Ragıp ZARAKOLU

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Üç yıldız baki kaldı yine bu kubbede


3.03.2020 - Bu Yazı 183 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dostlarla vedalaşmaya devam ediyoruz peş peşe. Önce Şekibe Ablanın (Çelenk), sonra Rüçhan’ın (Togay), arkasından Muzaffer Abinin (Erdost) haberi düştü bilgisayar ekranına.

O kadar çok şeyler paylaştık ki onlarla geçmişte. Ve en zoru bir süredir görüşememiş olmak.

Araştırmacı yazar Emrah Cilasun duyurdu Rüçhan’ı yitirdiğimizi, Murathan Mungan’ın şiiriyle:
“Annemi, yoldaşımı, devrimci, sanatçı Rüçhan Tolgay’ı kaybettik.”

Ben de Kavafis ile devam edeyim, Cevat Çapan’ın nefis tercümesi ile.

Hiç aklından çıkarma İthaka'yı. 
Oraya varmak senin başlıca yazgın. 
Ama yolculuğu tez bitirmeye kalkma sakın. 
Varsın yıllarca sürsün, daha iyi; 
Sonunda kocamış biri olarak demir at adana, 
Yol boyunca kazandığın bunca şeylerle zengin, 
İthaka'nın sana zenginlik vermesini ummadan.
Sana bu güzel yolculuğu verdi İthaka.

Welat, Özgür Gündem ve Belge Yayınları aynı gece bombalandığında, onların evinde almıştım haberi Ayşe Nur’dan, 4 Aralık 1994 sabahı.

Felaket hastaydım, akşamki düşünce özgürlüğü paneli için beni ayağa kaldırmaya çalışıyorlardı, buhara tutup. Kimse pasaport alamadığı için, Doz yayınlarını temsilen Eren Keskin (zaten Ayşe Nur’dan bir yıl sonra Bayrampaşa nöbetini yayıncı olarak o alacaktı) ve Ataol yayınları Nimet Demir katılabilmişti toplantıya. 

Gazete ile dayanışma olayı için koşturmaya başlayacaktık hemen onların evinde. Hapisteki yayıncılar toplantısı, tam bombalamanın üstüne gelmişti.

Özgür kadın kavramını hak edenlerden biri de kesinlikle Rüçhan Togay’dı. Kolay mı Çerkes Ethem’in yeğeni olmak. 1970’lerin ikinci yarısında Sahne Anadolu Topluluğu ile kırsal kesimi kasıp kavurmuşlardı Ali Haydar Cilasun ile birlikte. 

O desen başka bir efsane. İstanbul Şehir tiyatrolarında sağlam bir tiyatro zemin yapıp oradan ajit-prop tiyatrosuna sıçramak. 50’lerin edebiyat çevresinden tanımadığı yoktu Ali Haydar Cilasun’un.

Nine-ana-baba-oğulun birlikte yoldaş olduklarına az rastlanır. O örneklerden biriydiler. Bir de Yeşil Orduya uzanan kanadı unutmayalım.


Ali Haydar ve Rüçhan

Ali Haydar Cilasun’un annesi desen ayrı bir efsane. 71 fırtınasında ana-baba yeraltına insin, torunu ninesi kapsın alsın, düşünün Beyoğlu kılığında iskarpinli Dersimli bir hanım. İllegalite diye ben buna derim. Kolay mı, Dersim’den, hem de Ovacık’tan gelip sürgün olmak.


Ana ve oğul zor zamanlarda

Ve oğlu Ali Haydar’dan önce özgürlük hareketinden yana tavır alsın. Dersimlilik böyle bir şey sanırım. Asi bir ruh. Ana ve oğulun bana gelip, babanın özgürlük mücadelesinden yana tavır alması gerek, bu ara fazla tasavvufa daldı dediklerinde Ali Haydar Dedeyi alıp, Özgür Gündem’e gitmiştim. Orada Ferda onunla bir röportaj yapmıştı da, orada ben Dersimli anama mahcup olamam deyip, öyle bir tavır koymuştu ki, biz de şaşmıştık. Vur dedik, o indirdi diye şakalaşmıştık aramızda. 

