
KCK davası ve ‘Kayıp Secere’nin yazarı
28.07.2011
İnsanlığa meydan okuma
25.07.2011
Savaşta şike, sporda şikeye benzemez!
21.07.2011
Ben ve Kürtler
18.07.2011
Yol ayrımı
14.07.2011
JİTEM gerçeği ve yavaşlık
11.07.2011
CHP Ergenekon’a diyet ödüyor
07.07.2011
PKK’yi dağdan indirmek
04.07.2011
Çandar’ın raporu: PKK’yle yüzleşmeye davet
20.06.2011
BDP ve seçimler
16.06.2011
Türkiye’nin asıl gündemi
09.06.2011
Bahçeli’nin ziyareti: Çaktırmadan sevmek!
06.06.2011
Mardin, Diyarbakır ve de facto Özerklik
02.06.2011
Faili meçhuller ve bilgi kirliliği
30.05.2011
27 Mayıs’ta ne oldu
26.05.2011
Yaşar Kemal röportajları ya da ‘Bir Zamanlar Türkiye’...
23.05.2011
Kıbrıs sorununu Dersimliler çözecek
19.05.2011
Tuhaf zamanlar ve bir dua
16.05.2011
Omeran Sempozyumu Yazdır
12.05.2011
‘Çeşitlilik ve özgürlüğü birleştirmek’
11.05.2011
Polis kurşunu yine mi sekti
09.05.2011
‘Sıfır noktası’
05.05.2011
Usame operasyonu: Kısasa kısas!
02.05.2011
Yeni Anayasa başka bahara mı kaldı
25.04.2011
1915, inkâr ve Kürtler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı