Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Saim TUT



Bookmark and Share

HAYATİ YAZICI'nın imaları, MELİH GÖKÇEK ve AK Parti'nin hali...


27.10.2018 - Bu Yazı 420 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanlığı sistemi referandumunun 15 Temmuz ruhu ve MHP'nin açık destek avantajlarına rağmen çok az bir farkla kazanılması, AK Parti kurmaylarını neden böyle olduğu sorusunun cevabını aramaya yöneltti. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanının parti yetkililerine bu işin üzerine gitmeleri konusunda verdiği talimatlar, onları -belki de kendi hatalarını gizleyebilmek saikiyle- bir kısım suçlular bulup, faturayı bu kişilere kesmek gibi bir kolaycılığa yöneltti.

AK Parti henüz kendi Belediye Başkanlarına karşı operasyona girişmeden önce Ankara kulislerinde 25 kişilik ve çoğu Büyükşehir Belediye Başkanı olmak üzere görevden alınacaklar listesi elden ele dolaşmaktaydı. İlk operasyonda görevden el çektirilen belediye başkanlarının bu listede yer alması, listenin gerçek olduğu hususunda şüpheye yer bırakmayacak mahiyetteydi.

İlk olarak ve çok direnmeden istifa eden Düzce Belediye Başkanımız Mehmet Keleş'le ilgili ve konu henüz gündemde değilken basın camiasındaki dostlardan gelen meraklı telefonlar esasen bu konuya yönelmeme vesile oldu.

Elime geçen liste inanılır gibi değildi ve geçen günler içerisinde bir bir doğrulanıyordu. Ta ki, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur'un ayak diremesine kadar.

Her ne kadar bu iki isim en nihayetinde istifa etmek zorunda kalsalar da, kamuoyunda o dönem oluşan ''milli iradeye müdahale, dayatma ve tehdit '' algısı ve aleyhte bir duruma dönüşmeye yüz tutması, AK Parti politbürosunu mezkur listedeki diğer belediye başkanları üzerine yürümekten alıkoydu ve bu konu bir müddet daha kamuoyunu ve siyasi kulisleri meşgul ettikten sonra unutulmaya yüz tuttu.

Bugün (25-10-2018), NTV'de katıldığı canlı yayın programında AK Parti Siyasi ve Hukuki İşlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sayın Hayati Yazıcı'nın (Parti Genel Başkanından-Erdoğan'dan sonraki kişi) MHP'nin Melih Gökçek'e yaptığı iddia edilen belediye başkanlığı teklifine ilişkin söyledikleri ve Sayın Gökçek'in twitter hesabı üzerinden verdiği cevaplar bu konuyu yeniden gündeme taşımıştır.

En başından bu yana halk tarafından seçilen belediye başkanlarının hukuki yargılama dışında görevlerinden alınamayacaklarını-alınmamaları gerektiğini- savundum. Seçilmiş insanların kendi insiyatifleri ya da baskılar nedeniyle istifa etmelerinin gerekçelerini onları o göreve getiren halkın bilmesi bir zorunluluktur. Bir siyasi partinin kendi program ve tüzüğüyle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunan bir üyesini ihraç etme yetkisine sahip olması da son derece doğaldır.

Ancak AK Parti politbürosu bu iki doğal yöntem dışında bir uygulamayla kendi belediye başkanlarını istifa ettirmiş; dedikodu, iftira, yalan ve her türlü tezvirata ucu açık bir şekilde ortalığa salmış, maruz kalacakları haysiyet kıyımına adeta yol vermişlerdir.

Bugün Sayın Yazıcı diyorki; '' bu kişinin istifası iş olsun diye istenmemiştir... '' Bahsettiği kişi Sayın Melih Gökçek,25 yıldır Ankara Belediye Başkanlığı yapıp, bu şehri gerçek bir başkente dönüştüren kişi. 2004 yılı yerel seçimlerinde Ankara belediye başkanlığı seçimlerini AK Partinin Melih Gökçek'siz alamayacağı ortaya çıkınca partiye kabulü ''lutfedilen'' beyefendi.

17/25 Menfur girişimi ardından 30 Mart 2014 seçimlerinde yeniden aday gösterilip, CHP-MHP ittifakına rağmen başkanlığı kazanan kişi. O halde sormak lazım, 25 yıldır Milli Görüş ve devamı hareketlerin fedakar başkanı Melih Gökçek 2014 yılında AK Parti tarafından yeniden belediye başkan adayı gösterildikten sonra mı yoldan sapmıştır ? Sayın Yazıcı'nın ifadelerine göre ''iş olsun diye'' görevden el çektirilmediyse işin gerçeği nedir ?

İstifa etmesi konusunda bunca ısrar edilmişse, muhtemelen büyük suçlar işlemiş olması gerekir. O halde neden AK Partiden ihraç etmediniz, etmiyorsunuz ? Yaptıkları etik nedenler dışında suç unsurları taşıyorsa neden bağımsız T.C. mahkemelerinde kendisi hakkında davalar açtırmıyorsunuz ? Partilimiz diye mi suçlu bir insanı hem koruyor hem de her fırsatta dövüyorsunuz ?

Bu sorulara cevap verilmediği sürece Sayın Yazıcı da suç ve suçluyu nüfuzunu kullanarak koruması nedeniyle töhmet altında kalacaktır.

Sayın Gökçek ve ailesi hakkında da, herkes istediği gibi sallayıp, ucu açık rezil ithamlarda bulunabilecektir...

Ben hukuk ve vicdana inanırım. Suç varsa karşılığı da olmalı. ''Var ama yok, yok ama var edebiliriz, varsa vardır yoksa yok, var ama idare edelim, biz dövelim ama diğerlerine dövdürmeyelim, dayatma başkasından gelirse kötü, biz yaparsak olur vs.. '' gibi yaklaşımlarla hiç bir işim olmaz.

İşte bu gibi tavırlar güzel ülkemde demokrasi ve hukuka olan inancı yok ediyor.

Yazık....

.

Facebook Yorumları

Kod8
27.10.2018
HAYATİ YAZICI'nın imaları, MELİH GÖKÇEK ve AK Parti'nin hali...
3.10.2018
Beni insanlıktan ihraç edip, susturabilir misiniz ?
24.1.2018
Yaşamın anlamsız rezilliğine dair…
4.1.2018
İran´da yaşananlar ve Balasagunlu Yusuf Has Hacip...
25.12.2017
Fahrettin Paşa vesilesiyle tarih öğretimimizle yüzleşmek…
17.1.2017
Yeni anayasa çalışmaları ve CHP
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8