Babanın o davudi sesi ile Berlin’de bir cenazede bir otobüsün üstünde kitleye seslenişini hiç unutamam. 

Maşallah ana-baba-oğul, hepsinde Davudi bir ses. 1992 yılında Peru’ya gitmeden önce oğulla telefonda konuşmuştum da, 40’ında biri sanmıştım.

O melun hastalığı, Rüçhan Togay, Berlin’de tam da gösterim sırasında, neredeyse infilak etmişti 80’lerin başında, kıl payı yetiştirilmişti hastaneye. Ve yenmişti o güçlü iradesi ile onu. Ama kalleş ölüm 30 küsur yıl sonra yakaladı onu yine . Ama ona onlarca yıl dayandı iradesi ile.

En son bir güz mevsiminde Bodrum’da Gümüşlük’te buluşmuştuk onunla, oğulun kızgınlığından da söz etmiştik. Ne diyim. Bizim Güner hanımın korkması sonucu. Kolay mı oğulların öfkesi ile baş etmek.

Çocuklar ve genç kızlarla tiyatro yaptı Rüçhan yıllarca, alternatif eğitim yöntemleri ile. Onların dünyasını zenginleştirdi ve özgürleştirdi.

Pir Cilasun ile 2016 Aralığında sessizce vedalaştık, sevgili Nuray ve İrfan Dayıoğlu’nun deyimiyle. Ne güzel anlatmıştı onu, hep genç kalan Ferhat Tunç Bianet’te.

Hep konuşmuştuk onunla bu alternatif tiyatro deneyimlerini kitaplaştırmasını, şimdi iş yine oğula kaldı sanırım. Anıları hep bizimle olacak. 
 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
11.03.2020
İlk açlık grevi, ilk Tariş romanı
3.03.2020
Üç yıldız baki kaldı yine bu kubbede
23.02.2020
Dersim’de tragedya tükenmez
23.02.2020
Tragedya (1)
18.02.2020
Dünya çok küçük
11.02.2020
İttihatçı Bolşevik Salih Zeki
8.02.2020
İnsani hukuk mevzuu
5.02.2020
Bir zamanlar Kore’de
2.02.2020
Konstantiniye Göçebesi
28.01.2020
ANZ için
26.01.2020
Bilineceği Bilmek
21.01.2020
Bağışlanmadan önce özür gelir
15.01.2020
RTE’ye ilkokul öğretmeninden mektup
9.01.2020
Yitik kent Ankara
28.12.2019
Pandora’nın Kutusu
24.12.2019
Bakü Komünü
22.12.2019
Bir ihtilalci, bir devrimci, bir fedai: Zihni Çetiner
20.12.2019
Cumhuriyet çocuklarını sevmedi
14.12.2019
Soykırımı solkırım izledi / Nürnberg Sürgün Buluşması İçin
11.12.2019
Ak saçlı hocamdı benim
2.12.2019
Ferman, İskan derken
28.11.2019
Guantanamo, dünyanın kalbindeki hançer
23.11.2019
Tekrarlanan tarih
19.11.2019
‘Bütün dünya bir sahnedir’
15.11.2019
Utan sevgili ülkem
9.11.2019
İpek Yolu ya da Kolektif Emperyalizm
5.11.2019
Basın özgürlüğü çabasının güçlü kökleri
4.11.2019
Alametler belirdi
2.11.2019
Uygun adım marş!
28.10.2019
Yeniden 2000’lere dönüş
24.10.2019
Kuzey’deki ‘güvenli’ bölge
21.10.2019
'Düşünce özgürlüğü örtüsü altında'
18.10.2019
Yeni bir tragedya sergilenirken Garbis'le vedalaşmak
16.10.2019
Bu filmi çok gördük
13.10.2019
Salatada sos olmamak
10.10.2019
21. yüzyılın Chamberlain’i Trump
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive